9 Ocak 2018 Salı

Kendinizden emin olun

Bir fikri, Düşüncenizi anlatırken ya da sohbet ederken Eğer konuşmalarınızın icinde fesatlık, kurnazlık, laf sokma, ima etme vs gibi negatif düşünceler yoksa, yani iyi niyet ve sevginizden eminseniz,
Karşı taraf ne düşünür, aman kırılmasın, aman yanlış anlamasın gibi endişelere kapılmaya ve gerilmeye de gerek yoktur.
Sonuçta herkes kendinde var olanı yansıtır bundan dolayıda zaten her zaman herkes ya anlamak istediğini anlar ya da anlatılanı anlamaya çalışarak öncelikle kendine dürüstce yaklaşır ve doğru algılar..
Eğer konuşmaları yanlış olumsuz anlarsanız mutlaka "galiba anlayamadım ne demek istedin" diye sorun. İçin için konuşup varsayımda bulunmak ve yorumlamak Gerçeklerle yüzleşmekten korkan insanların davranış şeklidir ve hem yorucu bir süreç hem de negatif kutbu kuvvetlendirir.
Tabi en önemlisi herkes daima kendi içsel niyetini yaşar ve bu niyet ve düşünceler bazen patlayan bir lastikle, bazen ters giden işlerle, bazen surpriz bir hediye ile bazen mucizevi olaylarla kişiye mutlaka somut ve soyut olarak geri döner.
O yüzden herkes kendinden sorumludur ve herkesin seçtiği kaderi OLur ;)
Alev Cedimağar



8 Ocak 2018 Pazartesi

BEN KİMİM

BUGÜN YAZILARIMI TAKİP EDEN FAKAT BENİ TANIMAYAN YA DA YENİ ARKADAŞ OLUP, YENİ GÖREN KİŞİLERDEN BENİMLE İLGİLİ BİLGİ TALEBİNDE BULUNULDU.
O YÜZDEN BEN KİMİM NE YAPIYORUM SİZİNLE BİR KEZ DAHA PAYLAŞAYIM..
BU ARADA YAZIDA DA ANLAYACAĞINIZ ÜZERE, HAYATIM BOYUNCA NEYİN NE OLDUĞUNU MERAK EDİP ÖĞRENMEKLE BİRLİKTE KENDİME ASLA BİR ENERJİ ÇALIŞMASI YAPTIRMADIM, BİRŞEYE KATILMADIM, UYUMLANMADIM, ÖYLE SERTİFİKA VS. İLE HİÇ İŞİM OLMADI. ZATEN BU İŞLER KAĞIT PARÇASIYLA OLMUYOR :) YAPTIĞIM TEK ŞEY KENDİ GÜCÜMÜ KEŞFETMEK VE KULLANMAK OLDU. SİZLERE DE TÜM YAZILARIMDA ANLATMAK İSTEDİĞİM BUDUR.. BİLGİYİ UYGULAYAN VAR OLAN YETENEKLERİNİ ORTAYA ÇIKARIR ;)

