9 Ekim 2017 Pazartesi

10.10.2017. Bu senenin en önemli ruhsal geçiş portalı

10.10.2017
yani 1.1.1. portalı  ve bu senenin en önemli 5. Ve son ruhsal bilinç geçişi..
Daha önce açıklamıştım lakin bu geçiş nedir ? Kısaca yazayım.
2012 yılından sonra ki ruhsal bilinç yükseklmesinden sonra (manyetik alanların ve dolayısıyla Dünya frekansının değişmesi) Farklı boyutlardan Dünya’ya gönderilen enerji akışları arttı ve kuvvetlendi. Tabii her boyut pozitif olmadığı için bazen bizi sevmeyen boyut komşularımızdan negatif enerji de pompalanıyor. Aslında onlarda bize hizmet ediyor çünkü böylece anyayı konyayı öğrenip kendimizi dengeliyor ve silkelenip Işığa daha hızlı yürümeyi öğreniyoruz ;)  Bu kanal denilen enerji akışlarını , bir ucu dünya’ya bağlı diğer ucu da suyun geldiği ana musluk gibi başka bir boyuta bağlı hortumlar gibi düşünebilirsiniz. (Buna enerji portalları deniyor) Üzerimizde böyle bir sürü var. Bu sene BİR yani BAŞLANGIÇ yılıydı. Bizlerin tekamülünü bu yönde destekleyen hortumlarla sulama yapılmaya başlandı diyeyim. Burada SU enerji anlamında ;) Şimdi bu hortumların hacmi büyüdü kuvvetlendi. O yüzden 5. Ve en kuvvetli geçiş diyoruz.  
Zaten bildiğiniz gibi bu sene ertelenen, sonra yaparım, acelesi yok ya da her ne olursa olsun cesaret edemediğiniz her şey karşımıza çıktı ve yapmamız, değiştirmemiz vs. için bizi ciddi zorladı.  Yani bize BAŞLANGIÇ yap dedi. Yaptık J Yapmayanlar için de 2.5 aylık hızlı ve kuvvetli bu döngü yine zorlamaya devam edecek hem de hiç beklenmeyen sürprizlerle. Tabii hep yazdığım gibi bu işaretleri anlayan, direnmeyen ve cesurca harekete geçenler için.  
Enerjiler istisnasız herkesi aynı etkilese de elbeette yine farkındalık ve bilinç düzeyine göre herkes kendine göre hareket ederek  ya da etmeyerek yarattıkları yeni karmik düğümlerle boğuşmak durumunda kalabilirler. Normal olarak hepimiz aynı anda değil kademe kademe kendi ruhsal yükselişimizi kendi bilinç düzeyimize göre gerçekleştiriyoruz. Yani Enerji destekleri herkese aynı anda veriliyor lakin kullanabilenler değişiyor.  Zaten eninde sonunda da direndiğimiz, değişmek zorunda olduğumuz, yarattığımız tüm karmik düğümler için harekete geçmek zorundayız. çünkü bu yüzden dünya’ya geldik J Olmadıysa tekrar buraya geri dönüp başarana kadar devam edeceğiz. Tabii bu bana göre zaman kaybı. O yüzden kafamızı çalıştırıp “nereye kadar korku, nereye kadar acizlik kardeşim sıkar insanı” diyerek şöyle bir silkelenip ayağa kalkmak en güzeli.
Bu son geçiş yazdığım gibi kuvvetli bir geçiş etkisine sahip. O yüzden hayatınızda her açıdan hızlanma, hareket yönünüze göre beklenmeyen sürprizler, iş değişiklikleri, ilişki değişiklikleri ve aile yakınlarınızda dünyada ki  anlaşmasını bitirip ayrılması gerekenler olabilir. 2012 – 2014 ve bu sene Dünya’dan ayrılışların en yoğun yaşandığı yıl. Neden ? çünkü her anlamda başlangıçlar yılı. Başlangıç için de her nasıl olursa olsun bir bitiş gerekiyor. Pek çok ruh da kendi başlangıcını dünya’dan ayrılarak gerçekleştiriyor.  Sonuçta bildiğiniz gibi SON diye bir şey yok..
Fiziksel ve Ruhsal Etkilerine gelince,
