21 Mart 2017 Salı

Yaradana Teslimiyet, Önce Tedbir almak, çabalamak, Tüm seçenekleri denemek ve sonra Takdir'i kabuldür. Yaşanan her Takdir ise, Bizim ruhsal yükselişimize ve Bilinçlenmemize hizmet eden yani yaşamamız ve olması gerekendir. AlevCe
Arkadaşlar,
Biraz önce özel'den "meditasyon nasıl yapılır ? Kitabı var mı ? gibi bir soru gelince yine hepimizin en yüksek hayrına paylaşmak istedim.
Meditasyonun bir şekli şemali yoktur. Aslında bir Dua halidir. Yaradan ile yani ÖZÜMÜZ ile buluşma ve tüm yaradılışla BİR OLma halidir.
Herkes kendine en iyi gelen meditasyon şeklini normal olarak "bu en iyisi böyle yapın" olarak anlatıp paylaşıyor. Kimi insan bağdaş kurarak (lotus pozisyonu) yapar, kimi oturarak, kimi de benim gibi düz uzanarak yapmayı seçebilir. yani Herkes kendine en uygun olanı seçer. Önemli olan kendini rahat hissetmektir. Meditasyon yaparken uyuyabilir veya ilk etapda odaklanma da zorluklar yaşanabilir bu normaldir. Herşey gibi bu da bir anlama, algılama ve öğrenme sürecidir.
Meditasyon yaparken isterseniz hayalinizde bir şelale seyrettiğinizi, bir çiçek tarlasında olduğunuzu, yıldızları seyrettiğinizi hayal edebilir odaklanabilirsiniz. Sizi rahatlatan ne ise onu yapın ve oraya gidin...
Ayrıca Meditasyon'da müzik dinlemek şartı da yoktur. Herkes rahat olduğu AN'ı kendi seçer. Şahsen ben sessizliği severim.
Müzik dinlemek istiyorsanız da, Vivaldi, Mozart, Bethofen gibi müzikleri tercih etmenizi tavsiye ederim. Çünkü şu an ortalıkda kasıtlı olarak içine negatif frekans karıştırılan ve dinlendiğinde olumsuz etkiler yaratan müzikler var. (Nitekim geçen hafta bu deneyimi yaşayan biri yine bana özelden mesajla yazmıştı) Eğer böyle bir müzik dinlerseniz ve kendinizi huzursuz hisseder müzikle uyum sağlayamadığınızı farkederseniz bırakın. Bu da bir deneyim. Sonuçta öğrenerek ilerliyoruz.
Velhasıl Kendinizi ve ruhunuzu özgür bırakın kendi tarzınızı kalıplara sokmadan özgürce istediğiniz gibi bulun diyorum nacizane..
Ve de öyle OLdu çok şükür ❤
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber



😉Hayatımızda ki Tüm FIRSAT'lar ve yeni BAŞLANGIÇLAR ,
"Kayıp" kılığında gelir

Direnç göstermek, Değişimi Reddetmek, Akışda ve Teslimiyette Kalmamak veya Şikayet ,etmek, sitem ve öfkeler ise Fırsatları KAYIP kılığında yine geri gönderir ve hayatımızda çözmemiz gereken yeni bir düğüm daha yaratır.

Bu yüzden Bakış açımızı ve yaşam enerjimizi gidene “vah vah” diyerek kilitlemek yerine,
İyi  niyette kalarak, “Elbette bir hayrı vardır. Ben yarınlara doğru umutla ve azimle yürümeye devam ediyorum”
Demek ve hedefe çözüm odaklı kalmak Başlangıçları hızlandırır.
O yüzden atalarımız “Her Şer’de bir Hayır vardır” demişler ;)
Nitekim hepimizin olmayan her şeyin arkasından “iyi ki de olmamış böylesi daha iyi oldu” demişizdir ;)
Farkında olalım ve hem kendi hayatımızda hem de çevremizde fark yaratalım <3  


DEĞİŞİMİ VE TÜM POZİTİF ENERJİYİ SEVGİYLE VE ŞÜKÜRLE KABUL EDİYORUZ.
YÜCE YARADANA TESLİMİYETTE VE SEVGİYLE AKIŞDAYIZ..
VE DE ÖYLE OLDU ÇOK ŞÜKÜR..


