13 Ağustos 2018 Pazartesi

Köprüden önce son çıkış..

Devalüasyona kadar geçen süreç'de yaşanan durumları şöyle bir genel olarak düşündüğümde, aklıma bir hikaye geldi. Gerçek mi değil mi bilmiyorum. Urfa'lı bir arkadaş'dan dinlemiştim ve anlam itibariyle çok gülmüştük.
Kurtuluş savaşında düşmanlar Antep'e giriyor ve Urfa'ya haber geliyor urfalılar gayet rahat "birşey olmaz" diyor. Sonra yeni bir haber geliyor düşman  Kale'ye yaklaştı diye insanlar yine umursamıyorlar bu böyle bir kaç kez devam ediyor düşman iyice yaklaşıyor derken adamın biri koşarak panikle  "Düşman isot tarlalarına girdi" diye bağırarak geliyor. İsot'una gelen düşmanı duyan halk bir anda ayaklanıyor ve savaşmaya başlıyor :))
Sanırım halk olarak bizim isotumuz da dolar oldu..
O zaman her şerde  bir hayır vardır diyerek doların herkesdeki BİRLİK BERABERLİK, bilincini bu şekilde uyandırmasını diliyorum.
Tabii bu yaşananların bir de ruhsal boyutu var.
Her Ülkenin ve O ülkede bireysel tekamülü için yaşamayı tercih eden ruhlar ortak bilince ve dolayısıyla tekamül sürecine de hizmet ediyor.
Her Ülkenin bir ruhu var. Bizim ki de böyle. Yani tabiri caizse  "son dakika" ruhları :)
Tabii bireysel olarak da bu kolektif bilince hizmet eden her ruh (insan)  sözde değil kendi "öz"ündeki niyetinden sorumlu olarak ruhsal çıkışını ya da inişini yine kendi özgür iradesiyle tamamlıyor..
Kendimizden Kaçış yok ;)
BEN OLan BİZ OLur 👐
Hepimize iyi haftalar 😘💕

Alev Cedimağar


12 Ağustos 2018 Pazar

Dünya'da Hizmetin 2 yönü

Bir insanın Işığa mı yoksa karanlığa mı hizmet ettiğini anlamak çok kolaydır.

Eğer kişisel iletişimde biriysel varlığı hem sizi hem de çevresini mutlu ediyor, iyilik, güzellik bilgi pozitif yönlendirme ve fikirler saçıyorsa, sizi rahatlatıp çözüme yönlendirebiyorsa en önemlisi bunu yaparken  kendiside mutlu, kendisinin ve hayatın tüm ruhsal varlığını farkında DENGELİ yol alıyorsa,  Farkındalık, Güç, Kontrol, Sevgi, gibi Yüce Yaradan'dan aldığı tüm muhteşem özelliklerin farkında, bunları hem kendinin bende bütünün en yüksek hayrına kullanıyor ve varoluşunu bilerek, bilgiyle öğrenerek yaşıyorsa,  Kendini Işıkla doldurmuş ve çevresinede  taşmaya başlamışsa,  O kişi Aydınlanmış ve çevresini de aydınlatıyordur. Yani Işık'tır.

Eğer bu kişi bir ülke yöneticisi  ise, onun halkı mutlu bereketli, adil, demokratik, bereketli, refah ve tam bağımsız özgür yaşıyorsa, ülkenin tüm kaynaklarına, toprağına, suyuna herşeyine sahip çıkıp sadece halkına sunuyorsa, laiklik ve cumhuriyet ne demek biliyor ve onun Işığında yürüyorsa, Mal varlığı ile dünyanın sayılı zenginleriyle yarışmak yerine, dış borç yaratmayıp, gerektiğinde de halktan kazandığını halka iade edip onu da devlet hazinesine bağışlayabilecek  kadar ülkesini, milletini seviyorsa, kendi çevresine değil halka iş imkanları yaratıyorsa,  ve bunların yanı sıra kitap okuyan ,  eğitimli, sanata, spora ve ruhu,  beyni güzelleştirip geliştiren herşeye önem veriyorsa, (mesela satranca şeytan icadı demeyecek kadar eğitimli ve bilgili ise) birilerini veya kendi egosunu mutlu etmek için değil,  ülkeyi vicdanı "gerçek inancı" , aklı ve mantığı ile vatan aşkıyla yönetiyorsa,  O ülkede terör, savaş ve ekonomik kriz de olmaz mutsuz olaylar ve sapkınlıklar da.. çünkü o yönetici de Işık'tır.

