31 Mart 2017 Cuma

Düşündüğümüz, Konuştuğumuz yaptığımız Her şey bize “Mutlaka"” geri döner..
Karar bizim..
Ya Güller yağacak üstümüze ya da hayatımızı zindan eden kor ateşler...
Peki ya Siz ?
Öfke, korku, kıskançlık, Kibir ve kin duyarak hayatınızda açtığınız yaralar iyileşti mi yoksa halen öğrenemediniz ve yenilerini eklemeye devam mı ediyorsunuz ?

Artık yüzleşme ve Değişme zaman ;)

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber

30 Mart 2017 Perşembe

Tüm insanların en yüksek Hayrına ve bu gecenin Niyetiyle,
KENDİMİ VE İLİŞKİLERİMİ ŞİFALANDIRIYORUM..
İlişkilerimde Dengeyi bulmak için kendimi , enerjimi, davranışlarımı, düşüncelerimi sevgiyle şifalandırmaya niyet ediyorum.
Aklıma, Ruhuma takıntı yaparak beni huzursuz ve mutsuz eden tüm düşünceleri tek tek tespit ederek, öncelikle bu duyguları sevgiyle kabul ediyorum. Biliyorum ki reddetip kaçmaya çalıştığım tüm düşünceler olumsuz yönde kuvvetlenerek enerji akışımı kilitler. Tekamülümün parçası olan tüm düşünceleri önce şükürle kabul ediyor ve sonrasında ise her duygunun bende yarattığı olumsuz enerjiyi en yüksek farkındalıkla kendimden serbest bırakarak gitmesine izin veriyorum.
 Düşüncelerimi sadece beni mutlu eden, hayal ettiğim , olmasını istediğim düşüncelerle değiştirerek titreşimimi yükseltip kuvvetlendiriyorum.
Hayatın içinde kendi Tekamül Yolumda Sevgiyle, Neşeyle, Farkındalıkla, Güç ve Kontrol ile, Yaratıcılığım ve Bereketimle ilerlemeyi AŞK Olmayı ve hayata dair tüm AŞK’ları yaşamaya niyet ediyorum.
Kendimi daima güvende hissediyor, başarılı olmaya niyet ediyor ve kendimi, enerjimi, yapabileceklerimi, Gücümü Hatırlamayı seçiyor ve Yaşadığım her AN’dan keyif almaya niyet ediyor ve onaylıyorum.
Bugün ve Hergün bana gelen ve geliyor Olan tüm pozitif Enerjiye ve Değişime sevgiyle kucak açıyor ve yaşadığım her şeyin benim ve bütünün en yüksek hayrına Olduğunu biliyor ve sevgiyle niyet ederek her daim şükrediyorum.
Yüksek Enerjimle Ruhumu ve Bedenimi Her şekilde şifalandırmaya ve bunu her zaman uygulamaya niyet ederek, benim ve bütünün en yüksek hayrına uyguluyorum.
Ben var Olan her şeyin en iyisine layık OLduğumu biliyorum.
Kendimi hak ettiğim gibi şifalandırdıktan sonra Dengeli ve Şifalı Işığımı ilişkide ve iletişimde bulunduğum insanlara yansıtıyor ve onlarla birlikte Denge’de ve IŞIK Olmaya niyet ediyorum.
Benim Değerimin farkında olan, Benim de onun değerinin farkında Olduğum, Bende var olan tüm pozitif duygu ve düşüncelerime denk gelen aynı titreşimde bir ilişki yaşamaya niyet ediyor ve bu kişiyi de hayatıma sevgiyle davet ediyorum.
Biliyorum ki ben ne yansıtırsam ya da hayatımda öğrenmem gereken ne varsa Ruhsal veya Bilinçli olarak onu seçer ve onu yaşarım.
Bu yüzden hayatıma giren her insanın doğru insan ve yaşadığım her ilişkinin doğru ilişki olduğunu da biliyorum.
Hayatımın içinde geçirdiğim, Benim BEN OLmamı sağlayan tüm derslerimi sevgiyle kabul ediyorum.
Bana kendimi şifalandırma gücü veren farkındalığımın farkına varmamı sağlayan Yüce Yaradanıma Şükrediyorum.
Kendimin ve Bütünün en yüksek hayrına Şifa ve Aşk OLdu .
Ve de öyle Oldu Çok Şükür..
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber

28 Mart 2017 Salı

Farklı Boyutlar, Farklı İnsanlar..


