2 Haziran 2020 Salı

HOLİSTİK TACİRLER (örnekleriyle !)


HOLİSTİK TACİRLER

 

Uzun süredir böyle konularda yazmıyordum. Lakin gördüğüm kadarıyla yazma zamanım gelmiş. Malum ortalık karışık sap ile saman birbirine girdi. Bilgisi ve tecrübesi yeterli olmayan kişilerde bunları bir şey zannedip Av olmaya başladı.

O yüzden Av olacağınıza Siz Avcı olun bunları avlayın temizleyin gitsin !

Evet yine temizlik zamanı..

Şimdi önce “Holistik” nedir onu bir öğrenelim. Malum her önüne gelen kullanmaya başladı.

Holistik : Birbirinden farklı ve ayrı parçaların bir araya gelmesi Bütünlüğü oluşturması yani Bütünlük gibi açıklanabilir. Mikro’nun bir araya gelerek Makro’yu oluşturması gibi.. Daha çok Tıp alanında kullanılsa da anlamı farklı alanlara da taşınarak herkes de bir Holistik merakı başladığını söyleyebiliriz. Tabii bunu kullananlara önce “Bütün” olmak ne demek ?  diye bir sormak lazım..

 BÜTÜN kendi içinde farklı manalar ifade eder. Karanlık da kendi içinde bir Bütündür Aydınlık da.. ikisi bir arada yine bir bütündür. Her iki tarafta kendi bütünlüğünü yaratır. Karanlık zaten malum. Peki aydınlık tarafın bütünlüğünden bahsedenler ? Kendileri gerçekten aydınlık mı ? Dürüst, Vicdanlı, Hakkaniyetli, Kendi hayatının bütünlüğüne ulaşmış huzuru, bereketi, Mutluluğu, Başarıyı , Sevgiyi gerçek anlamda yaşayabiliyor mu ? bunlar hep bu “Holistik” kavramı içinde sorulması gereken sorular. Yani öyleyim denince öyle olunmuyor.

Şimdi bir de “Holistik Tacirler” kim bir de  onları tanıyalım :

Malum 2012 sonrası kontrolsüz bilinç yükselmesinin başlaması ile birlikte hep anlattığım ya da yazdığım, Bipolar, Şizofren, Kişilik bölünmesi gibi pek çok ruhsal rahatsızlıklar da patlak verdi. Farklı boyutlara geçiş yapanlar içinde galiba ben deliriyorum diyerek hacılara hocalara, doktorlara koşanlar da oldu, “Ben seçilmiş insanım” diyerek kendini ortaya atanlar da oldu.  Daha mantıklı daha dengeli olanlar ise “Ben de bir şeyler oluyor bunu öğrenmem lazım” diyerek araştırmaya yani ruhsal bilgilere yönelmeye başladı. Bunların içinde de ayrışmalar oldu..Okuduğu birkaç hap bilgi ile kendini “Mesih, Şems, Mevlana, Işığın Elçisi, Galaktik Komutan vs” ilan edenler olduğu gibi daha bilinçli ve mantıklı bilgilerle ilerleyerek “Ben insanım ve öğrenmeye gelmişim. Bu yaşadıklarım da boyutsal geçişin etkisi. Ruhsal varlığımı kabul ediyorum ve Işıkta kalmayı seçiyorum” demeyi öğrendi ve öğrenmeye de devam ediyor.

Tabii bu ruhsal ve boyutsal geçişlerle birlikte tüm Dünya’da ruhsal bir çıkış yaşandı ve pek çok insan , bu insanlar kim nedir ? ne yapar ? bilmeden 2 cümle spiritüel laf öğrenenin peşinden koşmaya başladı. Bence güzel oldu çünkü herkes birbirine hizmet ederek daha sonra “Filancayı da bir şey zannediyordum şimdi anlıyorum beni nasıl kandırdığını” sözlerini en azından yaşayarak tecrübe etti.. İnsanlar öğrendikçe onların da maskesi düşmeye ve kendileriyle yüzleşmeleri artmaya başladı . En azından IŞIĞA geçmeleri için kendilerine de hizmet ettiğini düşünüyorum ve diliyorum.

Ben buna karanlığın ışığa hizmeti diyorum. Herkesin bir görevi vardır ve hepsi aklını kullananlar için çıkışa yani IŞIĞA hizmet eder.

Dolayısıyla eskiden herkes hacı hoca falcı peşinden koşarken şimdi kendi bile ne yaşadığını bilmeyen “spiritüel” denen insanların peşinden koşmaya başladı. Bu da en çok enerji alanında patladı !

Dünya’nın çıkış sürecinde Pek çok farklı karanlık enerjiler uygun “piyonlar” bulunarak bazı kişilere aktarıldı. (bunun en güzel örneği herkesin bildiği brezilyadaki şifacı john of god denilen kişidir.)  Filanca enerjisi, falanca enerjisi, Mavi enerji, mor enerji, kırmızı enerji, galaktik bilmem ne enerjisi derken herkes birbirine karıştı. Yine çok okuyarak Aklını mantığını çalıştıranlar “Işığa hizmet eden hiçbir varlık ya da kişi enerji aktarıp benim enerjimi kullan, seni ben uyumlayabilirim demez, Bana bağlan sana uzaktan şifa vereyim sözünü asla kullanmaz kısaca zaten gerek ruhsal varlık gerekse insan olsun yani ne olursa olsun “bana bağlan” demez,  Kendimizdeki gücü fark ettirip kendi enerjimizle direkt nasıl kaynağa yani Yüce Yaradan’a bağlanacağımızı öğretir” diyerek bunlardan tamamen sıyrıldı kendini kurtardı ve ruhsal yükselişine yüksek bir farkındalıkla devam etti. Zaten “Eski enerji sistemi, Eski öğretiler çöktü” derken işte doğru bilinen tüm bu yanlışları da kastediyoruz. !  

Tabii bu enerjileri kullananlar da kendilerine kılıf olarak ”hepsi aynı kaynaktan gelen enerji” sözünü kullanarak kendi bile niye yaptığını ne olduğunu bilmediği enerjilere daldı. Yine aklını kullananlar sordu “Hepsi aynı kaynaktan geliyorsa o zaman ben direkt kaynağa bağlanırım. Türbe’ye çarçaput bağlamak gibi bir şey bu. Niye direkt Yüce Yaradan’dan istemiyorum ki ?” evet aynen öyle ! doğru ! Bu akan bir doğal suyu direkt kaynağından ellerinden içmek yerine, kimin nasıl şişelediğini naptığını, o suya ne kodladığını ne eklediğini bilmeden onun bunun verdiğini içmek gibi bir şey. Tabii bu arada o da gerçekten SU mu bilmeden ?!!!

