16 Ekim 2014 Perşembe

Ne Kaybedersin ?

Değiştirin...
Geceleri uyuyamıyorsun çünkü tüm gün içinde hatta geçmişten de getirmiş olduğun sorunları taşıyorsun gecene... Bırak. Benim seçimimdi... Yaşadım ve bitti de... Kendinle barış... Affet artık kendini... Kendini özgür bırak... Yaşama direnç gösterme... Tutunma... Yarın yeni bir gün, yeni bir başlangıç... Şimdi ise gecenin keyfini çıkarıyorum... Mükemmel bir uyku için hazırlanıyorum ve sabah çok dinç ve enerjik kalkıyorum diye geceyi bitir... Ve güzel bir uyku uyu...

Sabah uyandığında yorgun ve enerjin düşük mü hissediyorsun kendini... Yine geçmişte yaşamış olduğun bu oyunu gör, daha önce güne kötü başladığın çok anlar oldu... Bunu deneyimlemiştin... Tekrar aynı şeyi yaşamaya ihtiyacın var mı? Zaman koy kendine... Şu an enerjim düşük kabul ediyorum... Tam yarım sonra çok enerjik ve coşku dolu bir şekilde harika bir güne başlıyorum de... O günü hayal ettiğin gibi yeniden yarat... Bu bakış açısını hayatının her aşamasına yerleştir.Şimdi kendiniz ile barışma zamanı...

Kendin için ne yapıyorsun, yaşadığın yer, şehir, ülken ve bu dünya için ne yapıyorsun dediklerinde söyleyecek bir şeylerin olsun... Ruhumu iyileştiriyorum, başkalarını suçlamayı kendime kızmayı bıraktım, kendimle barıştım, yaşamımın sorumluluğunu aldım, yaşamımı iyileştiriyorum, kendime değer veriyorum, kendimi seviyorum ve bu yüzden bu kadar huzurluyum ve rahatım diyebiliyorsan ne mutlu sana...

Sevgiyle doldurun yaşamınızı... Dua edin... Meditasyon yapın... Olumlu düşünün... Niyet edin... Seçim yapın... İnsanlara ve dünyaya sevginizi iyi dileklerinizi gönderin... Ne yaparsanız yapın ama barış içinde olan, güzel bir dünyada yaşamak istiyorsanız, önce kendinizden başlayın...Bana tüm nimetlerin verildiği, bu kadar her ayrıntısı olağanüstü güzel düşünülmüş ve tasarlanmış olan bu güzel ve muhteşem olan benim dünyam bunu hak ediyor...

Sizi bilmem ama ben yaşadığım bu dünyaya bunu borçluyum... En azından gece yattığımda kendim için, insanlar için ve dünyam için ne yaptım diye düşündüğümde elimden gelenin, yapabildiğimin en iyisini yaptığımın bilinciyle rahat uyuyorum...

Bugün yeni bir gün, hayal ettiğin gibi güzel ve sevgi dolu olarak yeniden yarat gününü...

Ne kaybedersin?...


Kendi Olumlama Cümlelerinizi yazabilirsiniz. Nasıl mı ?

KENDİ OLUMLAMA CÜMLELERİNİZİ DE YAZABİLİRSİNİZ..
NASIL MI ?


1. Olumlama cümleniz olumlu olsun! Yani Hasta olmak istemiyorum yerine Sağlıklıyım gibi tamamen olumlu kelimelerden seçilmiş kalıplar kullanın.


2. İstiyorum ifadesinden kaçının. Mutlu bir hayat istiyorum demek yerine Mutlu bir hayata sahibim deyin. Evren onaylayandır. İstiyorum dedikçe istemekle kalırsınız. Sahibim dediğinizde tüm hücreleriniz o andan itibaren mutlu bir hayata sahip olduğu komutunu alır ve size bunu yaşatmaya başlar.


3. Cümleler hedefinizi net içersin. Zayıflıyorum gibi sonunun nereye gittiği belli olmayan cümleler kullanmayın. Eğer muhakkak zayıflamakla ilgili bir cümle kurmak istiyorsanız, varmak istediğiniz hedef kiloyu da içine koyarak 55 kilodayım, hatta 55 kiloda olduğum için şükürler olsun deyin.


