26 Haziran 2020 Cuma

Hazır olun ! Bu BEBEK Büyüyecek !!

Bu geçirdiğimiz "Değişim" sürecini "Yeni dönemi" basit bir örnekle anlatayım. Çünkü görüyorum ki, En "Farkındayım" diyen bazı arkadaşlar bile Dengesini bozup felaket habercilerinin attığı karanlık oltalara takılıyor :)

Şimdi Tabiri Caizse,

Bir bebek istediğinizi düşünün.
(Bu sizin hep istediğiniz fakat başaramadığınızı ya da cesaret edemediğinizi düşündüğünüz değişmek, yeni bir BEN olmak için hayallerinize odaklanıp atağa yani harekete geçmeniz gerektiğini bildiğiniz "değişim" süreciniz)

İstediğiniz Bebek uzun yıllardan sonra veya niyet ettiğiniz zamanda geldi.

Bebek geldi de şimdi bu çok yeni bir tecrübe. Bu Bebeğe nasıl bakacaksınız ? (Nasıl harekete geçeceğinizi bilmediğiniz anlar)
Eğer bebek nasıl bakılır ile ilgili bilgiler okursanız veya tecrübeli kişilerin önerilerini "Akıl-Mantık-Kalp (His)" süzgecinden geçirerek kendi doğrunuzu bulursunuz ☺ (bu sizin değişim sürecinde nasıl hareket etmeniz ve neler olacağı ile ilgili pozitif yönlendirmeler)

Bebeğe bakarken gazıydı dişiydi derken yepyeni şeyler öğrenmeye başladınız (Bunlar yeryüzü hareketleri veya Covit gibi toplumsal yaşanılan ortak olaylar)

Birisi çıktı size "aaa bazı bebekler diş çıkarırken ölüyor ya da sakat kalıyor . (bunlar felaket habercileri ) siz buna inandınız ve normal bir süreci daha da sancılı ve kendinizi hırpalayarak geçirmeye gece gündüz endişeyle, ya birşey olursa düşünceleriyle kendinizi hasta ettiniz. Sonuçta bebek gayet normal dişi çıkardı ;) Peki ne oldu ? Bebek sağlıklı siz hastalandınız. (bu değişim sürecinde herşeyden korkup kendini hasta etmelerine rağmen sürecin kendi halinde işleyerek devam etmesi ve onların kendini boşuna harap etmesi ile kalması)

Ya da o kadar korktunuz ki (spritüel tarafı) sonunda bebek sizin düşündüğünüz gibi diş çıkarırken büyük zarar gördü. Noldu ? Şimdi bunu söyleyen kişiye (Felaket habercisine) hak verip "aynen dediğin gibi oldu" diyorsunuz di mi ?

Aslında HAYIR öyle olmuyor. Bu bilgiyi alıp tedbire kullanmayı bilemediniz. ve yaydığınız enerji ile aslında SİZ GERÇEKLEŞTİRDİNİZ. (Aklını kullananlar için Karanlığın Işığa hizmet ettirilmesi ya da Olumsuzun olumluya hizmet ettirilmesi dediğimiz olay. Bilgiyi , enerjiyi dönüştürmek 👍 Bunu yaptığımızda bazı yeryüzü olaylarını çok sorunsuz geçirdiğimiz gibi. Mesela size sürekli toprağı şifalandırın, kendinizi tüm evreni şifalandırın diyorum. Hiç düşündünüz mü ? Bunları yaptığımız için enerjiyi rahatlattığımızı ve olanın şifalanarak olması gerekenden daha rahat geçip gittiğini ? )

Sonra bebeğe vitamin vermeyi ihmal ettiğinizi düşünelim ne oluyor Bebek vitaminsiz kalıyor ve bazı rahatsızlıklar meydana geliyor. (Bu da tedbirli ve temkinli olmadığınız durumlar) Sonuçta vitamin vermeyi öğreniyorsunuz.

