31 Ekim 2020 Cumartesi

Hoşgeldin KASIM ..

 Hoşgeldin KASIM .🙏💚🙏


Birlik, Beraberlik, konuşma, kendimizi ifade etme yani bir çeşit özgürlükler yılına son 2 ay kala 2020 senesi bizi hızlı bir antremana itti..

Bu antrenmanın içinde "Neler oluyor ?" İle başlayan soruların cevabını bulmamız isteniyor.

Yapıyor muyuz? 


Lütfen yapalım..  çünkü sormaya başladıkça aldığımız cevaplarla daha çok sormaya ve sorgulamaya başlayacağız.

Bizden de istenen bu ! 

Düşün, oku, öğren, mukayese et ve aynı çizgide devam et..

Seninki de dahil olmak üzere  tüm hayatın cevapları  bu soruların içinde saklı.. 

Bul onları !


Karanlık bir süreçten GEÇMİYORUZ. 

Karanlık bir sürece de GİRMİYORUZ.

Bu lafları boşverin.

Gerçekten spiritüel bilgisi olanlar bu sürecin yükselişin bir devamı olduğunu ve tabiri caizse yükselişte ayağımıza çarpan ya da bize yapışan dikenlerin  temizlenme süreci olduğunu biliyor.

Bu yüzden "gerçekten bilenler" aslında bu dönemi kutluyor ve hayatını temizleyip düzenlemek için bir fırsat olarak kullanıyor.


Bu sene bittikten sonra hepimizin ortak anısı covit olmakla birlikte en büyük hatıralar ise başardıklarımız olacak. En çok duyulan cümleler de "O kadar olayın içinde şunları hallettim, başta üzüldüm lakin sonra iyi geldi baktım iyi ki olmuş" olacak..


Kendinize ve Hayatınıza odaklanın ! Bu dönem Dünya da yaşamayı seçmiş olmanızın bie nedeni var. Kendinize verdiğiniz bu armağanın farkına varın !


O zaman KASIM ile birlikte bu

Değişim ve Dönüşüm süreci hepimizin en yüksek hayrına OLdu bile 🙏


Tüm iyi niyetimizle Mucizeleri,  Bereketi, Sağlık, huzur ve mutlulukları AŞK ile kucaklıyoruz🙏


O zaman,

Hoşgeldin KASIM 💚

Ve, 

Öyle de OLdu çok şükür🙏 


Alev Cedimağar


#kasım #sonbahar  #serin #şifa #sağlık #yenidünya #değişim #dönüşüm #yenidüzen #yeniay #dolunay #yenidönem #ruhsalenerji #yeşil #ifade #konuş #denge #ruhsalyükseliş  #ruhsalfarkındalık #pozitifdüşün 




Keramet Dolunay da DEĞİL !

 Bugün Dolunay ile birlikte yeni bir gün ve yeni Başlangıçlara yine tam gaz devam ediyoruz. Aslında keramet Dolunay da değil artık bunu da biliyoruz 😉


Arkadaşlar kötü ya da olumsuz gibi görünen herşey gerek kişinin gerekse toplumsal olarak ruhsal tekamül planındadır. Tabii Dünya da kapalı bilinçle algılayıp hazmetmemiz çok kolay olmuyor. Üzülüyoruz. Zaten üzülmeyen biri de insan olamaz. ! 


Neyin neden olduğunu bildiğimizde yine üzülsek de neden yaşadığımızı anlayabiliyoruz. O zaman da kabule geçerek yaşanan durumdan kaynaklı yeni sonuç ve Başlangıçlara odaklanabiliyoruz.


Bu üzüldüğüm olay bana ne öğretti ? Bundan sonrasında nasıl bir önlem almalı? veya duruşumu sınırlarımı belirlemeliyim? gibi bir sürü yeni deneyim öğreniyoruz.

Olumsuza teslim olursanız bu karanlığa balıklama atlamak olur. Aklını bilgisini mantığını hislerini kullananlar olumsuzun olumluya hizmet ettiğini bilir veya ettirir.!


Nitekim inancı olanlarda kimsenin kaza hata yanlışlıkla ölmediğini bilir. Evet bunu anlamak acı içindeyken zor olabilir. Lakin bilmek kabulü kolaylaştırır. Bu da bir çeşit yaradana teslimiyet sınavı. 


Bu geçişleri sağlam durup sağlam yapmamız çok önemli. 


Dünya dan bambaşka deneyimlerle ayrılmayı seçen tüm ruhların da yolu Işıl olsun ve Işıklarda yaşasınlar🙏


Enerjiler yeşil yani kalbe daha kuvvetli akmaya devam ediyor. Şu an çok anlayamasak da toplumsal olarak BİRLİK duygusunu destekliyor. Bunu 2021 de daha çok anlayacağız.. 


Tüm bu olayları ben pinpon maçına benzetiyorum. Elimde raket (Gücüm,inancım,azmim, cesaretim....) gelen topları (kişisel ve toplumsal olaylar)  kaçırmadan vuruyorum sonrasında kendimi çok tebrik ederek büyük bir mola alacağımı ve tüm bu mücadelenin keyfini çıkaracağımı biliyorum. 

Bu hepimiz için aynı !


Lütfen Raketlerinizi sağlam tutun.. 


Bugün itibariyle herkes daha  yüksek bir enerji hissediyor olabilir. Tabiri caizse tortu attınız yani dönüştünüz yeni halinize AN'a odaklanın ileriye bakın çünkü gelecek çok güzel geliyor..


O zaman tekrar hatırlayalım:


Yüce Yaradanın IŞIK kaynağından gelen tüm pozitif Değişimi kendimin ve Bütünün en yüksek Hayrına sevgiyle kabul ediyorum🙏


Ve öyle de OLdu çok şükür 🙏


Alev Cedimağar 





22 Ekim 2020 Perşembe

Helalleşmek paradoksu !