Kalp çarpıntısını yoğun yaşayabilirsiniz. Çünkü tabiri caizse, yine alışık olduğumuz 30 walt elektrik yerine 50 walt elektirik almaya başlamak gibi düşünebiliriz. O yüzden beden de titreme, yürürken denge bozulması, (ani tansiyon çıkması gibi ya da gerçekten tansiyon çıkması), Yine kulakta yoğun çınlamalar, Halen zorla yaptığınız ya da yapmadığınız işleri ve sorumlulukları düzenleyip dengelemekte direniyorsanız yoğun sırt ve bel ağrısı,  Baş dönmesi, çözüme odaklanmak yerine halen “Ne olacak böyle” diye düşünerek  yorduğunuz beyninizin iflas çığlıkları yani baş ağrıları,  Zaten değişmiş olan rüyalarımızda bir kademe daha çıkarak mesaj içerikli, işaret dolu ve hiç görmediğiniz yerler, kişiler (ilginç varlıklar) gibi rüyalar olabilir. Dünya’dan ayrılan sevdiklerinizle zamanın ve mekanın olmadığı yerlerde buluşabilirsiniz. Bilinçli olursanız rüyalarınız geçişlerinizde size yardımcı olur. Zaten uyumlanmaların büyük bir bölümü uykudayken olur.
Bu arada yine yazmadan geçemeyeceğim. Fiziksel etkiler sizi çok rahatsız ediyorsa lütfen bir Doktora giderek tetkiklerinizi yaptırın. Çünkü Ruhsal ve Tıbbi şifa birlikte olursa Denge’de kalabiliriz. Birisi ötekinden daha iyi değil. Hepsi gerekli J Bir gün bunu Tıp doktorlarının da anlayıp ruhsal şifayı hastalarında kullanmalarını ya da yönlendirmelerini canı yürekten diliyorum.
Ruhsal olarak kendinizi içsel olarak sabırsız hissedebilir, çabuk sıkılabilir, gergin veya aşırı duygusal olabilir, Her zaman normal gelen bazı iletişim ve ilişkilerin sizi tatmin etmediğini bir şeylerin eksik olduğunu düşünebilirsiniz. Bu da titreşim olarak değiştiğinizi gösterir. Bazı kişiler aynı kalır bazı kişiler değişir dolayısıyla da her şey değişir ve bununla paralel olarak yol arkadaşlarımızda değişir. Neden oldu niçin oldu diye kendinizi yemek yerine kendinizi ifade ederek o kişilerle konuşarak çözüme ulaşın. Daha sonra olmuyorsa olmuyordur. “Hayatıma giren çıkan herkes ve her şey için şükürler OLsun” diyerek yola devam ediyoruz. Hızlı bir sirkülasyon içindeyiz. Bu yüzden herkesin sorguladığı ve bazen yargıladığı hızlı başlayan hızlı biten dostluklar, arkadaşlıklar yaşıyoruz. Bir de kendini dengeleyemeyen, bilmeyen, anlayamayan, uygulayamayan pek çok kişi de ruhsal rahatsızlıkların artması ile birlikte buna paralel her çeşit kişilik bozuklukları da tavan yaptı. O yüzden tanımadan kimin ne olduğunu bilmiyoruz. Seviyoruz, Seviliyoruz, Olmuyor Ayrılıyoruz ve kendi titreşimimize uygun kişilere doğru yeni başlangıçlar yapıyoruz. Buna “Hızlı Tekamül Döngüsü” deniyor. Herkes karmik bağlantısını hızlıca yaşayıp sonra ki adıma yine hızlıca geçiyor. O yüzden ilişkiler laçkalaşmadı biz hızlandık J Zaten geriye dönüp baktığınızda hayatınıza giren çıkan herkesin tam da olması gereken zamanda geldiğini bize çok şey öğreterek,  yani görevini yaparak  tam da gitmesi gereken zaman da gittiğini (ya da bizim gittiğimizi) çok rahat görürsünüz ;)  
(kafanızda herşeyi kura kura kendinizde panik atak ve başka şeyler yaratmayın. Sıkılırsanız dışarı çıkın dolaşın ya da hemen bir duş alıp rahatlayın ve kendinize sık sık bu enerji geçişlerinin etkisi olduğunu hatırlatıp otokontrollü, sakin ve dengede en önemlisi ise aklınızdan geçen her şey için sadece çözüm odaklı kalın lütfen)