BEN KİMİM ?
1971 yılında İstanbul’da doğdum. Trakya Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdikten sonra kurumsal firmalarda proje yönetmenliği, iş geliştirme koordinatörlüğü, business manager’lık gibi çeşitli görevlerde bulundum.
Çocukluğum, kendimi bildiğimden beri açık olan duru görü yeteneğim dolayısıyla doğaüstü ve mistik OLarak tarif edebileceğim deneyimlerle geçti. Hayatımın her döneminde varoluşun farkında OLarak, ruhsallığı ve dünyevi hayatı dengede yaşadım. Çocukluğumun ve dolayısıyla tüm hayatımın bana göre en farklı yönü sorgulamaktan asla çekinmeyen, cesaretli bir yanım OLmasıydı.
Cesaretimi kırmak, sormamın ve sorgulamamın önünü kesmek ve beni eski düşüncelerle sınırlamak isteyen “günah, ayıp, cehennem, ateş” gibi kavramları hiç umursamadım. Kendimi bildiğimden beri Yaradan’dan hiç korkmadım. Çünkü Allah benim için daima tarifsiz, sonsuz bir sevgi ve AŞK’ın ta kendisidir.
Çocukluğumdan itibaren öğrenmeye, okumaya karşı sonsuz bir merakım vardı. Değişmeyen tek duam, “Daha fazla öğrenmek istiyorum. Neler olduğunu anlamak istiyorum” oldu. Ve öyle de OLdu. OLmaya da devam ediyor, yüce Yaradan’a şükürler OLsun.
İlahi planın benimle ilgili yaptığı düzenlemeler sonucu var OLan yeteneklerimi bütünün hayrına kullanmam ve bununla ilgili hayatımı devam ettirmem gerektiği yönündeki tüm işaretleri ve mesajları görmeyi seçtim ve profesyonel iş hayatımı bıraktım. “Şifacı Rehber” OLarak kimliğimi ve yeteneklerimi kendimin ve bütünün en yüksek hayrına açtım.
Reiki dahil, duyulmuş, duyulmamış pek çok enerji sistemini merak ederek öğrendim. Sonrasında ise sorgulamaya başladım:
Bu enerjileri kim göndermiş?
Hangi boyut varlıklar vermiş?
Tabii en önemlisi de neden çoğu kimse Yaradan’ın gücünden yaratıldığımızı anlatmak ve kendimizi keşfetmemiz için “Bu şifa sizin içinizde var” demek yerine enerjiyle, sembollerle ve ritüellerle kendilerine bağlamaya çalışmış?
Bunları sorgulamaya başladığımda içsel OLarak tüm sistemleri reddettim.

Bu sorgulama süreci kendimi keşfetmemde çok önemli bir adım OLdu. Böylelikle çocukluğumdan beri yaşadığım var olan yeteneklerimle birlikte her şey yerine oturdu ve sadece Yaradan’ın sonsuz kaynağına bağlanarak, ruhsal kaynak enerjisini kendime mahsus tekniklerle etkin bir şekilde aktarmayı öğrendim.

Nitekim danışanlarıma, üzerinde taşıdıkları tüm negatif enerjiler dahil OLmak üzere komple bir temizlik yaptıktan sonra artık ne bana ne de bir başkasına ihtiyaçları olduğunu, sadece kendi saf ışık enerjilerini direkt Yaradan’a yani kaynağa bağlanarak kullanmalarını mutlaka söyler ve bunu nasıl yapacaklarını öğretirim.
Şifacı OLarak çalışmalarımı; ruhsal dünya ile iletişim kurmamızı (yükselmemizi, bilinçlenmemizi, farkındalık, durugörü, duru işiti, vs.) sağlayan en etkili on beş enerji merkezi üzerinde şifa çalışmaları yaparak blokajları ve geçmişe ait bağları temizlemek ve açmak, eterik bedeni onarmak ve şifalandırmak, bedeni tarayarak fiziksel hastalıkları tespit etmek ve psikolojik rahatsızlıkların kaynağına inerek şifalandırma çalışmaları yapmak, geçmiş yaşamlardan gelen karmaların bilinçli OLarak temizlenmesine yardımcı OLmak ve bu dünyadaki tekamül sürecinde ortaya çıkan karmaların temizlenmesini sağlamak, yaratıcılık gücümüzü kullanmayı öğretmek, kişinin farkındalığını arttırmaya yönelik enerji aktarımlarında bulunmak, kişinin akaşa kayıtlarından onun ihtiyacı OLan bilgileri alarak ruhsal rehberlik yapmak ve ayrıca kanser, panikatak, astım, migren gibi tüm fiziki hastalıkları da tıbbi tedavilerini destekleyerek ya da tıbbi tedaviden bağımsız şifalandırmak şeklinde özetleyebilirim. Nitekim yaptığım çalışmalardan sonra da tıbbi tetkiklerde mevcut hastalığın gerilediği veya yok olduğu da rahatlıkla tespit edilmektedir.

Aslında tüm bu çalışmalar denge ile ilgilidir.

Şifa; ruhsal, eterik ve fiziki bedenin enerjilerini dengelemekten ibarettir.