Bebek bakmayı ve onu daha fazla sevmeyi öğrendikçe,
( her yaptığınız hareketle kendi hayatınızı yeniden şekillendirip yeni bir BEN olmaya başladığınızda)

Ona bir şey olur mu korkusu yaşıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz korkularınızı yaşamaya başlamışsınız. (bu yeni dönem enerjilerinin titreşimi çok kuvvetli. Sürekli yazıyorum. "Aklıma gelen başıma geldi" süreci çok hızlandı. O yüzden formül "BAŞINIZA NE GELMESİNİ İSTİYORSANIZ AKLINIZA ONU GETİRİN"

derken.

bir bakıyorsunuz bebek büyümüş (Hayatınız çabanızla doğru orantılı olarak değişmiş ve olmaz dediğiniz tüm güzellikler olmaya başlamış)

Bu süreçte sürekli ilgilenmekten, uygulamaktan bir bakmışsınız hem siz hem de bebek büyümüş..

Bu süreç bize Sevgi dolu, Cesur, Vicdanlı, Hakkaniyetli, Adaletli, Mantıklı, Denge'de , Farkında, Güçlü, Kontrollü, Keyifli (yaşam enerjisi) ve ihtiyacımız olan tüm dersleri vererek üst sınıfa geçiriyor.

Dolayısıyla,

Her bir hareket olduğunda ayılıp bayılmanın, ortalığı velveleye vermenin , karalar bağlamanın anlamı yok. Bu bebek böyle böyle büyüyecek 😊 Tabii bazılarınız için feryat figan olmayı seçmek daha anlamlıdır bilemem bu bir seçim.

Her Halukarda bu BEBEK büyüyecek..

Onu keyifle , AN'ın keyfini çıkararak büyütmek de bir seçim..
Bugün ki yazımda yazdığım gibi,

Yeryüzü bizimle birlikte hep değişecek (bu bebek hep farklı tepkilerle büyüyecek 😉 ) yani bir şeyi ilk kez görmüş sanki hiç olmamış da yeni öğreniyormuşuz gibi davranmaya da gerek yok.
Tedbir kısmını alıp Takdir kısmına geçin yeter (Yaradana Teslimiyet sınavı 😉 )

O zaman hepimizin bebeği hayırlı uğurlu sağlıklı keyifle ve uzun ömürlü olsun.

Öyle de OLdu çok şükür ❤

Alev Cedimağar


24 Haziran 2020 Çarşamba

ya BEN olursun ya da BENCİL..

BEN OLmak ile BEN MERKEZCİ  OLmak arasında ince bir çizgi vardır.

BEN OLmak demek,
Kendi gücünü, değerini farketmek ve dolayısıyla tüm insanlara aynı Değeri vererek, Sevgiyle, Nazik ve herkesin düşüncesine, inancına saygılı ve kimse görmesede, bilmesede her zaman vicdanlı, adaletli, dürüst olabilmek, hakkaniyeti ruhunda hissetmek, Herkesin aynı Yaratıcı tarafından farklı rollere sahip muhteşem ruhlar olduğunu bilmek ve önce kendini tamamlayıp sonra da Evrene kendini ışıl ışıl yansıtmak demektir.
Yani,
Ben bu sorunumu çözmeyi öğreneyim almam gereken dersi alıp sonra herkese de öğreteyim onlarda yaşamasın ya da yaşarsa benim gibi uğraşmadan en kısa yoldan kurtulsun ve bu tecrübe Bütünün en yüksek hayrına faydalı olsun .. diyebilmek gibi..

Ben Merkezci OLmak demek ise kendinden başka kimseyi düşünmemek Bencil OLmak demektir. Yani kısaca "Ben paçamı kurtarayım kim ne yaparsa yapsın kime ne zarar görürse görsün banane" demek gibi. Bu bencil düşünme tarzı karanlıktır.

BEN OLAMAYAN BEN MERKEZCİ OLUR.
Aynen Empatisi olmayanın sempatisini ve Işığını kaybettiği gibi..

Alev Cedimağar

N E F E S

Herkes NEFES alır.
Lakin bazıları sadece nefes aldığı için yaşadığını zanneder..
Oysa ki soluduğu 3 günlük dünyayı, neyi neden yaşadığını halen anlamayarak ve BEN olmayı öğrenemeden, olumsuz karma yaratmaya devam ederek tüketidir..

Alev Cedimağar

22 Haziran 2020 Pazartesi

TOPRAĞI ŞİFALANDIRMAK NASIL OLUR ?