Bu akşam yemeğe gitmeden önce Restaurant'ın yanında bir cafe'de çay içmek için oturdum. Bu arada çok sevdiğim bir dostumla uzun bir telefon konuşması yaptık sonra ben etrafı seyrederken arka masamda hiç anlamadığım bir dilde konuşan bir kızın sesini duydum. Yanındaki kız da ona "tamam canım" , "hadi kahveni iç canım" şeklinde cevap veriyor (Kızkardeşiymiş) birden dikkatimi çekti. Biri hiç anlamadığım bir dilde konuşuyor öteki Türkçe cevap veriyor..
Bir süre daha dinledim. Gerçekten çok ilgimi çekti.
Hesabı isteyip kalktıktan sonra üstümü başımı toparlarken artık merakımı yenemedim ve dayanamayıp sordum
"kusura bakmayın gerçekten çok özür dilerim fakat tam arkamda oturuyorsunuz ve istemeden kulak misafiri oldum, dikkatimi çekti ve çok merak ettim. Bu güzel kız hangi dilde konuşuyor da siz ona Türkçe cevap veriyorsunuz bu nasıl oluyor ?" dedim.
Kız tereddüt etti ve bir durdu. Bende herhalde cevap vermeyecek diye düşünürken,
"çocukluğundan beri öyle konuşuyor. nece bilmiyoruz. yurtdışına götürdük her yere götürdük kimse çözemedi. bizim gibi konuşamıyor. fakat bizi anlıyor" dedi.
Olayı anladım.
"Ben de gitmek üzereydim ama izin verirseniz 2 dk oturabilirmiyim?" dedim.
Yine tereddüt ederek durdu. Beni bir tepeden tırnağa süzdü (Zararsız ve normal göründüğüme karar vererek)
"Buyrun" dedi.
oturdum.
"Kız kardeşiniz farklı bir boyutun frekansını bu boyuta taşıyor. yani Dünya frekansının karşılığına gelen titreşimli harflerle anlatmaya çalışıyor. Diğer boyutlarda konuşmak yoktur. Telepatik farklı titreşimlerle iletişim sağlanır. Frekansları farklıdır. Bunu Dünya boyutuna getirdiğimizde anlamsız sesler çıkar. Mesela Do notasının sesi bellidir. Bu notanın titreşimi hiç değişmez tüm kainatta aynıdır. Fakat Dünya boyutunda biz ona DO deriz çünkü bir şekilde karşılığı ona denk gelir. Oysa ki farklı boyutlarda bunun ismi yoktur sesi ve titreşim enerjisi vardır"
dedim.
Doğal olarak kız birşey anlamadı ve uzaylıymışım gibi baktı :)))
"Ben bir Şifacıyım. Direkt Kaynak'dan gelen Şifa enerjisine aracılık yaparım ve ellerimle şifa verip dengeleyerek çalışırım. Şu an size bu kısıtlı zamanda anlatamasam da Şifacılığım herşeyi kapsıyor. İsterseniz bana terapi için getirebilirsiniz. Hangi boyutta takılı kalmış ne olmuş anlarım. Muhtemelen onu Dünya Boyutuna da çok kolay çekeriz. Tabii söylediğim herşeyi yapmanız gerek." dedim.
Kız yine bana uzaylıymışım gibi bakmaya devam etti biraz da rahatsız oldu. Bu arada aklından geçenleri de anladım.
"Siz şu an beni durumdan istifade etmeye çalışan bir şarlatan, para için sizi kandırıp ikna etmeye çalışan ya da kaçık biri zannedebilirsiniz. Çok normal çünkü ortalık bunlarla kaynıyor.
Size kartımı vereyim. Beni her yerden bir araştırın sorun. Daha sonra isterseniz ararsınız ve başlarız" dedim.
(bu arada yine muzip ve şakacı yanım devreye girdi ve "itiraf ediyorum ben uzaylıyım, merhaba dünyalı" diyesim geldi sonra aklıma gelene yine için için güldüm :D )
Kız kartımı çok şaşkın bir yüz ifadesi ile aldı, Ben de iyi akşamlar dileyerek ayrıldım.
Bu arada yanındaki kız kardeşi de bana nasıl derin bakıyordu gözünü kırpmadan cidden enteresandı. Yalnız gözlerindeki duygusal geçişlerini, o güzel ruhunu o kadar derin ve net hissettim ki.. Tabii iletişim kurmak gibi bir durumum olamadı. Neyse elbet vardır bir zamanı.. Eğer ararlarsa gelişmeleri size de yazarım.
Zaten 2. kitabımı aklınızın dahi alamayacağı danışan ve terapi olaylarına ayırdım ;)
Canı yürekten diliyorum, bugün onlar için, ihtiyacı olan HERKES için ŞİFA DOLU yepyeni başlanıgıçlara vesile OLsun..
Ve de öyle OLdu çok şükür..

işte bu da böyle bir akşam..

