15 Haziran 2020 Pazartesi
Küçük bir Farkindalik Testi 😉
8 Haziran 2020 Pazartesi
Emanet Güvencelere tutunma ! Kendin yap !
Birşey yapmak için bir yere gitmek için birini beklemeyin.
Kendiniz yapın.
Kendinize yetin.
Sadece gerçekten "bu kısım beni aşar" dediğiniz durumlarda destek arayın. Mesela güç gerektiren işler, dolabın yerini değiştirmek ya da niyetlendiğiniz işe kolaylaştırıcı bir aracı kişi bulmak vs gibi. Nitekim bu bile işi kontrol altına alıp organize edebilme yeteneğinizdir.
Söylenerek vakit geçirip yaşam enerjinizi düşürmek yerine, Düşünüp kendi Gücünüzü, özgür iradenizi ve aklınızı kullanıp YAPIN!
Mesela gezmek için de birine ihtiyacınız yok. Yalnız da gezebilirsiniz. Zaten birinin keyfi gelecek, zamanı çakıştıracaksanız diye uğraşmak yerine, uyan uyar uymazsa "ben giderim" deyin niyetinize girin ve yine YAPIN !
Gittiğiniz yerde bir sürü sizin gibi insanlarla tanışıp sohbet edebilirsiniz.
(Afrika dahil daha pek çok yere tek başına gitmiş biri olarak da söylüyorum 😉 )
Hele ki bir yere gitmek için "özel" birini bekliyorsanız, ilahi sistem size "kendine güven ne istiyorsan yap beklediğin özel insanı işte o zaman gittiğin yerde bulacaksın ." der 😉
Yani sistem hep özgüven, kendinize yetme, kendinizi sevme, kendinizle mutlu olmayı, eğlenmeyi öğrenme dersleri üzerine kuruludur.
Sonra üzerine diğerleri gelir ve dersler keyifle yaşanır.
Bu Değişim sürecinde,
Yapamam dediğiniz ne varsa yapın.
Çünkü yaparsınız!
Bu herşey için geçerli.
Bağımlılıktan kurtulun.
Çünkü yeni dönem SEVGİ temelli olarak ve zorlayarak da olsa öğretmeye kararlı😉
Emanet güvenceler devri bitti..
Hayatta daima önce kendinize güvenin sonrası Işıl Işıl gelir..
Ve de öyle OLdu çok şükür 🙏❤🙏
Alev Cedimağar
4 Haziran 2020 Perşembe
Bu DOLUNAY "IŞIĞIN SAVAŞÇISI" olarak ÇOK heybetli geldi !!!
Yine Dolunay yine Tutulma ve yine YENİ BAŞLANGIÇLAR ..
Değişmeyen tek şey şu felaket haberleri ! İlla bir dediğim çıksın telaşı içindeler ! İstedikleri şeyin karanlığa, negatife, olumsuza hizmet etmesi umurlarında bile değil !!
Bu tarz insanlar hep olacak onların görevi de, insanları sallayıp dengelemek düşündürmek. Burada herkes yine kendine bakacak..
Hep diyorum ya Akıl-Mantık-Kalp (His) yani DENGE üçgeninde kalın diye, İşte bu üçgen içinde düşündüğünüzde, Her yıl 12 kadar tutulma ya da dolunay geçiriyoruz. Hep felaket olsa Dünya’da taş üstüne taş kalmazdı. Negatif olan hiçbir şeyi inancınızla kuvvetlendirmeyin. Onlara inanarak harcayacağınız eforu, ben bu bilgiyi olumlu olarak nasıl değerlendirebilirim ? Mesela deprem olacak dendi. Tamam deprem olabilir yeryüzü de değişimi geçiriyor zaten her dolunay güneş tutulması gibi şeylerde bunu söylerler. Lakin aklıma gelmesi de iyi oldu. Ben DASK poliçemi yeniledim mi ? Yaptırsam mı ? gibi kendinize hizmet edecek düşünce ve eylemlere dönüştürün. Şahsen ben hiç bakmıyorum bile üstlerini çizip arkamı dönüp gidiyorum. En azından etrafım temizleniyor oh güzel insanlarla keyifli keyifli yürüyoruz. Bize katılan katılır. Katılmayan da katılmaz J))))
ŞİMDİ GELELİM BU DOLUNAY’a..
Ben bu Dolunay’a IŞIĞIN SAVAŞÇISI ya da IŞIĞIN KORUYUCUSU ismini verdim. Çünkü Enerjisi çok kuvvetli ve BEYAZ akıyor. Herkesin Tepe Merkezinden aşağıya iniyor. Bunun amacı ise herkesi düşünmeye , pozitife dönüştürmeye, düşündüklerini gerçekleştirmeye, sorgulamaya yönlendirmek. Dolayısıyla bu dönem baş dönmesi, tam tepenizde (bıngıldak denilen yerde) karıncalanma, AN’lık zaman ve mekan kaybı (ben neredeyim hissi) , kulaklarda yoğun çınlama özellikle metalik çınlama olabilir. Metalik diyorum çünkü Güçlü bir manyetik çekim var. Dünyanın eylem ve boylamları yine değişiyor. Daha önce olduğu gibi bunu yine kuvvetli hissedeceğiz. Kuvvetli hissettiğimiz önceki zaman ise 2011 -2012 dönemiydi.
Tabiri caizse bu Dolunay bize
1. Yaklaşık 3 aydır evde oturuyorsun. Artık bir şeylere karar vermiş olman lazımdı. Hayatına ve Ruhuna bir yön vermen , negatif ve pozitif eylem ve düşüncelerin arasında bir seçim yapman lazımdı. Yaptın mı ? Bana yaptığını göster. Harekete geç. Çünkü ekilenleri biçme zamanı geldi diyor.
2. Herkes ektiğini biçecek, herkes yaptığını bulacak ilahi sistem çok keskin çalıştığını çok net herkesin anlayabileceği şekilde gösterecek.
Nasıl ?
Bir kere şunu çok iyi bilmemiz lazım . Herkes kendinden sorumludur. Çünkü herkesin tekamül yolculuğu farklıdır. “Bana yaptığını çeksin” demek sizi yine negatife yönlendirir. Bunun içinde Hırs, öfke vardır. Olay böyle değil..
Kendimize yapılanlar Bizim o zamanki bilinç düzeyimize ve dolayısıyla tecrübelerimize (tecrübesizliğimize) eklenen ve öğrenmek için yaşamamız gereken olaylardı. Günah Keçisi yok ki ! Sen izin verdin o yaptı. Sen düşünmedin o düşündü. Sen iyi düşündün o kötü düşündü. Demek ki sen de çok iyi düşünmekle dengeyi kaçırıp akıl ve mantığı kaybettin. Sonuçta öğrendin mi ? Tabiri caizse boyunun ölçüsünü aldın mı ? EVET. Şimdi olsa izin verirmisin ? HAYIR o zaman öğrenmişsin. İşte sana bir tecrübe öğretti. Sen kendinden sorumlusun. Aldığın dersi ve mesajları alıp yoluna daha temkinli, daha dik , daha biliyor olmanın verdiği güvenle devam ediyorsun.