Diğer Dünya'ya yani "gerçeğe" gittiğimizde herkes sözünden değil, özünden yani gerçek niyetinden sorumlu olacak. Hem kendini hem de çevresini kandıranları, sorgulamadan, aklını kullanmayan, okuyup öğrenmeyen  ya da çıkarına uygun olduğu için karanlığın kucağına 3 günlük dünya zevki için oturanları da sonsuz karanlık bir tünel bekliyor.. (Buna ruhsal anlamda spatyom istasyonu  ya da dini inançlarda cehennem ve bazı durumlarda da arafta  kalmak denir) yani kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz. Hem bu Dünya'da hem ötekinde.. Bu Dünya'da anlarsa, beyni ve ruhu çark ederse ne mutlu o insana..buna da ruhsal yükseliş denir..
Yani Ruhsal Tekamül de özetle böyle bir şeydir ;)

Velhasıl,
Anlamak isteyene anlamak da bu kadar basittir. Anlamayanın ve anlamak istemeyenin de Ruhu Işık olsun sonuçta IŞIK daima güçlüdür. Lakin mümkünse bir daha aynı dönem Dünya'ya gelip karşılaşmayalım vallahi yoruluyorum dermişim :)))))
😉😘💕

Hepimiz iyilerle karşılaşalım ve tabiri caizse Işığımız ve Sevgimizle de elele verip BİRLİKTE Kurdu kuzu yapalım 👐😉😘

Ve de öyle OLdu çok şükür 👐
Alev Cedimağar




10 Ağustos 2018 Cuma

Gezen Tavuk yumurtası.

Dün pazarda alışveriş yapıyorum yumurta da alayım dedim. Köylülerden kaldırıma tezgah kurmuş olan birine gittim. Bir kartona  "Gezen tavuk yumurtası" yazmış. 10 tane alayım dedim seçiyorum. Bu arada satıcı ısrarla yumurtanın gezen tavuk olduğunu farklı cümlelerle defalarca tekrarlamaya devam ediyor. Biraz itici oldu hatta bu kadar ispat çabası bana acaba ? diye düşündürttü? Çünkü ispat ihtiyacı kendine güvenmeyen, yaptığından söylediğinden emin olmayan ya da yalan söyleyen kişilerde olur. Önemsemedim sonuçta yumurta gezmesede olur artık alıştık 😁 Ben niyetimi  taze sağlıklı yumurta olarak yaptım gerisini boşverdim  😎
Bu sırada aklıma annemin  bazı durumlarda kullandığı "çok gezen tavuk ayağında b.k getirir' lafı geldi. Madem bu kadar anlattın bu tavuk çok geziyormuş o zaman ben almayayım bari diye bir espri yapasım geldi. Espri içimde patladı ve yine sessizce kendi kendime gülerek  yumurta seçmeye devam ettim :)))
Hayata nasıl bakarsanız hayatta size öyle bakar ve düşünceleriniz hayatınızı oluşturur ;)
Gülümseyin ve izleyin inanın herşey sizin önemsediğiniz kadar önemli boşverdiğiniz kadar geçicidir..

Kıssadan Hisse Misali hepimize Mutlu Haftasonları 👐💕

Alev Cedimağar

5 Ağustos 2018 Pazar

Güneş Tutulması da geldi Hoşgeldi :)

Ay tutuldu Güneş kıskandı ben de hemen tutulayım geç kalmayayım diyerek arkadan koştura  koştura geliyor..
Daha yeni giden bir misafirin arkasından evi toplayıp temizleyemeden ve yaşanılanları düşünüp hazmetmeden ikinci misafirin gelmesi gibi birşey oluyor..
Bu misafir örneği bize ne yaşatırsa aynı duygularla Güneş Tutulmasına Merhaba diyeceğiz  😍

Peki bu Güneş Tutulması nedir yine bir hatırlayalım.