Şimdi bu Tacir olaylarını daha iyi anlaşılması için size Danışanlarımın bizzat kendi yaşadıkları yüzlerce olaylardan birkaç tane örnekler vererek anlatayım. (Kendilerine de çok selamlar sevgiler. Eminim kendilerini gülümseyerek okuyorlardır. Bakının boşuna yaşamadınız bir de bu şekilde BÜTÜN’e hayrı oldu ;) )

Danışan 1 :

Alev Hanım Siz sürekli Bereket hakkında yazarsınız ben de tüm yazılarınızı okurum ve aynen de katılıyorum. Lakin merak işte birine gittim. Kendisi bolluk bereket çalışması yapıyormuş. Bu “para bana kolaylıkla gelir” diyenlerden biri. 1 günlük Bolluk bereket çalışması için de bayağa büyük bir para verdim. O gün çalışma yapıldı sonra bir iki kişi kaldı mutfağa gidildi çay içilecek. Ben de kimseyi tanımıyorum. İçimden bir ses kal dedi ben de kaldım onlarla mutfağa gidip çay sohbetlerine katıldım. Bu eğitimi veren kişi sohbet esnasında “bir ev aldım krediyi ödeyemiyorum her ay çok fazla.” Dedi ve benim gözüm açıldı. “Eyvah dedim gitti bütün paralar. Bu kadının kendine hayrı yok !!!  O kadar şey anlattı kendisi ev kredisini ödeyemiyorum diye  dertleniyor”  önceden yapmam gereken araştırmayı sonradan yapınca öğrendim ki, kadının spiritüel bir bilgisi bile yok. İşinden ayrılmış para kazanmam lazım demiş bu işler çok para getiriyor meraklısı çok demiş ve kendi bile ne anlattığını bilmediği eğitimi vermeye başlamış. 

 

Danışan 2 :

Alev Hanım çok ünlü bir merkeze gittim. Enerji çalışması yapan kişi de çok medyatik ünlü falan. Çok ciddi bir seans parası  ödedim. Yani sizin seans ücretiniz çarpı 3 gibi düşünün ! Beni bir odaya oturttular. O kişi içeri girdi. Yüzüme baktı. Niye geldim neye ihtiyacım var diye sormadı konuşmadı bile ve başladı ellerini üzerime koyup çalışmaya. Yaklaşık 35 dk falan çalıştı sonra şifa oldu tüm enerji merkezlerini açtım bloke olmuşsun diye bitirdi gitti. İyi de ben hiçbir şey hissetmedim ! ne oldu anlamadım ! Bir fark da göremedim kendimde.  (bu açıklamayı  ben kendisiyle çalıştıktan sonra yaptı. Çünkü enerji çalışmasında enerji hissedilir. Blokaj hissedilir. Yani tüm çalışmayı danışan hisseder bilir ne olduğunu ve anlar. Zaten başlamadan önce de her şeyi konuşuruz ben akışını enerji olarak takip eder ve ona anlatırım.)

 

Danışan 3 :

Bir adama gittim. Kendisi pleaides enerjisi ve daha ismini duymadığım bir sürü enerji  ile çalışıyormuş. Kendisine bazı enerjiler özel olarak verilmiş (!) . Ben gidince yani yüzyüze gelince adamdan bir korktum !! bir de bana geçmişte varlıkların fiziksel saldırısına uğradığını izleri olduğunu falan anlattı.. Ben oradan çıktıktan sonra resmen hasta oldum. Üzerime bir korku geldi.  Geceleri uyuyamadım etrafımda karanlık şeyler dolaştığını hissettim. Bir de bir dergide bu adamın yazısını yayınladıklarını gördüm ! O dergiden soğudum. Nasıl araştırmadan yayınlarlar reklam ederler. Kimseye güvenmemek lazım. Dediğiniz gibi önce kendimize güveneceğiz, okuyacağız, öğreneceğiz.

Danışan 4 :

Eşimle sorunlarım vardı. Birine gittim. Kendine afili tasavvufi bir isim takmış. İnandım bir şey sandım. Adam tutturdu gençsin güzelsin eşinden boşan diye ! Tarzı konuşma şekli falan bir midem bulandı. O boşan dedikçe içimden bir ses ya bu adam niye böyle konuşuyor bana enerji çalışması yaparak benim düşüncelerimi rahatlatması özgür iradem ile karar vermemi sağlaması gerekmiyor mu ? diye düşünmeye başladım. Ve çalışmayı tamamlamadım ayrıldım. Tutturdu bana paramı öde diye. Ödemedim de. Valla kaçtım Alev hanım.

 

Danışan 5 :

Enerji çalışması yapan birine gittim. Bir laubali konuşmalar şirin görünmeye çalışmalar, gereksiz espriler gülmeler falan itici bir şey. Böyle olduğunu bilsem gitmezdim. Bana enerji çalışması yaparken  bayağa bayağa sohbet etmeye başladı. O akşam nereye gideceğini, insanların aptal olduğunu vs. İçimden diyorum ki  “çalışmaya odaklanması gerekmiyormu bunun ? Niye konuşuyor böyle abuk sabuk insanlara aptal falan diyor”  Onun sohbetine Bir dünya para verdim yani param gitti faydası da olmadı. Sonradan bu adamın aldatma üzerine eğitim verdiğini fakat bir arkadaşımla birlikte olarak kendi birlikte olduğu kadını aldattığını ve daha başka şeyler de olduğunu öğrendiğimde hiç şaşırmadım :))

Danışan 6  :