Alev Cedimağar


Şifacı Rehber

YENİ AY ve Yenilenme Duası..

Bugün YENİ AY ve yeni başlangıçları tetikleyen harika bir enerji var..
O zaman BİZ'de Yenilenme Duası ile bu Enerjiyi üzerimizde tüm sevgimiz ile kuvvetlendirelim..
Canı yürekten diliyorum ki, Herşey Hepimizin en yüksek hayrına gönlümüzce OLsun.. <3

Kendi gönlünüzce inancınız doğrultusunda dualarınızı yaptıktan sonra aşağıdaki duayı da (isterseniz olumlama deyin farketmez. içinde güzellik, iyi niyet olan herşey duadır ;) ) sesli içinizden gelerek tüm ruhunuzla okumanızı naçizane tavsiye ederim.

Dualarınızı yaparken zamana bağlı kalmayın. Dua etmenin saati olmaz. Ne zaman içinizden gelirse ne zaman ruhunuz coşarsa o zaman yapın. (Bu coşma tabiri sizin yüksek benliğinizi en yakın hissettiğiniz ve kaynağa titreşim olarak yaklaştığınız zamanlardır) Mevcut Zamansızlık için de zaten AN itibariyle nerede ve ne zaman olursanız olun daima YARATICI KAYNAĞA direkt bağlanırsınız. ;) (Tekrar tekrar yazıyorum lakin hatırlatmakta fayda var. Çünkü zaman sadece dünya boyutuna ait bir kavramdır. o yüzden zaman olayına takılmayın çünkü aslında YOK. Size de şu saatte dua edelim diyenleri boşverin ruhunuzu sıkmayın keyfinize bakın. Çünkü zorla yapılan ya da "yapmam lazım" denilen herşey negatife döner yani faydası olmaz. Toplu dua etmek ile Dünya kurtulsaydı şu an bu yazışmaları yapmıyor olurduk :))) Motivasyon açısından "eğer içsel istek varsa" faydalı olabilir lakin tek başınıza da bir ordu gibi dua edebilirsiniz ;) Yani bu eski öğretileri de artık bir kenara bırakıp tüm pozitif enerjinin daima aynı kaynağa yöneldiğini hatırlayalım.)

Ayrıca Tüm Dualarınızı yaparken beyaz küçük bir mum (tea-light gibi) yakarsanız bu enerji alanınızı rahatlatır ;)

Yenilenme Duası
Bu AN itibariyle artık özümle buluşup kendim olmayı ve kendimden kendime dönmeyi seçiyor ve onaylıyorum.
Beni benden uzaklaştırmak isteyen Eski enerjiye ait her türlü duygu, öğreti, kişi ve yaptırımları hayatımdan, enerji alanımdan keserek iptal ediyorum.
Bağını keserek iptal ettiğim bu duyguları kendimden serbest bırakarak evrene gönderiyor. Artık onlar üzerinde düşünmüyor ve şükürle kabule geçip yoluma sevgiyle devam ediyorum.
Bu arada benim kontrolüm ve bilgim dışında bana gönderilen tüm olumsuz enerjileri de Sevgi , Şifa, Aşk ve Berekete dönüştürüp, Yüce Yaradanın ruhlarını aydınlatmasını dileyerek sahiplerine geri gönderiyorum.
Ne benden bir başkasına ne başkasından bana negatif hiçbir düşünce ve enerjinin ulaşmayacağını biliyor ve Yüce Yaradan’dan aldığım Güce ve onun koruyucu ışığına teslim oluyorum.
Tekamül sürecimde öncelikle kendimle mutlu olmayı ve hayatı anlayarak keyif almayı seçiyorum.
Seçimlerimde çözüm odaklı ve daima hedeflerime doğru Cesaretle yürüyor ve seçimlerimin hayatıma yön verdiğini biliyorum.
Biliyorum ki, ben ne istersem ve neye izin verirsem öyle OLur. Bu yüzden Günah keçisi aramıyor, Kendimle ve Sınavlarımla yüzleşiyor ve öğrenerek şükürle yürümeye devam ediyorum.
Ve Biliyorum ki, Her öğrendiğim ve kabul ettiğim sınav benim ruhsal yükselişimi hızlandırıyor. Bu yüzden kendimle savaşmıyor ve direnmiyorum. Kabule geçmenin ruhumu özgürleştirdiğini, öğrenmemi kolaylaştırdığını, farkında olmamı ve geleceğe daha cesur adımlarla yürümemi sağladığının Farkındayım. Bu farkındalığa da ruhsal yükseliş dendiğini ve biliyorum.
Kendimle mutlu olduğum, kendime yettiğim ve Daima Şükretmeyi bildiğim zaman, Tüm Mutluluk, Şans, Şifa, Aşk, Bereket enerjilerinin de rahatça, su gibi hayatıma aktığını biliyor ve sevgiyle kabul ediyorum.
Ben Daima her şeyin En iyisini Hak Ediyorum ve Yaradanın Sonsuz Kaynağından Tüm ihtiyacım olanın hayatıma sonsuz ve sınırsız akmasına izin veriyorum.
Kendime ve isteklerime sınır koymuyor sonsuzluğun Bereketini , Işığını, Şifasını, Aşkını ve Tüm Mucizelerini sevgiyle kabul ediyorum.
Her şeyin bende başlayıp bende bittiğinin Farkındayım.
Yüce Yaradana Şükürler Olsun..