 

HELALLEŞMEK…

Dünya’ya insan olmayı öğrenmeye gelen biz eşsiz ruhlar , İnsan olmayı öğrenirken aslında ruhumuzun Işığını oluşturan “Erdem, Şeref, Vicdan, Hakkaniyet, Dürüstlük, Şefkat, Sevgi, Cesaret” gibi  duyguları da öğreniriz. Tabii bunun yanında Işığımızı zayıflatan ve eğer fark etmezsek  yok edip bizi karanlığa sürükleyen “Hırs, kibir, intikam, sahtekarlık, hırsızlık, adaletsizlik, tembellik, korku” gibi duyguları da öğrenip  seçimler yaparız.  Bu seçimleri de genellikle bizzat deneyimleyerek öğreniriz. Deneyimlediğimiz duygulardan ders alıyorsak başkasına yapmamayı öğreniyoruz. Bu yukarı doğru bir basamak çıkmaktır. Öğrenemediysek ve “benim canım yandı onun da yansın” diyorsak o zaman aşağıya doğru inmeye devam ederiz.

Hayat hakikaten sınavlarla dolu.. İnsan olmayı öğrenmek bence kainatın en muhteşem en acaip tekamülü..

Herşeyin içinde ince nüanslar vardır. Yani Dürüstüm diyerek o an söylememen gereken bir şeyi söylüyorsan evet dürüstsün lakin dengesiz bir dürüstlüğe girersin . Halk arasında buna “patavatsız” denir. Ya da “Cesurum” diyerek tedbirsiz ve temkinsiz işler yapıyorsan sonra ki adımı düşünmüyorsan o zaman yine Dengesiz bir Cesaret olur.. Bu örnekler böyle gider..

Bir de hayatın içinde en çok kullandığımız “Helalleşmek” denilen bir kavram vardır. Yani her iki tarafta özgür iradeleriyle birbirleriyle olan maddi manevi münasebetinden mutlu olduğunu bu ona dair olumsuz bir enerji ya da hak düşünmediğini bu sözle ifade eder.

Peki gerçekten olması gerektiği gibi kullanılır mı ?

Mesela bir satıcıya gittiniz. Satıcı belli ki zor durumda mallarını elinden çıkarmaya çalışıyor. Malın fiyatını indirmiş. Bunu anlayıp fiyatı iyice zorlayıp içinizden de “Nasıl olsa paraya ihtiyacı var verir” gibi bir düşünce geçirerek ve gerçekten de satıcının maddi zaafından dolayı kabul etmesini sağlayarak malı aldınız. Sonra da helalleşiyorsunuz.  Çünkü bilinçli olmasanızda içinizden huzursuzsunuz.  

Satıcı da aslında “Lanet olsun” diye sitem etmek yerine “Helal olsun” diye cevap veriyor.

Peki sözler söylendi her şey halloldu mu ?  HAYIR !

Satıcı bunu canı gönülden söylemiyor. Adet yerini bulsun laf olsun torba dolsun misali helalleşildi fakat alınan mal da satıcının içine uhte olan enerji kaldı. Çünkü gönlü razı olmadı. Sadece şartlar gereği “mecburen” kabul etti.

Sonuç : Elbette Satıcı da kendi tekamülünü yaşıyor ve onu o haddeye getiren olaylar zincirinde öğrenmesi gerekeni öğreniyor bu ayrı bir konu.  Müşteri burada kendi niyetini yaşar. Yani oradan kar ettiği 3 kuruş satıcının da gönlü olmadığı için başka yerden 5 kuruş olarak çıkar. Ya da satın aldığı her ne ise ondan verim görmez. Keyif almaz. Ve genelde de böyle duygular hep başka şeylere yorumlanır. Oysa ki enerji olumlu akmıyordur.  

O yüzden her “Hakkını Helal” et dediğinizde karşınızdaki insan “Helal olsun” demiş olsa da arka planda gerçekten mutluluk, huzur yoksa laflara aldanmayın.

Ya da bir işi nasıl bedavaya getiririm de para vermeden yaptırırım diye düşünüp büyük kurnazlıklarla bunu becerip sonra yine aynı kurnazlıkla “Hakkını helal et” diye soranlar var ya !?? Karşınızdaki “mecburen” helal olsun dese bile  Haberiniz olsun hakkınız helal olmadı. Çünkü emeğini, gücünü, zamanını veren bir insana “Hakkını helal et” ile kurtulamazsınız. O kişinin emeğini “en az” 1 ekmek parası ile vermeniz gerek ki, (artık günümüzde düşünürsek en az 5 ekmek parası  diyebiliriz) onun da gönlü hoş olsun, yaptığı iş her ne ise onu keyifle , coşkuyla yapmaya devam etsin, mutsuzluk enerjisi yaptığı işe ve üzerinize geçmesin ve yapılan işten hayır gelsin !  İşte bu yüzden de bir insana emeğinin karşılığını vermek çok önemlidir. (Buna Evrensel anlamda genel olarak ALMA VERME DENGESİ  denir)

Hakkaniyetli olduğunuza inanıyor , vicdanınız rahatsa, karşınızdaki insana haksızlık yapmadığınıza inanıyor ve onun ses tonundan, duruşundan mutsuz olduğunu fark ettiyseniz emin olun helal olmaz..

Helallik verip de içinde halen burukluk yaşayanlar ve gerçekten helal edemeyenler ise bunu bir ders olarak alıp ne yaşadıysa bir daha aynı hareketi yapmamayı (mesela kendini zor durumda göstermek, açıkça hakkını isteyememek, hayır diyememek, sınırlarının nerede ihlal edildiğini nerede , “aşırı” güvendiğini nerede “aşırı”vicdan ya da “aşırı” iyi niyet , gösterip Denge’yi kaybettiğini , aklını ve mantığını kullanmayı  vs.) öğrenmiş olur. Bu da İnsan olmayı öğrenme yolunda öğrenmemiz gereken derslerimizden biri..  Böyle şeyler yaşarsanız da kendinizi hırpalamayın hepimiz böyle öğreniyoruz. Sadece öğrendiğinizi hayatınızın diğer safhalarına uygulayın.. Dünya tabiriyle Hata yapılır lakin 2. Kez yapılırsa burada bir sorun var demektir. Tabii kişinin bilinç durumuna göre bu 5. Veya 6. Kez de olabilir. Lakin “Her şey hızlandı artık gözünüzü kulaklarınızı beyninizi  kalbinizi dört açın ve hızlanın “ diyesim var…

Bir de dünya’dan ayrılmadan önce aydınlanma yaşayanlar ya da “ya bu insana da çok çektirdim şimdi gidiyorum orada cehennemde yanmayayım” korkusuyla  helallik isteyenler olur. İçiniz istemez lakin öğretildiği üzere o artık gidiyordur helal olsun der geçersiniz.  Bunu derkende aklınızdan bir sürü o kişiyle ilgili hatıra geçer.. Sonra bir “neyseee” dersiniz lakin içiniz buruktur..