Şimdi gelelim karşı tarafa. O da kurnazca seni aldattı mı ? Sahtekarlık yapıp seni dolandırdı mı ? canını yaktı mı ? EVET.. işte bu da karşı tarafın sorunu. Eğer vicdan azabı duyuyor ve bu telafi etmek için harekete geçiyorsa o da kendi karmasını temizleyerek ruhsal geçişini tamamlar. Yok eğer anlamamış ve halen birilerine kötülük yapmaya devam ediyorsa İŞTE BURADA DOLUNAY DEVREYE GİRİYOR !! yani yandı ! lakin bu bizi ilgilendiriyor mu ? HAYIR ! Biz öğreneceğimizi öğrendik. Tabii itiraf etmek gerekirse insani tarafımız görmek de istiyor :)) Fakat öğrensin anlasın şöyle bir kafasına dank etsin “Ben ne yaptım bu insana ? O yüzden bunlar başıma geliyor” desin. Bir daha kimseye zarar vermesin Hatta gelsin benden de af dilesin telafi etsin diye değil mi ? Olabilir. Hiç negatif yüklenmeyin enerjinizi serbest bırakın ve gülümseyin. çünkü GÖRECEKSİNİZ ;)
BU DOLUNAY ENERJİSİNDE UZUN SÜREDİR OLMAYAN BİR ŞEY OLUYOR . YANİ BİZİ TEPE MERKEZDEN İLAHİ AKIŞDAN UYUMLANDIRIYOR. İLAHİ AKIŞ İSE BEYAZ. YANİ BEYAZ IŞIK İLE DESTEKLİYOR VE EĞER KİŞİNİN ENERJİSİ KARANLIK İSE IŞIĞA DÖNÜŞTÜRMEK İÇİN ÇARPMA ETKİSİ YARATIYOR. İŞTE BU ÇARPMANIN ANLAMI DA O KİŞİYE GÖRE DEĞİŞİYOR. YA IŞIĞI SEÇECEK YA DA KARANLIĞINDA YOL ALMAYA DEVAM EDECEK VE SONU DA FECİ.. (TÖVBEEEE YÜCE YARABBİM HERKESİN RUHUNU AYDINLATSIN)
Yani kısaca ve özetle ve bilindik tabirle “Kötülük yapanları” dönüştürmek için bayağa bir sallayacak. Akıllarına hayallerine gelmeyen olaylar yaşayarak “IŞIĞIN İÇİNE YANİ ÖZLERİNE UYANDIRILMAYA ÇALIŞILACAK” olmazsa içinde bulundukları karanlık enerjiye teslim olmuş olacaklar.
İŞTE BU DOLUNAY O YÜZDEN “ SEÇ BAKALIM” DİYOR.
İŞTE BU YÜZDEN, BU DOLUNAY IŞIĞI KUVVETLENDİRİP IŞIĞI DESTEKLİYOR, KARANLIĞI DA YİNE IŞIĞA TAŞIMAK İÇİN SALLIYOR. TABİİ IŞIKTA OLANLARA DA ASANSÖR GÖREVİ YAPARAK BİR ÜST BASAMAĞA TAŞIYOR SEVGİYLE, BEREKET, HUZUR VE ŞİFA İLE…
BU DOLUNAY DA HERKES TAM OLARAK DA GÖNLÜNE GÖRE , RUHUNA GÖRE, PAYINA DÜŞENİN EN BÜYÜĞÜNÜ ALIYOR !!
KARMİK HASATLAR BAŞLADI !!
VALLA NE MUTLU RUHU VİCDANI RAHAT, SEVGİ DOLU, IŞIL IŞIL RUHLARA…
Bu arada Ruh göçü henüz bitmedi. Bu sene çok ayrılan olacak demiştik. Bu dolunay ile de kalmaya karar verenlerin raporu çekiliyor diyebiliriz. Gerçekten ilginç şeyler yaşıyoruz ve yaşamaya da devam ediyoruz. Bu 2020 senesi gerçekten SEVGİ sınavlarıyla dolu.
SEVGİ = IŞIK’dır… gördüğünüz gibi her şey birbiriyle bağlantılı.. Her olay, her düşünce, her hareket içinde sevgi yoksa imha oluyor. Farkındaysanız Corona virüsünü bile sevmeye başlayıp hayrını gördükten sonra zayıflattık ya da kendimizi daha da güçlendirdik sonra da gerçekleri öğrenmeye ve anlamaya başladık. Lakin başı yine SEVGİ çekti ..
İşte bu yüzden geçen seneden beri yaşadığımız en kuvvetli Dolunay bu diyebiliriz. En azından bundan sonrakilere hazırlık dozunda diyelim. Haziran ayında başka tutulmalar da var. Lakin bu Dolunay etkisi çok büyük patladığı için bence bu enerji çıkışı en az 2 ay devam eder diye düşünüyorum. Yani diğer tutulmalarda da hatırlamak için bu yazıyı baz almanızı tavsiye ederim.
Tabii TÜM SIRLARIN AÇIĞA ÇIKMASI ‘nın bu döneme gelmesi de bir tesadüf değil.
Bu SIRLARI hem kişisel hem de toplumsal baz da düşünmeliyiz.
En basitinden CORONA VİRÜS olayının altından neler çıktı ve çıkmaya devam ediyor ? ABD karıştı peki neden ? Niye zenci-beyaz olayları patlak verdi ? O Polis’de (zenciyi öldüren) hiç mimik duygu yoktu . Yüzüne dikkat ettiniz mi ? Olmadı tekrar bakın. Peki acaba insanmıydı ? İnsan formunda farklı varlıklar aramızda olup da özellikle negatifi yaymak istiyor olabilir mi ? (Bu işler en çok ABD ‘de olur çünkü 51. Bölge bağlantılı oldukları için tüm acaiplikler orada yaşanıyor)
Bir de 2 negatif görevli dünya lideri bu dönem beni çok şaşırttı.. Sene başından beri sürekli kuvvetlenerek uyumlandıran Enerjiler ne yaptıysa ikisi de bir pozitif yönde parlamaya başladı. Hayırlısı diyelim.. Çünkü onların aydınlanması demek bir toplumun da aydınlanması ve ruhsal çıkışı demektir. Yüce Yaradan Ruhlarını aydınlatsın diye diye sonunda aydınlattı sanırım çok şükür.. Daim OLsun , Sonsuz OLsun.
Neyse bunlar sizlerin araştırması gereken konular o yüzden çok detaylı girmiyorum. Zaten uzun yazsam okumuyorsunuz, kısa yazsam çok kısa olmuş diyorsunuz. Bilgi’yi nasıl yazının uzunluğu ve kısalığı ile ölçer bir insan ve okuyup okumamaya karar verir bu da bana ilginç gelen bir konu :))
Kişisel SIRLAR’A gelince.