Bunların haricinde Ankara, İzmir ve İstanbul’da düzenli OLarak Bilgi Akışı seminerleri vermeye, atölye çalışmaları yapmaya ve gerek blog sayfamdan gerekse Facebook üzerindeki sayfa ve gruplarımdan düzenli OLarak yazılarımı da yayınlamaya devam ediyorum.
Hak yolunda ışığın ve sevginin çatısı altında, hakkıyla bu yolda çalışan herkesin yolu ışık ve bütünün hayrına şifa OLsun.
Ve de öyle OLdu çok şükür.
Alev Cedimağar

Dikkat !

Sabah Sabah gelen yine bir sürü mesaj içinde benim sürekli takipçilerimden bir hanımdan bir mesaj beni gerçekten üzdü. Neden üzüldüm ? çünkü sürekli "Başınıza dokundurtmayın, yok regresyon, yok önceki hayat, yok aile dizilimi yok bilmem ne enerjisi" gibi şeyleri kendinize yaptırmayın diye hep uyarıyorum. Kimin ne yaptığı ne enerjisi kullandığı belli değil. Özellikle başınıza dokundurtmayın. Bilinç altı temizliği BİLİNÇLİ yapılır öyle beyin ile oynayarak değil ! Zaten o temizliği neyi neden yaşadığınızı ve size ne öğrettiğini bilinçli olarak anlamazsanız yine yaşarsınız. Nitekim danışanlarım içinde bunları yaptıran ve daha da beterini yaşayan çok insan var !
Orada burada Ben şuyum ben buyum diyen cafcaflı isimlere sayfalara inanmayın. O kişileri araştırın. Ayrıca takipçi sayılarının abartı sayılarda olması sizi kandırmasın. Çünkü 300 - 500 Dolar verince 50.000 takipçi satın alabiliyorsun ve bir anda Ben meşhurum ayaklarına girebiliyorsunuz. Zaten sahte olduğunu da o kadar takipçiye rağmen 3-5 beğeni almasından yani oranın çok tuhaf olmasından anlayabiliyorsunuz :) (Bana da teklif edilmişti oradan biliyorum. Zaten burada dönen oyunları bilseniz küçük dilinizi yutarsınız) Bu kişileri akıllı mantıklı gözü açık Takip edin yazılarını herşeyini sorgulayın. Zaten çoğu yazılar ya alıntı ya çalıntı. Kimin ne olduğu belli değil. Ortalık karışık. Hisleri kuvvetlenen şifacıyım şuyum buyum diye ortaya çıkıyor. Zaten seni enerjist yapayım şifacı yapayım şeklinde ortalık binlerce liralık karşılığı verilen belgelerle kaynıyor ve elini sallasan bunlardan birine çarpıyor. Daha kendini çözememiş farkındalık nedir bilmiyor. (Nitekim şifacıyım diyen bir kadının kendi sorunuyla baş edemeyip başkasından enerji çalışması aldığını bizzatt kendi ağzından duymuş biri olarak (Sırf onu rencide etmemek için "sen şifacıysan nasıl başkasının enerjisine ihtiyaç duyabilirsin ve yaşadığın bu travmayı atlatamazsın ?" demedim ve Kendinize kendinizden fayda var diyerek konuyu kestim ! Üstelik bu kişi "size farkındalığı, bilgileri uygulamayı , hayatı kolaylıkla yaşamayı öğretiyorum" diyen biri )
Bunları size sürekli ara notlar halinde yazıyorum. Bana sürekli isim ver diyorsunuz. Hiç tarzım değil ve ben isim vermem. Tarif ediyorum daha ne yapayım !! Size Elmayı tüm detayı ile tarif ediyorum. Bu tarife uyan herşey Elma ve onu yemeyin diyorum ! benim kimseyle kişisel bir sorunum yok ki ! Herkes işini görevini yapıyor.Kendi tekamülünü yaşıyor rolünü oynuyor ! Burada benim görevim sizi Uyarmak ve önlem almanızı sağlamak. Bugün A kişisi olur yarın B kişisi ! Kişiler bitmez. Önemli olan sizin neyin ne olduğunu öğrenmeniz. Değerlendirme yapabilmeniz.