Bu enerji çalışmaları sebebiyle biriyle tanıştım. Avrupa yakasında meşhur bir semtte Merkezi vardı gittim. Bana bir ilgi bir ilgi derken kendimi arkadaş olmuş buldum.  Kendisi Access Bars denilen çalışmayı yapıyor. Yaşam koçu, reiki master gibi havalı etiketleri var. Sonra bu etiketlere kurs parasını benim verdiğim ve gittiği YOGA da eklendi J)) Tabii sonradan öğrendim ki aslında hiçbir şey bilmiyor lakin kendini güzel pazarlıyor. Sonra benim vicdanımı duygusal yönde sömürmeye başladı. Oturduğu yerde “para bana kolaylıkla gelir” diyenlerden. Evet sahtekarlık yaparsan benim gibi safdirik vicdanlı biri çıkar kolaylıkla gelir doğruymuş !!!  Aslında günah keçisi de aramıyorum. Çünkü ben Denge’yi kaybettim ve ÇOK ACIDIM.  Evet bir şeyin içinde ÇOK olursa orada hakikaten Denge bozuluyormuş.. Bunu da öğrendim. Şimdi bir dilenciye bile para vermem o hale geldim. Gerçi şu an düşünüyorum da acaba olanlara tecrübesizliğimle mi izin mi verdim yoksa özgür iradem dışında beynime başıma yaptığı tuhaf çalışmalarla o mu bunu bana yaptırdı ?  her ne olduysa bitti gitti çok şükür ben Işığımdan bir şey kaybetmedim. Sonuçta sizin de söylediğiniz gibi bir hayat tecrübesi oldu. Bayağa bir keskin öğrendim. Onun Hayatı karabasan gibiydi. Tacizler yaşamış, Akıl hastanesinde yatmış, aile içi karışık(!) ilişkiler, halen geçirilen ruhsal ataklar, psikiatristleri vs. Bunlardan bazılarını insanlara anlatıp “ben buralardan geçtim iyileştim” diye anlatıyordu fakat hepsi Yalandı. İyileşmediği gibi kandırmaya da devam ediyordu.  Bu arada lüks semtte millete hava atarken evde yiyecek yemeği yoktu. Sürekli benden, işi için, banka kredisi için, kendisi için, kızı için, kurs paraları, ev kirası, mobilyalar, hatta babasına doğumgünü hediyesi tlf almak için bile para istiyordu ! Dürüstlük, hakkaniyet ışık sevgi diyerek beni 100 bin lira civarında dolandırdı. Borç alıyorum ödeyeceğim dediklerini vermediği gibi bir de “seninle arkadaştık bu arkadaşlık içinde sen  harcadın bana verdin” gibi bir kılıf buldu.  (populer karanlık kılıflara  örnek bir cümle daha)  Bir de kendince benim doğrum diyordu. Bu da onun vicdanını rahatlatma şekliydi. Yine karanlık bir şekil.  DOĞRU kimseye zarar vermez. Veriyorsa o zaman senin doğrun karanlık bir doğrudur. Bunu bir yazınızda yazmıştınız. Evet aynen öyle Alev hanım ! Tabii bu arada Onun devlete vergi borçları , bankalar  dahil dolandırmadığı insan kalmamış.  Şimdi yurt dışında ve göya hayatı çok güzel bir portre çizerek ve saçma sapan laflar yazarak halen oradan insanları kandırmaya devam ediyor. Kafası çalışan bir kişi olsa zaten yazdıklarından onun hasta olduğunu anlar !!  Lakin ektiklerini biçme döneminde ve ağzından düşürmediği KARMA bana yaptıklarını ondan çıkarmak için hayatında dolaştığını anlayamayacak kadar da cahil ve karanlık.  Azıcık spiritüel, karma bilgisi olsa kızına bir şey olacak diye korkar. Çünkü karma/kader en sevdiğinden veya en önem verdiği değerlerden vururmuş insanı öğretmek için. Ben bile öğrendim artık  zaten dini bilgilerimden de biliyordum çok şükür.  Şu an tüm Yalanları , sahtekarlığı ayaklarına dolandı . Umarım farkındadır da yol yakınken Işığa döner. Bu insana gidip de enerji çalışması yaptıranları düşünemiyorum. Tüm kirli karanlık enerjisini aktarıyor !  Ayrıca kurs parasını ödeyerek gönderdiğim Yoga’yı falan da bilmediğini şimdi gerçekten bilip de gerçekten yoga yapanları gördükçe daha iyi anlıyorum. Zaten bildiği bir şey yok. Okuduğu birkaç felsefe kitabı, psikoloji lafları ile insanlara kendini pazarlamaya çalışıyor. Tabii geriye dönüp baktığımda bunu daha iyi anlıyorum. O  zamanlar onun ağlamaları , aman geçmişteki gibi yine intihar etmesin korkularım ve vicdanım yüzünden kendimi çok kaptırmıştım.  Şimdi bu insana gidip hangi enerjiyi hangi eğitimi alabilirsin ki ? Zaten kendisi hasta, karanlığın dibinde ! Herkesi hasta edip bırakıyor kirli enerjisiyle ! Bilmeyenler de görüntüsüne kanıp bir şey sanıyor ! 

(Bu olay aslında çok detaylıdır. Başlıbaşına bir kitap çıkar. Bundan duruma göre daha sonra detaylı  bahsederim. Umarım o zamana kadar bu hikayenin sonu “Işığa ulaştı ve danışanıma borçlarını ödeyip karmalarını temizledi. Şu an onun da çok mutlu ve bereketli bir hayatı  var” diye biter. –Alev- )

 

Son iki  örnek de benden olsun..  Bir sürü örnek var da hepsi zaten birbirinin aynı . Sadece kişiler ve olaylar farklı ..

4 -5 sene kadar önce  bir çocuk bana messenger’dan  “ Antalya'da Turizm sektöründe çalıştığını lakin iflas ettiğini ve parasız kaldığını , spirütel konulara ilgi duyduğunu ve bu işte para olduğunu düşündüğünü bu işe yönelmek istediğini” yazdı (yazışmalar halen duruyor) Ben de ona “bu iş diye düşünme, spiritüel konular çok önemli. İnsanların hakkı geçer üstüne. Önce kendin için öğren sonra tamam olduğunu artık öğretmeye hazır olduğunu düşünürsen yaparsın. Bu arada geçimini devam ettirmek için iş bak kendine” yazdım. Bana tekrar yazarak” spiritüel konularda öğrenmek istediğini ona çakralar ne demek açıklamamı istedi” ben de gayet iyi niyetle tüm enerji merkezlerini anlamlarını anlattım. Gerisini de sen oku,  her şeyi oku öğren dedim. Aradan 3-4 gün geçti sayfasına bir baktım “Çakralarla iyileştirme. Skype üzerinden 30 dk. Kişi başı 50 TL” yazmış. Tabii çok üzüldüm onun havalı laflarına, fotoğraflarına inanıp da kimbilir neler anlatan ve kimbilir nasıl yanlış yönlendirilen insanlar olduğu için..   Aradan birkaç ay geçti biri özelden bana mesaj yazmış. Alev hanım sizin yazılarınızı sürekli bu kişi paylaşıyor kendi ismiyle diye. Hemen ona yazdım. “Bak kimsenin yazısını emeğini sahiplenme benim yazımı beğeniyorsan o zaman ismimle paylaş” . Bana cevap olarak” sen yazdın artık bizim oldu bütüne ait” o zamanlar bu cümleyi az duyuyordum. Sonra “Hırsızlar” arasında bu cümle “karanlık popüler”  bir cümle oldu. Tabii onlarda sonra yok oldu. Olmayan varsa tavsiye ederim. İlahi tokatı yemeden kendine gelsin. Neyse sonra bu şahıs ünlü bir yazarın yazısını da kendi ismiyle paylaşınca kıyametler kopmuş. Ben dahil herkes bunu blokladı . Yazar bayağa bir sayfasında rezil etmiş bunu vs.  Sonra  kendi gerçek ismini bırakıp kendisine IŞIK İŞÇİSİ; IŞIĞIN SAVAŞÇISI; gibi isimler takarak ve bir sürü takipçi edinerek devam etti ve ediyor Şu an enerji çalışması da yapıyor. Onun kamplarından birine katılan danışanım ise korkunç olaylar yaşadı (bunu 2. Kitabımda detaylı anlatıyorum) , Fiziğini de farklı kullandığı için şu an özellikle bir sürü kadın hayranı var(!) . O da bu şekilde yolunu buldu işte ..

