31 Mart 2020 Salı

Uyumlanma süreci : UYKU


Arkadaşlar malum bu geçiş sürecinde hepimizin uykusu geliyor ve uyumak istiyoruz.
Evet bir kısmı sıkıntıdan olabilir lakin hiçbirşey tesadüf değil ve herşey birbirini tetikleyip kelebek etkisi yaratıyor.
Yani enerjilerin bu derece kuvvetlenmesiyle birlikte beden ve ruhun en rahat uyumlanma hali uykudur.
Bazı kişilerde tam tersi bir diriliş yani yüksek adrenalin ve uykusuzlukta yapabilir. Herkes titreşimine göre uyumlanır.  Bu daha iyi ya da bu daha kötü diye birşey yok.
Hepsi normal.
Dolayısıyla özellikle uyumak istiyorsanız bırakın bedeniniz ve ruhunuz rahatlasın yeni titreşimlere ihtiyacı olduğu şekilde uyumlansın.
Tabii yine Denge'de..
Dün ki yazımda bahsettiğim gibi IŞIĞIM diyenler, DENİZ FENERİ olduğunun farkında olanlar zaten depresyon gibi duygular geliştirmez ve herşeyin farkında ve otokontrollüdür.
Bedensel ve Ruhsal mesajlarınıza dikkat edin ve rahatlayın.
Uyanıkken, iş yaparken sallanma(deprem olmuş da sallanıyormuşuz gibi bir his)  , bir an da mevcut anı kaybetme. Bir an da kafa  karışıklığı olabilir.  Bu da değişen ruhsal titreşimle ilgili.  Yeni ayarlar yapılıyor ;)
Ayrıca rüyalarınızı takip edin hatta not alın. Çünkü rüya sembollleride değişiyor.
Daha önce hiç görmediğiniz bilmediğiniz çok enteresan rüyalar görebilirsiniz.
En önemlisi artık bunları hayatınızın normal bir parçası olarak kabul ederek keyfinize bakmalısınız. ;)
Geleceğinize güzel kodlamalar yapın, hayal edin, kitap okuyun, film seyredin ve ne ile mutluysanız onu yapın. Titreşimler yükseldikçe aklınıza gelen herşeyin daha hızlı gerçekleşeceğini hatırlayın ve başınıza gelmesini istediğiniz şeyleri aklınıza getirin (Bu formül çok önemli😉)
Bu günler ruhsal varlığımızı keşfetmek için çok önemli günler. Bir basamak daha  çıkıyoruz. Tabii IŞIK da kalarak uygulayanlar için..
Velhasıl
İnsanlar bilmediği şeyden korkar.  Bilgi Cesaret verir.
Bilgilenin , bilgilendirin ve BİRLİKTE IŞIĞA yürümeye sağlıcakla keyifle devam edelim🙏
Ve de öyle OLdu çok şükür 🙏
Alev Cedimağar

30 Mart 2020 Pazartesi

IŞIĞINIZA SAHİP ÇIKIN !