Toplumsal olarak da hareketli günler içine giriyoruz. Sanırım artık insanlar sanal dünya’da klavye şovalyeliği yapmaktan sıkılıp gerçek hayatın içinde varlığını, özgürlüğünü, hakkını, ülkesini, toprağını, BİRLİK BERABERLİK ve BARIŞ yönünde kendini gerçek söz ve eylemlerle ifade etmeye başlıyor diye düşünüyorum. Tabii bu tüm Dünya için geçerli. Bu sene başında Başlayan döngü hızlanıyor.
Yukarıda yazdığım gibi 2.5 aylık net bir  zaman var. Yani harekete geçmek için daha çok zamanımız var. Tabii ne zaman başladığınız ile de alakalı ;)
Hepimizin en yüksek Hayrına BİRLİKTE Sevgiyle IŞIĞA doğru yürümeye devam ediyoruz.
Öyle de OLdu çok şükür.
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi

(Spiritüel bir şifacı ;) ) 

5 Ekim 2017 Perşembe

Karıncalar 😀

Bu sabah Günaydın mesajımda "Bugün yeni bir bilgi öğrenelim paylaşalım" demiştim ya hani :D Bizzat deneyimleyerek öğrendiğim Bende ki yeni bilgi şöyle arkadaşlar:
Karıncalar çalışkan hayvan olabilir (artık ondan bile şüpheliyim çünkü çok boş dolaşıyorlar :D ) Lakin kesinlikle zeka bilincine sahip değiller yani karşılaşırsanız hiç uğraşıp anlayış beklemeyin :D
Çünkü yazın ben evde yokken döndüğümde ilk kez karınca gördüm ve salonun bir tarafında duvardan duvara 2 şeritli yol yapmışlar. Gayet de sistemli  Sağdan gidip soldan geliyorlar :D üstelik bir şey taşıdıkları da yok yani onların ki gereksiz seyahat gibi birşey :)))  Onları görünce hemen bezle aldım silkeledim. ve kendi kendime "Keyifleri kaçtı yolları bozuldu nereden geldilerse yine oraya giderler"  dedim. Tabii gitmediler ! Yollarının başına ve sonuna limon koydum yine gitmediler bir de üstelik limonun üstüne çıkıyorlar ! Mutasyona uğramış yeni boyut karıncalar :)))) Sesli olarak üstlerine "Hadi canlarım siz yavaş yavaş eşyalarınızı toplayıp bu evden ayrılın çünkü ev arkadaşı istemiyorum" dedim yine çıt yok ! (duymamış olabilirler mi acep ? Belki kulakları da yoktur :D )  Velhasıl şu an konvoy biraz azalmış da olsa halen devam ediyor ben de sabırla her gördüğümde alıp silkeliyorum.   Benim onlarla yaşamak gibi bir niyetim olmadığına göre pes edecekleri zamanı bekleyeceğim lakin beyin yok ki nasıl öğrenecekler bilmiyorum :D
Artık kızdığım insana Karınca beyinli demeye karar verdim :)))))

Sizde nasıl yeni bilgiler var bugün ne öğrendiniz hayata dair ? ;)

AlevCe

4 Ekim 2017 Çarşamba

Hepimiz uyumlanıyormuyuz ??

Enerjilerle ilgili önceki yazıma ek olarak en çok gelen soruya cevap yazayım :)

Farkındaysanız yazılarımda sürekli "olabilir" kelimesini kullanıyorum. Yani bu etkileri tüm insanlar aynı şekilde yaşamıyor.
"Ben hissetmiyorum o zaman ben uyumlanmıyormuyum ?" diyenler için cevabım :

Dünya'yı etkisi altına alan yani direkt Dünya'yı etkileyen tüm enerjiler herkesi istisnasız etkiliyor ve uyumlanıyor. Lakin pek çok insan bu uyumlanmayı da "uyurken" yaşıyor ve anlamıyor. (Uykunuzu ihmal etmeyin. Uykunuza dikkat edin. Uyuyun. diye sık sık yazmamın da sebebi budur)
Meydana gelen ruhsal ve fiziksel değişimleri ise farkında olanlar yaşıyor ve anlıyor. Olmayanlarda genelde bilgi sahibi ve dolayısıyla bilinçli olmadıkları için bunları genelde tek cümle ile özetliyorlar "Ay bugünlerde bana bir şey oluyor ! " :D ya da yine bilinç düzeylerine göre soluğu ya doktorlarda ya da bende büyü mü var, beni cin mi çaptı şeklinde hacı hocalarda alıyorlar :)))
O yüzden Bilmek çok önemli. O yüzden BİLGİ çok önemli ve O yüzden Bildiğini UYGULAMAK çok önemli. Tabii Spiritüel Bilgilere karşı da önyargılı olmamak çok önemli. Çünkü BİLGİ bir Bütün'dür. Bilimsel, Ruhsal, Tıbbi tüm Bilgiler de Bütünü bir araya getiren parçalardır. .