Ve de öyle OLdu çok şükür..
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber



Kimse kimseye durup dururken “Hayatımdan çık – git” demez.
Her türlü olumsuz Konuşma ve Davranışlarıyla herkes kendi gidişine yine kendi karar verir ;)

Bu yol ayrımı Tekamül yolculuğunda her iki taraf için “karşılıklı” öğrenme ve öğretme basamaklarından biri olarak Her ikisinin de tekamülüne hizmet eder.

İşte bu yüzden,
Yüce Yaradanın Işığına doğru daha hızlı yol almamızı sağlayan, hayatımıza giren çıkan ve BEN’i BEN yapan herkes için şükürler OLsun..

Alev Cedimağar


Şifacı Rehber

27 Mart 2017 Pazartesi

28 Mart YENİ AY’ımız <3

Yarın itibariyle Yeni Ay döngüsüne giriyoruz. Ay döngüleri varoluş’dan beri önemlidir ve enerjileri de verdiği “temel” mesajların etrafında farklılıklar gösterir. .

Bildiğiniz gibi her şey bir “Enerji”dir ve ben de tabiri caizse enerjinin tadına bakıp gurmelik yaparak anlatıyorum. (en basit bu şekilde açıklayabilirim ;) ).

Mesela Yeni Ay yeni başlangıçlar yapmak için en uygun dönemdir. Bununla ilgili daha önce yazdığım yazıyı aşağıdaki linke girerek okuyabilirsiniz.

(https://www.facebook.com/notes/alev-cedima%C4%9Far/yeni-ay-g%C3%BCnleri/10152288301742682)
Şu an itibariyle yine aynı temel doğrultusunda yeni başlangıçlarımıza her yönden büyük destek alıyoruz.

Aldığımız en büyük Destek’de her şeyin temelini oluşturan ÖZ GÜVEN ile ilgili. Yani kendinizde aradığınız Cesareti, Güveni ve Gücü çok daha bariz hissedebilirsiniz. (Bu enerji akışını çok bariz bir şekilde göbek deliğinizin etrafında mideye doğru bir sıcaklık, bir hareket veya baskı olarak da hissedebilirsiniz) Çünkü aklınızdaki düşünce ne ise o konuda rahatlıkla atak yapmanız için ihtiyacınız olan fiziksel, Eterik ve Ruhsal Enerji alanları kuvvetlendirilerek, bir hareket alanı hazırlanıyor. Tabii asıl amaç bu enerji ile Bütünleşerek yeni bir BEN OLarak yolumuza devam etmemiz gerektiği. Yani Süreklilik şart ;)

Bir duyguyu çağırmak, AN’a taşımak ya da hatırlamak için o duyguyu yaşadığınız AN’a gidin ve tüm hislerinizi şimdi ihtiyacınız olan durum ne ise ona kopyalayın. Mesela çok cesur hissettiğiniz bir AN’ı düşünün ve “O zaman yaptıysam Şimdi de çok rahat yaparım. İkisi de aynı BEN’im” şeklinde kendinizle konuşarak ihtiyacınız olan duyguya yer açıp onu harekete geçirebilirsiniz.