4. Belirsiz ifadelerden kaçının. Kurduğunuz cümle herkes tarafından anlaşılabilecek basitlikte olsun.


5. Cümlelerinizi gelecek zaman yerine şimdiki zaman veya geniş zaman kipinde kurun. Çok mutlu olacağım demek yerine Çok mutluyum deyin. Gelecek zaman kipi yaşamak istediğiniz durumu her zaman daha ileri bir zamana öteler. Böylece hiçbir zaman o durumun içinde olamazsınız.


6. Olumlamalarınız başka insanlar hakkında değil kendiniz hakkında olsun. Bana saygı göstersin demek yerine, saygı görmeyi hak ediyorum deyin.


7. Cümlelerinizi yumuşatabilirsiniz. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum şeklinde ilk başta ikna olmakta zorluk çektiğiniz cümleleri kendimi olduğum gibi kabul etmeye başlıyorum, kabul etmeyi öğreniyorum şeklinde yumuşatın. Zamanla bu cümleleri kabul ediyorum şeklinde değiştirirsiniz.


Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız mutlaka kullandığınız cümleleri de değiştirin ve olumlama cümlelerini bol bol kullanarak ruh halinizi daha olumluya çekin.


Olumlama cümlelerini kullanırken, aynı zamanda harekete de geçin: Artık her gün "zenginim" diyorum, yakında zengin olurum. Bu yanılgıya düşmeyin. Sadece zihininizi yeniden programlamanız yetmez. Hedeflediğiniz duruma doğru adım da atmalısınız. Bir aksiyon planı oluşturmalı ve harekete geçmelisiniz.    


EVRENİN TÜM MUCİZELERİ TÜM BEREKETİ, ŞİFASI, MUTLULUĞU VE AŞKI ÜZERİMİZE AKIYOR.. VE DE ÖYLE..


ALEVCE

Hangi Sesi Dinlemek istiyorsun ?

ESKİ ENERJİ KULAĞINA SİNSİ SİNSİ FISILDAR : Sen böyle geldin böyle gideceksin ne uğraşıp duruyorsun birşeyler öğrenmek hayatını değiştirmek için ?  Korku sana tanıdık ona sığınıp kendini güvende hissedebilirsin. Tedirgin ol ki dikkatli olabilesin. Gelecek nasıl olacak bilmiyorsun. Ya daha kötü olursa ? Boşver sen bildiğin düzenden çıkma. Yalnız yaşayamazsın sık dişini düzenini bozma. Sorgulamaktan vazgeç dünyanın düzeni böyle. Gel sen beni dinle bana sarıl. ben senin tek dostunum..


YENİ ENERJİ İSE ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA SESLENİR : Yeni bir döneme girdik. Yükseliş Başladı. Bu dönemde insanlığa yepyeni kapılar açıldı büyük fırsatlar verildi. İstediğin Herşeyi yapabilirsin. Artık hiçbirşey eskisi gibi değil çünkü Değişim Zamanı. Cesur OL Sorgula. Kendin için en doğruyu BUL. Sahip OLduğun Gücünü farket ve en büyük gücün SEVGİ OLduğunu gör artık ! Geleceğini yaratabilirsin yeter ki İSTEMEYİ ÖĞREN. Eski Enerjiye  "Seni dinlemiyorum ben senden daha güçlüyüm ve kendi değişimimi yaratacağım" de ve onu sustur !!  Şu ana kadar yaşadığın hayat seni mutlu etmediyse niçin devam ettirmek için direniyorsun ? Hadi bugün başla ve yeni hayatın için niyetlen. Kendine Güven çünkü sen GÜÇ'sün. Sen SEVGİsin. Sen IŞIKsın. Sen Yüce Yaradanın bir parçasısın..


HANGİ SESİ DİNLEMEK İSTİYORSUN ?


Alev Cedimağar

Enerji Gurmeliği de yapan bir Şifa ve Yaşam Terapisti


Sevgi olmak ve SevgiyMİŞ gibi davranmak...