Bunu herkes aile içinde, ilişkilerinde, çevresinde her şekilde yaşadığına eminim. Bilinmeyenler öğenilmeye başlandı. Bu süreçde yanılgılar olumlu veya olumsuz her şekilde patlak verdi vermeye de devam ediyor.
İş ve Ev ile ilgili inanılmaz değişimlerde olacak. Ve emin olun hepiniz çok mutlu olduğunuz yerlere gideceksiniz . İçinizi temiz tutun vesvese yapmayın sadece İNANIN .. Evlilik bu sene olmuyorsa zorlamayın çünkü bu sene içinde evlenemedim diyerek ağlayan 1 hafta önce de “iyi ki evlenmemişim “ diyen danışanımı örnek vereyim.. Herşeyin bir hayrı var. Akışda kalmayı, mesajları okumayı öğrenelim.
Bir diğer öğretilen konu ise,
Yargılamayacaksın ! işte en çok da bu herkesin ayağına dolanacak.
Yani Kendi doğrularına inanacaksın lakin doğrularını sorgularken dikkat edeceksin. Eğer BENİM DOĞRUM dediğin şey başkasına zarar veriyorsa o zaman doğru değil. DOĞRU herkesin en yüksek hayrına olan, mutlu eden, İÇİNE SİNEN karar ya da düşüncedir. Vicdan rahattır. O yüzden dua ya da niyet edilirken BENİM VE BÜTÜNÜN EN YÜKSEK HAYRINA diye dua edilir. Yani Bana istediğim mutluluğu güzelliği versin lakin bana verirken çevremde ki insanları da mutlu etsin onlara da güzel yansısın hayrı olsun anlamındadır.
Bu şablona uymayan tüm DOĞRULAR bu dönem fena patlayabilir. Hem de çok yerden.
Şimdi Herkes bir harekete
geçecek. Çevremizde yazımda bahsettiğim
olayları yaşayan pek çok insan göreceksiniz (Umarım hepsi ışığı seçer de patır
patır döküldüklerini görmeyiz) . “Ben bile bu kadarını beklemiyordum” sözünü
çok duyabilir ya da söyleyebilirsiniz.
Yani bayağa bayağa bir hasat
sürecine girdik. O yüzden herkes ruhunu temizleyip geçmişi serbest
bıraksın ve karmik düğümlerini telafi ederek çözsün.. Bu işler sadece sizden
değil en sevdiklerinizden vurur. Çünkü ne yaparsan ne yaşatırsan onu yaşarsın evrensel kanunu çok açıktır. Mesela birinin canını çok mu yaktın ? halen mi farkında
değilsin ? Halen mi umrunda değil ? O
zaman senin de canın en hassas yerinden yanacak hazır ol ! Bu hassas yerin
evin, çocuğun , araban veya her ne ise en sevdiğin o olabilir..
Aman dikkat !! Temizlenme zamanı !!
Tabii bu kadar düşünce bu kadar aksiyon derken düz mantık beyin çok çalışınca insan çok acıkır ve yemeye düşebiliriz. O yüzden kilo olayına da dikkat edelim . Gerçi bu sene plajlarda tombullar modaymış :)) Olsun biz yine de abartmayalım. Yine tepe noktasından bakarsak Akıl ve Mantık kısmına maddi konularda giriyor. O anlamda dikkatli harcamalar yapın lütfen. Duygusal harcamalardan kaçının diyorum naçizane.
Manyetik çekimin çok güçlü olması sebebiyle (ki bu hep aynıdır hiç değişmez) Kemik ağrıları çok yoğun yaşanabilir. AY bir mıknatıs ve sizde bir demirsiniz gibi düşünün. AY ne kadar kuvvetlenirse sizi de o kadar kendine çekiyor. Dolayısıyla bu çekim ve genleşmeden kemikler etkileniyor. Uykusuzluk yine malum bu süreçte devam ediyor. Tabii çok uyku hali de olabilir. Herkesin ruhsal titreşimi farklı .
KISACA BU DOLUNAY
GELMİŞ GEÇMİŞ TÜM YILLARIN EN BÜYÜK KARMİK TEMİZLİĞİNİN YAPILDIĞI BİR DÖNEM BAŞLANGICI !!
VE,
Tüm IŞIK RUHLARIN yanında olan IŞIĞI kuvvetlendiren bir DOLUNAY..
Zorluyor gibi görünen lakin sevgiyle pamuk gibi sararak öğreten bir DOLUNAY..
Tüm Cesur kararlarımızı destekleyen ve bizi yüreklendiren bir DOLUNAY..
Kendinize acımayın aksine Gücünüzü fark edip kullanın diyen bir DOLUNAY
Ve de
ÇOK OTURDUNUZ ARTIK KALKIN HAREKETE GEÇİN diyen bir DOLUNAY..
Yani gördüğünüz gibi etkilerini çok hızlı ve çok somut göreceğimiz harika bir DOLUNAY yaşıyoruz..
DÜNYA IŞIĞA DÖNSÜN BİR İNCİ TANESİ OLSUN BİZ DE BU IŞIKDA BİRLİKTE YAŞAYALIM ..
O zaman BİRLİK OLMAMIZ LAZIM..
İşte BİRLİK OLMAYI DA ÖĞRETEN bir DOLUNAY..
O zaman biz de onu Sevgiyle kucaklayalım ve yeni DÖNEME yeni Pozitif tüm BAŞLANGIÇLARIMIZA MERHABA Diyelim..
Kendimizin ve Bütünün en yüksek hayrına Tüm Sevgimle IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür
Alev Cedimağar
2 Haziran 2020 Salı
HOLİSTİK TACİRLER (örnekleriyle !)
HOLİSTİK TACİRLER
Uzun süredir
böyle konularda yazmıyordum. Lakin gördüğüm kadarıyla yazma zamanım gelmiş.
Malum ortalık karışık sap ile saman birbirine girdi. Bilgisi ve tecrübesi
yeterli olmayan kişilerde bunları bir şey zannedip Av olmaya başladı.
O yüzden Av
olacağınıza Siz Avcı olun bunları avlayın temizleyin gitsin !
Evet yine
temizlik zamanı..
Şimdi önce “Holistik”
nedir onu bir öğrenelim. Malum her önüne gelen kullanmaya başladı.
Holistik :
Birbirinden farklı ve ayrı parçaların bir araya gelmesi Bütünlüğü oluşturması yani
Bütünlük gibi açıklanabilir. Mikro’nun bir araya gelerek Makro’yu oluşturması
gibi.. Daha çok Tıp alanında kullanılsa da anlamı farklı alanlara da taşınarak
herkes de bir Holistik merakı başladığını söyleyebiliriz. Tabii bunu
kullananlara önce “Bütün” olmak ne demek ? diye bir sormak lazım..
BÜTÜN kendi içinde farklı manalar ifade eder.