Tabii ben bu kadar yazıyorum ne oluyor ? Yine herkes bildiğini yapıyor. Nitekim benim takipçilerim içinde de, Gelip benim yazılarımı beğenip, sonra gidip başka sayfada negatif bir paylaşımı da beğenen çok var. Benim için önemli değil. Çünkü herkes anlayacağı kadarını anlar ve bilinci ölçüsünde tekamülünü tamamlar. Her zaman söylediğim gibi, Evrensel "Özgür irade" vardır. Kimse kimseyi birşey için zorlayamaz illa da yap diyemez. Nitekim ben de öyle. Yazarım, dokunurum ve yürümeye devam ederim. Anlayanlar gelir BİRLİKTE yürümeye devam ederiz anlamayanlar mola verir ve yürüme zamanını bekler. Yani herşey olması gerektiği gibidir. Lakin akıl-mantık-kalp denilen bir DENGE var. Yani düşünün, sorgulayın, araştırın ve yine özgür iradenizle bu mola sürenizi kısaltın diyorum.
Neyse..
Bu sabah bana yazan hanım da kendisine şifacı diyen binlerce takipçisi olan bir hanıma gitmiş ve şifa çalışmasından (Beynine bilinç altı, önceki hayatlar vs enerjisi bir sürü abuk sabuk birşeyler yaptırmış. ) sonra hastanelik olmuş. Bugün kliniğe gidecekmiş. Aniden bütün sinirleri boşalmış, korku, panik gibi tüm olumsuz duyguları yaşamaya başlamış. Beni kliniğe yatırmayı düşünüyorlar diye yazmış. Alev hanım çok kötüyüm böyle birşey başıma gelmemişti diye yazmış. Yani mümkün olsa mesajını yayınlayacağım lakin gittiği kişinin ismini yazdığı için yayınlayamıyorum. Kendisine insanları uyarması için yazması gerektiğini söyledim bilmiyorum yazar mı ? Onun kararı. (Benzer olaylar çok duydum bana çok yazıldı ya da terapiye geldiklerinde anlatıldı. Hatta birisi Bakırköy ruh ve sinir hastalıklarına yattı. Gittiği kişi onu mahvetmiş ! )
Arkadaşlar. Şifa yeteneği hepimizde var. Şifacılık bir yetenektir. . Zaten size öğretmeye çalıştığım da bu. Özellikle seminerlerimde detaylı anlatırım. Hepimiz titreşimimizi öğrenerek ve uygulayarak yükselttiğimizde mevcut yeteneklerimiz güneş gibi ortaya çıkar. Bu anlamda kimseye ihtiyacınız yok. Lakin bu öğrenme yolunda tabii ki bir Rehbere bir yol açıcıya ihtiyacınız olabilir. Bu insanları da seçerken dikkatli olun. Sizin titreşiminizi , farkındalığınızı, yükseltirken ne yaptığına dikkat edin. Enerji çalışması öyle basit birşey değil. Sayfamda yüzlerce danışanım var ve nasıl çalıştığımızı iyi bilir. Gel sana enerji vereyim diyene koşmayın, Uzaktan enerji göndereyim bana bağlan diyenleri bir kere kafadan silin gitsin öyle birşey olmaz !
Ay ben daha ne yazayım nasıl anlatayım vallahi bilemedim. Yine özgür iradeniz ister uygular ister uygulamazsanız lakin bana yazdığınız zaman vallahi bana da sınav yaratıyorsunuz. Çünkü önce çok üzülüyorum, sonra çok kızıyorum sonra da kendimi dengeleme sürecine giriyorum. O yüzden beni de sürekli dengeleme sürecine sokmayın lütfen :))))
Vallahi bu hışımla bir çırpıda yazdım. Biliyorum ki herkes yine bilinci ölçüsünde anlayacak ve uygulayacak. Artık kim ne yaparsa kendi bilir. ben üstüme düşeni yaptım herkes özgür iradesi ve bilinciyle ne isterse yapabilir.
Herkese okuduğunu anlama, düşünme, sorgulama farkındalığı diliyorum.
Yüce Yaradanın Işığında onun Sevgisinde ve koruyuculuğunda kalalım yolumuz daima ışık olsun ruhumuz daima Işık ile aydınlansın.. ve de öyle OLdu çok şükür <3
Alev Cedimağar