Dikkat ettiniz mi acaba ? Çevremizde herkes hissederek veya hissetmeyerek SEVGİ kelimesini kullanmaya başladı..
Hepimiz birer Sevgi pıtırcığı olduk :)  Sevgi Pıtırcığı olmak tabii ki çok güzel birşey yalnız bunu gerçekten hissederek mi yapıyoruz ya da söylüyoruz ? Yoksa Sosyalleşmek adına "Bu da bir moda ben de uyayım demode kalmayayım" diyerek mi ? işte bu çok önemli..

Sevgi aslında nedir biliyormusunuz ? Sevgi BİLGİ'dir. Yani evrensel titreşimi ve yansıması BİLGİ'ye denk gelir. Sorgulayan, Anlayan ve Bildiğini özümseyerek hisseden kişi SEVGİ'ye dönüşür. Sevgiye dönüşüm önce kalplerimizi, sonra ruhumuzu ve sonra da hayatımızı aydınlatır. Bu yüzden Sevgiyi hissederek yaşayan kişi IŞIK olur. Işık olan BİR'e giden yolu aydınlatarak ilerler ve yansıtır... Işık olduğumuzda artık "SevgiyMİŞ gibi" davrananlara gülümseyerek ve birgün canı gönülden Sevgi Olmalarını dileyerek Işık saçarak yürümeye devam ederiz. Bu göz açıp kapayıncaya kadar geçen “uzun” yolda, bazı kişilerle sonsuza kadar bazılarıysa da olması gereken yere kadar birlikte yolculuğumuz devam eder. Farkındalığımızın ve Bilincimizin yükselmesi ile birlikte yeni yollar şekillenir ve yol arkadaşları değişerek devam eder..

Hepimizi Sevgiyle Selamlıyorum.

Alev Cedimağar 

Şifa ve Yaşam Terapisti


Evimizdeki NEGATİF ENERJİ'yi nasıl temizleriz ?

Yaratılan canlı veya cansız herşey yoğunlaşmış bir enerjidir.

Her varlığın fizik formu dışında bulunan bir de enerji (eterik) alanı ve kendine özgün titreşimi vardır. 

Bundan dolayı herşeyde olduğu gibi Evlerimizde, yaşadığımız mekanlarda da var olan herşeyin yaydığı bir enerji ve titreşimi vardır.

Bu enerji bizim  Bilincimizin, Bilinçaltımızın, ruhsal , zihinsel, duygusal ve bedensel bütünlüğümüzün de bir yansımasıdır. 



Yaşadığımız Alanların veya Evlerimizin Negatif Enerji Yüklü olduğunu nasıl anlarız ?





Yaşanılan mekanda sürekli tartışma varsa, Sürekli kavga edilen bir ortam ise bu yerlere girdiğimizde kasvet , mutsuzluk, huzursuzluk, keyifsizlik, enerjimizin düşmesi (uyku hali) gibi hissiyatların yaşanması, 



Yaşanılan Mekanda sürekli geçmişe yönelik olumsuz hatıraları canlandırmak, konuşmak , zihinsel karışıklık , Depresyon hissi , üşengeçlik (içinden birşey yapmak gelmemesi ya da parmağımı bile kıpırdatmak istemiyorum hissi) , karamsarlık, öfke, sürekli vesvese ve endişe hissi, Uyku probelmelerinin yaşanması,



Kişinin Maddi sorunlarının sürekli devam etmesi evde bereketin olmama hissi.



Yeni bir eve taşınıldığında ya da yeni bir çalışma alanına taşınıldığında daha önce orada yaşayanların bıraktığı negatif enerjilerin etkileri,



Mekan içinde çok fazla elektronik aletin çalışması , radyasyon yüklenmesi, 



Mekan içinde sigara ve benzeri maddelerin tüketilmesi,



Mekan'da yaşanılan hırsızlık ve benzeri şiddet olayının etkisinin hissedilmesi veya sürekli hatırlanması,



Mekan'a alınan 2. el mobilyaların önceki sahiplerinden taşıdığı negatif enerjiler.



Mekan'da enerjinin dağılmasını engelleyen çok tıkış tıkış eşyanın bulunması ve atılması gereken eşyaların saklanarak enerjiyi sıkıştırması ve kalabalık yaratması.