TOPRAĞI ŞİFALANDIRMAK

Yeni Dönem'e hızlı girdik ve hızlı ilerliyoruz. Dolayısıyla Toprak yani Yeryüzü de kendi değişim ve dönüşümüne girdi..

Şu an için bildiğimiz tek şey artarak devam eden bir kuvvetli bir enerji sirkülasyonu olduğu.. Bu enerjileri aklımız mantığımız ve kalbimizle asansör olarak kullanıp yukarı çıkmak ise yine bize bağlı..

Mevcut olan olumsuzlukları "bazen" engelleyemeyiz çünkü tekamül sürecinde olması gerekendir.

Kimse kaza, yanlışlıkla, tesadüfen vs. ölmez. Herkesin ruhsal planda seçtiği bir gidiş zamanı vardır ve uygun zamanda bunu kendisi belirler. (hoşumuza gitmese de bunun da bir mesajı vardır) Yani daha önce ve şimdi geçirdiğimiz her dönem ve olay bizi yukarıya taşıyan ruhsal geçişlerdir.

Lakin bu geçiş sürecinin olumsuz yansıyan (öyle zannettiğimiz ) enerjisini dualarla, şifalandırma ve iyi niyetli düşünceler ile yumuşatıp olumsuz etkisini zayıflatabiliriz.

O yüzden tüm güzel dilekler, dualar, davranışlar, konuşmalar birer Şifadır.

Bunu hem kendi hem de tüm insanlığın en yüksek hayrına sevgiyle yaparken özellikle bu günlerde Toprağa da özel olarak odaklanmamız çok iyi olur.

Öncelikle Yeryüzünü, bizden aldığı etkileşim ile rahatlatalım ve rahatlayalım ...

Peki Toprağı "Bilinçli" olarak ve direkt odaklanarak nasıl Şifalandıracağız ?

Ellerinizi (avuç içlerinizi) önce birbirine sürtüp sonra avuç içleri yere doğru tutarak tüm iyi niyet ve dualarımızla toprağı şifalandıralım. Yani bizdeki saf enerji ve Işığın ellerinizden çıktığını hayal edin (aynen olur) sonra dua ve niyetlerimizle toprağa aktaralım (yeryüzünü) rahatlatalım. Bu arada kendimizi de gökyüzünden üzerimize akan bir Işık kanalında görelim. Yani Kaynak'dan alıyoruz ve tüm iyi niyetimiz ve duamızla kuvvetlendirerek Toprağa veriyoruz. (ŞİFACI kitabımda tüm şifalandırma tekniklerini detaylı yazdım)

Bu Işık , Şifa, Sevgi döngüsüdür.

Gözümüzde, Beynimizde ve Ruhumuzda hissederek, görerek, tüm duyularımızla, Dünya'yı Sevgiyle, Huzurla, Barış, BİRLİK, Bereket, Sağlık, Mucizeler, sevinç çığlıkları ve Aşk ile ışıl ışıl parlayan bir ışık topu gibi inci gibi hayal edip canlandıralım ve o Işık tüm evrenlere yayılsın diyelim.. Ve de öyle OLdu çok şükür diyerek bitirelim..

Hep yazıyorum DUA'nın zamanı olmaz. (Yani şu saatte şurada dua edicez diyenlere katılmam lazım diye bir şey yok. Hele ki "bana bağlanın" diyenlerden direkt uzak durmanızı tavsiye ederim)

Herşey bir enerji bütünüdür. Boyutlarda zaman kavramı yoktur. Tüm Işık niyet ve düşünceler AN itibariyle aynı Işık kutbuna yani IŞIK kanala zamansız ve mekansız olarak alarak (ya da toplanır ) O yüzden kendinizi ne zaman rahat ve hazır hissederseniz o zaman tüm ruhunuzla hissederek yapın yeterli.

Kendinizin ve Bütünün en yüksek Hayrına IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür 🙏

Ve de öyle OLdu çok Şükür 🙏<3 🙏

Alev Cedimağar

Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi -ŞİFACI-


20 Haziran 2020 Cumartesi

Yeni Ay, Güneş Tutulması, Yaz Gündönümü.. 3'ü bir arada toplandık gidiyoruz !