2012 yılındaki ani çıkışdan dolayı o kadar bilinçsiz açılma oldu ki, O yüzden çevrenizde elinizi kime çarpsanız kendini mesih, ramses, Şems, Mevlana, peygamber, Işığın Elçisi vs. ilan etmeye başladı :) (Bunlar karanlığın en sevdiği en lezzetli yiyeceklerdir. Egolarını şişirir kıvama getirir sonra da kendine başka yemler bulmak için bunları yem olarak kullanır. Nitekim obses ve bazı olumsuz ruhsal vakaların artmasının nedeni de budur)

Kendini bilen ben şuradan geldim, bu boyuttayım, şu insanım vs. diye ifşa etmez. Neyse görevi yapar Işığını Bilgisiyle saçar aydınlatır ve yürümeye devam eder. Ayrıca kendinine "ben özelim" demez. Çünkü gerçek Işık bilir ki HERKES çok özel , HERKES aynı kaynaktan gelen muhteşem ruhlardır. Zaten önceki hayatlarımızda peygamber olsak ne yazar olmasak ne yazar bize hiç faydası yok. Çünkü O hayatlar orada kapandı ve bitti ! Her hayat kendi içinde tekamül yolculuğu yapar. Zaten bitmediyse eksik kalan birşeyler varsa demek ki farklı nedenlerle dönmüşüzdür ve de döndük işte ;) Bu da öğrenmemiz ve öğretmemiz gereken dersler olduğunu gösterir. Önemli olan şimdiki hayatımız ve bu hayatımıza odaklanarak en yüksek farkındalıkta tekamül yolumuzu bitirmemiz gerekir :) işte size Işığa giden yol tabelasında bu önemli bir işaret olsun. Birilerini takip ederken isimlere kanmayın,kendi muhteşem varlığınızı unutmayın ve bilgiyi, bilgiyi aldığınız kişiyi daima Akıl-Denge-Kalp ücgeninde DENGE'de kalarak sorgulayarak düşünerek yol alın ;) Şahsen şu bu kadar güçlü ve kendimden emin ayakta duruyorsam bunlara asla prim vermeyip Söyledikleri içinde doğru olan bir şey var mı? Niye bu kadar kendini önemli gösterip insanlara kendini değersiz hissettiriyor? vs. tarzı sorularla ve de bilgileri analiz edebilmemden kaynaklanıyor. Tabii analiz için de çok okumak, düşünmek ve sorgulamak şart ! Zaten çok okuyunca bir süre sonra kimin ışık kimin karanlık bilgi verdiğini çok rahat anlamaya başlıyorsunuz ve otomatik üstünü çize çize hiç vakit kaybetmeden yürümeye devam ediyorsunuz. Aslında Onlar da görevlerini yapıp insanlara bir çeşit "bakalım öğrendin mi ?" ya da "yaşayarak öğren" sınavı oluyor ;) Herkesin yolu açık ve Işık OLsun ..

Bilinçli, Farkında öğrenerek ve öğreterek neyin ne olduğunu bilelim ve Elele Işığa doğru Sevgiyle BİRLİKTE yürüyelim. Çünkü bu yüzden Dünya'ya geldik ve bu yüzden bu zaman dilimi içinde birlikteyiz :)

Güya kısa bir açıklama yazacaktım yine uzadı :)) Vallahi ne yapayım konu konuyu açıyor ben de "ay onu da yazayım bunu da yazayım" derken bakıyorum destan olmuş. Lakin Bilgiyi sevenlerin sıkılmadan okuyacağını tahmin ediyorum.
Sağolun Varolun.

AlevCe

Yine Dolunay ;)

Yarın ki Dolunay ile birlikte mevcut etkilerin içinde olan uyku ile ilgili sorunlar tam aksi konuma geçebilir. Bir çeşit dengelenme gibi düşünebilirsiniz. Yani rahat uyuyanlar birkaç gün uyuyamama , ya da uyuyamayanlar rahat uyuma gibi tam tersi etkileşime geçebilir. Bu da Birkaç gün sürebilir. Çünkü her ne kaynaklı olursa olsun enerjinin etkileri öyle günü gününde başlamaz. Yani birkaç gün önceden etkilerini gösterir ve duruma göre bir süre daha sürmeye devam eder. Lakin normal tempomuza geçiyoruz yani rahat olun. Bu tarz etkileşimler hep geçicidir. Onun haricinde her şey daha önce yazdığım gibi devam ediyor ;)
Bir de kemiklerden kaynaklanan ağrılar sızılar olabilir. Malum fiziksel olarak da tüm değişimleri yaşıyoruz ve hissediyoruz :)