Mekan'da yaşanılan ağır hastalıklar, ölüm ve acı dolu Terk edişlerin bıraktığı negatif enerjiler,



Ev Temizliğinin uzun süre ihmal edilmesi,



gibi durumlarda Evlerimizde Negatif Enerji Temizliği yapmamız kesinlikle gereklidir.



Evlerimizde Negatif Enerji Temizliğini Nasıl Yaparız ?



* Adaçayı , Tütsü yakmak çok etkili olmakla birlikte benim bizzat denediğim ve yaydığı pozitif enerjinin muazzamlığına hayran olduğum tek bitki KATIR TIRNAĞI'dır. 

Bir kabın içersine itinayla sevgiyle kurutulmuş Katır Tırnağı otunu tutuşturup yakarak sonra tütecek şekilde bırakarak evinizin içinde BEDENLİ VEYA BEDENSİZ TÜM NEGATİF ENERJİLERİN EVİMLE OLAN BAĞIMI KESEREK İPTAL EDİYORUM diyerek tüm evinizi dolaşın. Bu arada Bildiğiniz duaları (ayetel kürsi gibi) okuyabilirsiniz. 



*Ateş "en iyi" temizleyicilerden biridir. Yukarıda Katır Tırnağı otu ile uygulamayı yaptıktan sonra sağ elinize bir MUM (beyaz) alarak aynı uygulamayı aynı olumlama ve dualar ile bir kez de mum ile yapın. 



*Evi temizlemekte ve negatif enerjiyi kırmakta en etkili yöntemlerden biri de Herşeyi gerçekten çok iyi bilen Atalarımızın yöntemidir. Yani Sirkeli Su ile tüm evin zeminini ayrıca dış kapı girişini , duvar kirişlerini sirkeli su ile mutlaka silin temizleyin.



*Minik kapların içine koyarak oturma alanınız ve yatak odalarınıza koyacağınız Tuz'un negatif enerjiyi sünger gibi çekme özelliği vardır. (Tuz turşu tuzu ya da kaya tuzu denilen kalın tuz olmalı) Evinizdeki duruma göre 2-3 günde bir veya hafta da ya da 10 günde bir lavobaya dökerek sürekli yenileyin.



*Lavanta Yağının yaydığı pozitif enerji çok yüksektir. Bu yağı bileklerinizin iç tarafına sürerek eterik bedeninizi kuvvetlendirmekte kullanabileceğiniz gibi, evinizin duvar kirişlerine kapılarına bir damla sürerek eviniz içindeki enerjiyi de çok rahat pozitif yönde koruyabilirsiniz.



*Yaşam alanınızın pozitif enerjiye dönüştüğünü hissettiğinizde bu enerjiyi korumak için yaşam alanınıza Kristal Kuars Taş koyabilirsiniz. Yalnız bu taş mevcut enerjiyi korur. Eğer evinizde negatif bir durum olduğunu sezerseniz bu taşı 24 saat su da ya da toprağa koyarak bekletip topraklayın evinizi temizleyin ve sonra tekrar taşı statik bir alan yaratması için tekrar kullanabilirsiniz. Ayrıca yatak odasında Ametist taşı bulundurmak da sizin rahat uyumanızı sağlayabilir..



*Evinizde varsa zararlı haşereler (özellikle mutfakta)  hemen temizletmelisiniz (organik öldürmeyen böcek kaçıran ilaçlar var mesela bunları kullanabilirsiniz) bunlarda geldikleri geçtikleri yerden taşıdıkları enerji ile negatifi tetikler.  



*Evinizde kullanmadığınız "Lazım olur belki" diyerek yıllardır biriktirdiğiniz tüm eski enerjileri yani eşyaları ihtiyacı olan birine verin ya da çöpe atın. Evinizde hareket alanı bırakın ve evinizin düzenli olmasına dikkat edin. Dağınıklık enerjiyi keserek takıldığı yerde birikmesine yol açar. 



*Selvi ağacı dalından çalı çırpıyı süpürge kullanır gibi evinizi yerden 10 - 15 cm yüksekten açık pencereden veya kapıdan dışarıya doğru süpürmek çok etkilidir. Ayrıca mekanın güneş enerjisi görmesi çok önemlidir. Eğer mümkün değilse doğala yakın çok iyi bir aydınlatma yapılması gerekir ve sık sık havalandırılmalıdır. 