 

Bence en çarpıcı örneklerden biri de bu !

Bir danışanım bir gün bana geldiğinde kendisiyle ilgili spiritüel durumlardan bahsetti ve bir varlıkla irtibatta olduğunu kendisine iyi davrandığını bilgi aktardığını söyledi. Ben de ona “kim peki hiç sordun mu ? Hangi boyuttan ? adı ne ? seninle bağlantı kurmasında ki amacı nedir ? niye seni seçti ?”

-Hayır sormadım sonra sorarsam küser giderse.. ?

-Olur mu hiç öyle şey ! Sorman lazım. Bir insan gelse sana böyle şeyler söylese ona sormazmısın kardeşim niye beni buldun ? derdin ne ? diye ! işte aynı şey ! hem zaten ışık varlıklar öyle küsme tavır alma gibi şeyler yapmazlar aksine seni rahatlatmak için tüm sorularına , sinirine her şeye sevgiyle cevap verirler ve bir şey yaptırmaya çalışmazlar. Sevgiyle öğretirler.

- Yok Alev hanım sormam. Çünkü kendimi böyle özel hissediyorum. Sayfamdan yazıyorum herkes de benimle ilgileniyor takip ediyor hoşuma gidiyor.

- (Hemen açtım facebook sayfasını yazdıklarını okudum) iyi de bu karanlık bilgiler. Bunlar gerçek değil . korkutucu şeyler . sen birine piyon oldun yetmiyormuş gibi bir de insanları karanlıkla etkiliyorsun. Bak vallahi hani derler ya bunun vebali çok büyük. Kendinde acaip karmik düğümler yaratıyorsun. Bu işin bir de öbür tarafı var. Yetmedi yine dönücen dünyaya tüm bunları telafi etmek için. Ben seni şimdi temizleyeyim bu bağlantılardan yeni bir sayfa aç yeni ışık bilgiler paylaş ışığa geç.

Önce tamam dedi. Çalışmayı yaptık. Giderken kendini üzerinden yük kalkmış gibi harika hissettiğini söyledi gitti.. aradan 1 hafta geçti.. Bana wassap’dan yazdı. Ne yapacağımı bilmiyorum. 1 haftadır yazmadım . kendimi değersiz hissediyorum. O varlığı tekrar çağırdım geldi. Ben yine onunla devam edeceğim.Yani karanlığı kabul etti. 

Ne diyebilirim ki ? peki bu senin özgür seçimin dedim.. Şu an kendisi enerji çalışmaları da yapıyor ve bir sürü kişiyi tabiri caizse aynen diğerleri gibi zehirlemeye devam ediyor..

Bu da bir görev.. O kendi ruhsal tekamülünü yaşayacak diğer insanlarda aynı şekilde ve uyanan uzaklaşacak ve bu deneyimleri kendi ışık yolunda kendi yükselişine kullanacak.. Tekamül sirkülasyonu böyle devam ediyor..

Hepimiz dünyaya İNSAN olmayı öğrenmeye gelen muhteşem RUHLARIZ.. ve görevimiz de RUHLARIMIZ yani kendimizi hatırlamak..

Evettttt bu kadar örnekten sonra  herhalde bu Holistik  SPİRİTÜEL TACİRLER kısmı net olarak anlaşılmıştır.

Arkadaşlar,

2020 yılı gerçekten çok karışık bir sene.. Şu an görünenin ötesinde görünmeyen çok şey yaşıyoruz. Lütfen ışığınıza enerjinize sahip çıkın. Lütfen her önünüze çıkana gitmeyin.  Kimseye bağlanmayın.  Bu ışık ve sevgiden bahseden çoğu insanın  gerçekten öyle olmadığını artık birer enerji vampiri karanlık maşa olduğunu fark edin. Araştırın, sorgulayın. Hele ki şu dönem !!! Savaşın tam ortasındayız ! RUHUNUZUN IŞIĞI , SORGULAMANIZ yani AKLINIZ SİZİN EN BÜYÜK SAVUNMA SİLAHINIZ  !!!

BİR OLmak , BÜTÜN’e hizmet etmek için önce kendimizin tamamlanmış olması önemli. O yüzden ÖNCE BEN OLMADAN BİZ OLAMAYIZ diyoruz. Önce BEN olmayı öğrenmemiz gerek. Siz kendinizi öğrenince herkesi her şeyi de öğrenmeye başlıyorsunuz.

Elbette bu tarz deneyimler yaşayarak ilerlememiz gerekiyorsa ilerleriz. Bu bir seçim. Önceden görüp zaman kaybetmeden o karanlık basamağı atlayarak da çıkabiliriz.

Tacirlere dikkat edin , IŞIĞINIZA SAHİP ÇIKIN..

Sadece ve sadece YÜCE YARADAN’ın Işığına girin orada kalın. O size yeter..

Bu da dönemsel kıssadan hisse yazısı olsun..

Anlayan için zehirin tüm versiyonlarını ve içeriğini yazdım ve uzak durun dedim.

Anlamayanlar halen bu zehirlerin ismi nedir demeye ve isim aramaya devam edecektir.  Oysa ki isme değil, tarife bakmak lazım. Bu tarife kim veya ne uyuyorsa uzak durmak , bunu anlamak bir farkındalıktır.

Bütünün en yüksek hayrına tüm sevgimle IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür

Alev Cedimağar


#Holistik #Londra #italya #nişantaşı #istanbul #Türkiye #reiki #yaşamkoçu #yoga #accessbars #karma #ilahiadalet #ifşa #gerçekler #çokyakında #seçimler #sınavlar #ruhsaltekamül #ruhsalenerji #şifacı #insanlık #humanity #heryer




28 Mayıs 2020 Perşembe

Voltran ! Voltran ! Voltran !

Voltran diye bir çizgi film vardı hatırlarmısınız.?

Çocukken yani 1980'li yıllarda en sevdiğim çizgi filmler içindeydi.
5 savaşçı aslan bir tehlike anında bir araya gelip Voltran denilen EVRENİN SAVUNUCUSU dev yenilmez robotu oluşturuyorlar ve savaşıyorlardı.