Bugün Çarşamba olabilir ? Cuma da..
Gördüğümüz gibi Günlerin bir önemi yok. Hepsi dünya bilinciyle bizim verdiğimiz etiketler. Artık daha objektif yaşayarak öğreniyoruz.
Önemli olan AN'ı yaşamak ve yaşamımızı düşünce ve davranışlarımızla onurlandırmak, kıymetini bilmek..
Zaman göreceli bir kavram ve hızlanan bir döngüyle de bize farkettiriyor.
Bu evde kalma günleri ruhsal varlığımızı keşfetmek için de büyük fırsat..
Değişiyoruz, Dönüşüyoruz.
Bu Değişim günlerini Pozitife çevirmemiz gerek.
Eğer ben bir IŞIĞIM diyorsak, Eğer ben bir DENİZ FENERİYİM diyorsak o zaman tüm bu karanlık oyunların içinde Işıl Işıl parlayarak aydınlatmaya da devam etmemiz gerek. Bu da IŞIĞIM diyen herkesin sınavı ya  da yol ayrımı.
Görünenin ötesinde görünmeyen çok büyük oyunlar var ve bu aslında Karanlığın ve Işığın savaşı..
Işınınıza, enerjinize sahip çıkın ve aynen "onların" istediği gibi,  olumsuz karanlık bir gelecek kodlayarak karanlığa hizmet etmeyin.
Cesur olun titreşiminizi düşürmeyin.
Çünkü amaç zaten korku yayarak tüm insanların titreşimini düşürerek dünyanın frekansını da düşürmek .
Yani çıkılan 4. Boyuttan aşağı inerek 5. Boyuta ulaşmayalım diye yapılıyor herşey.
Amaç İnsanların ruhsal yükselişini engelleyerek "kontrol edilebilir" hale getirmek.
Ayrıca herşeye inanmayın. Pek çok görüntü hologram ya da düzmece..
Haberleri dinliyor ve takip ediyorsanız tüm olumsuz haberleri Işığa pozitife çevirerek okuyun ve kendinizi kaptırmadan Denge'de ve objektif izlemede kalın.
Denge'nin için de TEDBİR olduğunu da hatırlayın.
Mevzular derin yol uzun..
Velhasıl,
IŞIĞINIZA SAHİP ÇIKIN !
Çünkü IŞIK DAİMA KAZANIR !
Alev Cedimağar



29 Mart 2020 Pazar

Bu hafta YEŞİL ve MOR..

Yine yoğunluk değişti yine enerjiler farklılaştı.
Bu kez akışlar kalbe ve 3.göz merkezini uyarıyor ve uyumluyor.
YEŞİL ve MOR bir  enerji akılı başladı.
Arkadaşlar bu uyumlanmalar çok kuvvetli geliyor çünkü çok uzun süredir bu şekilde çift akış görmemiştim.
Bize Sevgide (pozitif) ve BİLGİ''nin ışığında mantıklı Denge de kalın deniyor.
Radikal geçişler yaşıyoruz ve bu geçişleri en farkında en bilinçli haliyle tamamlamamız gerek. Hem ruhsal hem de fiziksel..
Rüyalar yoğunluk kazandı.
Gerçekliği yoğun yaşadığınız bilinçsiz astral seyahatler (rüya alemi) yaşayabilirsiniz.
Kemik ve kaslarda "Bu da nereden çıktı birşeyim yoktu" dediğiniz tuhaf ağrılar "olabilir"
Ruhsal olarak içsel "bir şeyler yapmalı gidişatımı, hayatımı, beni mutsuz eden  herşeyi değiştirmeliyim " hissiyatında olabilir ve bu düşüncede çözümsel ilerlerseniz cevapları ve aradığınız tüm desteği alırsınız.
YAPIN !
Tüm ilâhi sistem tüm pozitif ataklarımızı fazlasıyla destekliyor çok şükür🙏

Bu haftayı YEŞİL ve MOR renk ağırlıkta giyinerek (giysi yoksa sağ bileğinize yeşil-mor renkli ipler takabilir ya da  toka, fular vs gibi aksesuarlar  kullanabilirsiniz )
Kendimizin ve Bütünün en yüksek hayrına Sevgiyle IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür 🙏

Alev Cedimağar

25 Mart 2020 Çarşamba

Korku, Ruhsal Titreşiminizi Zayıflatır !