*Evinizde dinleyeciğiniz klasik müzikler (Mozart, Vivaldi gibi) titreşiminizi yükseltecektir. (Her ne dinlerseniz dinleyin acıklı. içli, ağlatan müziklerden uzak durmanızı nacizane tavsiye ederim)



*Evinize geldiğinizde üzerinizdeki kıyafetleri hemen dolabınıza asmak yerine önce "silkeleyerek" en az 2 saat balkona asarak havalandırmak dışarıdaki negatif enerjinin evinize statik konuma geçmesini önleyecektir. 



*Bulunduğunuz mekanda Mum yakmak ayrıca radyosyana karşı kaktüs bulundurmak da sizi rahatlatacaktır..



Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım tüm uygulamaları  yaptıktan sonra en önemli durumun sizin kendi pozitif ruh haliniz ve hayata bakış açınız olduğunu unutmamanız gerekir. Siz kendi ruhsal temizliğinizi yaptığınızda artık bu tarz temizliklere de daha az ihtiyaç duyar hale geleceksiniz.. 



Yaradana teslim olmayı, Değişimi (yeni enerjiyi) sevgiyle kabul etmeyi ve Yaradanın Işığını keşfederek hem kendimizi hem de çevremizi aydınlatmasını sevgiyle onaylıyoruz :) 



Bütünün ve Hepimizin Hayrına OLsun.. Yolumuz IŞIK OLsun , Yolumuz SEVGİ OLsun.. Evrenin Tüm Mucizeleri ve Tüm güzel sürprizleri hayatımıza aksın.. ve de öyle..



Alev Cedimağar

Şifa ve Yaşam Terapisti














Sevginin Gücüyle Nasıl Çalışmalı ?

Öğrettiğim Yeryüzü için Şifa uygulamaları dersleri sırasında mucizevi şifalanmaların parçası olduğunu öğrendiğim bir formülü paylaşıyorum.



Formül şu: niyet + birlik + sevgi + uyum + konsantrasyon + odak + imajinasyon.



Her öğe ile ilgili hikayeler ve örnekler veriyor ve Yeryüzü için Şifa: Kişisel ve Çevresel Toksinleri Nasıl Dönüştürmeli kitabımda hepsinin biraraya gelerek nasıl kişisel ve küresel şifalanma yarattığını anlatıyorum.Sevgiden bahsederken genellikle sevginin ne olduğunu anlatmak zorunda kalmayacağımı ümit ettiğimi söylerim. Şifalandıran, metotlar ve teknikler değil sevgidir.Sevg gücünün şifalanma ve dönüşüm yaratma gücü sınırsızdır.