6 Ocak 2018 Cumartesi

Olumsuz insanlar yani enerji vampirleri

Böyle insanlara Önce çözüm yollarını ve pozitif düşünmeyi öğretin. Tabii önce sizin öğrenmeniz lazım ki, o kişiden hiç etkilenmeden enerji alanınızı güçlü tutup öğretebilesiniz ;)
Buna rağmen "Yok illa ben bu çamurda mutluyum"  diyorsa ve hatta sizi de yanına çekmeye çalışıyorsa,  o zaman ona en kısa zamanda ruhunun kolaylıkla  aydınlanmasını  dileyerek, siz mis kokulu çiçekli yolunuzda yürümeye devam edin.. Nitekim genelde böyle her çözüme bile felaket senaryosu yükleyen insanlar enerji vampiridir ve siz "ah vahh" dedikçe beslenir. Tabii sizin de kararlılık, Güç, Denge ve Özgüven sınavınızdır.  ;)
Yükselmiş bir ruh şikayet etmeden çözüme odaklanmayı, inanarak harekete geçmeyi bilir. Bir sorunundan bahsederken sızlanmak yerine çözüm odaklı fikir danışmak amaçlı anlattığını normal bir sohbet gibi açık ve rahat ifade eder.
Velhasıl,
Herkes seçtiğini yaşar ve her seçimi kaderi OLur. Buna Özgür irade denir 😉
Alev Cedimağar

4 Ocak 2018 Perşembe

İnsan Davranışları ve Bize verdiği mesajlar !

Her insan davranış ve konuşmalarıyla kendine dair bir işaret verir. Olumlu veya Olumsuz Kendini ifşa eder. Burada önemli olan işaretleri okuyabilmektir. İşaretleri okuyup “Ben bu modeli daha önce görmüştüm” :D diyebilen kişi sonraki gelişmeleri de rahatlıkla tahmin ederek daha az hayal kırıklığı ve halk tabiriyle daha az “kazık” yer. (Tabii ilk kez yaşıyorsak o zaman da bir tecrübe ve bize ilk rol model olur ;)  ) Dolayısıyla zaman da harcamadan sağlam yol arkadaşları bulur.
Elbette yaşanan her şey ruhsal tekamülün birer “Rol” parçasıdır ve hepsi bizim Ruhsal gelişimimize hizmet eder. Bununla birlikte hızlı bir ruhsal gelişim için Olumlu veya Olumsuz “Rolleri” okuyabilmek ve “Bile bile lades” misali kendimize yeni karmalar (üzüntüler) yaratmamak için Farkındalık sahibi olmamız çok önemlidir. Çünkü Dünya boyutunda yaşayan ve insan olmayı öğrenen muhteşem ruhlar olarak, Dünya hayatında da Denge’yi bulmamız çok önemlidir.
Farkındalık Fark yaratmaktır. Bu fark yaratmak öncelikle kendi hayatımız ile ilgilidir. Kendinde fark yaratan çevresinde fark yaratır.

“İnsanları  Gözlemleyin” Gözlem yapmak Hayatın Teorisidir. Sonra pratiğe geçilir.

Hiçbirimiz dört dörtlük değiliz. Bazı Şeyler Hoşgörülebilir lakin bazı şeyler ise insan olmanın temel noktalarıdır ve görmemezlikten gelmek hayatımızda büyük sınavlar yaratabilir.. 