Bu YENİ AY zaten ihtiyacımız olanı fazlasıyla vererek, BİZİ sürekli kendimizle buluşturup kendi muhteşem Gücümüzü fark ettirmeye iten enerji akışları sürekli kuvvetleniyor çok şükür. Nitekim hayatınız içinde gelişen olaylar ve bakış açınızla da eminim fark ediyorsunuzdur. . Direnenler için yapacak bir şey yok. Direnmek bir seçimdir. Aynen Yaradana Teslim harekete geçmenin de bir seçim olması gibi.. Yani kimse kimsenin kafasına silah dayamaz. Herkes seçtiğini yaşar ve seçtikleri de hayatını oluşturur. Bu yüzden BİZ daima kendimiz ile ilgili her şeyin en Bereketli, Sağlıklı, Keyif ve Huzur dolu olanını seçiyoruz. Çünkü binlerce seçenek var. Bu seçenekleri (enerji geçişleri) bir ip gibi düşünürsek, Hangisini tutarsak onu kendimize çekmiş oluyoruz. Yani tamamen özgür irade.. Sen ne istersen, neye karar verirsen öyle OLur. Günah Keçisi yok ;)

Bunların haricinde Sırt ağrısı (herkesin sorumluluğunu yüklenip, mükemmeliyetçi ve aşırı kontrolcülüğünü bırak Dengeye gel ! Bırak herkes kendi tekamülünün sorumluluğunu alsın, Sen de elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra keyfine bak çünkü mükemmelliğin sonu yok. İnsanları da kontrol etmeye çalışmak yerine fikrini söyle ve onlara seçim yapacakları özgür bir alan bırak diyor) , Böbrek ağrıları (geçmişle uğraşmayı bırak. Hayatına giren çıkan herkes için şükret ve yoluna devam et. Onlar sayesinde öğrendin, gözün açıldı ve şimdiki BEN Oldun. Artık ileriye bak ! Geleceğine pozitif ve şükürle odaklan ! diyor) olabilir.

Bir de önceden uykusuzluk şikayetleri vardı. Şimdi de çok uyuma isteği gelmiş olabilir. Bu da normal. Bu da fiziki bedenin uyumlanma süreci. Kendinizi rahat bırakın imkanınız varsa uyuyun. Zaten uyumlanma bitince yine zımba gibi olacaksınız. Uyku uyumlanmanın en rahat olduğu süreçlerdir. Zaten hepimiz uykuda neler yaşıyoruz :D Rüyaların ilginçliğinden de belli oluyordur ;)
Bana “bu yazdıklarınızı yaşamıyorum acaba ben de uyumlanma olmuyor mu ?” diyenler oluyor.

Elbette herkes de uyumlanma süreci farklı oluyor. Fakat genel etkileri bu şekilde olduğu için özellikle bunları yazıyorum. Ayrıca şu da bir gerçek ki, Uyumlanmak, hissetmek vs. önemli değil, Bunu en yüksek farkındalıkla yaşamak, uygulamak ve yansıtmak önemli. Yani enerjileri biliyorum , hissediyorum , görüyorum vs. hiçbir anlamı yok. Bildiğini sevgiyle yansıtıyor ve uyguluyorsan, “öyleymiş” gibi değil “öyle” davranıyorsan zaten hiçbir şey hissetmesen de fark etmez ruhsal tekamülünde yukarı doğru ivme kazanmışsın demektir. Nitekim zaten bunu da pek çok şekilde hissediyorsundur. Önemli olan ne kazandım ne kazanmadım hesaplarını bir kenara bırakıp önce kendim için ne yaptım diyebilmektir. Çünkü kendisi mutlu olan kişinin otomatik olarak çevresi de mutlu olur çünkü yansıttığı tek şey kendinde olandır. Bu yüzden her şey BEN ile başlar, BİZ OLur ve BİRE ulaşır ..

Bu Yeni Ay’da benim yazacaklarım bu kadar. Bunun haricindeki her şeyi yukarıda bahsettiğim yazımda yani klasik geçişleri okuyabilirsiniz.

Hepimize Yepyeni, Işıl Işıl, Bereket, Huzur, Barış, Şifa , Birlik , Beraberlik ve de AŞK DOLU Muhteşem Başlangıçlar OLsun..

Ve de öyle OLdu çok Şükür <3

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber



26 Mart 2017 Pazar

Dünyevi ve Ruhsal DENGE gereği İLK ve SON kez yazıyorum..