Kendinizi zorlamayın. Zaten siz hakkınızı helal etseniz bile bu düşünceleriniz onun ruhsal benliği tarafından biliniyor ve tekamülünün içindeki sınavlardı (tabii seninde) O kişi zaten Karmasıyla yüzleşerek neyi çözdü neyi çözemedi hesabını yapacak ve gerekiyorsa telafi edip başka şeyler öğrenmek için de gelecek. Kendi tarafınızdan düşünün. Onun gidişi ve yaşadıklarınız da de sizin sınavınız. Ondan ne öğrendiniz hayata ve insanlara  dair ? Kendinizle ilgili neyi fark ettiniz ? Çünkü biliyorsunuz “Günah Keçisi YOK” o zaman “ Bana bunları yaptı” diye düşünüp canınızı yakmak yerine “yaşarken bana neler öğretti” diye kendinize dönmeniz ç ok önemli. Çünkü giden gider önemli olan bu DÜNYA denilen Hayat okulunda sizin halen yaşayan ve öğrenmeye devam eden  bir öğrenci olduğunuzdur..  Zaten bir süre sonra o kişiye de kızamadığınızı fark edeceksiniz.. İşte bu dünya bilinciyle “Helalleşmektir” ..

Yani adı her ne olursa olsun bir şeyin tam anlamıyla hakkını verirseniz de zaten helal et demeye ihtiyacınız bile olmaz  zaten herkes mutludur, yapılan iş alınan emek vs Şifa, huzur, bereket getirir ve herkese Hayrı olur.. Bu duygular sözlere dökülmese de karşılıklı pozitif bir akış ile haklar helal olmuştur ve herkes mutludur..

Bu yüzden kullandığımız lafların içi dolu olmalı..

ÖZ’de olmayan hiçbir şeyin sözlü anlamı da yoktur..

Herkesi kandırırız hatta bazen kendimizi bile kandırırız lakin Bağlı olduğumuz Yüce Yaradan’ı ve kendi öz benliğinizi asla kandıramayız.  Üstelik her şeyin hızlandığı ve yapılan her şeyin çok hızlı bir şekilde sahibine döndüğü bu dönemde..

Hepimizin en yüksek hayrına tüm Sevgimle, IŞIK OLdu çok şükür..

Alev Cedimağar 



 

 

19 Ekim 2020 Pazartesi

DENGE FORMULÜ

DENGE FORMULÜ


*Sakin ol, 

*Aklın, Mantığın ve Hislerimle düşün.

*Aklına yatmıyorsa zorlama

*Hislerin onaylamıyor, huzursuzluk ve mutsuzluk hissi veriyorsa zorlama.

*aklın ve hislerin onaylıyor için rahat verdiğin karar ya da durum mutluluk veriyorsa tamamdır👍 Yaşa !

*Lafları, olayları içinde biriktirme, 

*Her Aklına geleni de söyleme.

*Otokontrol yani kendini kontrol etme mekanizması kur. Önce düşün. Cevapları tahmin et. Söylemen gerekli mi ? Mukayese et. Sonuçta ne istiyorsun ? Lafı dolandırma duygularını yansıt.

*Konuş

*Herşey anında sonuçlanacak olup bitecek diye bir kural yok. 

*Akışda kal. Yani gelişmeleri izle ve yönünü belirle.

 *Niyetini ertelerken bunu cesaret edemediğin için mi yoksa içsel olarak doğru zaman olmadığını bildiğin için mi yaptığını sorgula.

*Hergün bin kere ölüp dirilmek yerine Cesur OL ve yap kurtul ! Ertelediğin her karar ertelenmiş bir hayattır.

* Değişimi kabul et ve harekete geç. Çünkü istesende istemesende yaşayacaksın. İsteğinle, Bilinçli  ve zevkle yaşamayı seç.

*Ruhsal Farkındalık olumsuz olayları hızlı olumluya dönüştürme ve hayrını görme becerisidir. Kendini test et.

*Elinden gelen herşeyi yaptığına inanıyorsan gerisi Yaradana teslim ve ne oluyorsa en yüksek hayrınadır. Buna inanırsan su gibi ışıl ışıl akarsın.

*Beynin karışık ve düşünceler sürekli geliyorsa, O zaman önceliklerini belirle istiyorsan yazarak maddele ve sırasıyla yazdığım ilk maddeden başlayarak çözüme odaklan.

*Geçmişteki kendinle yüzleş ve Değişmen gereken yönlerini törpüle ! 

*"Haklısın" ya da "Haklıydın" kelimesini kullan. Olumlu yönde hareket et. Bu senin Karmik düğümlerini de çözerek yeni bir BEN olmanı sağlar.


Ve tüm bunlar seni Dengeye getirdiği gibi Mucize kapını kendi ellerinle açmanı da sağlar.

Kimsenin elinde sihirli çubuk yok. Herkes kendi kaderini kendi seçimleriyle yaşar.

Seçimler de öğrenmek ve uygulamakla ile olur.

Sonuçta tek gerçek olan Mucize SENSİN! 

SENİN bu Dünya da ki VARLIĞIN! 