Korku filmleri seyretmek ya da korku dolu konuşmalar yapmak gibi içinde korku olan herşey enerjinizi düşürür titreşiminizi zayıflatır. Tüm bunlar karanlığa hizmet edip onları besleyen enerjilerdir.
Zaten şu an ortaya çıkan virüs ile özellikle yapılmak istenen şeyde budur. Yani mevcut durumu mümkün olduğu kadar korkutucu hale getirip, titreşimi zayıflatmak ve Dünya'nın frekansını düşürmek.!
Bu yüzden bu tarz şeylerden uzak durmak, maruz kaldığınızda ise cesaretle pozitif Güce, Mantığa , Bilgi dolu dengeli tedbir'e çevirmeniz gerekir.
Bu durum "korku" içerikli tüm bilgiler ve kişiler içinde geçerlidir.
IŞIK korkutmaz !
Korku varsa orada IŞIK olmaz !
Işığınıza, Enerjinizi, Ruhunuza sahip çıkın. Özellikle bu dönem..
🙏 😘💕
Alev Cedimağar

21 Mart 2020 Cumartesi

NEVRUZ Bayramı ve MİRAÇ Kandili

Bugün 21 Mart.
Doğanın uyanışı NEVRUZ ve MİRAÇ Kandili yani yükseliş günü.
Bu kadar anlamlı 2 olayın aynı güne gelmesi bence ilahi çok güzel bir işaret ve mesaj🙏
Dünyanın yeni Başlangıçlara uyanışı ve kuvvetli titreşimlerle yükselişimiz kutlu olsun.
Hepimize, Bilinçli, Farkında, Sağlıklı, Bereketli , Huzurlu , Dengeli ve de en önemlisi BİRLİK ve BERABERLİK dolu Sevgiyle nice Aydınlık kutlamalara vesile OLsun🙏
Artık daha iyi biliyoruz ki,
Din, dil, ırk, cinsiyet farketmez hepimiz aynı kaynaktan gelen ruhlarız.
BİZ , BİR'iz.
Alev Cedimağar

17 Mart 2020 Salı

Bumerang Etkisi

Evrende herşey bir  üst bilince taşımak için birbirine asansör görevi yapar.
Buna olumsuz olarak nitelendirdiğimiz olaylar dahildir. Görüp  kullanabilen farkında olan için her olumsuz olumluya hizmet ettirilip dönüştürülebilir.

Herşey görünmeyen enerji  ipleriyle birbirine bağlı ve etkileşim halindedir.
Her hareket, düşünce ve konuşmanız içerdiği pozitif veya negatif niyete göre önce kendi tekamülünüzü sonra da tüm Evreni etkiler.
Dağılan enerji, Bizi de alarak ya Işık ya da karanlık kutba çekilir ve hangisi daha fazla beslenirse evrende de onlar etkili hale gelir.

Yani,
"Tüm Dünya Şifalansın, Tüm insanlar sağlıklı, keyifli ve bilinçli yaşasın" dediğinizde bu cümle Işıl Işıl parlayarak Evrene dağılır ve Işık ile buluşup kuvvetlenir Sonra kendimize geri döner. ;)
(Bu olumsuz cümleler için de geçerlidir. Onlar da karanlık ile buluşur ve sahibine geri döner ;) )

Buna da  evrensel bumerang döngüsü denir❤

Alev Cedimağar

15 Mart 2020 Pazar

SANANE demenin kibar yolu 😉

Özel sınırlarınıza giren bir insana SANANE demenin pek çok yolu vardır.
"Neden merak ettin ?"
"Seni neden ilgilendiriyor?"
"Bu beni ilgilendirir"
demek de kibarca anlayana yeterlidir ;)
Bir soru eğer cevabı kendimize o kişiye ve bütüne faydalıysa sorulur. Ölçme şekli budur.
Düşünmeden konuşuluyorsa, o zaman aldığı cevapdan da kırılmayacak aksine bundan bir ders alıp kendine çeki düzen verecektir ;) ya da vermeyecek ve hep bununla karşılaşacak..
Tüm Kainat bir DENGE üzerine kurulmuştur ve biz öğrenene kadar nerede nasıl olması gerekiyorsa karşımıza çıkarıp bizi her yönden dengelemeye devam edecektir..

Alev Cedimağar




13 Mart 2020 Cuma

Krizi Fırsata çevirmek : içinizdeki çocuğu keşfedin.