Sevgi mucizeler yaratır.Şimdi ortaya çıkan soru şu –sevginin ne olduğunu gerçekten anlıyor muyuz? Düşünüyorum ki hepimizin temel bir sevgi anlayışı var ve sevgiyi öğrenmek dünyaya gelmemizin nedenlerinden birisi. Tüm varlıklar sevilmek ve sevgiyi paylaşmak ister. Fakat egosu olan ve kendisini ilahi kaynaktan ayrı algılayan varlıklar olarak evrensel sevginin gerçek doğasını deneyimleyebilir miyiz? Geçmiş ve şimdiki spiritüel öğretmenler mucizevi şifalanmalar gerçekleştirdikleri sırada gerçek sevginin içlerinden aktığı evrenin gücü ile birlik hali içinde olmuşlardır. Evrensel sevgi anlaşılabilecek veya rasyonelize edilebilecek bir kavram değildir. Evrensel sevgi sınırları olmayan formsuz bir enerjidir.Yaratma sürecine baktığımızda, yaradılışımıza ne kadar sevgi katıldığını deneyimleyebiliriz. Yaratıcı bizleri evrensel sevgiden yarattı.Eğer kaynağın koşulsuz sevgisini gerçekten deneyimleyebilmiş ve bunun bizden akmasına izin verebilmiş olsaydık, bugün karşı karşıya olduğumuz hastalıklar ve güçlüklerle karşılaşır mıydık? Ve eğer sevgi gerçekten şifalandırıyorsa, rasyonel zihnimizi nasıl yoldan çekecek ve bu saf güce teslim olacağız? Bu sevgi bizim hücresel hafızamızda mevcut çünkü koşulsuz sevgiden yaratıldık. Evrensel sevgi koşulsuz ve aşkındır ve egosal anlayışımızın ötesindedir.Evrenden, Tanrı’dan, Tanrıça’dan, İlahi Olan’dan yardım istesek ne olur? “Sevgine açılmama yardım ettiğin için teşekkür ederim” desek ne olur? Işıltılı bir varlıksal hale nasıl ulaşabileceğimizi anlamaya çalışmayı durdursak ve yalnızca buna açık olup sevgi deneyimi için şükranlarımızı sunsak ne olur?Eğer ışıltılı bir spiritüel hale ulaşmak için çok fazla çabalamış olduğunuzu hissediyorsanız belki de artık gerçek koşulsuz sevginin gücünü deneyimlemek için kendinizi açma ve teslim olma zamanı gelmiştir. Ve şifalandırmak için, yalnızca bu deneyimin içindeyken, içinden bu sevginin akabileceği bir kanal olabiliriz.Bahar gündönümüne yaklaştıkça, yeni ürünlerin ortaya çıkışını düşünmeye meyilliyiz. Hepimiz sevginin yeni ürünleri, çiçekleri, bitkileri, tomurcukları, sebzeleri vd. nasıl beslediğini biliyoruz. Hepimiz sevgiyle bakılan bir bahçenin diğerlerinden farkına şahit olduk. Bir bahçeye sevgi vermeye çalışıyor muyuz? Yoksa bu bir varoluş hali midir?Bir bebeğe sevgi vermek için çabalar mıyız? Bir aile üyesine veya hayat arkadaşımıza sevgi vermek için çabalar mıyız? Yoksa yalnızca gerçek sevgiyle bir varoluş haline mi gireriz?Bütün bu soruları soruyorum çünkü gezegende bir hızlanma deneyimliyoruz gibi görünüyor. Ve şimdi gerçek sevginin gücünün içimizden akışını deneyimlememizin zamanıdır. Ancak bu rasyonel bir “eğitim” yolu ile öğrenilebilecek bir durum değil. Bu kuvvetin güzelliğini ve gücünü deneyimlemek için kutsallığın yardımına ihtiyacımız var.Her güne şunu söylerek başlayın “İlahi güce, evrenin yaratıcı gücüne yaradılışımdaki sevgiyi deneyimine açılmama yardım ettiği için şükranlarımı sunuyorum”. Bunu hergün yapmaya devam edin. Küresel bir topluluk olarak buna hergün hep birlikte açıldıkça, sevgi her birimizden tekrar akarak dönüşüm ve şifalanma yaratacaktır.Dışarı çıkın ve yeryüzüyle bağlantınızı hissedin. Yaşam için sevgi enerjisinin zihinsel bir kavramdan tüm yaşamı, yeryüzünü ve elementleri besleyen gerçek bir enerjiye doğru evrilmesini deneyimleyin. Yere “SEVGİ” kelimesini yazın. Sevginizi yeryüzüyle paylaşın. Bahar gündönümünde sabah kalktığınızda aynaya bakın ve yaydığınız ışığı, gözlerinizdeki parlaklığı fark edin. Kendinizi ışık saçarken algılamıyor bile olsanız, öyle olduğunuzu kabul edin. Algımız gerçekliğimizi yaratır. Işığınızı beslediğinizde sizden yayılır.Birkaç derin nefes alın ve hem kendinize hem de yaşama olan sevginizi deneyimleyin. Kendinizi sevebildiğinizde sevginizi diğerleriyle paylaşabilirsiniz.Ve bugün boyunca konuştuğunuz herkese gözlerinin nasıl ışıldadığını veya ne kadar aydınlık ve harika göründüklerini söyleyin. Kalbinizden nefes alın ve evrensel sevginin aracı olun. Bunları yaptığınızda neler olduğunu izleyin. Size garanti ederim ki, karşılaştığınız herşeydeki ışığı kabul ettiğiniz ve sevgiyi iletmeye istekli olduğunuz her yerde gülümsemelerden oluşan zincirleme bir reaksiyon başlatacaksınız.



Sandra Ingerman

Çeviren: Simin Uysal