Türkiye Osmanlıdan beri her açıdan çok güçlü bir Ülke oldu ve BİZ'den daima korkuldu.
Spiritüel açıdan baktığımızda da topraklarında ilahi enerjilerin en kuvvetli olduğu ülkelerden biriyiz. Bu nedenle gerek Ezoterik, gerek Siyasi gerekse Doğal zenginlikleri ve stratejik duruşumuz ile daima "hedef" ülke OLduk.

Bu önemli hedefi kendi hakimiyetleri altına almak, "yüzyıllardır" pek çok ülkenin de en büyük amacı haline geldi ve hiç durmadılar. Osmanlı döneminin ardından "Asla yapamazlar" dedikleri Cumhuriyeti tüm Gücümüzle kurarak daha da güçlendik ! Elbette onların da oyunları da hep şekil değiştirerek devam etti. Bunların içinde bize yaşattıkları en büyük sınav sağcı -solcu oyunları oldu. Halbuki her iki tarafın da ortak noktası "Ülkesini Sevmekti". İfadeleri öyle "karıştırdılar ki" hepsi birbirine Düşman edildi ! Sonra bu sistemli parçalama oyunları, bazı "kuklalar" değiştikçe farklı şekillerde devam etti. Lakin her oyun BİZİ daha fazla güçlendirdi. Geriye dönüp baktığımızda da bunu çok rahat görüyor ve bu dönem rol alan tüm Işık Ruhları şükranla anıyoruz.

Şimdi ki Oyunun ismi ise "Evet-Hayır" .

Olumlu gibi görünen bir kelimeyi (Evet) olumsuzluğa, Olumsuz gibi görünen kelimenin (Hayır) ise olumluya hizmet ettirerek yani tabiri caizse ters köşe yaparak BİZİ yine karıştırarak bölmeye devam ediyorlar.

Herşeyin en farkında olduğunu söyleyenler bile bu "parçala-böl-yok et" oyunun içine girmiş bulunuyor ! Tabii korkutma planları içinde patlayan bombalar da var ! Ya dediğimi yaparsın ya da Bombaları patlatır Huzurunu ve Can Güvenliğini tehdit ederim diyorlar. Dedikleri olduğunda da değişen birşey olmayacak sadece dediklerini yaptırmış olmanın gücüyle daha büyük eylemlere ve Işığı korkuyla yok etmek için karanlıklarını güçlendirmeye devam edecekler.
Yani karanlığa boyun eğmenin Işığı yok ! Bu işin sonu yok ! (Tövbe Yarabbi)

Herşeyi Biliyoruz ve Farkındayız ! Sonuç da biz Kurtuluş Savaşı verip CUMHURİYET'i kurmuş CESUR bir milletin torunlarıyız ve gerekirse yine Özgürlüğümüz için savaşmayı da çok iyi biliriz. Nitekim bu savaş artık zekamızı stratejik kullanmakla, Haklarımızı elimizde tutmamızla mümkün. Yani Akıl-Mantık-Kalp üçgeninde Denge'de, BİRLİK amaçlı ve Sevgiyle BİRLİKTE Olmalıyız... Amacımız bu ülke toprakları üstünde hiçbir ayırım olmadan Barış, Huzur, BİRLİK ve BERABERLİK içinde, BİZE "Halkın Egemenliğini" veren CUMHURİYET çatısı altında Medeni ve Hukuki tüm haklarımızla "Özgür" yaşamaktır.

Bunun için de kişilere ya da bir kişiye odaklanıp tabu haline getirmek yerine ÜLKE olarak BİRLİK halinde düşünüp hareket etmemiz gerek ! Hani bazen kızdığımızda "Gökten Allah inse yapmam" (Haşa) ya da “Asmaya götürseler umrumda değil yine doğruyu söylerim vicdanım rahat ölürüm” deriz ya ?! işte bu mesele aynen böyle önemli bir mesele. Yapmayın ! Hiçkimseyi tabulaştırmayın ! Kendinize dürüst olun. “gerekirse soğan ekmek yerim vicdanım rahat kimseye eyvallahım yok çok şükür” diyebilecek kadar Güçlü olmalıyız.

Bildiğiniz gibi benim Sayfam hiçbir zaman siyaset sayfası olmadı. Yazmam ve izin de vermem. Lakin bu konu siyaset üstü, direkt HEPİMİZİN geleceğini ilgilendiren çok önemli bir olay. Tabiri caizse en keskin virajdayız ! Eğer BİRLİK diyorsak amacı "parçalama" olan bu olaya HEP BİRLİKTE "DUR" dememiz gerek. Bu olayın siyasi görüş ile hiç mi hiç ilgisi yok !!! O yüzden herkesin vicdanı ile başbaşa kalıp Ülkemize, kendilerine, çocuklarına ve dolayısıyla da Dünya'nın yükselişine olumlu bir yön vermeyi "tarafsız" düşünmesi gerek.