Alev Cedimağar
Şifacı Rehber



Yaşadığım en duygusal Terapilerimden biri...
Bir gün Anneme içmesi için değişik birşey verdim tam hatırlamıyorum. Sanırım meyveli sebzeli bir karışımdı.
"Anneciğim bunu Şifa niyetiyle içermisin" dedim
O güzel ela gözleriyle bana bakıp
"Senin elinden zehir olsa ben içerim" dedi..
Çok duygulandım..
"Sen Aşkların en güzelisin" diyerek
Sıkı sıkı sarıldım ve öptüm...
Dün danışanımla terapimiz bittikten sonra ona bir bardak su verdim.
"Bu suyu içerseniz iyi olur" dedim.
Bana derin derin sevgiyle bakıp,
"Alev hanım sizin elinizden zehir olsa ben içerim" demesin mi !
Bu sözü Annemden sonra ilk kez tekrar duydum. Kalbim çarpmaya başladı ve göz yaşlarım aktı akacak..
"Öyle demeyin ağlarım şimdi. O lafı annem söylerdi" dedim.
"Benim de hiç kullandığım bir söz değil ama size öyle hissediyorum birden içimden geldi" dedi..
Ve ben kendimi tutamadım gözyaşlarım sel oldu aktı...
Danışanıma sımsıkı sarılıp öptüm ve "Şifa OLdu çok şükür" dedim..
O da benim duygularımla bütünleşti ve hem gülerek hem de ağlayarak ayrıldık..
Danışanım gittikten sonra Annemlede kucaklaşıp diğer terapilerime yine Sevgiyle ve Şükürle hazırlandım...
Ve herkese Şifa OLdu çok şükür 👐
AlevCe
Temelinde SEVGİ OLan'a CESARET ekleyip, bunu iyi Niyet ve Denge ile karıştırdığımızda ortaya Bereket, Şans, Başarı, Huzur ve Mutluluk çıkar..

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber


İstanbul'a giderken Yol'un bana yazdırdıkları ;)
"Otobüs ile gideceğim" dediğimde bazı arkadaşlar şaşırır ben de niye şaşırdıklarını hemen anlarım :))
Uçak insana bir prestij ya da statü kazandırmaz ;) Saygınlığı veya karizmayı Uçak, Araba, giyim, marka gibi şeylerde arayanlar ve onlar olduğunda kendilerini "bir şey" zannedenlere bir gün onlarsız bırakılıp aslında "hiçbir şey" olduğu, "mutlaka" öğretilir. Bu yüzden önce BEN OLmayı öğrenen için herşey hayatına hizmet eden bir araç ve bir eğlenceden öteye gitmez.
Bu anlamda Uçak sadece Bütçen ölçüsünde zamanı en elverişli kullanmanı sağlar. Özellikle de yurtdışı ve çok uzun yol seyahatlerin de. Gerçi ben yurtdışına bir de otobüsle gitmeyi çok isteyenlerdenim 😍
Bu arada bildiğiniz gibi artık otobüs ücretinden çok daha ucuz uçak biletleri var ;) 😀
Nitekim hayatı yakından seyretmeyi seven bir insan olarak zamanımı ayarlayıp otobüs ile yolculuk yapmaya bayılıyorum.
Giderken seyrettiğim koyun ve keçi sürüleri (hele bir de yavruları varsa durdurun otobüsü ben inicem diyesim geliyor 😀) yemyeşil Doğa, farklı yaşam bölgeleri , insanlar , molada içilen çayın keyfi çok başka...
Mesela şu an "aaa keçiler çok güzel, aaa bunlar kırlangıç mı, bu ne ağacı acaba" derken Bursa'ya gelmişiz bile😍
Hayata olan bakışımız ile onun bize verdiği keyif aynı ölçüde olur ;)
Sürekli zamanla yarışmayın rahat olun, bırakın zaman size takılsın, siz onu yönetin ve birlikte hayatın keyfini çıkarın 
Hepimize iyi yolculuklar ;)
AlevCe

15 Mart 2017 Çarşamba

Aklını Kullan ;)

Cesur ol "Aklını kullan" ve sevdiğin işi yap !!!
(ya da yaptığın işi SEVMEK için fikir üret eğlence kat ! ;) )