Bu robotu oluşturmak için de 3 kez "Voltran, Voltran, Voltran" diyorlardı ve birlikte oluşturdukları güç ile tüm kötülüklerin üstesinden geliyorardı.

İşte son zamanlarda yaşadığımız enteresan geçişler ile bilinçli kişilerin bir araya gelip gayet, Cesur ve dimdik duruşları, bana bu çizgi filmi hatırlattı. Her ülke kendi tekamülünde kendi Savaşçısını yaratıyor. Herkes birer savaşçı Aslan. Biz de kendi ülkemizde Bizimkini oluşturuyoruz.. Sonra hepsi bir araya geldiğinde daha güçlü bir Dünya için BİRLİK oluyor. EVRENİN SAVUNUCULARI !!!

Corona ile başlayan ve Dünkü kuyruklu yıldız geçişinde yaşanan garip olaylarla devam eden süreç de bir araya gelip "Bunun da üstesinden geliriz" diyerek yaşam enerjisiyle ve hayatını sahiplenen bir savaşçı olarak bunu da BİRLİKTE IŞIK ve tüm yaradılışa olan SEVGİMİZLE savurduk .

Bizim cephanemiz, Gücümüz İNANÇ ! İnanıyoruz, Işıkta kalıyoruz, kendimize güveniyoruz ve geleceğimizi bu pozitif inançla kuvvetlendirip kodluyoruz. Ortaya çıkan büyük enerji de bizi asansör gibi hedefimize taşıyor çok şükür 🙏 Hedefimiz ise daha güzel bir Dünya, karanlığın zayıflaması ve insanlığın bilinçlenmesi, Boyutsal ve Ruhsal çıkışımıza Işıl Işıl devam etmek 🙏

Sırada ne var umrumuzda değil çünkü olumsuzlukları olumluya dönüştürmek için kendimize ve Işığımıza güveniyoruz ! Savaşırız !

Bu yılı bir sürü Işık Savaşçısıyla Işıl Işıl bitireceğiz. Yani BİRLİKTE 🙏

Herşeyin temelinde ise bu yılın sınavı SEVGİ var.
Çünkü Sevgi olmadan mücadele olmaz..

O zaman ne diyoruz ?
Tüm POZİTİF Değişimi ve Dönüşümü sevgiyle kabul ediyoruz. BİZ hazırız !

Voltran, Voltran, Voltran!

Alev Cedimağar



24 Mayıs 2020 Pazar

Her zaman mutlu olmam lazım diye birşey OLAMAZ !

Dünya'ya gelirken Saf Enerji ile geliriz. O yüzden çocuklar için "Masum" ya da "Melek" tanımı kullanılır. Çünkü henüz dünya'ya ait olumsuz tanımları bilmezler. Yaşadıkça öğrenirler. 

Bu olumsuz diyerek adlandırdığımız tanımlar nedir ? 
Korku, öfke, Kıskançlık, Suçluluk, Yalan gibi  kişinin hem kendisine hem de başkasına zarar veren duygular. 
Bu duygulara sahip olmak Ruhsal Tekamülün en zorlu düğümleridir. Çünkü özümüzde yoktur. Bunlar bize ait "Normal duygular DEĞİLDİR". 

Bunları da normalleştirmeye çalışamayız. Sadece farkedip üzerimizden temizlememiz önemlidir. 
Mesela herşeye karşı Korku duygusu ağır basıyorsa önce bu duyguyu sahiplenmek gerekir. Korkup da korkmuyorum demek kişiyi enerji olarak da duygu olarak da kilitler. Korku duygusu yerine göre insanda "Fren" görevi yapar Ta ki "otokontrol'e" girip "Objektif" olarak neden niye korktuğunu sorgulayıp, olayı ya da durumu kontrol altına alması için zaman verir. Nitekim insanlar bilmediği şeyden korkar. Üstünüze gelen bir Aslan'dan korkabilirsiniz lakin ona sırtınızı dönmemeyi, onu kızdırmamayı, dik durmayı kollarınızı açmayı, yüksek ve kalın bir ses ile sakince konuşmayı. elinizde bir değnek veya herhangi bir şey ile veya ateş ile kendinizden emin uzaklaştırmayı yani karşılaştığınızda ne yapacağınızı biliyorsanız Aslan korkunuz ile de baş etmeyi biliyorsunuz demektir. Sinek'den korkuyorsanız o zaman da ruh halinizi bir sorgulayın derim ;) "Korku ile bin defa ölerek yaşamak yerine cesurca bir kez ölmeyi tercih ederim" lafını bu anlamda çok severim ;)  

Ya da Kıskanç olduğu halde "yooo ben kıskanmıyorum" diyerek hem kendisini hem çevresini kandırıyorsa o zaman bu duygu onu bir süre sonra ele geçirir. 

"Her zaman mutlu olmam lazım" diye de bir duygu yoktur. Bu zincirleme bir akışdır. Tüm düğümleri çözdükten sonra insana su gibi akan huzur veren bir duygudur. Bu duygunun akması için de önce düğümlerin çözülmesi gerekir. Yani Kendinizi zorlayarak mutlu olamazsınız. Kendiliğinizden olursunuz. 

Bu konular hakkında çok detaylı yazdım o yüzden uzun uzun tekrar yazmayacağım. Bununla birlikte zaten Kitabımı okuyanlarda bilirler. Yüce yaradan'dan aldığımız 7 özellik ! işte tüm SIR bu 7 özelliğin içinde.. 

Bu duyguları size normalmiş gibi gösteren kendisi de ne yaptığını bilmeyen bazı kişilerin yazılarını bana gönderip ne yapacağız diye soruyorsunuz ya ? 
Direkt arkanıza bakmadan kaçın derim. ! çünkü bunu yazan kişi de zaten belli ki ne bildiğini bilmiyor, biliyormuş gibi ahkam kesip, kendi bozuk ruh halini ve kişiliğini yansıtıp kendisi bu duygular içinde debelenirken sizi de içine çekmeye çalışıyor. Bu da onun tekamülü. Yolu Işığa gitsin. Herkes kendinden sorumlu. Siz de öncelikle kendinize odaklanın.  

Şimdi bunun üzerine Kafka'nın bir sözü geldi aklıma : 
"Zerre kadar anlamadıkları şeyler hakkında konuşuyorlar. Sırf aptallıkları sayesinde kendilerinden bu kadar eminler" 
Malum Ruhsal bozuklukların arttığı herkesin maskelerinin düştüğü dönemde artık sizde gözünüzü açın ve bilgilerinizi kullanıp akıl-mantık - his üçgeninde mukayese edip sorgulayın. Kendi bile ne olduğunu bilmeyen bu insanların karanlık tuzaklarına düşmeyin. 