Halkın iradesi Halk'da kalmalı..

Tüm Dünya milletleri BİZİM gibi Cumhuriyet rejimine geçmek veya korumak için çaba verirken, BİZ onların çaba verdiği konumdan çıkarak "geriye" gitmeyelim ve "Birilerini" mutlu etmek için oynanan bu oyunlara alet olmayalım. Güçlü Varlığımızı Dik ve Cesur durarak koruyalım.

CUMHURİYET en Güçlü yönetim Şeklidir çünkü irade HALK'dadır. Ya iplerinizi verip birer kukla olacak ya da ipleri elinizde tutup Gücünüzü koruyacaksınız. Onların süslü kelimeler ile kandırmasına ve dilenciliğe alıştırıp yaptıkları maddi destekleri almayın, Gururunuzu, Kişiliğinizi, Ruhunuzu satmayın ! Kontrolü elimizden alma çabalarına izin vermeyin. Okuyun, Düşünün ve Gücünüzü kullanın !

Hepimiz bir Okyanusun damlasıyız ve bir araya geldiğimizde "Yırtarız bu dağları Enginlere sığmaz taşarız" ! Evet hem de Çağlayanlar gibi Taşarız !

Eskiden bir lokma yağ, bir kaşık şeker bulamadığımız dönemlerden geçtik. Ne yardım aldık ne de el uzattık. Ailede 1 kişi çalışırdı tüm eve bakardı. Belki sabahlara kadar Hastane kuyruklarında beklerdik, otobüs bulamazdık lakin Güçlüydük, Mutluyduk ve Kendimize güveniyorduk en önemlisi ona buna el açmak yerine kendi başımıza ne yapabiliriz nasıl daha iyi yaşayabiliriz diye "Çözüm Odaklı" idik. Daima KENDİ GÜCÜMÜZE Güvendik, Şükrettik ve Daha güzel günler yaşamak için HALK OLarak da bu gidişata HEP BİRLİKTE defalarca "DUR" dedik.

Bir sistem sadece yok Hastaneler düzeldi, yok Metro yapıldı, Yok Yol açıldı, her şeyi buluyoruz alıyoruz ile ölçülemez. Elbette yapacaklar yapılması gerek ! Biri görevini yapıyor diye alkışlanır mı? Bu zaten Devletin görevi ve gerek hizmetleri gerekse Yönetim şekliyle zaten bir BÜTÜN OLmalı. Yani yağ, şeker de bulmalı, Yol da olmalı, Cumhuriyet de Güçlü OLmalı, Toprak Bütünlüğü ve Halk'da korunmalı !

Şimdiye kadar hep yarım yamalak yönetimlerden geçtik. Hepsi BİZİ bir basamak yukarı çıkardı. Ne isteyip ne istemediğimizi yaşadık, gördük ve öğrendik ! Artık BİZİ BİRLİĞE, BÜTÜNE götüreni seçmemiz gerek ! Bunu seçme hakkı da daima BİZ'de ve sonsuza dek BİZ'de kalmalı ki sonra ki seçimlerde amacımıza uymayanları gönderip amacımıza uygun olanları yine kendi irademizle seçme gücüne sahip olalım.

Velhasıl yazdıkça yazasım geliyor lakin anlayan zaten anlamıştır..

Her ne OLuyorsa elbette en yüksek hayrımıza OLuyor. Bununla birlikte önce Tedbir sonra Takdir gelir.
Tedbir ise artık HEPİMİZİ ilgilendiriyor..
BİR ve BİRLİKTE OLmalıyız !

Bu konuyla ilgili İLK ve SON yazımdır. Yorumlarda da siyasi tartışmalara girmemenizi rica ediyorum. Halen siyasi tartışma yapıyorsanız halen takım tutar gibi fanatik davranıyorsanız o zaman yazdıklarımı anlamamışsınız demektir işte bu gerçekten HEPİMİZ için üzücü bir deneyim olur.

Eğer BİZ ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜ ve BİRLİK çerçevesinde kenetlenirsek kimse çözemez.

Ve de öyle OLdu Çok Şükür

NOKTA !

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber

23 Mart 2017 Perşembe

Görünmeyen Savaşların Görünen yüzü ve HAYIR !