Ay’ın, Dünya ile Güneş arasına girerek Güneş'i örtmesine ve dolayısıyla Güneş’in Dünya'dan kararmış görünmesine Güneş tutulması denir.
Tamamen bir doğa olayı. İlk kez olmuyor son kez de olmayacak.
Tabii şu an ki bilincimizle ruhsal açıdan yaydığı farklı enerjilerin verdiği mesajları artık çok rahat yorumlayıp anlayabiliyoruz.
Her zaman özellikle vurguladığım gibi, 2012 yılından sonra ruhsal ve boyutsal bir geçiş yaptık ve ilahi sistemin yeni boyut enerjilerine uyumlama destekleriyle yukarı doğru çıkmaya devam ediyoruz. Tabii çıkamayanlarda var. Bunu olmuş meyvelerin toplanıp olmayanların ağaçta bırakılmasına ve bir sorun varsa toplanıp atılarak ağacın temizlenip yeni sağlıklı meyveler için hazırlamaya benzetebiliriz.
O yüzden farkettiğiniz gibi Dünya'dan ayrılışlar hızlandı. Pek çok ruh bu geçişi (uyumlanma, farkındalık, denge, vs)  yapamadığı için Dünya'dan ayrılıp yeni enerjiyle yeniden gelip başlamayı tercih ediyor. Yani her ne oluyorsa olması gerektiği gibi..
Bu arada farkettiğiniz üzere "ölüm" demiyorum çünkü ölüm kelimesi sanki herşey bitmiş ölen yok olmuş gibi algılanıyor. Oysa ki biten birşey yok. Dünya boyutuna ait beden formu (kostüm) burada bırakılıyor asıl ruh ise,  yeni bir başlangıç ile  ruhsal planda varoluşuna devam ediyor. Bu yüzden sadece Dünya boyutundan "ayrılmış" oluyor.

 Peki bu Güneş tutulması bize ne söyleyecek ?

Aslına bakarsanız herşeyi AY Tutulmasına söyleterek önden onu haberci gönderdi diyebiliriz.

Dolayısıyla şu an bize soruyor ;

Herşeyin Farkındamısın ?
Her türlü Mutsuzluğa tahammül etmek yerine mutluluğa dönüştürmek için Cesur olup azimle harekete geçecekmisin ?
Gücünü kullanmak, iradene sahip olmak ? Adalet, Vicdan, Şefkat, Sevgi, Empati duygun var mı ? Bunu kendine ve Çevrene gösteriyormusun  ?
Kişisel olaylarına gösterdiğin  tepkiyi Toplum için herkesin en yüksek hayrına da kullanabiliyormusun ?
Yeryüzündeki değişimlere (sel, deprem,vs) önlem almak ve sakince kabul ederek "yeryüzünü şifalandırmak" Dünya'yı ve içinde varolan tüm yaşamı korumak, bu tarz gruplara destek vermek (mesele greenpeace) yerine, "Dünya'nın sonu geldi, Yaşanmaz artık bu Dünya'da" laflarıyla negatif  enerjiyi kuvvetlendirip negatif faaliyette olanların işlerini mi kolaylaştırıp destekliyorsun ?
Üç maymunu oynamanın seni maymuna çevirdiğini ve insanlıktan çıkıp ruhsal inişe geçtiğinin farkındamısın  ?
Dengelimisin ? Otokontrol'ün anlamını biliyor ve uyguluyormusun ? Yüce Yaradan'dan aldığın "Yaratıcılık" yeteneğini böbürlenerek "beddua edersem tutar" demek ve negatif yayarak kendi hayatını da mahvetmek yerine(!) ,iyi niyet ve duayla "Başıma ne gelmesini istiyorsam onu düşünüyorum ve herkesin en yüksek hayrına tüm sevgimle  diliyorum"  diyebiliyormusun  ?
Artık Işık ve Sevgi Saçan BİLGİ ile karanlık Bilgiler arasındaki farkı anlayabilecek kadar okuyor ve herşeyi öğreniyormusun ?
Velhasıl Değişimine direnip, Israrla uygulamayıp korkunun hakimiyeti içinde bu bedeni ziyan ederek tekrar gidip geri mi dönmek istiyorsun?
Özgür irade özgür seçim karar ver !

İşte Güneş tutulmasının mesajları bu cevaplarda  saklı..