Okullar 1 hafta tatil olmuş ya da her okula göre değişiyor olabilir bilmiyorum. Lakin hazır çocuklarda evdeyken onlarla birlikte oyunlar oynayıp dijital çağın bizi birbirimizden nasıl uzaklaştırdığını görüp gerçek dokunuşların kalpden kalbe dokunarak, öperek, gülerek olduğunu tekrar keşfetmek için verimlibir süreç olabilir ;)

Zaten 2020 yılın'ın SEVGİ Yılı  olduğunu sene başından beri yazıyorum biliyorsunuz. SEVGİ yılı işte böyle aklımızın ucundan dahi geçmeyen her olayı alıp kalplere bağlayarak(!), kalpden tetikleyip her şekilde öğretecek.

Bu sene SEVGİ temelli radikal geçişlerin olduğu bir yıl..
Seminerlerimde de anlatmıştım katılanlar bilir. Bu sene "ruh
göçünün" en çok olduğu bir yıl daha olarak hayatımıza damgasını vuracak demiştim. Değiş-Tokuş yılı da diyebiliriz. Yeni enerjiye doğmak isteyen ve bu geç işlere adapte olamayan ruhlar giderek tekrar yeni enerjinin içinde doğmayı seçecek. çünkü 2020 şu an akadar yaşadığımız enerjisi en kuvvetli yıl !
Tabii virüs patlamasına ya da farklı olaylara odaklanıp yine şerrin hayrını görmemekte ısrar edenler için hayat gerçekten sıkıcı bir yıl. Dersi öğrenmek yerine dersten sıkılıp tenefüs isteyen çocuk modunda olduğunuzda o ders döner dolaşır üstümüzde patlar. işte hayat da böyle. ay çok sıkıldım ile olmuyor bu işler. Nefes almak istiyorsan, O zaman nefesini kesip seni sıkan olaylara odaklanıp kökten radikal çözümler bulman lazım ;)

Velhasıl her şekilde ,
Bu dönemi krizi fırsata çevirmek için kullanabiliriz. 5 paket makarnayı  promosyon adı altında 40  TL'ye ya da 10 liralık maskeyi 100 TL'ye satanlardan bahsetmiyorum elbette. Onlar da ticaretini yapıyor. insanlar akıllı olsun prim vermesin. Bu da bir çeşit dünya hali. Herkesin Hakkaniyeti kendine doğru ;)
zaten esas anlatmak istediğim konu da bu değil ;)

Yani olumlu anlamda mesela bu haftasonunu ruhumuzu dinlemek , içimizdeki çocukları çıkararak onları eğlendirmek, mısır patlatıp film seyrederek, scrable, tabu gibi oyunlar oynayarak ya da ailece bir maket yaparak BİRLİKTE geçirebiliriz.

Bakalım bu süreçte ayrıca kendimizle ilgili ne gibi keşifler yapacağız ve çevremizle ilgili gözlemlerimiz ve ilişkilerimizde de olumlu/olumsuz bizleri ne gibi süprizler bekliyor..

Aynen ZAMAN gibi,  Maskelerin düşmesi ve temizlik süreçleri de hızlandı ;)

Kendimizin ve Bütünün en yüksek hayrına Sevgiyle IŞIK ve ŞİFA OLdu bile çok şükür 🙏