Çocukken olumsuz olaylar gördüğümde "Bu kadar kötü insanlarla ben yaşayamam geri dönmek istiyorum" derdim.

Yaşım ilerledikçe benim ve benim gibi insanların bu Dünyayı güzelleştirmek için mutlaka olması gerektiğini, sonra da yaradılışdaki DENGE'yi öğrendim.
Beni ilgilendirmese dahi olumsuz gördüğüm herşeye müdahale ederdim. Mesela "ona bu şekilde bağıramazsın, ayıp değil mi kendine yakıştırıyormusun ?" veya "Niye vuruyorsun kadına? Asıl Erkeksen vurmazsın!", ya da "Bunu ona yapma bu haksızlık!' gibi kafadan girdiğim çok olay olmuştur. Bana "Sanane işine bak seni ilgilendirmez" derlerse ben de onlara "Benim olduğum yerde olan herşey beni ilgilendirir ! " diyerek son noktayı koyardım ! Zaten hiçkimseye ve hiçbirşeye Eyvallahım olmadı. "Ya ona böyle dersem O da bana şöyle davranır, işimi yapmaz, engeller, hakkımda yalan iftira konuşur" gibi stratejik veya çıkar içerikli düşüncelerim olmadı. Önce kendime sonrada herşeye ve herkese karşı DÜRÜST davrandım. Herkesin yaptığı kendine mutlaka geri döner ve Hayat'da bana kendim gibi döndü çok şükür👐 Bildiğiniz gibi Halen de öyleyim :D yalnız artık daha yumuşak, Sakin ve Denge"de ;) 😀
Velhasıl,
Herşeyi Evrensel ve tüm insanlar için düşünmekle birlikte elbette benim de bir Dünya Görüşüm ve alışkanlıklarım var. Mesela Beşiktaşlıyım, Atatürkçüyüm, Ülkemi Seviyorum, Çay içerim, tatlıya bayılırım gibi..
Her ne kadar siyasi konuların dışında kalmayı tercih etsem de bu hiçbirşey bilmiyorum anlamına gelmiyor. Belki de pek çoğunuzun bildiğinden daha derin bilgilere sahibim ;) Neden ? Çünkü taraflı, tarafsız herşeyi okuyorum, araştırıyorum ve düşünüp çok rahat analiz yapabiliyorum.
Hayatım boyunca hiç kimse benim için tabu OLmadı. Eğer Atatürk'ün beni rahatsız eden, Birlik, Beraberlik ve Barış'a ters düşen bir tek kelimesini ya da olayını okusaydım emin olun onu da bırakırdım ! Yani bu kadar radikal ve tarafsız, tabulaştırmadan yaklaşırım herşeye ve herkese, sonra da sever canımın parçası yaparım orada kalır aynen ATATÜRK gibi 😍
Sonuç olarak da BİZ BİR'iz hepimiz BÜTÜNÜN parçasıyız. Mikro olarak da önce bu Ülkenin bir parçasıyız. Tüm bunlardan yola çıkarak dayatılmak istenen sisteme #HAYIR diyorum.
Benim gibi düşünüyorsanız, okurken "ben de senin gibiyim" dediyseniz o zaman, HAYIR'ın Hayrında buluşup GÜÇ BİRLİĞİ yaparak ülkemizi yukarıya taşıyalım.
Tabii bu arada elbette "karanlık" da boş durmayacak ve O da dediğini yaptırmak için "Korku" yu kullanarak eylemlerine devam edecek. Bu bir Savaş! Aydınlık ile Karanlığın savaşı! Görünenin ötesinde görünmeyen bir Savaş içindeyiz. 
Işığın Savaşçıları ve Karanlığın Savaşçıları bunun gibi olaylarla Dünya'nın her yerinde savaşın görünen yüzünde karşı karşıya geliyor. İşte bu Ruhsal yükselişin mücadelesidir. BİZİ korkuyla kontrol etmek ve aşağıya çekme mücadelesi. Çünkü kaybedeceklerini biliyorlar ;) 
Kendinize Güvenin ve Cesur OLun çünkü Işığın OLduğu yerde karanlık zayıflar ve korkar. Zaten korkmasa korkuyu kullanmaz ;)
Siz sadece IŞIĞINIZA GÜVENİN, IŞIKTA KALIN ve Eylemde kalın yeterli ;)
Her ne oluyorsa en yüksek Hayrımıza HAYIR ile OLdu bile çok şükür 👐
Alev Cedimağar
Sifacı Rehber