Ruhsal olarak herkes kendi sınavının ruh haline girebilir. Yani birisi kendini mutlu hissederken diğeri depresif hissedebilir. Herkes kendi Bilançosunu  çıkarsın bence 😊 Lakin Genel olarak düşünülenin aksine uyandırıcı, enerjik, dinamik ve rahat düşünebilen bir ruh halinde olabiliriz. Dolayısıyla uykusuz geceler de bizi bekliyor olabilir. Ay tutulmasında zaten çok uyumuştuk şimdi de az uyuyup yavaş yavaş ortayı bulup Dengelenelim  😉

Fiziksel olarak çok bariz baş ağrıları olabilir. Hiç başı ağrımayanlar bile yaşayabilir. Endişeye gerek yok. Akım kuvvetli olduğu için basınç da aynı şekilde. Zaten ağrıyı başınızın tepe noktasından inip her iki şakaklarınızda sanki başınız balon gibi şişirilmiş hissi yaşayabilirsiniz. Bol bol su için, duş alın (üzüm sirkeli), dua meditasyon ve gerekiyorsa ağrı kesici alarak kendinizi her şekilde dengeleyip şifalandırabilirsiniz (tabii yeryüzünü de)

Bunun haricinde fiziksel olarak mevcut yaşadıklarınızın ruhsal yönlendirilmesine göre artıp azalabilir. Yani ekstra  birşey yok diyebilirim. Ruhsal o kadar mesaj var ki, bu kez bedeninle  değil ruhunla  ilgilen çünkü ruhun şifalanırsa bedeninde şifalanır mesajı verilmiş olabilir 😉

Daha önce yazdığım gibi,

"Güneş de tutulur AY'da.. Yeterki akıllar tutulmasın  gerisi kolay"

Bütünün en yüksek Hayrına tüm Sevgimle IŞIK OLması dileğimle..

Ve de öyle OLdu çok şükür 👐💕

Alev Cedimağar

(Kendisiyle başbaşa bir Enerji Gurmesi  😉)










24 Temmuz 2018 Salı

27 TEMMUZ AY TUTULMASI


Ay tutulması nedir ? Kısaca hatırlayalım..
Dünyanın Ay ile güneşin arasına girmesiyle Ay tutulması olur çünkü Ay Dünyanın gölgesine girmiş olur.
Yani gökyüzünde yine bir atraksiyon var :))
Bu arada her yerde yazan kanlı ay tutulması haberleri doğru DEĞİL. Yani inanmayın öyle kanlı manlı laflarına. Bazı İnsanlar çok meraklı korkutmaya çünkü böyle besleniyorlar. Onların oltasına gelmeyin bırakın attıkları ağa kendileri dolansın. Bizi  Işığa taşıyacak olan tek şey daima gerçek BİLGİ'dir. Bunun için de birşeye körü körüne inanıp felaket çığlıkları atmak yerine,  önce sorgulayıp, kıyaslamamız ve öğrenmemiz gerekir :)

Şimdi Gelelim konumuza;

Güneş Tutulmasının etkilerini anlayıp hazmetmeye çalışırken şimdi de üstüne Ay tutulması gelince tabii ister istemez bir kısa devre olabiliriz.
Bu da normal.
Bir yemeği yiyip keyfini çıkarmak için şöyle bir arkamıza yaslanamadan yine sofra hazırlayıp bunları da yemen lazım denmesi gibi bir şey..
Güneş tutulması yazımda bahsettiğim gibi enerjiler hem fiziksel hem ruhsal bedenlerimizi hem de yeryüzünü etkiliyor. Her akım farklı bir yerden giriş yapıyor dolayısıyla da bazen farklı bazen de halen düzeltip değiştiremediğimiz yerler varsa aynı tepkileri veriyoruz.

Fiziksel olarak;

Koku duyularınızda kuvvetlenme ve hassasiyet hissedebilirsiniz, aynı etki Kulaklarınızda da görülebilir.  titreşim, vızıltı veya mekanik çınlama gibi sesler olabilir veya çok uzaklarda olan bir sesi duyduğunuzu  farkedebilirsiniz. Bunun yanı sıra eklem yerlerinizde  ağrı veya sanki boyunuz uzuyormuş da büyüyormuşsunuz gibi bir genleşme  yaşayabilirsiniz. Cildinizde ki bazı sorunların hızla iyileştiğini görebilirsiniz. Buna gençleşme de diyebiliriz. ;) Farkındalık ve Bilinç düzeyi yüksek olanlarda bu etkilerin de paralel güçlendiğini söyleyebiliriz.