Alev Cedimağar 


*** Arkadaşlarınızı yazıya etiketleyerek veya paylaşarak  IŞIK zincirini BİLGİ ile BİRLİKTE büyütelim herkes aydınlansın🙏***


#Karma #Ruhsalfarkındalık #Denge #Vicdan #Akıl #Mantık #Işık #Bilgi #ruhsalyükseliş #istanbullife #Mucize #Konuş #Reiki #yoga #hipnoz

 #yaşamkoçu #ruhsalrehber #ruhsalkoç  #kariyer #reiki #accessbars #reikimaster #yinyoga #enerji #frekans #rezonans #meditasyon #workshop #spiritüel 




13 Ekim 2020 Salı

Detaylar AŞK'da gizli 😉

 

Yeniay Geliyor (16 Ekim Cuma) ve enerjiler halen MAVİ ve kuvvetlenmeye devam ediyor. Bu kuvveti de size en basit haliyle akışın açık mavi den koyu maviye dönmesi ve yağmur çiselerken şimdi sağnak haline geçmesi şeklinde açıklayabilirim.

Bu kuvvetli geçiş, Şimdiye kadar öğretmeye çalıştıklarımda DENGE’lenmeyi öğrendin mi ? sorusuna cevap verdiriyor.

Bildiğiniz gibi 2021 bizi konuşturmaya kendini ifade etmeye hazırlıyor. Bayağa da güzel hazırlanıyoruz hatta tabiri caizse bu ruhsal uyumlanmalarla çok güzel terbiye ediliyoruz 🙂

Konuşmaya karar verenler, konuşmayı düşünenler , konuşmaya başlayanlar ve konuşmanın dozunu kaçıranlar için bu süreç önemli.

Konuşurken sevgisini göz  ardı edenler ya da sevgisini göz ardı edemeyip çok duygusal davranarak konuşmaktan vazgeçenler, ya da konuşmak adına her şeyi kırıp dökerek ortalığı yangın yerine çevirenler, ya da her aklına gelerek patavatsızlık da tavan yapanlar😉

İşte bu ayrı uçlardaki geçişlerimizi dengelememiz gerektiği söyleniyor.

Nasıl ?

Bir şeye cevap verirken cevap vermiş olmak için değil önce bir nefes alıp saliselik arada düşünüp en uygun cevabı sakince bulmak gibi.

Ya da içimi dökeyim derken karşımızdakini rencide ederek değil, ona karşı içimizdeki iyilik, sevgi duygularını da yansıtarak kendimizi ifade etmek gibi..

Mesela,

“Yaptığın iyilikleri unutamam benim için ayrı bir yerin var lakin bu davranışların (……) sana olan sevgimi  zayıflatıyor. Yani hem böyle bir insansın hem de nasıl beni üzmek için böyle şeyler yapıp söyleyebiliyorsun çok üzülüyorum.”  Demek gibi..

Yani içinizi boşaltırken lütfen karşınızdaki kişiyi komple kötü olarak görüp onunla birlikte olma, arkadaş olma ya da patronunuz, eşiniz vs olma nedeninizi unutmayın. Bu halk içinde nankörlüktür. Eğer iyi bir şey bulamıyorsanız  -ki bu durumda burada sizde bir sorun var demektir çünkü herkesin iyi bir tarafı vardır.. Zaten baştan aşağı kötü bir insanla niye birlikte olasınız ki ? En azından sizi kandırmış bile olsa o kandırdığı zamanlarda ki iyi görünen taraflarını hatırlatabilirsiniz. Belki kullandığı iyilik maskesini gerçek yüzü olarak kullanmasını sağlarsınız..

Yani aklınıza her geleni değil yapıcı yorum ve konuşmalar yapmaya yönlendiriyoruz.

Zaten geçmiş geçmişte kaldı. Geçmişte üzüldüğünüz olaylar ve kişiler şu an hayatınızda değilse o zaman düşünmeye gerek yok. Her zaman yazdığım gibi “onun ya da onlar sayesinde öğrendim çok şükür gözüm açıldı zaten ondan sonra da böyle şeylere karşı tecrübeli oldum” diyebildiğiniz için kendinizi kutlayın. Çünkü öğrenmişsiniz. Tabii aynı şeyleri defalarca yaşıyor ve halen “niye yaşıyorum” diye şaşırıyorsanız o zaman da öğrenememişsiniz. Neyi yanlış yapıyorsunuz ? Onaylanmak, sevilmek , desteklenmek, ilgi görmek vs gibi özgüven ve sevgi eksikliğiniz olabilir. Kendinizde bu 2 nokta üzerinde çalışmanız önemli..

Bu geçişin öğrettiği en önemli derslerden biri de  HIRS yapmayın mesajı.

HIRS elbette gerekli lakin Ego gibi fazlası Kibir’e ve saldırganlığa kaçar. Neymiş ? Yine DENGE !

Fazla Hırs sizi öfkeye götürür.  IŞIK dediğimiz  ana yoldan çıkarak, Bencillik, Yalan, Sahtekarlık, ikiyüzlülük gibi negatif yan yollara sokar. Ve orada kendinizi kaybedersiniz . Kısa vadede kazanıyor gibi görünseniz bile uzun vadede ektiğiniz tüm kötü tohumlar bedeninizde ve hayatınızda kök salmaya ve sizi köklerinde yok etmeye başlar. Buna da hastalık, mutsuzluk, sevgisizlik , parasızlık vs gibi isimler verebiliriz.

2020 yılında hepimiz yumurta gibi çırpılıyoruz 🤩Lakin sonuçta lezzetli kremalar haline geliyoruz. işte bence bu sonuç önemli👍

Farkettiyseniz bu kadar felaket ve yaşadığımız tuhaflıklara rağmen bireysel hayatımızda çok güzel gelişmeler yaşıyoruz.  “Eyvah ne yapıcam” dediğiniz her şey daha da güzel haliyle yoluna giriyor.

Lütfen AN’da olanlara odaklanın. Mesela evin boyanması gerekiyorsa boyayın. “Ya ne olacak sonumuz belli değil” demeyin. Bilmediğiniz bir şey için enerjinizi ve niyetinizi değiştirmeyin. Sonuçta hiçbir şeyi bilemeyeceksiniz. Lakin siz "yaratabilirsiniz" . Hem bir sürü ihtimal var. Nereden biliyorsunuz belki de evi boyayınca farkında olmadan gidişatınızı değiştireceksiniz ve yenileneceksiniz ? Ya da “buna çok ihtiyacım var lakin şimdi dursun” demeyin.  Gerçekten ihtiyacınız varsa alın kendinizi mutlu edin. Zaten yaydığınız mutluluk ile yaşam enerjinizi kuvvetlendirir, çevrenize ışıl ışıl yansır, hem yaradana teslimiyet sınavınızı hem de buna bağlı olarak Onun sonsuz bereketini kabul ederek Kendi yolunuzu açarsınız. Vermekten korkmayın, Bedava iş yaptırmaya çalışmayın, herkesin emeğinin karşılğını mutlaka verin çünkü bunlar “benim param çok bereketli”  sözünü söylemenizi sağlar. Bu hakkaniyettir.. Hakkaniyet sizin yolunuzu her anlamda sonsuz açar..