Karanlık da kendi içinde bir Bütündür Aydınlık da.. ikisi bir arada yine bir
bütündür. Her iki tarafta kendi bütünlüğünü yaratır. Karanlık zaten malum. Peki
aydınlık tarafın bütünlüğünden bahsedenler ? Kendileri gerçekten aydınlık mı ?
Dürüst, Vicdanlı, Hakkaniyetli, Kendi hayatının bütünlüğüne ulaşmış huzuru,
bereketi, Mutluluğu, Başarıyı , Sevgiyi gerçek anlamda yaşayabiliyor mu ?
bunlar hep bu “Holistik” kavramı içinde sorulması gereken sorular. Yani öyleyim
denince öyle olunmuyor.
Şimdi bir de
“Holistik Tacirler” kim bir de onları
tanıyalım :
Malum 2012
sonrası kontrolsüz bilinç yükselmesinin başlaması ile birlikte hep anlattığım
ya da yazdığım, Bipolar, Şizofren, Kişilik bölünmesi gibi pek çok ruhsal
rahatsızlıklar da patlak verdi. Farklı boyutlara geçiş yapanlar içinde galiba
ben deliriyorum diyerek hacılara hocalara, doktorlara koşanlar da oldu, “Ben
seçilmiş insanım” diyerek kendini ortaya atanlar da oldu. Daha mantıklı daha dengeli olanlar ise “Ben de
bir şeyler oluyor bunu öğrenmem lazım” diyerek araştırmaya yani ruhsal
bilgilere yönelmeye başladı. Bunların içinde de ayrışmalar oldu..Okuduğu birkaç
hap bilgi ile kendini “Mesih, Şems, Mevlana, Işığın Elçisi, Galaktik Komutan vs”
ilan edenler olduğu gibi daha bilinçli ve mantıklı bilgilerle ilerleyerek “Ben
insanım ve öğrenmeye gelmişim. Bu yaşadıklarım da boyutsal geçişin etkisi.
Ruhsal varlığımı kabul ediyorum ve Işıkta kalmayı seçiyorum” demeyi öğrendi ve
öğrenmeye de devam ediyor.
Tabii bu
ruhsal ve boyutsal geçişlerle birlikte tüm Dünya’da ruhsal bir çıkış yaşandı ve
pek çok insan , bu insanlar kim nedir ? ne yapar ? bilmeden 2 cümle spiritüel
laf öğrenenin peşinden koşmaya başladı. Bence güzel oldu çünkü herkes birbirine
hizmet ederek daha sonra “Filancayı da bir şey zannediyordum şimdi anlıyorum
beni nasıl kandırdığını” sözlerini en azından yaşayarak tecrübe etti.. İnsanlar
öğrendikçe onların da maskesi düşmeye ve kendileriyle yüzleşmeleri artmaya
başladı . En azından IŞIĞA geçmeleri için kendilerine de hizmet ettiğini
düşünüyorum ve diliyorum.
Ben buna
karanlığın ışığa hizmeti diyorum. Herkesin bir görevi vardır ve hepsi aklını
kullananlar için çıkışa yani IŞIĞA hizmet eder.
Dolayısıyla
eskiden herkes hacı hoca falcı peşinden koşarken şimdi kendi bile ne yaşadığını
bilmeyen “spiritüel” denen insanların peşinden koşmaya başladı. Bu da en çok
enerji alanında patladı !
Dünya’nın
çıkış sürecinde Pek çok farklı karanlık enerjiler uygun “piyonlar” bulunarak
bazı kişilere aktarıldı. (bunun en güzel örneği herkesin bildiği brezilyadaki
şifacı john of god denilen kişidir.) Filanca enerjisi, falanca enerjisi, Mavi
enerji, mor enerji, kırmızı enerji, galaktik bilmem ne enerjisi derken herkes
birbirine karıştı. Yine çok okuyarak Aklını mantığını çalıştıranlar “Işığa
hizmet eden hiçbir varlık ya da kişi enerji aktarıp benim enerjimi kullan, seni
ben uyumlayabilirim demez, Bana bağlan sana uzaktan şifa vereyim sözünü asla
kullanmaz kısaca zaten gerek ruhsal varlık gerekse insan olsun yani ne olursa
olsun “bana bağlan” demez, Kendimizdeki
gücü fark ettirip kendi enerjimizle direkt nasıl kaynağa yani Yüce Yaradan’a
bağlanacağımızı öğretir” diyerek bunlardan tamamen sıyrıldı kendini kurtardı ve
ruhsal yükselişine yüksek bir farkındalıkla devam etti. Zaten “Eski enerji
sistemi, Eski öğretiler çöktü” derken işte doğru bilinen tüm bu yanlışları da
kastediyoruz. !
Tabii bu
enerjileri kullananlar da kendilerine kılıf olarak ”hepsi aynı kaynaktan gelen
enerji” sözünü kullanarak kendi bile niye yaptığını ne olduğunu bilmediği
enerjilere daldı. Yine aklını kullananlar sordu “Hepsi aynı kaynaktan geliyorsa
o zaman ben direkt kaynağa bağlanırım. Türbe’ye çarçaput bağlamak gibi bir şey bu.
Niye direkt Yüce Yaradan’dan istemiyorum ki ?” evet aynen öyle ! doğru ! Bu
akan bir doğal suyu direkt kaynağından ellerinden içmek yerine, kimin nasıl
şişelediğini naptığını, o suya ne kodladığını ne eklediğini bilmeden onun bunun
verdiğini içmek gibi bir şey. Tabii bu arada o da gerçekten SU mu bilmeden ?!!!
Şimdi bu Tacir
olaylarını daha iyi anlaşılması için size Danışanlarımın bizzat kendi
yaşadıkları yüzlerce olaylardan birkaç tane örnekler vererek anlatayım. (Kendilerine
de çok selamlar sevgiler. Eminim kendilerini gülümseyerek okuyorlardır. Bakının
boşuna yaşamadınız bir de bu şekilde BÜTÜN’e hayrı oldu ;) )
Danışan 1 :
Alev Hanım Siz
sürekli Bereket hakkında yazarsınız ben de tüm yazılarınızı okurum ve aynen de
katılıyorum. Lakin merak işte birine gittim. Kendisi bolluk bereket çalışması
yapıyormuş. Bu “para bana kolaylıkla gelir” diyenlerden biri. 1 günlük Bolluk
bereket çalışması için de bayağa büyük bir para verdim. O gün çalışma yapıldı
sonra bir iki kişi kaldı mutfağa gidildi çay içilecek. Ben de kimseyi
tanımıyorum. İçimden bir ses kal dedi ben de kaldım onlarla mutfağa gidip çay
sohbetlerine katıldım. Bu eğitimi veren kişi sohbet esnasında “bir ev aldım
krediyi ödeyemiyorum her ay çok fazla.” Dedi ve benim gözüm açıldı. “Eyvah
dedim gitti bütün paralar. Bu kadının kendine hayrı yok !!! O kadar şey anlattı kendisi ev kredisini
ödeyemiyorum diye dertleniyor” önceden yapmam gereken araştırmayı sonradan
yapınca öğrendim ki, kadının spiritüel bir bilgisi bile yok. İşinden ayrılmış
para kazanmam lazım demiş bu işler çok para getiriyor meraklısı çok demiş ve
kendi bile ne anlattığını bilmediği eğitimi vermeye başlamış.