YENİ DÖNEME GİRİYORUZ HADİ HERKES HAZIRLANSIN  !!!  Mesajı  YENİAY, GÜNEŞ TUTULMASI ve YAZ GÜNDÖNÜMÜ ile birlikte herhalde bundan daha net işaretlerle verilemezdi !

Yani Bingo !!

Yeni Dönem BAŞLADI !

Yeni senenin enerjisi de kendini hiç bu kadar erken hissettirmemişti..

Yani 2021 yılının enerji koridoruna adım attık bile .. Hadi hayırlısı..

Yeni dönem ile ilgili size daha önce enerji geçişlerinde çok detaylı bilgiler yazmıştım.

Okumayanlar için ,

Direksiyonumuza hakim olma günleri

http://alevcedim.blogspot.com/2020/05/direksiyonumuza-hakim-olma-gunleri-2.html

ve

Bu Dolunay Işığın savaşçısı

http://alevcedim.blogspot.com/2020/06/bu-dolunay-isigin-savascisi-olarak-cok.html

Blog sayfamdan bunları ve diğerlerini okuyabilirsiniz.

Peki bu Güneş Tutulması ile birlikte daha da kuvvetlenen neler oluyor ?

Öncelikle CESARET ile ilgili duygumuzu, bakış açımızı, kişisel farkındalık özelliklerimizi  kuvvetlendirmek için olumsuz gibi görünen aslında olumluya hizmet eden pek çok olay yaşayabiliriz. Bunlar genellikle geçmişten gelen ve temizlemediğimiz  ya da halının altına süpürüp görmek istemediğimiz olaylardan  gelebilir.

Mesela filanca akraba ile yıllardır içinizde biriken duyguları paylaşmanız için öyle bir olay patlak verir ki , bu kez KONUŞMAK ve “ne oluyorsa olsun yeter ! yıllarca içimde biriktirdim kendimi perişan ettim artık buraya kadar” derken kendinizi bulabilirsiniz. Tabii o olayın tam da bu dönem de patlaması sizce tesadüf mü ? Tabii ki HAYIR ! Temizlik dönemi, geçmişi temizlemek ve Cesaret adımları işte böyle böyle başlayıp yeni döneme de kişisel olarak giriş yapıyoruz.

Yani yeni dönem yeni BEN nedir ?

“Artık konuşan, kendini  rahatlıkla ifade eden, Mutsuz olduğu  , hoşlanmadığı ne varsa söyleyen, Bunun nedenlerini de kendinde araştıran, objektif olan, mantıklı davranan, analiz eden YENİ BİR BEN !”

Dolayısıyla bu YENİ DÖNEM artık konuşan toplumlarda yaratıyor.  Özellikle 2021 yılında bolca toplumsal protestolar, gösteriler ve benzer eylemleri de bol bol göreceğimizi söyleyebilirim.  Nitekim bu süreç 2020 yılının Ağustos –Eylül ayından itibaren kendini daha bariz gösterecek.

2021 senesi KENDİNİ İFADE ET, KONUŞ yılına sahip bir enerji ile de gümbür gümbür geliyor.

Yeni AY ile yeni başlangıçlar, Güneş Tutulması ile BAŞLANGIÇLARI destekleyen kuvvetli enerjiler bir araya geliyor. Yani yeni başlangıçlar bizim gücümüz, azmimiz ve bilinç düzeyimize (farkındalık) göre  kolay veya biraz zahmetli olabilir. Nitekim her halukarda gösterdiğimiz çaba ile birlikte kolaylıkla akıyoruz. Yine 21 Haziran Yaz gündönümü ile de uzun yaz günleri bize her işimizi bitirme kolaylığı da sağlayacak. Güneş yaşam kaynağıdır . Bu dönem bu kadar geçişin üst üste gelmesi hem de Güneş’i en uzun yaşayacağımız zamanlarda olması, Bizim yaşam enerjimizi de mükemmel dengeleyerek ihtiyacımız olan desteği fazlasıyla verecek. 

Unutmayalım ki, EVRENDE HİÇBİRŞEY TESADÜF DEĞİLDİR..

Ve de artık HİÇBİRŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK. !