Tabii bu arada paranız yokken de harcamak olmaz..  Paranız yoksa da “niye yok” ya da “nerede eksik yapıyorum” ,  “kendimde neyi değiştirmem lazım “, “Neyi öğrenmem ve yapmam gerek” gibi sorular sorarak çözüme odaklanmanız önemli.. Kimseye itiraf edemiyorsunuzdur lakin tembel olabilirsiniz. Bunun farkında ve değişmeye de çaba göstermiyorsanız o zaman kısıtlı parayla yaşamayı da öğrenmeniz gerek 😉

Velhasıl her durumda yaşamınız ile ilgili  DENGE’yi yine siz sağlayacaksınız.

 Kısaca öğrenmeye ve uygulamaya devam…

Fiziki etkilere gelince,

Bu geçişin imtihanı olan DENGE’yi kaybettiyseniz yoğun baş dönmesi hatta Vertiko ya giden bir sallantı yaşayabilirsiniz aman dikkat ! bunu İKAZ olarak alabilirsiniz.

Konuşmamak da direniyor ve içinize atmaya devam ediyorsanız o zaman da boğaz ve mide ağrıları artabilir.

Açıkcası ben böyle şeyleri seviyorum. Çok bastın ayağını gazdan çek frene geç  ya da çok frendesin böyle gidilmez biraz gaza bas diyen uyarıcı sinyaller..  İşte var olanı sevgiyle kabullenmek ya da olumsuzun olumluya hizmet etmesi de böyle bir şey..

Bunun haricinde hepimiz iyiyiz çok şükür. Birlikte daha da iyi olalım.

Ruhsal Etkiler ise,

Yorgunluk hissi olabilir. Bu da çok normal.   Gizlemeye saklamaya ya da belli etmemek için çaba göstermeye gerek yok. Kendinizi kilitlemeyin.  Açık açık yorgunum diye kendinize itiraf edin, kendinize molalar verin ve bunu kronik hale getirmeden derleyip toplayıp  dinlenerek çözün gitsin.   Beyin yorgun olunca bedenin de yorgun hissetmesi normal. Her şeye bir mana bulmayın kendinizi hırpalamayın. Sadece olanı kabul edin ki eski enerjiniz bedeninizden bir aksın gitsin yenilensin..Tabii bizi kolaylaştırmak için de uyku hepimizi rahatlatır.  Zaten istemesek de yine bol uykulu bir döneme girdik. 

Aklınızdaki soruları uyumadan önce 'Cevabını öğrenmeyi, anlamayı ya da işareti görmeyi seçiyorum" diye yatın. Sabah uyandığınızda (ya da size bağlı olarak en kısa zamanda diyelim) cevabı bulacaksınız 😉 Cevap yine kendinizden yani yüksek Benliğinizden size akacak..  En büyük rehber yine kendinizsiniz. Ne mutlu bunu anlayabilene 🙏

İlişkiler ile ilgili olarak da bıkkınlık ya da “Bir daha asla kimseyi istemiyorum hayatımda” gibi düşünceler geçebilir. Ve sürprizzzzz !  Daha da güzelini AŞK ile yaşayacaksınız . Bu enerjilerin en güzel taraflarından biri de AŞK’ı unuttum, istemiyorum, kalbim kırık vs. diyen herkese  AŞK ile dokunması olacak.. Daha önce yazdığım gibi 2021 pek çok şeyin yanı sıra AŞK da getiriyor ve evliliklerin en yoğun olduğu sene olabilir.

Rüyalar zaten aldı başını gidiyor. Artık tüm evrenleri dolaşıyor haldeyiz. Bir de haberci rüyalar arttı.  Sembollerle aldığımız mesajlar birebir zamanda sıçramalar yaparak öngörü şeklinde gelebilir. Sonra “ben bunu rüyamda görmüştüm aynısı oldu” diyebilirsiniz.. İşte bu ruhsal titreşimin kuvvetlenmesi oluyor. Ya da rüyanızda resim yaparken uyandığınızda elinizde boya görebilirsiniz. Rahat olun. Kimbilir hangi evrende resim yapıyordunuz.. Eskiden olağan üstü dediğimiz her şey artık normalimiz haline gelmeye başladı.. Alıştıkça bir üst basamağa çıkarak devam edeceğiz.. Buna Ruhsal yükseliş diyoruz..

Aslında bu yıl hepimiz gerçek SEVGİ'yi öğreniyoruz. Farkındasınız değil mi ? 

Şimdi yazımı bir olumlama ile bitireyim.

BİLİYORUM Kİ, BENİ MUTSUZ EDEN VE ARTIK BANA IŞIK VERMEYEN HER DURUM YENİ BİR BAŞLANGIÇIN İŞARETİDİR.

BENİM VE BÜTÜNÜN EN YÜKSEK HAYRINA OLDUĞUN UBİLEREK, TÜM C ESARETİMLE VE İNANCIMLA YENİ BAŞLANGIÇLARA HAZIRIM.

TÜM POZİTİF DEĞİŞİMİ SEVGİYLE KABUL EDİYORUM.

V E DE ÖYLE OLDU ÇOK ŞÜKÜR

🙏❤🙏

Alev Cedimağar





Tek Eşlilik Dönemi ve RUHSAL BULUŞMALAR

 Yaptığımız boyutsal geçişler içinde kişisel tekamülümüzün en önemli noktalarından biri de ilişkiler..