Danışan 2 :
Alev Hanım
çok ünlü bir merkeze gittim. Enerji çalışması yapan kişi de çok medyatik ünlü
falan. Çok ciddi bir seans parası ödedim. Yani sizin seans ücretiniz çarpı 3
gibi düşünün ! Beni bir odaya oturttular. O kişi içeri girdi. Yüzüme baktı. Niye
geldim neye ihtiyacım var diye sormadı konuşmadı bile ve başladı ellerini
üzerime koyup çalışmaya. Yaklaşık 35 dk falan çalıştı sonra şifa oldu tüm
enerji merkezlerini açtım bloke olmuşsun diye bitirdi gitti. İyi de ben hiçbir şey
hissetmedim ! ne oldu anlamadım ! Bir fark da göremedim kendimde. (bu açıklamayı ben kendisiyle çalıştıktan sonra yaptı. Çünkü enerji
çalışmasında enerji hissedilir. Blokaj hissedilir. Yani tüm çalışmayı danışan
hisseder bilir ne olduğunu ve anlar. Zaten başlamadan önce de her şeyi konuşuruz
ben akışını enerji olarak takip eder ve ona anlatırım.)
Danışan 3 :
Bir adama
gittim. Kendisi pleaides enerjisi ve daha ismini duymadığım bir sürü enerji ile çalışıyormuş. Kendisine bazı enerjiler özel
olarak verilmiş (!) . Ben gidince yani yüzyüze gelince adamdan bir korktum !!
bir de bana geçmişte varlıkların fiziksel saldırısına uğradığını izleri
olduğunu falan anlattı.. Ben oradan çıktıktan sonra resmen hasta oldum. Üzerime
bir korku geldi. Geceleri uyuyamadım
etrafımda karanlık şeyler dolaştığını hissettim. Bir de bir dergide bu adamın
yazısını yayınladıklarını gördüm ! O dergiden soğudum. Nasıl araştırmadan
yayınlarlar reklam ederler. Kimseye güvenmemek lazım. Dediğiniz gibi önce
kendimize güveneceğiz, okuyacağız, öğreneceğiz.
Danışan 4 :
Eşimle
sorunlarım vardı. Birine gittim. Kendine afili tasavvufi bir isim takmış. İnandım
bir şey sandım. Adam tutturdu gençsin güzelsin eşinden boşan diye ! Tarzı
konuşma şekli falan bir midem bulandı. O boşan dedikçe içimden bir ses ya bu
adam niye böyle konuşuyor bana enerji çalışması yaparak benim düşüncelerimi
rahatlatması özgür iradem ile karar vermemi sağlaması gerekmiyor mu ? diye
düşünmeye başladım. Ve çalışmayı tamamlamadım ayrıldım. Tutturdu bana paramı
öde diye. Ödemedim de. Valla kaçtım Alev hanım.
Danışan 5 :
Enerji
çalışması yapan birine gittim. Bir laubali konuşmalar şirin görünmeye
çalışmalar, gereksiz espriler gülmeler falan itici bir şey. Böyle olduğunu
bilsem gitmezdim. Bana enerji çalışması yaparken bayağa bayağa sohbet etmeye başladı. O akşam
nereye gideceğini, insanların aptal olduğunu vs. İçimden diyorum ki “çalışmaya odaklanması gerekmiyormu bunun ?
Niye konuşuyor böyle abuk sabuk insanlara aptal falan diyor” Onun sohbetine Bir dünya para verdim yani
param gitti faydası da olmadı. Sonradan bu adamın aldatma üzerine eğitim
verdiğini fakat bir arkadaşımla birlikte olarak kendi birlikte olduğu kadını aldattığını
ve daha başka şeyler de olduğunu öğrendiğimde hiç şaşırmadım :))
Danışan
6 :
Bu enerji
çalışmaları sebebiyle biriyle tanıştım. Avrupa yakasında meşhur bir semtte Merkezi
vardı gittim. Bana bir ilgi bir ilgi derken kendimi arkadaş olmuş buldum. Kendisi Access Bars denilen çalışmayı yapıyor.
Yaşam koçu, reiki master gibi havalı etiketleri var. Sonra bu etiketlere kurs
parasını benim verdiğim ve gittiği YOGA da eklendi J)) Tabii sonradan öğrendim ki aslında
hiçbir şey bilmiyor lakin kendini güzel pazarlıyor. Sonra benim vicdanımı
duygusal yönde sömürmeye başladı. Oturduğu yerde “para bana kolaylıkla gelir”
diyenlerden. Evet sahtekarlık yaparsan benim gibi safdirik vicdanlı biri çıkar
kolaylıkla gelir doğruymuş !!! Aslında günah
keçisi de aramıyorum. Çünkü ben Denge’yi kaybettim ve ÇOK ACIDIM. Evet bir şeyin içinde ÇOK olursa orada
hakikaten Denge bozuluyormuş.. Bunu da öğrendim. Şimdi bir dilenciye bile para
vermem o hale geldim. Gerçi şu an düşünüyorum da acaba olanlara tecrübesizliğimle
mi izin mi verdim yoksa özgür iradem dışında beynime başıma yaptığı tuhaf
çalışmalarla o mu bunu bana yaptırdı ? her
ne olduysa bitti gitti çok şükür ben Işığımdan bir şey kaybetmedim. Sonuçta
sizin de söylediğiniz gibi bir hayat tecrübesi oldu. Bayağa bir keskin
öğrendim. Onun Hayatı karabasan gibiydi. Tacizler yaşamış, Akıl hastanesinde
yatmış, aile içi karışık(!) ilişkiler, halen geçirilen ruhsal ataklar,
psikiatristleri vs. Bunlardan bazılarını insanlara anlatıp “ben buralardan
geçtim iyileştim” diye anlatıyordu fakat hepsi Yalandı. İyileşmediği gibi
kandırmaya da devam ediyordu. Bu arada
lüks semtte millete hava atarken evde yiyecek yemeği yoktu. Sürekli benden, işi
için, banka kredisi için, kendisi için, kızı için, kurs paraları, ev kirası,
mobilyalar, hatta babasına doğumgünü hediyesi tlf almak için bile para istiyordu
! Dürüstlük, hakkaniyet ışık sevgi diyerek beni 100 bin lira civarında
dolandırdı. Borç alıyorum ödeyeceğim dediklerini vermediği gibi bir de “seninle
arkadaştık bu arkadaşlık içinde sen harcadın bana verdin” gibi bir kılıf buldu. (populer karanlık kılıflara örnek bir cümle daha) Bir de kendince benim doğrum diyordu. Bu da
onun vicdanını rahatlatma şekliydi. Yine karanlık bir şekil. DOĞRU kimseye zarar vermez. Veriyorsa o zaman