Hepimiz insan formunda birer enerjiyiz ve dolayısıyla nedeni ne olursa olsun varolan enerjilerin değişmesinden etkilenmemiz kadar da normal olan birşey olamaz . Enerjinin her değişimi yani Dünya üzerindeki manyetik geçişler, frekanslar değiştikçe veya farklı kanal açılımlarına girdikçe elbette üzerimizde farklı etkiler olması tekamül sürecinin en olağan parçasıdır.
Önemli OLan bu farkındalığımızı yani enerjiyi düşüncelerimizle yönlendirerek olumlu yönde şekillendirip yaşayabilmemizdir. Burada da düşünce enerjisinin gücü çok daha bariz anlaşılıyordur ;)
Tüm bunlar ruhen ve fiziken daha da güçlendirilmemiz ile ilgili. Biliyorsunuz 2012 yılı itibariyle Dünya ruhsal çıkış yönünde yukarı doğru yani bir çıkış ivmesine girdi. ;) Güçlendirilmenin anlamı da kişisel enerji titreşimimizin kuvvetlenerek ruhsal farkındalık kazanmamızdır.

Velhasıl her şey olması gerekitği gibi ve en yüksek hayrımıza olmaya devam ediyor çok şükür. Önemli olan "Farketmemiz" ve bu Farkındalığımızı da Cesaretle hayatımız için kullanabilme yani yaratıcılık yönümüzü harekete geçirebilmemizdir.

Biliyorsunuz Her seçimimiz yeni kaderimiz OLur ;)

Ve de öyle OLdu çok şükür <3

Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
(Spiritüel bir Şifacı ;) )

3 Ekim 2017 Salı

Yine bir gözlem..



Yan Binamız da oturan komşunun 3 yaşında çok tatlı bir oğlu var.
Bu minik adam içeride canı sıkılınca balkona çıkıp sokak’dan geçenlerle konuşmak için onlara “Hey İnsan” diye sesleniyormuş. Bir gün balkondayken benim de dikkatimi çekti. Yani her küçük çocuk gibi “Ağbi, abla, amca” falan demiyor direkt ve gayet anlaşılır bir şekilde “Hey İnsan merhaba” diye sesleniyor :)) Sonra Kimse ona bakmayınca da gayet üzgün Annesine dönüp “Neden bu insanlar benimle konuşmuyor” dedi ! (bu kısmı anlamamıştım annesine sordum tercüme etti :D ;) ) Annesi de onu küçük bahanelerle oyalayıp avuttu.

Yaşlı bir Ruh’un genç ruhlara seslenişi gibi düşündüm. Tabii her şeyi fiziksel ve 3. Boyutta algılayanların sessizliği ve umursamazlığı ile örtülüp sağır olmuş. Bu da hayatın içinde yaşarken dikkat etmediğimiz pek çok noktalardan bir tanesi yani bir farkındalık örneği. .. Neye dikkat ediyoruz ? Neyi umursuyoruz ? Bize seslenenleri duyabiliyormuyuz ? Ya da doğanın seslerini ? İlla ismimiz ile mi seslenmeli ? İnsan bedeninde yaşayan muhteşem bir ruh olduğumuzu keşfetmeye çalışırken acaba bu kez de Denge’yi kaçırıp insanlığımızı mı unutuyoruz ? Yaşadığımızı zannederken çevremizde hangi güzellikleri kaçırıyoruz ? Hayatı bir BÜTÜN OLarak farkedebiliyormuyuz ?

Geçenlerde cafe’de otururken önümden geçiyorlardı. Annesinin elinden tutmuş tapşini tapşini yürürken ona “Hey İnsan merhaba” diye seslendim :D Önce bir şaşırdı duraksadı sonra utandı sonra gülmeye başladı :)) Selamlaştık gittiler.. Zaten çocuklarla oynamayı, onların mantığı ile onlarla konuşmayı ve onları şaşırtmaya bayılıyorum :D

Ben de tekrar kendi içime gittim ve oradaki varlığımızın muhteşemliğini , bu dünya’nın gerçekten çok komik ve sanal olduğunu görüp gülerek garson’dan bir çay daha istedim..

Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi


(Spiritüel bir Şifacı)