Malum Hızlı bir tekamül içindeyiz. Bu yüzden ilişkilerde ya da arkadaşlıklarda hızlı bir dönüşümün olması normal.
Bu laçkalık ya da dejenere falan DEĞİL. Karmasını tamamlayan, öğreneceğini öğrenen karşılıklı temizlik yapan herkes birbirinden ayrılıyor ve kendi titreşimine uygun biri ile buluşuyor.
Yani tabiri caizse, biri değişime koşarken diğeri ben sana ayak uyduramıyorum dinlenmem lazım diyor. Koşan kendisi gibi koşanlara rastlıyor ve onlarla devam ediyor. Dinlenen de kendisi gibi dinlenenlerle kalıyor. Lakin döngü değişerek devam ediyor. Yani koşan yoruldum diye durduğunda, dinlenen her şeyi anlayıp koşmaya başlayıp diğerini de geçebilir. Bu yüzden herkesin herşey için bir zamanı var ve herşey olması gerektiği gibi diyoruz. Yargı YOK!
Dolayısıyla özellikle ilişkiler konusunda mutsuz olmanıza ve tamam son nokta demenize rağmen halen devam ettirmeye, dönüştürmeye,itmeye çalışmak da iyi niyetli bir çabadır. Buna rağmen olmuyorsa devam ettirmek de bir seçimdir. Herkesin seçimi kaderidir. Karmik ilişki bittiyse zaten bunu içsel olarak hissedip anlayabiliriz. Anlamamazlıktan geldiğimiz yerde kendimize niye güvenmiyoruz? Neden korkuyoruz? Gibi sorular sorarak ve kendimizle yüzleşerek BEN BENİM !
NE İSTERSEM YAPABİLECEK CESARETE SAHİBİM diyerek sadece çözüme odaklanma ve harekete geçme zamanınız gelmiştir. Ayrıca böyle durumlarda Duygularınızı değil mantığınızı ön plana almalı yani mantıklı düşünmelisiniz. Çünkü zaten dengeyi kaybetmeniz çok duygusal düşünmenizden kaynaklanmıştır.
Bu Akıl Mantık ve his (duygu-kalp) Dengesini kuramamaktan kaynaklanan durumlara "karmayı bitirememek bir de üstüne karma yaratmak" diyoruz.
Tabii Bunun anlamı herkes boşansın ya da birbirinden ayrılsın değil. **Analizinizi dikkatli yapın**
Tüm bunların yanı sıra TEK EŞLİLİK başladı.
Artık yok öyle 3 tane alayım koyayım şuraya yedekleyeyim durumları ! Ya da onu da seviyorum bunu da ! Yok ! Ruhunu dinleyip gerçek sevgiyi öğrenip seçim yapma zamanı !
Çıkarsız menfaatsiz, şekilsiz şemalsiz "Ruhsal Birlikteliği" öğrenme zamanı..
Zaten eminim yaşadığınız tecrübelerden artık Bir ilişkide BEN NE İSTİYORUM? Ne olursa veya Nasıl olursa mutlu olurum ? Demeyi de öğrendiniz.
En önemlisi ;
"Hayatımda kimse olmasa da ben çok mutluyum"
Diyebiliyorsanız,
Zaten herşeyin en güzeline hazır olun diyebilirim 😉
VE artık konuşma zamanı..
Anlayan anlar anlamayan anlamaz herkes kendinden sorumlu..
Yol uzun ve BİZ keyifle öğrenerek yola devam ediyoruz🙏
Ve de öyle OLdu çok şükür 🙏

Alev Cedimağar



Banu 

9 Ekim 2020 Cuma

Geçmiş Yaşamları şifalandırmak Doğru mu ?

 Geçmiş yaşamları şifalandırmak ??!!! ya da kendimizi kandırarak ruhsal yükselişimişi zayıflatmak ?

Youtube kanalımdan izleyebilirsiniz ❤

6 Ekim 2020 Salı

Dolunay sonrası , ŞİMDİ .. !

 

Dolunay Sonrası ..

Her zaman Enerji değişimleri ya da enerjilerin kuvvetlenmesinden önce yazıyordum. Bu kez de sonrasını yazayım  dedim.

Daha önceki yazılarımda 2021 yılının KONUŞ ve KENDİNİ İFADE ET yılı olarak geldiğini ve bu etkilerin de hafiften (!) kendisini göstermeye başladığını yazmıştım.

Tabii konuşma sürecinden önce DÜŞÜNME süreci geliyor. Bu da kendimizle YÜZLEŞME zamanı..

Dolayısıyla etkilerin arttığı bu süreçte hemen hemen hepimizde,

Üstünü örttüğümüz , “Neden yaptım” , “Neden izin verdim” , “Böyle deseydim ya ! “ gibi geçmiş gitmiş pek çok olayın tortuları üstümüze gelmeye başladı.   Bu duygular bizde  üzgün bir ruh hali , kırılganlık, bıkkınlık ve hayattan uzaklaşma isteği yarattı.

Hiç alakası olmadığı durumlarda aniden surat asmalar sonra karşınızdaki kişinin “Ne oldu şimdi?” sorusuna “Geçen gün ya da geçmişte bir gün sen bana böyle demiştin böyle davranmıştın” gibi kendimize engel olamayıp ağzımızdan dökülen cümleler ile karşımızdakine “Haydaaa bu da nereden çıktı şimdi ? O olay geçti gitti” dedirtip ortamı ya da sohbeti mahvetmiş olabilirsiniz J)

Olsun ne yapalım kendinizi hiç suçlamayın hırpalamayın çünkü bu da insan olmanın öğrettiği normal geçişler. ..İşte ruhsal ve dünyevi  temizlik işte böyle bir şey. Düşe kalka yürümeyi öğreniyoruz. Artık hepimizin konuşma merkezi tıkır tıkır çalışıyor (ya da çalışmaya başlıyor)  ve tabiri caizse “çenemi tutamıyorum” diyebilirsiniz.

Zaten amaç da bu ! Yani konuşmanız içinizde saklamamanız. Bununla birlikte bu destekleyen enerji beraberinde büyük sınavlarda getiriyor. İşte buna dikkat !