senin doğrun karanlık bir doğrudur. Bunu bir yazınızda yazmıştınız. Evet aynen
öyle Alev hanım ! Tabii bu arada Onun devlete vergi borçları , bankalar dahil dolandırmadığı insan kalmamış. Şimdi yurt dışında ve göya hayatı çok güzel
bir portre çizerek ve saçma sapan laflar yazarak halen oradan insanları kandırmaya
devam ediyor. Kafası çalışan bir kişi olsa zaten yazdıklarından onun hasta
olduğunu anlar !! Lakin ektiklerini
biçme döneminde ve ağzından düşürmediği KARMA bana yaptıklarını ondan çıkarmak
için hayatında dolaştığını anlayamayacak kadar da cahil ve karanlık. Azıcık spiritüel, karma bilgisi olsa kızına bir
şey olacak diye korkar. Çünkü karma/kader en sevdiğinden veya en önem verdiği
değerlerden vururmuş insanı öğretmek için. Ben bile öğrendim artık zaten dini bilgilerimden de biliyordum çok
şükür. Şu an tüm Yalanları ,
sahtekarlığı ayaklarına dolandı . Umarım farkındadır da yol yakınken Işığa
döner. Bu insana gidip de enerji çalışması yaptıranları düşünemiyorum. Tüm
kirli karanlık enerjisini aktarıyor ! Ayrıca
kurs parasını ödeyerek gönderdiğim Yoga’yı falan da bilmediğini şimdi gerçekten
bilip de gerçekten yoga yapanları gördükçe daha iyi anlıyorum. Zaten bildiği bir
şey yok. Okuduğu birkaç felsefe kitabı, psikoloji lafları ile insanlara kendini
pazarlamaya çalışıyor. Tabii geriye dönüp baktığımda bunu daha iyi anlıyorum.
O zamanlar onun ağlamaları , aman geçmişteki
gibi yine intihar etmesin korkularım ve vicdanım yüzünden kendimi çok
kaptırmıştım. Şimdi bu insana gidip
hangi enerjiyi hangi eğitimi alabilirsin ki ? Zaten kendisi hasta, karanlığın
dibinde ! Herkesi hasta edip bırakıyor kirli enerjisiyle ! Bilmeyenler de
görüntüsüne kanıp bir şey sanıyor !
(Bu olay
aslında çok detaylıdır. Başlıbaşına bir kitap çıkar. Bundan duruma göre daha sonra
detaylı bahsederim. Umarım o zamana
kadar bu hikayenin sonu “Işığa ulaştı ve danışanıma borçlarını ödeyip
karmalarını temizledi. Şu an onun da çok mutlu ve bereketli bir hayatı var” diye biter. –Alev- )
Son iki örnek de benden olsun.. Bir sürü örnek var da hepsi zaten birbirinin
aynı . Sadece kişiler ve olaylar farklı ..
4 -5 sene kadar
önce bir çocuk bana messenger’dan “ Antalya'da Turizm sektöründe çalıştığını lakin iflas
ettiğini ve parasız kaldığını , spirütel konulara ilgi duyduğunu ve bu işte
para olduğunu düşündüğünü bu işe yönelmek istediğini” yazdı (yazışmalar halen
duruyor) Ben de ona “bu iş diye düşünme, spiritüel konular çok önemli. İnsanların
hakkı geçer üstüne. Önce kendin için öğren sonra tamam olduğunu artık öğretmeye
hazır olduğunu düşünürsen yaparsın. Bu arada geçimini devam ettirmek için iş
bak kendine” yazdım. Bana tekrar yazarak” spiritüel konularda öğrenmek
istediğini ona çakralar ne demek açıklamamı istedi” ben de gayet iyi niyetle
tüm enerji merkezlerini anlamlarını anlattım. Gerisini de sen oku, her şeyi oku öğren dedim. Aradan 3-4 gün geçti
sayfasına bir baktım “Çakralarla iyileştirme. Skype üzerinden 30 dk. Kişi başı
50 TL” yazmış. Tabii çok üzüldüm onun havalı laflarına, fotoğraflarına inanıp
da kimbilir neler anlatan ve kimbilir nasıl yanlış yönlendirilen insanlar
olduğu için.. Aradan birkaç ay geçti biri özelden bana mesaj
yazmış. Alev hanım sizin yazılarınızı sürekli bu kişi paylaşıyor kendi ismiyle
diye. Hemen ona yazdım. “Bak kimsenin yazısını emeğini sahiplenme benim yazımı
beğeniyorsan o zaman ismimle paylaş” . Bana cevap olarak” sen yazdın artık
bizim oldu bütüne ait” o zamanlar bu cümleyi az duyuyordum. Sonra “Hırsızlar”
arasında bu cümle “karanlık popüler” bir
cümle oldu. Tabii onlarda sonra yok oldu. Olmayan varsa tavsiye ederim. İlahi
tokatı yemeden kendine gelsin. Neyse sonra bu şahıs ünlü bir yazarın yazısını
da kendi ismiyle paylaşınca kıyametler kopmuş. Ben dahil herkes bunu blokladı .
Yazar bayağa bir sayfasında rezil etmiş bunu vs. Sonra kendi gerçek ismini bırakıp kendisine IŞIK İŞÇİSİ; IŞIĞIN SAVAŞÇISI; gibi isimler takarak ve bir sürü takipçi edinerek
devam etti ve ediyor Şu an enerji çalışması da yapıyor. Onun kamplarından
birine katılan danışanım ise korkunç olaylar yaşadı (bunu 2. Kitabımda detaylı
anlatıyorum) , Fiziğini de farklı kullandığı için şu an özellikle bir sürü
kadın hayranı var(!) . O da bu şekilde yolunu buldu işte ..
Bence en
çarpıcı örneklerden biri de bu !
Bir
danışanım bir gün bana geldiğinde kendisiyle ilgili spiritüel durumlardan
bahsetti ve bir varlıkla irtibatta olduğunu kendisine iyi davrandığını bilgi
aktardığını söyledi. Ben de ona “kim peki hiç sordun mu ? Hangi boyuttan ? adı
ne ? seninle bağlantı kurmasında ki amacı nedir ? niye seni seçti ?”
-Hayır
sormadım sonra sorarsam küser giderse.. ?
-Olur mu hiç
öyle şey ! Sorman lazım. Bir insan gelse sana böyle şeyler söylese ona
sormazmısın kardeşim niye beni buldun ? derdin ne ? diye ! işte aynı şey ! hem
zaten ışık varlıklar öyle küsme tavır alma gibi şeyler yapmazlar aksine seni
rahatlatmak için tüm sorularına , sinirine her şeye sevgiyle cevap verirler ve bir
şey yaptırmaya çalışmazlar. Sevgiyle öğretirler.