Zaten bu dönem ortalık karanlık piyonlarla doldu bir çok kişi obses vaka'ya girdi. Sapla saman karıştı. Siz ayaklarıızı yere sağlam basın BİLGİNİN IŞIĞINDA kalarak yaşayın..
Bu da sizin Özgüven ve dolayısıyla Bilgilerinizi sınama, uygulama döneminiz ;) 

Özünüzü hatırlayın. ihtiyacınız olan herşey kendinizde var ! 
Biz İNSANLAR Kainatın en özel varlıklarıyız. Bunu daima hatırlayın lütfen.. 

Alev Cedimağar 





23 Mayıs 2020 Cumartesi

İçinden geldiği gibi DEĞİL, İçine sindiği gibi YAŞA..

DOĞRU VE YANLIŞ NEDİR?

Herkesin kendi bilincine göre doğrusu doğru, Yanlışı, yanlışdır. Mesela Hırsız, Yalancı, Sahtekar, Dolandırıcının da doğrusı vardır.
O da kendince doğruyu yapar.
Yalnız bu doğru Işığa hizmet ediyormu diye bir ölçme şekli de vardır.
Eğer kişinin doğrusu başka birine zarar vermiyorsa, vicdanı rahatsa, hakkaniyetli ve adilse içine siniyorsa, aynı şey kendine yapıldığında mutlu oluyorsa, O zaman ona evrensel DOĞRU diyebiliriz.
Değilse,
Kişi kendini kandırır ve kendine büyük sınavlar (karmalar) yaratır. Hele ki bir de din, iman , karma, ışık sevgi gibi laflarla insanları kandırıyor ve kendi daha büyük karanlık işler çeviriyorsa vay haline ! İlahi Sistem öğretmek için en hassas sevgi noktandan yakar. Yanmayı öğren bir daha kimseyi yakma der..
O yüzden içinden geldiği gibi DEĞİL, İçine sindiği gibi yaşamalısın..
Tabii önce içini Işığa açıp yine önce kendini aydınlatarak..
Sonuçta değişmeyen evrensel kanun :
Herkes ektiğini biçer, yaşattığını yaşar..
Ve de öyle OLdu çok şükür🙏


Alev Cedimağar



22 Mayıs 2020 Cuma

Direksiyonumuza Hakim olma günleri.. 2. Dalga virüs ?

Bugün YENİAY ile birlikte farklı bir geçiş daha yapıyoruz.. 
Geçişi yeniay mı sağlıyor ?
Tabii ki hayır.
Mevcut geçişi etkileyerek kuvvetlendiriyor. Tüm gökyüzü olaylarını bu şekilde değerlendirebiliriz.

Peki bu dönem ne yaşayacağız ?

Geçen gün grubumda biri 2020 yılını tekerlekleri sallana sallana giden bir kamyonete benzetmiş. Çok gülmüştüm lakin trajikomik de olsa güzel bir benzetme.. 
Evet tekerlekler fırlayacak gibi duruyor lakin fırlamıyor her şekilde gidiyor. Buna rağmen asıl hüner şöför de. Kontrollü ve Azimle o kamyonu sürmeye devam ediyor. 
İşte 2020 özetle böyle.
Tabiri caizse bir sürü sınavla hepimizi baştan yaratıp yeni bir BEN yapıyor. Nitekim sürekli yazdığım gibi artık hepimiz değiştik hiçbirimiz ve hiçbirşey eskisi gibi değil. 

Zannettiğinizin aksine enerjiler gayet dengeli ve rahat akıyor. Renk olarak BEYAZ görüyorum ve bu beni çok mutlu ediyor. Enerjier kuvvetlendi. Yani bunu bir duş gibi düşünebilirsiniz. Önceden su akıyordu yumuşak yumuşak değiyordu tenimize. hoşumuza gidiyordu işimizi görüyordu fakat yavaşdı. Şimdi ise su çok tazyikli ve kuvvetli akıyor. Yine bizi temizliyor yine hoşumuza gidiyor lakin bu kez biraz sert geliyor. Duşu ayarlayamıyoruz lakin kendimiz alışmaya ve keyif almaya çalışıyoruz. Sonuçta bizi yine temizliyor amacımıza hizmet ediyor ve banyodan eskisinden daha hızlı çıkabiliyoruz. İşte sürekli daha kuvvetli akışlar geliyor ve biz hepsine de alışa alışa ruhsal tekamül yolculuğumuza devam ediyoruz. Bu dönem yaşayan bizler bunu deneyimlemek için geldik ve başardığımız için buradayız. Bu şansı çok iyi değerlendirmemiz gerek. 

Evet çok hızlandık. Her anlamda hızlandık. Zaten bunu hayatınıza ve en önemlisi zamana baktığınızda da anlayabilirsiniz. En basitinden yaklaşık 3 aydır evdeydik. Şu an 3 gün gibi geliyor  değil mi ? üstelik bir de bu günlerde kendimize yeni düzen kurmayı öğrendik. Tabii öğrendiklerimiz bununla sınırlı kalmadı. Virüs'ü tanıdık, gerçekleri öğrendik, önce korkup sonra "Noluyor ya ben neden korkuyorum bu işte bir terslik bir tuhaflık var araştırmam lazım" demeyi de öğrendik.  Bununla birlikte gerek özel gerekse toplumsal hayatımızda bir sürü maskeler düştü. SIR'lar ifşa oldu. Etrafımızda ki insanları daha iyi tanıdık. Tabiri caizse olumlu veya olumsuz "Herkesin içi  dışına çıktı". 

Daha önce defalarca yazdığım gibi "Bu sene pek çok ruh dünya'dan ayrılacak" . Hiç kimse tesadüf ya da yanlışlıkla ölmez ve bu gidişler ruhların seçimi. Çünkü yeni bir enerji alanına geçtik. Bu enerjiye uyumlanamayan, Değişimini tamamlayamayan herkes ayrılmayı ve daha sonra tekrar dönerek bu enerjinin içinde doğarak uyumlanmayı seçecek. Tabii bu gidişlere üzülmüyoruz anlamına gelmiyor.
Açıkcası ben gidene değil daima kalana üzülürüm. Sevdiklerimizden ayrılmak , özlem duygusu , bir daha dokunamayacak olma duygusu yaşayan için zor bir inanç ve kabullenme sınavı.. 