Bunun içinde inanç sisteminden tutun, teknoloji, toplumsal düzen , sağlık sistemi yani her şey var.

Çünkü her şey sorgulanacak.. Hem de her şey..

Tabii bunların içinde kabul etmeyeceklerimiz de olacaktır.  Mesela herkese Çip takılması gibi. Ya da dini sömürülerle maddi kazançlar elde edilmesi gibi. Ya da devlet başkanlarının kime ve niye hizmet ettiğinin ortaya çıkması gibi. Kişisel bazda ise herkesi kandırıp dolandırıp “dürüstlük” maskeleriyle ortalarda dolaşırken birden bire pek çok olayın patlak vererek maskeleri n düşmesi gibi.. (Tabii şurası da bir gerçek ki, görmeyen yine görmüyor yani bu da bilinç düzeyine bağlı.. Tabii genç  ruhlar, yaşlı ruhlar kavramı ise gerçekten önemli bir faktör. Hepsi olacak. Bu da bir denge. Gözünü erken açan hızlı yol alacak. Bu da kişisel tekamül. )

Ben bu döneme İFŞA dönemi diyorum.

Çünkü CESARET kavramı artık karanlığın iyice zayıflayarak “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerin en çok hasar gördüğü ve tabiri caizse artık herkesin bu dünya denilen taşın altına elini koyması gerektiğini öğrendiği bir dönem. 

Çünkü bu DÜNYA BİZİM.

Tabii Hakkaniyet, Adalet, Dürüstlük, Vicdan, Sevgi gibi duyguların da en çok sınandığı dönem..

KARMA dediğimiz şey.. Bazılarınız kader diyebilir.  “Ekilen hiçbir tohum hiç bu kadar çabuk büyümemişti “ diyebilir. Halen İLAHİ ADALET’e inanmayan varsa.. İşte inanması için en güzel süreç . İnanmayan denesin ! J))

Ve ŞİMDİ o kadar hareketli ki, O kadar çok temizlik yapmamız gerekiyor ki, Bunların içinde geçmiş de dahil.  “Herşey olması gerektiği gibi oldu ve benim şu an ki BEN Olmama hizmet etti. Öğrendim ve öğrettim. O yüzden hayatıma giren çıkan herkese şükürler olsun. Onlar sayesinde sınırlarımı, ne isteyip ne istemediğimi, Hayır demeyi , güçlü olmayı, kendime güvenmeyi, dik durmayı  , gerektiğinde kendi kendime yetmeyi, kendimi sevmeyi, kendi değerimi bilmeyi öğrendim”

Demeyi halen öğrenemediyseniz , en kısa zamanda öğrenmenizi ve geçmişi serbest bırakıp geleceğe dönmenizi tavsiye ederim. Ç ünkü  yapamazsanız o zaman bu geçiş süreci  sizin için çift virajlı olur .

Gelelim fiziksel etkilere

Çok kuvvetli bir enerji  akışına maruz kaldığımız için bunun en bariz fiziksel etkisi ellerinizden ve ayaklarınızdan ateş topu gibi ateş çıkması olabilir. Böyle durumlarda avuç içlerinizi birbirine sürterek “YÜCE YARADANIN SONSUZ IŞIK KAYNAĞINA BAĞLANIYORUM VE ONUN TÜM POZ İTİF ENERJİSİNİ VE ŞİFASINI SEVGİYLE KABUL EDİYORUM” diyerek bu enerjiyi şifalanmak için kullanabilirsiniz. Ayaklarınızı su ile yıkayabilir, yere çıplak ayakla basarak topraklanabilir ya da imkanınız varsa direkt toprakta çıplak ayakla yürüyebilirsiniz. Ya da bir imaj yani yaratım yapabilirsiniz.