Elbette konuşun lakin DENGE’de kalmanız ve konuşurken kırıcı değil yapıcı cümleler kullanmanız çok önemli. Yani konuşmak adına her aklınıza geleni söylemek yerine “Bunu söylesem şimdi bana ne faydası var ?  Olmuş bitmiş bir şey.  Hatırlamanın sinirlenmenin üzülmenin kime ne faydası var ? Tamam işte yaşadım öğrendim tecrübe sahibi oldum. Bundan sonra benzer bir şey olduğunda ne yapmam gerektiği ile ilgili daha hazırlıklıyım ve olayı daha rahat değerlendirebilecek hale geldim” 

Demeniz yani her zaman söylediğim gibi önce kabule geçip sonra da nedenlerini ve size öğrettiklerini sorgulayıp duyguyu kendinizden bilinçli ve mantıklı serbest bırakmanız çok önemli.. Eğer halen iletişimde ve ilişki içinde bulunduğunuz kişilerle ilgili yaşadığınız olumsuz durumlar varsa ve bunları düşünüyorsanız o zaman benim size yine naçizane tavsiyem bu kişiyle bir kahve sohbeti yapın. Konuyu da güzel güzel  açın. Mesela “seni çok sevdiğimi biliyorsun lakin geçmişte bana yaptığın söylediğin her şey zaman zaman aklıma geliyor ve beni neden bu kadar üzdün diye üzülüyorum” cümlesi kurarak onun da kendi duygularını aynı yumuşaklıkla ifade etmesine fırsat verebilirsiniz.

Eğer karşınızdaki hırslanıyor ve halen sizi kırmak canınızı yakmak için hamle yapmaya çalışıyorsa o zaman bir kendinize sorun ? Ben bu insanla gerçekten mutlumuyum. ? Birlikteliğimin gerçek amacı nedir ? Mecburmuyum ? Mecburiyetimin nedeni nedir ? Kendim yapamazmıyım ?

Ya da karşınızda ki kişi O olaylardan sonra kendisi de çok üzülmüş olabilir lakin bazı insanlar üzüldüğü konuların tekrar açılmasından hoşlanmaz ve duygularını da ifade edemedikleri için öfke’ye başvurur. Eğer sürekli o kişiden aynı kırıcı durumları “yaşamıyorsanız” ŞİMDİ’de kalın boşuna  ne kendinizin ne de karşınızdakinin midesini bulandırmayın. Üstelik bu zayıflamış bir enerjiyi yeniden kuvvetlendirmektir.  Bazı şeyleri konuşmak gereksizdir bazı şeyleri de konuşmak gerekir. İşte bu DENGE’yi sağlayan sınırı en iyi kendiniz bilirsiniz. İçinizden konuşmak gelmiyorsa iç sesinizi dinleyin.  Zaten fiziksel olarak da konuşmamanız ile ilgili o an bedeniniz de size işaret verir. Mesela sesiniz çıkmaz, kısılır, öksürük tutar, boğazınız gıcıklanır gibi..

Bu günlerde yaşadığımız duygusal geçişlerde hep bu yüzden...

Kitabımda yazdığım YENİLENME DUASINI her satırını durarak düşünerek anlayarak ve kabul ederek okumanızı tavsiye ederim.

Bir de farkındaysanız senenin sonuna doğru Bireysel anlamda daha bir rahatlama duygusu içine girdik.  Artık gözümüzde büyüttüğümüz hiçbir şeyin o kadar da önemli olmadığını her şeyin bir şekilde yoluna girdiğini daha fazla yaşıyoruz.

Kendinize sorun ? bundan 5-6 ay önce endişenlendiğiniz konular  için yine endişeleniyormusunz ? HAYIR . 

Maddi kaygılarımız Ülkenin ekonomik durumu ile paralel zengininden fakirine misali hepimiz de var.  Her zaman olduğu gibi yine kendi gayretimizle  hayatımızı kolaylaştırmak için çözüm odaklı , çalışkan, enerjik  ve gelecekte olmak istediğimiz kendimize doğru azim ve cesaretle gitmeye devam edeceğiz.

Şu an Dünya olarak  da ortaya çıkan savaşlar ve malum Corona BİRLİK düzenine hizmet etmeye devam ediyor.  Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Belki bunu 2-3 sene sonra geriye dönüp baktığınızda daha ne görebilirsiniz. Şu an sadece ve sadece DÜNYA BARIŞI ve HUZURU için sürekli IŞIK ve ŞİFA çalışması, duası ya da ne istiyorsanız onu yapmanız çok önemli.  IŞIĞI kuvvetlendirerek bu geçişi yine BİRLİKTE hızlandırmalıyız. Zaten ne yaparsak BİRLİKTE yapıyoruz.  Bir çoğunuz farkında değil belki  lakin TÜM güzel yani ışıl ışıl ruhların varlığı bile bu DÜNYA denilen boyut’un yükselmesi için görev yapıyor.

Şu sıralar boğaz ağrılarınız varsa hemen Corona mı oldum diye korkmayın lütfen. Mevsim geç işleri de çok etkili. O yüzden sapla saman birbirine karışmış durumda. Bol bol vitaminli yiyecekler ya da vitamin tablet alarak takviye etmenizi önemli. Ayrıca boğaz ile ilgili sorunlar size bedeninizden de bir işaret. Kendinize sorun : Ben içimde neleri tutuyorum ? Neleri konuşmalı ? Neleri artık dönüştürüp geçmişte bırakmalı ve ŞİMDİ itibariyle yoluma devam etmeliyim ?

ARABA kullanmak ya da kullanamamak ,  EV değiştirmek ya da değiştirememek, ile ilgili farklı rüyalar görebilirsiniz. Bu genele verilen tüm insanların anlayabileceği sembol işaretler. Rüya’nın size verdiği duyguyu hayatınız ile paralel yorumlayarak mesajınızı alabilirsiniz.

Velhasıl Derinlere sakladığımız kimselerin duymasın bilmesin dediğimiz her şey ortaya çıkıyor. Üstelik eskiden kimse duymasın dediğiniz şeyler bu kez daha önemsiz gelebilir. Bir de tam tersi, kimse duymasın dediğiniz ve rahatsızlık duyduğunuz her şeyi herkes öğrenebilir  ve sizi kendinizle yüzleştirebilir. Çok değişik bir süreçteyiz.  Karmik Temizlikler ve Karmik hasatlar diyebiliriz. Tabii kim neyi nasıl temizlerse yani temizleme şekline göre de bir farklı bir karma oluyor.  O yüzden daima dürüstlüğü, hakkaniyeti, vicdanı, pozitif yönlendirmeleri seçelim.