Velhasıl, 

Herkes hayatına sıkıca sarılmayı, hayatını kontrol etmeyi ve artık yaşanılan dönem ile birlikte yönüne karar verip yola çıkmayı , yeni hayatına odaklanmayı seçerek, yeni başlangıçlar da cesur olmalı ve sallanmalar karşısında dimdik ayakta "Denge'de" durabilmeyi öğrenmesi gerekiyor. Çünkü zaten amaç bu ! İnsanları harekete geçirmek ve YENİ döneme hazırlamak. 

Dünya 5. Boyut yolculuğuna çok yaklaştı. Şu an tüm kainat bizim geçişimizi merakla izliyor. Bu 2012 yılından sonra ki en önemli geçiş. Maya'lar bu dönemi görebilseydi eminim en önemli 2. kehanet olarak yazarlardı.. 

Ruhsal olarak zannedilenin aksine herkes de bir heyecan duygusu, adrenalin yükselmesi olabilir. "Ne yapacağımı bilmiyorum fakat bir şey yapmalıyım onu biliyorum" duygusu yoğun yaşanabilir. Cevapları da hayatınızı, isteklerinizi , ruhunuzu analiz ettiğinizde bulacaksınız. Kararsızlık, Belirsizlik süreci bitti. Şimdi eylem ve plan zamanı !  Hayatınızın kontrolünü elinize alın. Eğer hayatınız boyunca hep birilerine güvenip " o yapsın, o halletsin, o kazansın, o versin, ne olursa razıyım" diyenlerdenseniz artık çok farklı olaylarla (sınavlarla) bunun bittiğini farketmişsinizdir. şimdi BEN YAPARIM ve HERŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIĞIM BUNU HAK EDİYORUM  dersleri başladı. 
Eninde sonunda yapmayı öğrenmeniz gerek. Ya yapacaksınız ya da yapacak ! 

Fiziksel olarak ise canlı yayında bahsettiğim kemiklerde genleşme dolayısıyla ağrılar artabilir. Çok şaşıracaksınız lakin iskeletinizin güçlendiğini hatta uzadığınızı farkedebilirsiniz . 

Midenizde bir hareketlenme, karıncalanma, mide bulantısı gibi de değil, hazımsızlık da değil. Garip bir şey diyebileceğiniz durumlar yaşayabilirsiniz. Bu özgüven merkezinizin açılması ile ilgili. Yani kendinize güvenmeniz artık harekete geçmeniz ile ilgili bir işaret diyebiliriz. Harekete geçtiğinizde merkez açılır ve işaretler geçer. 

Bir de en önemlisi, 

Herkesin 3. gözü aktif. yalnız bunu açmak kişiye bağlıdır. Bu da "Ben istiyorum" demek ile olmaz. Kimse de sizin yerinize 3. gözünüzü açamaz (Evrensel kanun gereği yasaktır. 3. göze müdahale olmaz. Bunu yaptığını iddia edenlerden ve bir çeşit ot kullanımlarından da uzak durun karanlık bir eylemdir. Nitekim bilinçsiz sırf meraktan yapıldığı için şu an karanlık obsesif durumlar yaşayan çok insan var. ve o insanlar kendini farklı tanıtıyor bir sürü insan da inanıp peşinden gidiyor. Toplu intihar gibi birşey ! ) 

Herşey de olduğu gibi 3. gözün açılması da sizin ruhsal bilinçlenme ve titreşiminizle alakalıdır. En önemlisi Cesaret ve BİLGİ ile paralel olur. Bunu da tabiri caizse şuna benzetebiliriz. Bir radyo düşünün. Anteni kısa ya da arızalı. Siz onu tamir etmek ve anlamak için bir sürü bilgi okuyorsunuz. Okudukça bir parçasını anlıyor ve yapıyorsunuz. Azmediyorsunuz ve öğreniyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz radyo çalışmaya başlamış. İşte bunun gibi ... Siz öğrendikçe anladıkça zaten ruhsal açılımınızı yaparsınız kendi kendinize talimat verirsiniz. Her zaman söylediğim ve kitabımda da detaylı yazdığım gibi. SİZDE İHTİYACINIZ OLAN TÜM GÜÇ VAR !! KULLANIN !!!  

Bu dönem her türlü ruhsal açılımlar da artacak. Bilinçli olanlar bunu gayet dengeli kontrol edecek. Bilinçsiz olanlarda ise yine ruhsal sorunlar baş gösterebilir. Hiç uğraşmayın böyle şeylerle. 3. göz açılması prestij falan değil. Zaten buna takıntı yapmak da yüksek Ego'ya girer sonrası facia olur ! Bu yüzden Hislerinize ve aklınıza güvenin o daha önemli. sonrası zaten gelir :) 

Bir de aklımdayken yine naçizane uyarayım. Bu dönem maddi kaygılar nedeniyle bilen bilmeyen ne olduğu belli olmayan bir sürü kişi "uzman" adı altında on-line eğitim vermeye başladı. Dikkatli olun paranızı kaptırmayın kişiyi iyi araştırın. Nitekim bizzat ben özellikle spiritüel konularda, Işık ve sevgiden bahsedip herkesi dolandıran, yalan söylerken yüzü bile kızarmayan, hatta ona buna iftira atıp kendini sütten çıkmış ak kaşık gibi gösteren, daha gittiği kursu bitirmeyip öğrendiği 2-3 laf ile eğitim vermeye çalışan, psikolojik tedavi görüp ilaç kullanan ve ruhsal enerji verdiğini iddia ederek bir sürü insanı hasta eden kişiler tanıyorum. Bu onların tekamülü bizi ilgilendirmez. Canı yürekten ruhlarına gerçekten IŞIK diliyorum. Ya oldukları gibi görünmelerini ya da görünmeye çalıştıkları insan olmalarına niyet ediyorum. Her halukarda gerçekler gizli kalmıyor herkes herşeyi duyuyor. Bu da onların "karması".. Gerçi karmanın biraz anlamını bilen, birazcık spiritüel bilgisi olan kişinin ödü patlar yanlış birşey yapmaya.. İşte öz de değil sözde olmak böyle birşey.. Neyse ki maskeler düşüyor ve İlahi adalet güzel çalışıyor. Tabii bunu da anlamıyorlar o da ayrı konu ya neyse... Sonuçta bize düşen de aklımızı kullanmak, gözlemlemek, araştırmak ve kendimize durup dururken gereksiz olumsuz karmalar  yaratmamak ! Zaten var olanları temizlemeye çalışırken bir de üstüne bunlar gelmesin :))) Gerçi olacağı varsa kişinin öğrenme yolu buradan geçecekse olur . Herkes kendi bilincine göre yaşaması gerekeni yaşayarak öğrenir ve herkes ektiğini mutlaka biçer..  