Şöyle ki;

Bir yere oturun. Ayaklarınız çıplak olsun (yani terlik çorap olmasın)

Gözlerinizi kapatın. Yine yukarıdaki sözü tekrarlayarak Kaynağa bağlanın ışıkta olun. Sonra ayaklarınızın altında sevdiğiniz tür bir çimen,toprak olduğunu hayal edin. Bu hayalinizi tüm duyu organlarınızla yapın. Yani kokusunu alın, görün, hışırtısını duyun, ayaklarınızın altında hissedene kadar bu çalışmaya devam edin. Yaptığınızda aynı topraklamayı yani toprak üstünde yürümeyi yapmış olursunuz. Bu çalışmayı teknik olarak her şeyde uygulayabilirsiniz. Burada püf nokta “Tüm duyu organlarınızı “ kullanmaktır. Bu  çalışma ruhsal titreşiminizi de yükseltec ektir.  5. Boyut’a geçişe sizi en iyi hazırlayan çalışma budur diyebilirim.  Bunu yaratım da bulunmak için de kullanabilirsiniz. Yani Niyet edin, hayal edin (aynı bu şekilde) ve yaratıp kodlayın.

Artık “Aklıma gelen başıma geldi” sözünü en hızlı yaşadığımız süreç teyiz. O yüzden BAŞINIZA NE GELMESİNİ İSTİYORSANIZ AKLINIZA ONU GETİRİN..

Ruhsal olarak,

Böyle bir yorgunluk, Geçmişle ilgili hatıraların gelip gitmesi bir halsizlik , bir tembellik hissedebilirsiniz. Alınganlık, kuru yerden nem kapma olabilir (Denge sınavı ve kendinizi ya da karşınızdakini analiz ve ifade etme süreci) Bedeniniz uyumak istiyorsa uyutun dinlendirin. Bu süreç geçici.  Genel olarak en iyi uyumlanma şekli uykudur. Zaten hepimiz uykuda uyumlanıyoruz.  O yüzden bazı cevaplar uyandıktan sonra biliyormuşuz gibi aklımıza gelir. Aslında uyku esnasında yüksek benliğimizle buluşmuş ve ihtiyacımız olanı almışızdır. (Yüksek benlikle ilgili detaylı bir video çekip yayınlayacağım) O yüzden de bir şeye kafanız takıldığında öylece bırakın enerjiyi kilitleyip kendinizi hırpalamayın (bu akışda kalmayı öğrenmek de demektir)  Normal akışınızda kalın ve uyumadan önce de “Benim ve bütünün en yüksek hayrına olan cevabı bilmeyi seçiyorum” diyerek yatın . Aklınız takılmasın diye de kendinize bir Hawai ya da Maldivler hayali kurun bu sırada zaten uyursunuz. Ertesi gün içinde cevap size “fikir” olarak kendiliğinden ya da birisinin ağzından mutlaka gelecektir.

Peki ya Rüyalar ?

Hani size hep insanlara evrensel olarak simgesel mesajlar verildiğinden bahsetmiştim. Bunlardan biri OKUL rüyası idi (Şifacı kitabımda bunu çok detaylı yazdım) işte yine benzer bir süreç teyiz. Lakin anladığım kadarıyla bu kez simge biraz değişik seç ilmiş.

Rüyanızda en korktuğunuz ya da tiksindiğiniz hayvanı görebilirsiniz. Bu rüyanın anlamı gidişatına göre DİKKATLİ OL ve CESUR OL harekete geç.  Mesela gerek danışanlarımdan gerekse çevre arkadaşlarımdan en çok duyduğum sembol “Karafatma” . Rüyanızda böyle bir şey görürseniz görme şeklinize göre (kaçıyormusunuz, üzerine gidip öldürüyormusunuz ya da siz kaçıp birine mi öldür diye yalvarıyorsunuz vs) bunu yorumlayabilirsiniz. Lakin verilen mesajı unutmayın CESUR OL !!!  Tabii bir de gözünü aç DİKKATLİ OL (Belki de fazla iyi niyetlisindir ve yine dengeyi kaçırıp görmüyorsundur)

Bu da bir çeşit özgüven sınavı J

O zaman ne diyoruz ?

Yeni Dönem ve Yeni Başlangıçlarımız kendimizin ve Bütünün en yüksek hayrına IŞIK, ŞİFA, SEVGİ , BEREKET, MUCİZE ve de  AŞK OLsun !

Asansöre bindik yukarı tuşuna bastık ve Işıl Işıl çıkmaya devam ediyoruz.. Anlayana.. Algılayana..

Ve de öyle OLdu çok şükür

Alev Cedimağar