VİCDANINIZ DAİMA PUSULANIZ OLSUN. O SİZİ IŞIĞA GÖTÜRÜR..

O zaman

HAYATIMA GİREN ÇIKAN BENİ BEN YAPAN HERKES VE HERŞEY İÇİN ŞÜKÜRLER OLSUN

Diyerek duygusallığımızı da dengeleyip artık içimizden değil dışımızdan konuşarak yolumuza Işıl ışıl devam ediyoruz.

Her zaman söylediğim gibi,

BİZ bu dönem Dünya’ya gelmeyi ve kalmayı seçen şanslı ruhlarız. Lütfen kendinizi kutlayın ve hayatınızı güzelleştirmek için kendiniz için çaba gösterin. Çünkü hiçbir şey oturduğunuz yerden siz e gelmez . İstek, inanç ve Eylem şart ..

Ve Son olarak,

Herkesin AŞK hayatı bir şekilde hareketlenecek. ASLA dediğiniz şeyler olmasın. Çünkü ittiğiniz şeyi  mutlaka çekersiniz (ana şablon bu) . Olmasını istediğiniz şeylere odaklanın söyleyin yeterli.. En son 2018 yılında “bu sene bir sürü evlilik olacak” demiştim ve öyle olmuştu. Şimdi yine 2021 yılında bir sürü harika ilişki (isteyene evlilik) olacak ve tohumlar atılmaya başlandı bile..

Hepimizin en yüksek hayrına tüm sevgimle IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür

Alev Cedimağar




2 Ekim 2020 Cuma

Bir Deodorant'ın düşündürttükleri.. Tam da DOLUNAY günü :)))

 Çarşı Pazar maceralarıma devammmm

🤩💃💃💃
Market alışverişine çıktığımda bir kozmetik mağazasında indirim olduğunu görünce bir bakayım gezeyim diye içeri girdim.
Bayağa da güzel indirimler olmuş lakin ben ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almam sadece sürekli kullandığım yani tüketimi çok olan şeyleri yedeklerim mesela aseton , şampuan, pamuk vs. gibi. O yüzden de tüm reyonlara göz atarken bir yandan da buna ihtiyacım olabilir mi diye düşünüp alışveriş yaparım.
Bu sırada deodorantlar rafına geldim. Baktım bir marka da büyük indirim yazmış. Bir firma tüm burçlara göre deodorant çıkarmış üstünde büyük büyük burç isimleri yazıyor. Kendi burcumun yazdığı deodorantı kokladım ay hiç bana uymuyor ve hemen bıraktım. Başka burçlara baktım ve burç olarak benimle hiç ilgisi olmayan bir burcun kokusunu beğendim bunu alabilirim dedim ve aldım :))
Tam o sırada Yanıma bir hanım geldi o da aynısını gördü ve bir burç yazılı deodorantı alıp direkt sepetine attı.
Malum yine çenemi tutamadım :))) “Bir baksaydınız kokusuna belki size uymuyordur ” dedim. “Ama benim burcum” dedi gülerek aldı ve gitti..
İşte bu durumlarda en sıkıldığım şey 2. Cümleyi kurmaktır. Çünkü 2. Israr ve ispat cümlesi karşı tarafta direnç yani inatlaşma yaratır ve düşünmesinin önüne geçer. Tabii her şeye rağmen düşünmeyebilir de :)) O zaman da enerjiyi germenin anlamı yok . Bırakın herkes kendi seçimiyle öğrenerek yaşasın 😉 Bu yüzden Ben de peki deyip geçtim.
Lakin bu durum yaşadığımız her şeyi bana düşündürttü..
Birileri bu doğrudur, bu sana uygun , bunu yapmalısın diyor ve herkes niye yapıyorum ? bu bana uygun mu ? Bunu yapınca mutlu oluyormuyum ? içime siniyor mu ? Şunu bir araştırayım bakayım ne kadar doğru ? gibi sorular sormaktan çekiniyor. Çünkü aykırı olmaktan, tepki almaktan ve “ötekileştirilmekten” korkuyor. Çünkü insanlara “ötekileşmenin kötü bir şey” olduğu öğretiliyor. Aksine “senin gibi bir sürü –öteki- var . sen de doğrusun” denmiyor !
Birileri çıkıyor kendi menfaatlerine uygun bir “sürü yaratıyor” pek çok insan da o sürüye dahil oluyor. Çünkü kendini öyle güvende hissediyor . Herkesle birlikteyim diyor. O herkes uçurumdan düşünce de olsun ben de onlarla düştüm tek başıma yaşayıp napıcam? Tek başıma yaşayamam böyle bir yeteneğim de yok ki ! diyor ! Zaten tek başına yaşama özgürlüğünü özellikle bu sürüyü yaratan elinden almış !!! ve bu zincirleme şeklinde devam ediyor..
Oysa ki sorgulasa, araştırsa, öğrense, düşünse ve kendine güvense aslında herkes dediği elalem dediği insanlardan daha da mutlu yaşayacağını, öğrendikçe tüm yolların ona güzelliklerle açılarak genişleyeceğini ve bu yollarda kendisi gibi insanlarla tanışıp ışıl ışıl yürüyeceğini bilemiyor..
Diretileni kabul ediyor, konuşmaya korkuyor ve özgüven yani BEN BUYUM diyemiyor.. Tabii aslında sürü psikolojisine girip ben buyum diyor. O da olayın diğer tarafı.. Lakin bir insanın BEN BUYUM dediğinde bunun kendisine ve çevresine Işık saçması lazım. Farkındalığını fark ettirmesi duyguları ve hayatı özgür yaşıyor olması lazım..
Velhasıl Malum Dolunay gününde basit bir “deodorant” bana bunları yazdırdı işte.. 🙂 bu da kıssadan bir hisse misali, hepimizin en yüksek hayrına tüm sevgimle IŞIK OLsun.. 🙏
Alev Cedimağar