Alev Cedimağar

11 Mart 2020 Çarşamba

Hastalığı sahiplenmeyin bırakın ortada sahipsiz kalsın..😉


Hastalığı asla sahiplenmeyin.
(Vesvese yaparak o enerjiyi tetikleyip kendinize de çağırmayın 😉 )
Bunu sözlü ifade ettiğinizde ya da düşündüğünüzde, bedeniniz yani tüm hücreleriniz duyar ve "Aaa biz hastayız" diyerek sağlıklı hücreler de bu talimatı alır ve mücadelesini yavaşlatır ve sonra devamlı tekrarlandıkça hastalık farklı şekillere döner.
Bunu olumsuz yaşadığınız herşeye uygulayabilirsiniz.
Mesela,
"Gribim" diyerek sahiplenmeyin.
"Gribal bir durum var" diyerek hastalığı ortaya sahipsiz bırakın olumsuz  enerjiyi kendinize bağlamayın.
Başka bir örnekle de,
"Maddi çok sıkışığım" demek yerine,
"Şu sıralar maddi bir sıkışıklık var" cümlesi olabilir.
Bence hiç olmasın "Nasıl para kazanabilirim" diyerek çözüme odaklanıp harekete geçmek ve Yüce yaradanın sonsuz Işık ve bereket kaynağına bağlanarak ona inanmak ve enerjiyi Işığa bolluğa berekete yönlendirmek gerekir.
Velhasıl,
Bu düşünce tarzını benimsediğinizde herşeyin daha kolay ve Işıl Işıl aktığını farkedip yaşarsınız.
Buna "Mucizeyi yaratmak" denir çünkü en büyük Mucize kendimiziz 🙏
Ve de öyle OLdu çok şükür 🙏❤🙏
Alev Cedimağar
#Şifacı #Mucize #yaratmak #hastalık #grip #Yüceyaradan #ışık #Bereket #para #inanç #sınav #cesaret #Denge #kaynak #kendimizişifalandırmak  #alevcedimağar #farkındalık #ruhsalfarkındalık #ruhsalenerji #güç #odaklanmak

9 Mart 2020 Pazartesi

9 Mart Dolunay'ı ile gelen değişen Enerji geçişleri..



Senenin en kuvvetli enerji dönüşümünü yaşadığımız bir dönemdeyiz ve bunu da yine Dolunay destekliyor ya da tetikliyor diyebiliriz.

Enerjiler tabiri caizse sanki bükülürcesine matkap gibi bayağa bir etkili akıyor. Enerjilerin rengi YEŞİL ve SARI.  

Yani kalp ve mide merkezlerine direkt etkide. Bu da şu anlama geliyor. 
Kalp bildiğiniz gibi sevgi merkezidir. (göğsün ortası) yani Kendimizi sevgiye açmamız artık o katı kural  ve kabuklarımızı bir kenara bırakıp içimizi dışarı çıkarmamız için bizim yerimize blokoajları kırarak “Hadi bakalım ben kırdım açtım şimdi sen de ortaya çıkar ve ÖZÜNÜ BUL, KENDİN OL diyerek bizi itiyor. Yani öyle “Ben sevgimi gösteremem, öyle mırç mırç  öpüp sevemem karizmamı , ciddiyetimi ya da otoritemi bozamam “ gibi “Eskiye” ait işe yaramayan tüm alışkanlıklar ÇÖKÜYOR. Malum bunlar eskidenmiş. Aman sevdiğimi anlamasın aman şımartmasın  durumları.  Şimdi biliyoruz ki,  Karşımızdaki şımaracak, farklı düşünecek yada sevgimizi kullanacak gibi bir telaşımız yok. Niye ? Çünkü hepimiz akıllı insanlarız. Alma verme dengesini biliyoruz. İzlemeyi, analiz etmeyi, düşünmeyi biliyoruz. Eğer iyi niyetimiz ve sevgimiz kullanılmaya çalışılırsa yine kendimizi sevgiyle geri çekmeyi, mesafe koyarak "Ne yapmaya çalıştığının farkındayım" mesajını veremeyi veya kendimizi ifade ederek “Seni çok seviyorum o ayrı  konu. Lakin sevgimin kıymetini bilmek yerine beni üzmek ya da kendi isteklerini yaptırmak amaçlı kullanırsan o zaman seni yine sevsem de aynı dozda olmaz” diyebiliriz. Dolayısıyla birini BEN olarak sevmek ve her ne olursa olsun kendi ruhumuzdan vazgeçmemek çok önemli.. Şu an bu enerjiler bunu hatırlatıyor. Bu anlamda YEŞİL renk kullanmak sizi rahatlatabilir.