Bu arada 2. Dalga virüs söylentilerine de odaklanmayın. Enerjinizi kilitlemeyin. Evet 2. Dalga bir salgın daha olabilir lakin bu virüs'den değil cinsellikten gelebilir. Dünya tek eşliliğe gidiyor. Artık SEVGİ 'nin hakim olduğu tek eşli döneme de geçiliyor. Yok öyle onu da seviyorum bunu da seviyorum :))) Hadi seç bakalım ? .. Bu konu hakkında daha sonra yeri geldiğinde uzun yazarım. 

Evettt
27 Mayıs da Swan Comet kuyruklu yıldızı da dünyanın yakınından geçecek ve göreceğiz. Bu gece gökyüzü hareketlerine de dikkat etmenizi tavsiye ederim. Enteresan bir gece olacak diye  düşünüyorum. 

O zaman YENİ AY ile birlikte YENİ BAŞLANGIÇLARIMIZ Kendimizin ve Bütünün en yüksek hayrına Şifa, Işık ve tüm güzel mucizeleriyle OLdu bile çok şükür.

Alev Cedimağar 








21 Mayıs 2020 Perşembe

Yaşattığını yaşamadan ölmeyeceksin !!!

Geçen hafta bir gün arkadaşımla konuşurken bana markete gittiğini ve maskesiz birine sinir olduğunu birşey söylememek için kendini zor tuttuğunu sonra gidip kasiyere şikayet edip neden markete maskesiz insanlar aldıklarını sorduğunu anlatmıştı..
" Adama bir şey söylemedim şimdi ters bir şey söyler canım sıkılır zaten görünce sinirlendim" falan demişti.
Ben de "güzellikle söyleseydin. Maske takarsanız öncelikle kendinizi korursunuz sonra da çevreniz ve sevdiklerinizi de korursunuz" gibi birşey demiştim.. "Evet haklısın öyle söyleyebilirdim" dedi..konu öyleyce geçti gitti..
Bugün aynı arkadaş beni aradı.
"Alev vallahi İNSANLAR YARGILADIĞI NE VARSA YAŞAMADAN ÖLMEYECEK sözü çok doğru bizzat bugün yaşadım" dedi..
"aaa noldu ?" dedim.. Bir yandan da meraklı meraklı aklımdan geçiyor.. "Kimseyi yargılamaz kötü konuşmaz acaba ne yaşadı ? " diye..
anlatmaya başladı.
"Markete giderken arkadaşım aradı. işten güçten konuşurken bu arada markete geldim arabayı parkettim konuşarak markete girdim tam alışveriş yaparken farkettim ki maskem yok !!! Konuşma dalgınlığı ile arabadan maskesiz çıkmışım ! Ay bir anda ne yapacağımı şaşırdım. Hemen üzerimdeki T-Shirt'ü ağzıma sardım . bir iki şey alıp kasaya geldim . Kasada ki kıza durumu kısaca anlatıp özür diledim hemen çıktım marketten. Sonra aklıma o günkü olay geldi. Hayat ne enteresan paradigma. Farklı açılardan bakmayı yaşatarak öğretiyor insana. Belki de benim kızdığım adam da böyle birşey yaşadı ya da başka sorunlardan dolayı takmamıştı belki umursamazlığından bilemeyiz lakin kızacak sinirlenecek birşey yoktu ortada..Bugün daha iyi anladım."
"inanılmaz güzel bir ders almışsın lakin en önemlisi bu dersi farketmişsin " dedim. "Çünkü yaşadıklarıyla yaptıkları arasında bağlantı kuramayan ve defalarca benzer durumlar yaşayarak halen mesajı alamayan çok insan var.. "
Bunları konuşurken bir an aklıma beni ve tüm çevreyi çok etkileyen bir olay eski bir komşu geldi.. Eşcinsellere karşı düşmanca konuşur nefret ederdi. Yıllar sonra bir oğlu oldu ve şu an GAY yani nefret ettiği O eşcinsellerden.. Komşum da şu an Anne olarak bedeni değil , insanın ruhunu , evlat olarak doğurduğunu, evladın cinsiyetinin değil varlığının, ruhunun , sevgisinin önemli olduğunu ve onunda BİR İNSAN olduğunu öğreniyor ve bir BÜTÜN OLarak da sevmeyi öğreniyor. Neyse.. kendimce nostalji yaptım..
Kıssadan hisse misali..
HERKES ÖYLE YA DA BÖYLE YANİ YA DİREKT AYNISINI YA DA FARKLI BİR ŞEKLİYLE EKTİĞİNİ BİÇMEDEN, YARGILADIĞINI; ELEŞTİRDİĞİNİ YAŞAMADAN BU DÜNYA'DAN AYRILMAYACAK..!
Olumlu, pozitif , olabilir, dediği her güzelliği de..
Alev Cedimağar

İlaç kullanırken bedene talimat vermek..

Her ne çeşit olursa olsun ilaç kullanırken ,

yüksek sesle,

"SADECE KİMYAMA , BEDENİME UYGUN BENİ ŞİFALANDIRAN MADDELERİN GİRMESİNE VE BEDENİMLE UYUMLANMASINA İZİN VERİYORUM"

dediğinizde, hücreleriniz kendisine verilen bu bilinçli talimatı uygulayarak sadece ihtiyacı olanı alır kullanır ve gerisini atar.

Bu talimatı uygun gördüğünüz her durumda mesela bilmediğiniz bir şeyi yerken , içerken de kullanabilirsiniz. Yan etkisi denilen olumsuz şeylerin hiç olmadığını ya da size zarar vermediğini bizzat uygulayıp yaşayarak deneyimleyebilirsiniz.

Tabii akıl-mantık ve kalp üçgeninde kalmak da önemli. Yani zarar vereceğini bildiğiniz şeyi baştan yapmamak gibi ;)

Bu arada bu ön anlaşmayı sadece siz kendi bedeninize uygulayabilirsiniz. Başkası için yapamazsınız. herkesin kendi bedenine kendi özgür iradesiyle bu talimatı vermesi gerekir. Mesela çocuklarınız için önce aklınızı kullanıp iyice araştırıp bu sorumluluğu aldıktan sonra niyet ve dualarınızla onu korursunuz.
Bilinci yerinde olmayan kişilerde ise "Yüksek Benliğinin izniyle" sözünü kullanmanız gerekir. çünkü bilinçli olmasa da yüksek benliği ile irtibattadır ve onun onayı gerekir. Siz bilemezsiniz lakin ruh kendi tekamül yolculuğunda zaten ne yapacağını bilir :) Ya kabul eder ya da etmeyerek kendi yoluna devam ed er.. Tabii bunda asıl ders yakınlarınadır.. :)

Bütünün en yüksek hayrına ŞİFA OLması niyetim ve tüm Sevgimle..
Ve de öyle OLdu çok şükür🙏

Alev Cedimağar