Mesela,
Ben Dürüstüm, Işığım, Sevgiyim, Vicdanlıyım, Herkesin mutluluğuna çok seviniyorum vs. diyen ve öyle olduğuna inandığınız birinin, İlla size olması şart değil, başka birine ait bir Yazıyı, Projeyi, Emeği, Enerjiyi ve Malı gasp edip kendine mal ettiğini (çaldığını) duyduğunuzda, ya da bir olay karşısında “Bir kahvenin kırk yıl” hatırını birden bire unutup “Vefa” duygusunu bertaraf ettiğini ve çıkarı doğrultusunda hareket edip birden bire inanılmaz kötüleştiğini gördüğünüzde bu şu anlama gelir,
 “Bana güvenme ben yalancı ve sahtekarım”
“Ben de Vicdan falan yok. Olsaydı böyle yapmaya/davranmaya içim elvermez vicdanım sızlardı”
“Bir gün aynı şey sana da olursa senin de gözünün yaşına bakmam sana da yaparım çünkü gördüğün gibi rahatlıkla yapabiliyorum”
“Ben Kıskancım. Bir başkasının başarısını, malını, parasını,  emeğini enerjisini takdir edemiyorum. Kendim daha iyisini yapmak için de uğraşmıyorum. Her ne olursa olsun onun sahip olduğun şeyin bana ait olması için elimden geleni yapıyorum. Ya da gördüğün gibi sürekli atıp tutarak ve kötüleyerek hıncımı almaya çalışıyorum“
“Ben İşime geldiği gibi nabza göre şerbet veririm. Duruma en uygun maskemi takınırım fakat aslında içimde herkesden sakladığı karanlık taraflarım var”
“Kendimi akıllı sanıyorum lakin gördüğün gibi akıllı değilim. Çünkü Akıllı olsam milleti kandırdım sanıp aptal yerine koymam kimse anlamayacak sanıp kafamı deve kuşu gibi toprağa gömmem. “
“Hayatım iyi gitmiyor ve bundan da sürekli birilerini suçluyorum. Çünkü ne ekersem onu biçtiğimi fark edemiyorum. Yani Tüm düşünce ve davranışlarımın bana geri döndüğünün fark edemiyorum Fakat biliyormuş gibi bilmiş bilmiş konuşup duruyorum”
“Kendime Güvenim olmadığı için başkaları üzerinden besleniyorum. Kendimi sahip olmadığım yeteneklerde ve sıfatlarda  gösterip sahte varlığımla yaşamaya çalışıyorum”
“Benim kendime faydam yok sana hiç olmaz”
Gibi bir sürü mesajlar vererek bizi uyarmaktadır.
Hiç kimse kendini uzun süre saklayamaz mutlaka bir yerde bir şekilde patlak verir.
Böyle insanlardan UZAK DURUN ve kendinize gereksiz karmalar yaratmayarak Işık yolunuza Sevgiyle devam edin diyorum naçizane.. Nitekim bu insanların tekamül yolu çok çetrefilli geçerek onu gerçekten Işığa çekmek için bayağa bir sallayacaktır. Tabii bu yaşamında anlayabilirse..
Eskiden ne kadar çok insan o kadar prestij demekti. İnsanlar ne kadar çok insanla görüştüğünü (ne kadar çok seviliyorum vurgusu) ile olmayan öz güvenini ve sevgisiz hayatını tazelerdi. Şimdi artık hayatımızda ki az ve öz insanlar bizim seçici, karakter sahibi, prensipli ve Huzurlu olduğumuzu gösteren en önemli işaretlerdir.
Tabii birde bunun tam tersi olumlu işaretler var ki zaten onları okumaya gerek bile yoktur çünkü o kalpden hissedilir ve ruh sevgiyle dolar <3
Velhasıl,
Hepimize Farkındalık dolu, Dengeli, Kontrollü, Keyif dolu Sağlıklı Bereketli Mutlu Günler OLsun.
Ve de öyle OLdu çok şükür <3
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi


Korku, Yaşam enerjinizi düşürür

Korku filmleri seyretmek ya da korku dolu konuşmalar yapmak gibi içinde korku olan herşey enerjinizi düşürür titreşiminizi zayıflatır. Zaten tüm bunlar karanlığa hizmet edip onları besleyen enerjilerdir. O yüzden bu tarz şeylerden uzak durarak, maruz kaldığınızda ise cesaretle pozitif Güce ve Mantığa  çevirmeniz gerekir.
Bu sene keyif yılı.
O yüzden bu harika  enerjiyi arkanıza alıp,  hayatınızda da her ne olursa olsun (Müzik, Film, sohbet, insanlar, giyim, kitap vs)  size mutluluk veren tercihleri yapmanız çok önemli.
Bir de bu sene bir değişiklik yaparak  her gün aynı saatte çoğu "kasıtlı" olan felaket haberleri izlemek veya beyin sulandıran hava civa programlara takılmak yerine kendinize öğretici, eğlendirici program veya uğraşlar bulabilirsiniz.  😉
Alev Cedimağar