Mide ise özgüven merkezidir. Şu an kendine güvenmeyen ve her zaman tekrarladığım “EMANET GÜVENCELERE TUTUNMAK YERİNE KENDİ GÜCÜNÜZE GÜVENİN” sözüme istinaden halen birilerine güvenip tutunmaya çalışanlarda ya da yapması gereken her ne ise yapmaya cesaret edemeyenlerde mide ile ilgili sorunlar olabilir. Bu da bir işaret. Yani “Artık korkudan midende kelebekler uçuşuyor  ve kramplar giriyorsa, panik durumları yaşıyor ve kendinden uzaklaşıyorsan merak etme ben sana yardım ederek farklı olaylarla seni zorlayıp kendine yaklaşmanı, kendini keşfetmeni ve cesur olmanı her şekilde sağlayacağım.” Diyerek bize olumsuz gibi görünen lakin olumluya hizmet eden bir sürece giriyoruz.  Bu süreç de SARI renk kullanmak sizi rahatlatabilir.

Ayrıca bu süreç yoğunluk olarak “Dünyevi” olaylara yönelik yine farklı bir “Temizlik” sürecine hizmet ediyor. Yani hep yazdığım “Sevgi temelli AKIL ve MANTIK ağırlıkta kalın” tavsiyemi bu dönem daha yoğun yaşayabilirsiniz. Çünkü gözlerin yine faltaşı gibi açıldığı, “Aydınlandım” denilen, uyanık, atak ve çözüm odaklı kalınarak büyük işlerin başarıldığı büyük bir KAPI’dan geç iyoruz.  Bildiğiniz gibi 5. Boyutun koridorlarında dolaşıyoruz. Daha başlangıçlardayız. Bu koridor herkesin adımlarına yürüyüşüne göre kendi kişisel geçişini hızlı ya da yavaş yaparak bitireceği,  uzunluğu yine herkesin kendi bilinçsel yürüyüşüne göre değişen  kısa ya da uzun bir koridor diyebiliriz ;)
2020 önemli bir yıl ve bu yazıları okuyan şu an nefes alan herkes yani HEPİMİZ,  2012 de başlayan ve halen devam eden bu geç iş de bulunmak için Dünya’ya koşa koşa mutlulukla geldik. Üstelik bize çok güzel bir sürpriz oldu ve birden fazla tekamülümüzü yaşama şansına sahip olduk. O yüzden zaman dahil yaşadığımız her şey çok hızlı akıyor ve sürekli bir şeyler değişiyor. Her ne kadar şu an kapalı dünya bilinciyle hatırlamasak da hepimizin burada bulunuş amacı var. En çok neden zorlandığınızı düşünüyorsanız sınavınız ondandır. Çözün kurtulun ve yeni hayat yollarınıza geçin diyorum naçizane.

Şu an ki enerjilerin görevi de bu geçişlerimizi hızlandırmak yani bizi bize hatırlatmak.

Bu yüzden ”ruhsal farkındalığım” kuvvetli diyen herkes de bu dönem dünyevi somut olayların ve maddi konuların ağırlıklı olduğu bir sürece gireceğiz. Bunun içinde ertelenen ev almak, ev ya da iş değiştirmekten tutun da, “yıllardır bir tatil yapamıyorum artık bereketime inanıp kendime bir tatil bütçesi ayıracağım” a kadar hasır altı edilen, “aman rutin hayatım bildiğim haliyle bozulmasın. Zorlukta çeksem de ben buna alışığım” dediğiniz ne varsa çatlıyor ve artık size hizmet etmeyecek. Burada Şems'in en sevdiğim sözünü hatırlamanızı tavsiye ederim. "Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir" diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"

O yüzden bu değişime ayak uydurmanızı, cesaretle yeni düzen ve değişim’e geçerek artık ESKİ BEN’i eski de bırakmanızı tavsiye ederim çünkü bundan sonraki süreçler bu yaptıklarınızın ya da yapmadıklarınızın üzerine eklenerek gelen seçiminize göre olumlu ya da olumsuz etkiler gösteren dönüşüm süreçleri olacak.