Ruhsal olarak ise;

Herşey üst üste geldiği için, gerginlik had safhada olabilir. Beyninizde sürekli bir düşünce hali alakasız konulara takılma, gereksiz tepkiler veya öfke yaratabilir. Kendinizi anlık mutsuz, yalnız depresyonda gibi hissedebilirsiniz. Bastırdığınız olumsuz duygular (kişisel kompleksler, eziklik, zavallılık hali, kıskançlık, korkular vs) hiç olmadık alınganlıklar veya öfke ile patlak verebilir ve sizi kendinizle yüzleştirerek bunları fark etmeniz, CESUR ve ÖZGÜVENLİ olmanız yönünde olumlu hizmet edebilir. (Tabii bunu anlayabilmek çok önemli yoksa yine inkar ve tartışma ile kuvvetlenmeye devam eder) İlişkilerinizde tahammülsüzlük  algılama sorunu olabilir. (Bu da bir sınav ve sonuç itibariyle değerli bir ders)
Tüm bu duyguların kaynağının yoğun enerji değişimi olduğunu bilirseniz, otokontrollü olarak olumsuz duygulara teslim olmadan "bunlar hep enerjilerin suçu(!)" diyerek rahatca dönüştürebilirsiniz ;) :D

Yine önceki güneş tutulması yazımda bahsettiğim gibi elbette yeryüzü de bizimle birlikte nasibini alarak dönüşüm içinde ve kendince kıpırdanmaya başladı. Bu doğal bir süreç. Kendimizde  ki değişiklikleri ve etkileri kabul ediyoruz onu niye etmeyelim ? Elbette ediyoruz ve Bütünün en yüksek hayrına olması için dualarımızla şifalandırmaya da devam ediyoruz.
Şimdi bize düşen görev, Otokontrollü, DENGE'de, herşeyin Farkında, izlemede ve sakin kalmak..
Her zaman yazdığım gibi "Panik lüks bir duygudur" ve bizim lükse değil aklı selim olmaya ihtiyacımız var.. İşte bilinçli tekamül ve farkındalık böyle birşey.. Kendini bilen herşeyi bilir misali..
Şimdi bu dönemi de aynen diğerleri gibi Bilgi'nin Işığında Dengeli ve kontrollü geçirerek tüm olumsuz düşünceleri pozitif dönüştürüp sadece pozitif enerji "tellerini" tutup kuvvetlendiriyoruz.
Bu dönemi rahat geçirmek için yine her zaman olduğu gibi doğa ile başbaşa yürüyüşler, toprakla ilgili uğraşlar ve duş (üzüm sirkeli su ile) almanızı naçizane tavsiye ederim.
Geçen dönemlere kıyasla (hatta tam aksi) sürekli uyumak isteği duyabilirsiniz. Uyuyun ruhunuz  beyniniz  dinlensin ve uyumlanma süreci rahat geçsin diyebilirim. Yani kendinizle  savaşmayın. Ruhunuzu, Bedeninizi dinleyin onu mutlu edin. :)
Bu arada hergün dua, niyet, meditasyon veya nasıl istiyorsanız o şekilde yeryüzünü, kendimizi ve tüm insanları şifalandırmaya devam edelim. "Toprağı Şifalandırmak" ile ilgili yazımı ve diğerlerini alevcedim.blogspot.com adresine  girerek blog sayfamdan okuyabilirsiniz.
Hepimizin en yüksek hayrına sevgiyle, Şifa ve tüm ruhlara Işık OLsun👐
Ve de öyle OLdu çok şükür 👐
Alev Cedimağar
(Kendiyle başbaşa bir Enerji Gurmesi  ;) )




20 Temmuz 2018 Cuma

Hangi Tel'e dokunmak istiyorsun ?