- Yok Alev
hanım sormam. Çünkü kendimi böyle özel hissediyorum. Sayfamdan yazıyorum herkes
de benimle ilgileniyor takip ediyor hoşuma gidiyor.
- (Hemen
açtım facebook sayfasını yazdıklarını okudum) iyi de bu karanlık bilgiler.
Bunlar gerçek değil . korkutucu şeyler . sen birine piyon oldun yetmiyormuş
gibi bir de insanları karanlıkla etkiliyorsun. Bak vallahi hani derler ya bunun
vebali çok büyük. Kendinde acaip karmik düğümler yaratıyorsun. Bu işin bir de
öbür tarafı var. Yetmedi yine dönücen dünyaya tüm bunları telafi etmek için.
Ben seni şimdi temizleyeyim bu bağlantılardan yeni bir sayfa aç yeni ışık
bilgiler paylaş ışığa geç.
Önce tamam
dedi. Çalışmayı yaptık. Giderken kendini üzerinden yük kalkmış gibi harika
hissettiğini söyledi gitti.. aradan 1 hafta geçti.. Bana wassap’dan yazdı. Ne
yapacağımı bilmiyorum. 1 haftadır yazmadım . kendimi değersiz hissediyorum. O varlığı
tekrar çağırdım geldi. Ben yine onunla devam edeceğim.Yani karanlığı kabul etti.
Ne
diyebilirim ki ? peki bu senin özgür seçimin dedim.. Şu an kendisi enerji
çalışmaları da yapıyor ve bir sürü kişiyi tabiri caizse aynen diğerleri gibi
zehirlemeye devam ediyor..
Bu da bir
görev.. O kendi ruhsal tekamülünü yaşayacak diğer insanlarda aynı şekilde ve
uyanan uzaklaşacak ve bu deneyimleri kendi ışık yolunda kendi yükselişine
kullanacak.. Tekamül sirkülasyonu böyle devam ediyor..
Hepimiz
dünyaya İNSAN olmayı öğrenmeye gelen muhteşem RUHLARIZ.. ve görevimiz de
RUHLARIMIZ yani kendimizi hatırlamak..
Evettttt bu
kadar örnekten sonra herhalde bu Holistik SPİRİTÜEL TACİRLER
kısmı net olarak anlaşılmıştır.
Arkadaşlar,
2020 yılı
gerçekten çok karışık bir sene.. Şu an görünenin ötesinde görünmeyen çok şey
yaşıyoruz. Lütfen ışığınıza enerjinize sahip çıkın. Lütfen her önünüze çıkana
gitmeyin. Kimseye bağlanmayın. Bu ışık ve sevgiden bahseden çoğu insanın gerçekten öyle olmadığını artık birer enerji
vampiri karanlık maşa olduğunu fark edin. Araştırın, sorgulayın. Hele ki şu
dönem !!! Savaşın tam ortasındayız ! RUHUNUZUN IŞIĞI , SORGULAMANIZ yani
AKLINIZ SİZİN EN BÜYÜK SAVUNMA SİLAHINIZ
!!!
BİR OLmak ,
BÜTÜN’e hizmet etmek için önce kendimizin tamamlanmış olması önemli. O yüzden
ÖNCE BEN OLMADAN BİZ OLAMAYIZ diyoruz. Önce BEN olmayı öğrenmemiz gerek. Siz kendinizi
öğrenince herkesi her şeyi de öğrenmeye başlıyorsunuz.
Elbette bu
tarz deneyimler yaşayarak ilerlememiz gerekiyorsa ilerleriz. Bu bir seçim. Önceden
görüp zaman kaybetmeden o karanlık basamağı atlayarak da çıkabiliriz.
Tacirlere
dikkat edin , IŞIĞINIZA SAHİP ÇIKIN..
Sadece ve
sadece YÜCE YARADAN’ın Işığına girin orada kalın. O size yeter..
Bu da
dönemsel kıssadan hisse yazısı olsun..
Anlayan için
zehirin tüm versiyonlarını ve içeriğini yazdım ve uzak durun dedim.
Anlamayanlar
halen bu zehirlerin ismi nedir demeye ve isim aramaya devam edecektir. Oysa ki isme değil, tarife bakmak lazım. Bu tarife
kim veya ne uyuyorsa uzak durmak , bunu anlamak bir farkındalıktır.
Bütünün en
yüksek hayrına tüm sevgimle IŞIK ve ŞİFA OLdu çok şükür
Alev
Cedimağar
#Holistik #Londra #italya #nişantaşı #istanbul #Türkiye #reiki #yaşamkoçu #yoga #accessbars #karma #ilahiadalet #ifşa #gerçekler #çokyakında #seçimler #sınavlar #ruhsaltekamül #ruhsalenerji #şifacı #insanlık #humanity #heryer
28 Mayıs 2020 Perşembe
Voltran ! Voltran ! Voltran !
Voltran diye bir çizgi film vardı hatırlarmısınız.?
Çocukken yani 1980'li yıllarda en sevdiğim çizgi filmler içindeydi.
5 savaşçı aslan bir tehlike anında bir araya gelip Voltran denilen EVRENİN SAVUNUCUSU dev yenilmez robotu oluşturuyorlar ve savaşıyorlardı.
Bu robotu oluşturmak için de 3 kez "Voltran, Voltran, Voltran" diyorlardı ve birlikte oluşturdukları güç ile tüm kötülüklerin üstesinden geliyorardı.
İşte son zamanlarda yaşadığımız enteresan geçişler ile bilinçli kişilerin bir araya gelip gayet, Cesur ve dimdik duruşları, bana bu çizgi filmi hatırlattı. Her ülke kendi tekamülünde kendi Savaşçısını yaratıyor. Herkes birer savaşçı Aslan. Biz de kendi ülkemizde Bizimkini oluşturuyoruz.. Sonra hepsi bir araya geldiğinde daha güçlü bir Dünya için BİRLİK oluyor. EVRENİN SAVUNUCULARI !!!
Corona ile başlayan ve Dünkü kuyruklu yıldız geçişinde yaşanan garip olaylarla devam eden süreç de bir araya gelip "Bunun da üstesinden geliriz" diyerek yaşam enerjisiyle ve hayatını sahiplenen bir savaşçı olarak bunu da BİRLİKTE IŞIK ve tüm yaradılışa olan SEVGİMİZLE savurduk .
Bizim cephanemiz, Gücümüz İNANÇ ! İnanıyoruz, Işıkta kalıyoruz, kendimize güveniyoruz ve geleceğimizi bu pozitif inançla kuvvetlendirip kodluyoruz. Ortaya çıkan büyük enerji de bizi asansör gibi hedefimize taşıyor çok şükür 🙏 Hedefimiz ise daha güzel bir Dünya, karanlığın zayıflaması ve insanlığın bilinçlenmesi, Boyutsal ve Ruhsal çıkışımıza Işıl Işıl devam etmek 🙏
Sırada ne var umrumuzda değil çünkü olumsuzlukları olumluya dönüştürmek için kendimize ve Işığımıza güveniyoruz ! Savaşırız !