Bu Dolunay’ın verdiğim mesajı kısaca ÖZGÜVEN mesajı olarak yorumlayabiliriz. çünkü özgüven olmazsa hiçbirşey olamaz. Tüm değişim BEN ile başlar. Tabii altında yani temelinde SEVGİ, onun üstünde CESARET , onun üstünde, DENGE, onun üstünde ise OTOKONTROL ve en üstte YARADANA TESLİMİYET yani inanç var. Bunların hepsi birbirini destekleyen ve tetikleyip güç veren ruhsal basamaklardır.

Peki Fiziksel etkiler neler ?

Daha önce “Geliyorum hazırlanın” diyen ayak seslerinden belli ettiği üzere , Kemiklerde, kaslarda ağrı en yoğun yaşananlar olabilir. Çünkü artık harekete geçip çözülmesi gereken bir durumu korku ve kendine güvenip cesaret edememe gibi nedenlerle değiştirmemek, çözmemek için direnildiğinde beden kemiklerden tepki verir. Bu tepkinin diğer bir nedeni de, ani yaşanan panik, dengenin bozulması, çok üzücü bir olayı ya da durumu kontrol altına alıp dengeleyememe gibi sebeplerde olabilir. Ruhsal olarak rahatladığınızda her  ne olursa bedenininizin de rahatladığını ve şifalandığını bizzat yaşayarak göreceksiniz. Yeter ki işaretleri iyi okuyun, anlayın ve harekete geçin..

Bunun haricinde uyku ile ilgili problemler olabilir. İki uç nokta yani çok uyumak ya da hiç uyuyamamak gibi etkileri yaşanabilir. Çok uyunuyorsa bu psikolojik olarak tüm işaretleri görmemek için bir çeşit dünyadan kaçış olarak yorumlanabilir. Uyunamıyorsa da tam aksi her şeyi çok düşünüp çok kafaya takıp çözüme odaklanmak ve akışda kalmak yerine olayların içinde düşünmekten dolayı kaybolmaktan dolayı olabilir. Her ikisinin de dengelenmesi önemlidir. Tabii bunun yanı sıra Dolunay’ın manyetik çekim etkisinden dolayı da bedende tepkisel uykusuzluk olabilir. Bunun ayrımını en iyi siz yapıp değerlendirebilirsiniz.
Tepe noktasından aşağıya inen baş ağrıları (enerji uyumlanmaları) , Kulaklarda çınlama, uykuya dalmadan önce gözünüzü kapattığınızda hiç anlam veremediğiniz görüntülerin gözününüzün önüne gelmesi (yüzler, mekanlar, hiç  bilmediğiniz yerler vs. gibi) olabilir. Bu 5.boyuta geçişin yani ruhsal dönüşümün etkilerinden biridir. Ruh farklı titreşime geçtiğinde Dünya’ya paralel ya da dikey geçiş yapabilir ve siz bilinçli ya da bilinçsiz bu seyahati izleyebilirsiniz. İzleyin keyfini çıkarın endişelenecek bir şey yok. Rüyalarda zaten değişti iyice alıştınız diye düşünüyorum ;)
Son olarak Bu sene KALP ve BEYİN ile ilgili bedensel sinyaller ya da geçişler yoğunluk olarak yaşanabilir. Bu sinyalleri iyi okuyarak ŞİFA ile dönüştürmemiz çok önemli.