Tüm Güzel Dilekler, Konuşmalar, Düşünceler, Yazılar, Niyetler birer DUA'dır..
Tüm DUA'lar çok kuvvetli birer IŞIK'dır.
Tüm IŞIK enerjiler aynı Işık kanalda birleşir Bütüne yayılır ve var olan Karanlık enerjiyi zayıflatır.
Burada önemli olan hangi tarafa inanıp kuvvetlendirdiğinizdir.
Çünkü enerjiler mıknatıslı tel gibidir. Hangi tele dokunmayı tercih ederseniz ona çekilir ve tetiklersiniz.
Bu yüzden felaket yani  karanlık tellere inanırsanız onu tetikler onu çekersiniz. Ya da tam aksi Işık telini kuvvetlendirmek için pozitif ve olumluda ve tabii eylemde kalarak onun kuvvetlenmesine hizmet edersiniz.

Sınavlar, inancımızı, azmimizi, cesaretimizi, övgüvenimizi güçlendirmek için vardır. Yaşanan her olayın bir amacı vardır. Şu an anlamasak  da geriye dönüp baktığımızda -yine-, "Meğerse kıl payı kurtulmuşuz" diyeceğimiz olaylara yön veriyoruz.

Herkes istiyor ki, herşey bir anda değişsin, hemen olsun bitsin..
Bir fidenin  bile dikildikten sonra meyve verene kadar geçirmesi gereken süre vardır. En lezzetli meyveyi alabilmek için sabırla, inançla ve sevgiyle onu büyütmek gerekir. O yüzden herşey Emek ve Eylem ile somutlaşır.

Burada önemli olan gerek kişisel gerek toplumsal tüm tekamül sürecimize karanlığa inanarak mı? Yoksa Işığa inanarak mı yön vermek istediğimizdir.

Nitekim Karanlığın paniklemesi Dünyanın 'da BİZ'imde YÜKSELİŞ' e geçmemizden dolayıdır.
Karanlığın her türlü  sinsi oyunlarına karşı beynimiz, Kalbimiz, Ruhumuz  açık durursak ve Işık'da kalırsak hem bireysel hem de toplumsal ruhsal yükselişimizi hızlandırırız.

Önemli OLan BİZLERİN OLası durumların olumsuz etkisini zayıflatarak daha rahat bir geçiş yapabilmemiz için Bilinçli, DENGE'de ve KONTROLLÜ OLmamız gerektiğidir.

DUA'lar,  iyi niyet ve Şükür ile "Eylemde" kalmak BİZİM tek koruma kalkanımızdır.

Dünya'ya gelirken BİZ'e herşey çok güzel olacak sözü verilmedi. "Herşeyin çok güzel olmasını istiyorsan, çaba gösterecek, öğrenecek, öğretecek ve ruhsal farkındalığını kazanıp sınavlarını da inançla, Azimle, Denge'de ve IŞIĞIN tüm güzelliklerini kullanarak, önce kendi hayatına sonra çevrene , sonra topluma ve bir Bütün OLup Dünya'ya yansıtarak sen yapacaksın" dendi ;)

Hepimizin ve Bütünün en yüksek Hayrına daima Şifa, Birlik, Beraberlik, Huzur, Barış, Sevgi, Işık ve tüm güzellikler OLsun..

Ve de öyle OLdu çok şükür..

Alev Cedimağar
( Enerji Gurmesi  ;) )

17 Temmuz 2018 Salı

Bugün'de Uyandım.

Her yeni gün, Niyetine paralel yepyeni fikirler ve mucizelerle gelir.
Niyetin, inançla ve Azimle pozitif'de, Bedenin Eylemde kalsın ki, Yüce Yaradan seni niyetine yönlendirmek için desteklesin.
Bazen olmaz ya da istediğin gibi olmaz. İşte o zaman olmayanların da yine niyetine hizmet ettiğini, seni o yola götürdüğünü anlarsan aslında kapılarının hiç kapanmadığını farkedersin..
Tam tersi isyan, öfke duyarsan kendini boşuna üzer ve bedenini hasta edersin. Sonra geriye baktığında "Hay Allah boşuna üzülüp kendimi yıpratmışım. iyi ki olmamış, o öyle olsaydı şu an ben böyle olmazdım" dersin..
O yüzden AN'ı anlayarak Şükürle ve Eylemle yaşamak bir Farkındalıktır.
Her AN ise yeni bir BAŞLANGIÇ'tır..

Alev Cedimağar