Bu yılı bir sürü Işık Savaşçısıyla Işıl Işıl bitireceğiz. Yani BİRLİKTE 🙏
Herşeyin temelinde ise bu yılın sınavı SEVGİ var.
Çünkü Sevgi olmadan mücadele olmaz..
O zaman ne diyoruz ?
Tüm POZİTİF Değişimi ve Dönüşümü sevgiyle kabul ediyoruz. BİZ hazırız !
Voltran, Voltran, Voltran!
Alev Cedimağar
24 Mayıs 2020 Pazar
Her zaman mutlu olmam lazım diye birşey OLAMAZ !
Bu olumsuz diyerek adlandırdığımız tanımlar nedir ?
Korku, öfke, Kıskançlık, Suçluluk, Yalan gibi kişinin hem kendisine hem de başkasına zarar veren duygular.
Bu duygulara sahip olmak Ruhsal Tekamülün en zorlu düğümleridir. Çünkü özümüzde yoktur. Bunlar bize ait "Normal duygular DEĞİLDİR".
Bunları da normalleştirmeye çalışamayız. Sadece farkedip üzerimizden temizlememiz önemlidir.
Mesela herşeye karşı Korku duygusu ağır basıyorsa önce bu duyguyu sahiplenmek gerekir. Korkup da korkmuyorum demek kişiyi enerji olarak da duygu olarak da kilitler. Korku duygusu yerine göre insanda "Fren" görevi yapar Ta ki "otokontrol'e" girip "Objektif" olarak neden niye korktuğunu sorgulayıp, olayı ya da durumu kontrol altına alması için zaman verir. Nitekim insanlar bilmediği şeyden korkar. Üstünüze gelen bir Aslan'dan korkabilirsiniz lakin ona sırtınızı dönmemeyi, onu kızdırmamayı, dik durmayı kollarınızı açmayı, yüksek ve kalın bir ses ile sakince konuşmayı. elinizde bir değnek veya herhangi bir şey ile veya ateş ile kendinizden emin uzaklaştırmayı yani karşılaştığınızda ne yapacağınızı biliyorsanız Aslan korkunuz ile de baş etmeyi biliyorsunuz demektir. Sinek'den korkuyorsanız o zaman da ruh halinizi bir sorgulayın derim ;) "Korku ile bin defa ölerek yaşamak yerine cesurca bir kez ölmeyi tercih ederim" lafını bu anlamda çok severim ;)
Ya da Kıskanç olduğu halde "yooo ben kıskanmıyorum" diyerek hem kendisini hem çevresini kandırıyorsa o zaman bu duygu onu bir süre sonra ele geçirir.
"Her zaman mutlu olmam lazım" diye de bir duygu yoktur. Bu zincirleme bir akışdır. Tüm düğümleri çözdükten sonra insana su gibi akan huzur veren bir duygudur. Bu duygunun akması için de önce düğümlerin çözülmesi gerekir. Yani Kendinizi zorlayarak mutlu olamazsınız. Kendiliğinizden olursunuz.
Bu konular hakkında çok detaylı yazdım o yüzden uzun uzun tekrar yazmayacağım. Bununla birlikte zaten Kitabımı okuyanlarda bilirler. Yüce yaradan'dan aldığımız 7 özellik ! işte tüm SIR bu 7 özelliğin içinde..
Bu duyguları size normalmiş gibi gösteren kendisi de ne yaptığını bilmeyen bazı kişilerin yazılarını bana gönderip ne yapacağız diye soruyorsunuz ya ?
Direkt arkanıza bakmadan kaçın derim. ! çünkü bunu yazan kişi de zaten belli ki ne bildiğini bilmiyor, biliyormuş gibi ahkam kesip, kendi bozuk ruh halini ve kişiliğini yansıtıp kendisi bu duygular içinde debelenirken sizi de içine çekmeye çalışıyor. Bu da onun tekamülü. Yolu Işığa gitsin. Herkes kendinden sorumlu. Siz de öncelikle kendinize odaklanın.
Şimdi bunun üzerine Kafka'nın bir sözü geldi aklıma :
"Zerre kadar anlamadıkları şeyler hakkında konuşuyorlar. Sırf aptallıkları sayesinde kendilerinden bu kadar eminler"
Malum Ruhsal bozuklukların arttığı herkesin maskelerinin düştüğü dönemde artık sizde gözünüzü açın ve bilgilerinizi kullanıp akıl-mantık - his üçgeninde mukayese edip sorgulayın. Kendi bile ne olduğunu bilmeyen bu insanların karanlık tuzaklarına düşmeyin.
Zaten bu dönem ortalık karanlık piyonlarla doldu bir çok kişi obses vaka'ya girdi. Sapla saman karıştı. Siz ayaklarıızı yere sağlam basın BİLGİNİN IŞIĞINDA kalarak yaşayın..
Bu da sizin Özgüven ve dolayısıyla Bilgilerinizi sınama, uygulama döneminiz ;)
Özünüzü hatırlayın. ihtiyacınız olan herşey kendinizde var !
Biz İNSANLAR Kainatın en özel varlıklarıyız. Bunu daima hatırlayın lütfen..
Alev Cedimağar
23 Mayıs 2020 Cumartesi
İçinden geldiği gibi DEĞİL, İçine sindiği gibi YAŞA..
Herkesin kendi bilincine göre doğrusu doğru, Yanlışı, yanlışdır. Mesela Hırsız, Yalancı, Sahtekar, Dolandırıcının da doğrusı vardır.
O da kendince doğruyu yapar.
Yalnız bu doğru Işığa hizmet ediyormu diye bir ölçme şekli de vardır.
Eğer kişinin doğrusu başka birine zarar vermiyorsa, vicdanı rahatsa, hakkaniyetli ve adilse içine siniyorsa, aynı şey kendine yapıldığında mutlu oluyorsa, O zaman ona evrensel DOĞRU diyebiliriz.
Değilse,
Kişi kendini kandırır ve kendine büyük sınavlar (karmalar) yaratır. Hele ki bir de din, iman , karma, ışık sevgi gibi laflarla insanları kandırıyor ve kendi daha büyük karanlık işler çeviriyorsa vay haline ! İlahi Sistem öğretmek için en hassas sevgi noktandan yakar. Yanmayı öğren bir daha kimseyi yakma der..
O yüzden içinden geldiği gibi DEĞİL, İçine sindiği gibi yaşamalısın..
Tabii önce içini Işığa açıp yine önce kendini aydınlatarak..
Sonuçta değişmeyen evrensel kanun :
Herkes ektiğini biçer, yaşattığını yaşar..
Ve de öyle OLdu çok şükür🙏
Alev Cedimağar