Ruhsal Etkilere gelince,

Bu dönem her şey çok anlamlı aynı anda da çok anlamsız gelebilir. Yani bu bir anlamda da HEPLİK İÇİNDE HİÇ OLMAK, HİÇLİK İÇİNDE HEP OLMAK gibi bir duygudur. O yüzden kafanız karışabilir. Bazen kendinizi çok sinirli hissedebilirsiniz bazen çok vurdumduymaz bazen ç ok hassas.. yani kendinizi değişken duygular içinde bulabilirsiniz. BİLGİ sizi rahatlatır güvende hissettirir. Çünkü insanlar bilmediği şeylerden korkar. Bu yüzden okuduklarınızı kendinize hatırlatarak odak noktanızı değiştirin. Mesela bir müzik açın, bir dizi seyredin ya da mutfağa girip bütün dikkatinizi bir yemek ya da kek yapmaya verin. Enerjiniz dengeleninc e  siz de rahatladığınızı fark edeceksiniz..
Çevrenizdeki insanlara kendinizi ifade edin bu çok önemli. İçinizden değil dışınızdan düşünün ve gec e yatağınıza yattığınızda “Hay Allah ya şunu niye söylemedim ki, bunu niye anlatmadım ki” gibi düşüncelerle kendinizi hırpalamayın. Aksine ne söylediğinizden eminseniz “vicdanen rahatsanız” bırakın eğer niyeti kötüyse karşıdaki kişi düşünsün ben ne yaptım niye söyledim bak ağzımın payını da aldım diye J))
Öyle bir yaşayın ki, hayatta kendinizden başka kimseye Eyvallahınız olmasın ! BEN YAPARIM demenin tüm mutluluğunu tüm güzellikleriyle birlikte canı yürekten yaşamanızı diliyorum.

Velhasıl,
Bu dönem ne kadar sürer konusuna gelince..
Arkadaşlar bu seneyi sürekli dönüştürerek ve her zaman yazdığım gibi radikal geçişlerle bitireceğiz. Lakin şahsi naçizane görülerime dayanarak Mayıs ortalarına kadar zorlayacağını söyleyebilirim.
Hepimize su gibi ışıl ışıl harika günler diliyorum.
ŞİFA, Bereket, Mutluluk, Huzur, Farkındalık, Denge, Otokontrol   dolu bir yaşam olsun ve bu 3 günlük dünyayı en verimli en güzel, en farkında ve her şekilde en mutlu haliyle yaşayıp bitirelim.
Ve de öyle OLdu çok şükür
Alev Cedimağar



2 Mart 2020 Pazartesi

Herkesin YAS tutma şekli farklıdır.!

Herkesin yas tutma şekli farklıdır.
Herkesin  olayları algılama şekli farklıdır.
Herkesin yaşadığı duyguları yansıtması farklıdır.
Herkesin yasını ya  da acısını dengeleme şekli de farklıdır.
Bu yüzden,
Kimse kimseye "Ben daha çok üzüldüm sen daha az üzülüyorsun"
Ya da,
"Ben herşeyden elimi eteğimi çektim. Sen dolaşıp hayatına devam ediyorsun"
DİYEMEZ.
Bu yargılamaktır. Yargı kişinin kendi  tekamülüne attığı en kalın düğümlerdir.
Herkes kendinden sorumludur herkesin yaptığı kendini ilgilendirir.
HAYAT kendi içinde, Bireysel, Aile ve Toplumsal olarak Makrodan Mikroya doğru, yayılan enerjiye göre büyüyerek akar.
Bireysel çözümünü soyut veya somut  bulamayan kişinin ne çevresine ne de Topluma faydası olur.
Bu yüzden kendinize ait duygu ve tepki şeklini yaşarken bunun önce kendime sonra da BÜTÜNE HAYRI nedir? Sorusunu da sormanız sizi kısır  döngüden çıkararak yapıcı ve  çözümsel olmanıza hizmet eder.
Çözüme gitmek  için de ilk adım, Neyin, Neden yaşandığını ve bu olayın ruhsal tekamülünüze nasıl hizmet ettiğini anlayabilmektir.

Alev Cedimağar