20 - 25 sene önce sahilde bir çocuk küçük bir tezgah koymuş Tatoo (Dövme) yapıyordu. Benimde aklımda bir motif vardı onu yaptırayım dedim.
Dövme işine yeni başlamış çok acemiydi. Hatta boyayı çok dağıttı çok topladık falan fakat çocuğun azimli, iyi niyetli ve gerçekten sevgiyle yapıyor olmasından dolayı hiç sesimi çıkarmadım. Bu arada sohbet de ettik.
Bana Makina Mühendisliğinden mezun olduğunu, Şirketlerde çalıştığını fakat mutlu olmadığını, işden ayrıldığını, böyle işler sevdiğini, herkesin ve hatta nişanlısının bile kendine deli gözüyle baktığını bu yüzden tartıştıklarını vs. herşeyi anlattı..
Sonra ki zamanlarda onu hep gördüm oralarda. Her gördüğümde bir basamak daha yukarı çıkıyordu.
Şu an Sahilde büyük bir gümüş dükkanı ve cafe'si var..
Ayrıca nişanlısıyla da evlendi 2 çocuğu var ;)
Sevdiği işi yapıyor çok mutlu güleç yüzlü ve keyifli çalışıyor. Tabii "yanında çalışanlar da" aynen öyle..
Her sahile indiğimde şöyle bir uğrarım bazen ayak üstü bazen otururum ve halen "Sana Tattoo yaparken neler yapmıştım vallahi hiç sesini çıkarmadın ve "birşey olmaz düzeltirsin" diye bana moral vermiştin hiç unutmam bunu Alev Abla" diyerek de hep bahseder..
Nitekim moralini bozanlar da olmuş elbette.. Lakin o kendi moralini bozmadı ve kendine inanarak azimle, sevgiyle devam etti..
Pazar da limon da satsanız eğer keyifle yapıyorsanız çok yakında bir şirket kurup limon ticaretine başlarsınız ;)
İşte Sevdiğin işi severek yapmak böyle bir şey,
Sonrasında Bereket, Huzur, Mutluluk, Başarı, Sağlık yani tüm güzellikler gelmeye başlıyor. Ve elbette DENGE'de yürüyerek..

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber

14 Mart 2017 Salı

ÇOCUK TACİZLERİ



Kimbilir nereden ne duydu ya da gördüyse, bir gün Annem beni yanına çağırdı.
-“Alev , Ben ve Baban haricinde kimsenin kucağına oturup kendini sevdirme kızım. Özel bölgelerine de (gösterdi) benden başka kimse dokunamaz oldu mu ?”
-“Dayılar ve Amcalarda mı ?”
-“Evet HERKES  !  Zaten seni  seven ya başını okşar ya yanağını okşar ya da yanaklarından öper o kadar. Fazlasına zaten gerek yok. Bu “normal” bir Sevgidir. Diğer türlüsü normal değil onda bir kötülük var demektir.  tamam mı kızım ?”
-“Tamam”
Nitekim çok şükür hayatım boyunca  bu anlamda “Normal” olmayan hiçbir şey  ile karşılaşmadım. Fakat Annemin söylediklerine de hep dikkat ettim ve kendimi de korudum. Yani gözümü açık tuttum..   

Biraz önce Kuaförde bir hanımla çocuk tacizleri üzerine konuşuyorduk. Çocuğunun yaşı daha küçük diye (10 yaşında) böyle konular  konuşmuyormuş onunla.  
Ona çocukluğumdaki bu diyaloğu anlatarak,
-“Lütfen konuşun uygun bir dille anlatın. Biliyorsunuz bu olayların yaş ile ilgisi yok. Gazetelerde neler okuyoruz yüreğimiz yanıyor. Çocuğunuz basitçe bilmeli . Yaşı büyüdükçe biraz daha detay eklersiniz zaten kendisi de öğrenmeye ve anlamaya başlar” dedim..
-“Akşam evde babasıyla birlikte konuşalım hemen” dedi..
Nasıl mutlu oldum anlatamam size..
Velhasıl bu vesileyle yine yazmak istedim..
Lütfen çocuğunuzu koruyun. Korumak için de anlatmanız ve öğretmeniz gerek. Onlara vakit ayırın, izleyin, sizinle iletişimde kalmasını sağlayın. Sizler onun Hem Anne Babası hem de Tekamül yolunun en önemli rehberlerisiniz.
Tabii Sadece kendi çocuklarınızı değil lütfen Tüm çocukları koruyun, gözlemleyin, öğretin..
Onlar bizim geleceğimiz , IŞIĞIMIZIN yansıdığı ve IŞIKLARI EN KUVVETLİ muhteşem varlıklar..
IŞIĞIMIZI, IŞIKLARIMIZI KORUYALIM..
Biz ne kadar çok bilinçlenirsek ve kuvvetlenirsek karanlık o kadar zayıflar ve canı yürekten diliyorum bir gün tüm karanlıklar aydınlanır ..
Ve de öyle OLdu çok şükür <3

Alev Cedimağar
Şifacı Rehber