2 Ocak 2018 Salı

2018 = 2 YILI

2018 yılı
Yani
2+0+1+8 = 11 = yani 1+1= 2’ye eşittir.
Zaten bir yılın 11’e eşit olması beklenemez çünkü daima tek sayılara denk gelir. Birde 11:11 kapısı ile alakası yoktur. O kapı zaten açıldı bitti gitti ! Yani evde kapalı bir kapı var yıllarca açılmamış ya da kimse açamamış. Zaman içinde bu kapının nasıl açılacağını öğrendiniz ve açtınız odayı araştırdınız ihtiyacınız olanı aldınız veya oraya bıraktınız. Şimdi orası Açık kapılar içinde. Mutfağa gideceğim bunun nedeni o kapıyı açmış olmam ya da önce oraya uğrayayım sonra mutfağa gideyim diye bir şey olmaz. Artık o kapı evin bir parçasıdır. 
Şimdi artık hayatımızla ve Dünyanın sürekli devam eden yükselişinde yeni kapılar keşfetme zamanı ;)
Velhasıl 2 enerjisi Haz, Mutluluk ve Keyif almayı, Bedeninden, varlığından, cinsel kimliğinden mutlu olmayı öğretir. BİZ olgusunu ve ÖNCE İNSAN demeyi en keskin öğreneceğimiz yıl olarak hayatımıza keyifli yönler vereceğiz. Bunun detayını 2018 yeni yıl yazımda yazmıştım.
Nitekim bugün Dolunay etkisinin de ne kadar yumuşak olduğunu da fark edebilirsiniz. ;)
Günler birbirinin aynı gibi görünse de aslında enerji geçişleri değişmeye başladı bile..
2017 hepimizi çok yorduğu ve tabiri caizse “Hallaç Pamuğu gibi attırdığı” için çok fazla temkinli ve tedbirli olmak ihtiyacı hissedebilirsiniz.
Daha önce de sürekli yazdığım gibi, bir şeyin içinde “ÇOK” varsa orada Denge bozulur. O yüzden lütfen kendinizi rahat bırakarak, tedbir ve temkin duygunuzu kendi öz güveniniz ve tecrübelerinizle birleştirip “Öğrenmiş” olmanın keyfiyle Denge’de kalın.
2017’de çok yorulduk. Şimdi ektiğimiz tohumları biçerek keyfini sürmeye başlayacağız. Tabii bu arada yeni tohumlar da ekeceğiz ;) Bu ekip biçme sürecinde elbette farklı sınavlarımız da olacak lakin zaten geçen sene sürekli 100 kilo taşımaya alıştığımız için 10 kilo bize hiç ağır bile gelmeyecek. Ayrıca bu 10 kiloyu taşırken de kahkaha atmayı, esprili bakmayı da öğreneceğiz. Yani bu da bizim çözüme yönelik duruşumuzu güçlendirmiş oldu. Tabii bunlar hep 2017 yılında hemen hemen hergün “Başla, bekleme, erteleme, cesur ol, Güçlü Ol, yap bitir” diye yazarak yaptığım uyarıları ciddiye alıp harekete geçenlerde önemli bir geçiş şeklinde görülecek.
Bu anlamda baktığımızda 2018 yılını hayatımızın en keyifli molalarından biri olarak değerlendirebiliriz.
Enerjinin yumuşamasıyla birlikte önümüzdeki günlerde kendinizi çok enerjik, hareketli, yerinde duramayan , kıpır kıpır hissedebilirsiniz. İçinizde sürekli “Güzel bir şeyler olacak” heyecanını yaşayarak içsel olarak da bu işareti alabilirsiniz.
Bugün ki Dolunayın bile her zamanki etkisinden farklı olarak keyif verdiğini de fark edebilirsiniz ;)
Toplumsal olarak ise,
Bireysel olarak yaptığımız her çıkışın Toplumun BİRLİK enerjisini kuvvetlendirdiğini düşünürsek yine her şey BEN ile başlayıp BİZ Olup BİR’e akar diyeceğim <3
BİZİ Harika bir sene bekliyor.
Ve de öyle OLdu çok şükür
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi