Bir arkadaşımın kendini Terrier zanneden 145 kilocuk Danua cinsi güzel bir kızı bir vardı. Adı da Donna 😍
Bir gün Laura beni eve davet etti. Bahçe kapısından girmemle evin köşesinden kocaman siyah bir atın (!) dörtnala üstüme gelmesini görüp kendimi tekrar bahçe kapısından sokağa atmam (ya da uçmam 😀) maksimum 3 saniye sürmüştür 😀 sonra kapının arkasından Laura köpeği seve seve tutup sakinleştirdi ve ben öyle içeri girdim. Meğerse Donna misafirlere böyle Hoşgeldin diyormuş 😀😀 Tabii Laura ve eşinin en yakın dostlarının ortopedi doktorları olduğunu ve Donna sevinçten üzerlerine atladığı için sürekli bir yerlerinin incidiğini de öğrenmiş oldum 😂😂 Bu heyecanda ikisinden biri tutup onu yatıştırdığı zaman sorun yok lakin ikisi birden eve giriyorsa o zaman kontrol edemiyorlarmış ve son buldukları yöntemle hemen yere çömelip ya da oturup onun sarılıp öpme şiddetini hafifletiyorlarmış 😀
Donna ile ilk tanışmam böyle oldu 😀
Aradan zaman geçti yine Laura'da buluşucaz ben yine temkinli bahçe kapısından sağa sola bakarak giriş yapmamla Donnanın Laura'nın elinden kurtulup (zaten onu bu dünya'da zapt edebilecek bir insan yoktur diye düşünüyorum😀) üstüme gelmesi aynı anda oldu ve bu kez kaçamayarak aklıma gelen ilk şeyi yaparak çömeldim 😀 tabi üstüme atlamasıyla benim sırt üstü yere 1.80 nakavt yapışmam bir oldu 😀😀😀 Donna çok mutlu makyajımı yaladı sildi bir de üstüne nemlendirici sürdü (!) Hoşgeldin demiş OLdu tabii üstümün başımın batması bir yana tepe sersem olup bir yandan da gülme krizine girdim 😂😂😂
Aradan yine zaman geçti Laura beni yine davet etti.
-"Valla gelmem 😀 Ya sen bana gel ya da dışarıda buluşalım 😀😀" dedim..
Ve bu uzun süre bu böyle devam etti 😀
Bir gün Laura arayıp
-"Bize gel bak Donna'nın sana bir sürprizi var" dedi.
-"Nasıl yani" dedim
"Artık üstüne atladıktan sonra bir de sevinçten zıplamayı mı öğrendi ? 😂😂😂"
-"Bak sen gel neler öğrendi. Fakat üstüne atlamayacağına garanti veriyorum" dedi 😀
Merak da ettim 😀
-"Tamam geliyorum" dedim
Bahçe kapısından girdim ortalık sakin derken evden Laura çıktı köşeden de dört nala Donna çıktı ve ben hani atlamayacaktı gibilerinden Laura'ya bakarken, aramızda 3 mt kala Donna aniden durdu ! Bana baktı ve iki ayağı üzerine kalkıp kolları bana doğru yürümeye başladı ! Rüya gibi ! Yaklaşık 2 mt boyunda 145 kilocuk bir Danua penguen gibi bana yürüyor ! 😂😂😂
Cidden gülsem mi kaçsam mı arasında bakakaldım !
Laura gülerek "şimdi sana sarılıp Hoşgeldin diyecek. Hadi sarıl ablası" dedi 😀😀
Cüssesinden dolayı bir tereddüt etsem de Donna'nın çok sevecen bir köpek olduğunu bildiğim için bende "dur bakalım ne olacak" şeklinde açtım kollarımı sarıldım 😂😂 onun başı benim omzumda, benim ki onun 😀 kolları dolanmış sırtıma, benimki de ona 😀😀 bayağa 2 insan gibi sarıldık koklaştık İkimizde mutluyuz falan bu birkaç dakikadan fazla sürünce yan gözle bakıp yavaşca Loura'ya " Bu ne kadar sürüyor?" dedim 😂😂 birazcık daha bekle kuyruğunu sallamayı yavaşlatınca ayrılırsın dedi 😀 bu kez gözüm kuyrukta 😂😂😂
Velhasıl Laura ve eşi bu böyle olmaz herkes tedirgin ve üzerime atlarda bir yerim kırılırsa diye korkuyor. Bizim zaten durum belli ! Çare bulmak lazım diyerek Donna her atladığında ona ceza veriyorlar. Sonunda atlamaması gerektiğini öğreniyor. Lakin hayvan insan sevgisi ile dolu , acaip akıllı muhteşem bir köpek. Ve kendi kendine insanları taklit etmeyi öğreniyor 😇
Ondan sonra Laura'ya sık sık ben sana geliyorum demeye başlamıştım 😀 Hatta bir ara Donna'ya Tango öğretme girişimim bile oldu fakat gülmekten ve onun ıslak öpücüklerinden başarıya ulaşamadım 😂😂😂
Bayılıyorum bu hayvanlara (sürüngenler hariç 😀)
Bu da bugünün benden size bol mesajlı ve keyifli bir anısı OLsun 👐❤ Gönlünüz hep Neşe, Mutluluk, insan , hayvan ve Doğa Sevgisiyle Dolsun 👐
Hepimize Mutlu bir Cuma ve Muhteşem bir Hafta sonu OLsun 👐❤
AlevCe
Not : Fotoğrafı internetten Danua cinsini göstermek amaçlı ekledim. O zamanlar böyle fotoğraf çekme furyası yoktu aklımıza da maalesef gelmemişti. Aslında ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Anılar fotoğraflanarak da hatırlanmalı 😉
18 Ağustos 2017 Cuma
17 Ağustos 2017 Perşembe
Bugün 17 Ağustos...
Yani Deprem gerçeğini çok acı olaylarla farkettiğimiz o unutulmaz günün 18. Yılındayız..
Peki ne öğrendik ?
Deprem bir yeryüzü olayı kontrol edemeyiz lakin önlem alabiliriz !
Yeryüzü kendi değişimini tamamlarken "senin evin sağlam değil yandan geçeyim" demiyor !
"Sigortası yokmuş hasar vermeyeyim" demiyor.
"Annesinin birtanesine kıyamam" diye de düşünmüyor..
Arkadaşlar yüksek riskli günler içindeyiz zaten biliyorsunuz. Ay ve Güneş tutulması da elbette tetikleyici bir etken. Yani olması gerektiği gibi olduğunu faha önce detaylı yazmıştım. Artık herşeyi örten medya bile deprem ile ilgili aleni yazıp uyarmaya başladı.
Lütfen evimizin DASK başta olmak üzere diğer eşya vs.sigortalarını yaptırın ("yıllık" 150 TL gibi tutuyor)
Eğer eviniz sağlam değilse lütfen ya kendiniz sağlamlaştırarak önlem alın ya da içinize sinen bina etüdleri yapılmış ya da sorup soruşturarak öğrendiğiniz bir eve geçin. 3 kuruş fazla olması sizin canınıza değmez mi? Kendiniz herşeyden daha özel ve kıymetlisiniz 😍
Evinizin içinde de düştüğü zaman zarar verecek tüm eşyalarınızın önlemini alın. (Mesela büfenizi arkadan duvara sabitleyin).
Deprem esnasında uyulması gereken tüm kuralları okuyun ve iyi öğrenip "uygulayım". Afet toplanma yerinizi öğrenin, bir deprem çantanız mutlaka olsun (su, fener, ilkyardım malzemeleri, bisküvi, süt, meyve suyu, kilim, döşek, battaniye, düdük, vs)
Panik lüks bir duygudur. Size faydası olmadığını kendinize hatırlatın ve Denge'de, Sakin ve Çözüm odaklı kalın. (İşte en büyük sınavlardan biri de bu. Bir kez yaptınız mı hep yaparsınız) Bu şekilde çevrenize de faydanız olur durumu kontrol edersiniz.
Yani,
Her zaman dediğimiz gibi,
"Önce TEDBİR Sonra TAKDİR"
Velhasıl,
Bu Dünya'dan ayrılan ve gidişleriyle bize çok şey öğretip farkındalık yaratan tüm ruhları saygı ve minnetle ruhlarını şad ediyoruz. Işıklarda Işıl Işıl yaşasınlar.👐
Bu arada Toprağı da dualarımızla sevgimizle Şifalandırmaya devam ediyoruz. OLması gerekeni "belki" önleyemeyiz lakin enerjisini ve kuvvetini yumuşatıp rahatlatabiliriz.Bu Güce sahibiz çünkü bizlerde birer enerjiyiz. (Hepimiz birer Avatarız 😉)
Güçlüyüz, Cesuruz, Farkındayız, Dengedeyiz ve Kontrollüyüz 👐
Ve de öyle OLdu çok şükür 👐
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
Yani Deprem gerçeğini çok acı olaylarla farkettiğimiz o unutulmaz günün 18. Yılındayız..
Peki ne öğrendik ?
Deprem bir yeryüzü olayı kontrol edemeyiz lakin önlem alabiliriz !
Yeryüzü kendi değişimini tamamlarken "senin evin sağlam değil yandan geçeyim" demiyor !
"Sigortası yokmuş hasar vermeyeyim" demiyor.
"Annesinin birtanesine kıyamam" diye de düşünmüyor..
Arkadaşlar yüksek riskli günler içindeyiz zaten biliyorsunuz. Ay ve Güneş tutulması da elbette tetikleyici bir etken. Yani olması gerektiği gibi olduğunu faha önce detaylı yazmıştım. Artık herşeyi örten medya bile deprem ile ilgili aleni yazıp uyarmaya başladı.
Lütfen evimizin DASK başta olmak üzere diğer eşya vs.sigortalarını yaptırın ("yıllık" 150 TL gibi tutuyor)
Eğer eviniz sağlam değilse lütfen ya kendiniz sağlamlaştırarak önlem alın ya da içinize sinen bina etüdleri yapılmış ya da sorup soruşturarak öğrendiğiniz bir eve geçin. 3 kuruş fazla olması sizin canınıza değmez mi? Kendiniz herşeyden daha özel ve kıymetlisiniz 😍
Evinizin içinde de düştüğü zaman zarar verecek tüm eşyalarınızın önlemini alın. (Mesela büfenizi arkadan duvara sabitleyin).
Deprem esnasında uyulması gereken tüm kuralları okuyun ve iyi öğrenip "uygulayım". Afet toplanma yerinizi öğrenin, bir deprem çantanız mutlaka olsun (su, fener, ilkyardım malzemeleri, bisküvi, süt, meyve suyu, kilim, döşek, battaniye, düdük, vs)
Panik lüks bir duygudur. Size faydası olmadığını kendinize hatırlatın ve Denge'de, Sakin ve Çözüm odaklı kalın. (İşte en büyük sınavlardan biri de bu. Bir kez yaptınız mı hep yaparsınız) Bu şekilde çevrenize de faydanız olur durumu kontrol edersiniz.
Yani,
Her zaman dediğimiz gibi,
"Önce TEDBİR Sonra TAKDİR"
Velhasıl,
Bu Dünya'dan ayrılan ve gidişleriyle bize çok şey öğretip farkındalık yaratan tüm ruhları saygı ve minnetle ruhlarını şad ediyoruz. Işıklarda Işıl Işıl yaşasınlar.👐
Bu arada Toprağı da dualarımızla sevgimizle Şifalandırmaya devam ediyoruz. OLması gerekeni "belki" önleyemeyiz lakin enerjisini ve kuvvetini yumuşatıp rahatlatabiliriz.Bu Güce sahibiz çünkü bizlerde birer enerjiyiz. (Hepimiz birer Avatarız 😉)
Güçlüyüz, Cesuruz, Farkındayız, Dengedeyiz ve Kontrollüyüz 👐
Ve de öyle OLdu çok şükür 👐
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
15 Ağustos 2017 Salı
Ve yine tadilat macerası lakin bu kez farklı duygular..
Bir sürü hengâme geçirip evime iyice yerleştikten sonra bazı şeyleri de farketmeye başladım.
Bir gün nerede acaba diye baktığımda bulamadığım sevgili Öğretmenimin Amerika'dan bana hediye getirdiği kovboy şapkası yok.. İçim biraz burulsa da anladım ve "Gitmiş" (!) dedim.
Sonra yemek yaparken aradığım bir tencereyi bulamadım ve yine anladım O da "gitmiş" (!) dedim ve Neyse diyerek devam ettim..
Sonra plaj malzemelerimi yerleştirirken çok beğenerek aldığım ve henüz kullanmadığım plaj hasırını bulamadım ve anladım ki o da "gitmiş" (!)..
Benim maddi somut şeylere bağımlılığım olmadığı için kırılan, kaybolan veya bir şekilde verilen alınan hiçbirşey umrumda olmaz sadece eğer "benden izinsiz" alındıysa "alan düşünsün onun karması düğümlendi" der geçerim.
Neyse,
Sonra bir akşam balkonu düzenlerken farkettim ki bir kova dolusu mangal kömürleri ve içindeki çıralar falan kovayla yok ! onlarda "Gitmiş" (!)
İşte o anda nasıl bir canım acıdı nasıl içim yandı anlatamam.
Gözlerim doldu. Biri dokunsa hüngür hüngür ağlayacağım.
Oturdum sandalye'ye ve gözümün önüne Annemin "Alevciğim bir sürü kömür aldım çıralarıda tek tek kesip küçülttüm sana hazırladım. Haberin olsun " demesi ve Benim de ona "yerim ben senin bana çıra hazırlayan O güzel ellerini . sağol Anne eline sağlık " deyişim geldi..
O kömürlere ve çıralara Annemin elleri değmişti bana hazırlamıştı neden aldınız diye bir isyan edesim geldi. Sonra kendi kendimi Dengeleyerek " Alev bu evin her yerinde Annenin eli ve kokusu var üzülme boşver. Hem biliyorsun ki somut bir şeye ihtiyacın yok. Sen zaten onun ruhsal olarak hep yanında olduğunu biliyorsun " diyerek dengelenip hafif bir kalp sızısı ile kalktım işlerime devam ettim.
İşte bu yüzden birinin malını, enerjisini, fikrini , emeğini sahiplenmenin büyüğü küçüğü olmaz !
Kimbilir belki bir iğnesinin bile bir çanak altından daha değerli bir anlamı vardır onun için.?!.
Şimdi ben desem ki "bir kova kömür ve çıram gitmiş çok üzüldüm" bilmeyen veya anlamayan için komik bir cümle olur değil mi ?
Bir insana ait ne olursa olsun zaten alana da hiç bir hayrı olmaz ve başta Ruhsal Enerjisi OLmak üzere Evi, Huzuru,Bereketi "kirlenir" ve "kilitlenir" yani geri dönüşler çoğunlukla birbiriyle bağdaştırılıp ilgi dahi kurulamayan olaylarla OLur ve mutlaka da OLur..
Tabii evimi emanet ettiğim kişilerin "kişilik ve ruhsal" analizini yapmaya gerek bile görmüyorum zaten aleni ortada :)
Velhasıl çok duygulanarak yazdığım bu yazının kıssadan hissesini yine size sevgiyle ve Işıkla bırakıyorum ❤
AlevCe
Bir sürü hengâme geçirip evime iyice yerleştikten sonra bazı şeyleri de farketmeye başladım.
Bir gün nerede acaba diye baktığımda bulamadığım sevgili Öğretmenimin Amerika'dan bana hediye getirdiği kovboy şapkası yok.. İçim biraz burulsa da anladım ve "Gitmiş" (!) dedim.
Sonra yemek yaparken aradığım bir tencereyi bulamadım ve yine anladım O da "gitmiş" (!) dedim ve Neyse diyerek devam ettim..
Sonra plaj malzemelerimi yerleştirirken çok beğenerek aldığım ve henüz kullanmadığım plaj hasırını bulamadım ve anladım ki o da "gitmiş" (!)..
Benim maddi somut şeylere bağımlılığım olmadığı için kırılan, kaybolan veya bir şekilde verilen alınan hiçbirşey umrumda olmaz sadece eğer "benden izinsiz" alındıysa "alan düşünsün onun karması düğümlendi" der geçerim.
Neyse,
Sonra bir akşam balkonu düzenlerken farkettim ki bir kova dolusu mangal kömürleri ve içindeki çıralar falan kovayla yok ! onlarda "Gitmiş" (!)
İşte o anda nasıl bir canım acıdı nasıl içim yandı anlatamam.
Gözlerim doldu. Biri dokunsa hüngür hüngür ağlayacağım.
Oturdum sandalye'ye ve gözümün önüne Annemin "Alevciğim bir sürü kömür aldım çıralarıda tek tek kesip küçülttüm sana hazırladım. Haberin olsun " demesi ve Benim de ona "yerim ben senin bana çıra hazırlayan O güzel ellerini . sağol Anne eline sağlık " deyişim geldi..
O kömürlere ve çıralara Annemin elleri değmişti bana hazırlamıştı neden aldınız diye bir isyan edesim geldi. Sonra kendi kendimi Dengeleyerek " Alev bu evin her yerinde Annenin eli ve kokusu var üzülme boşver. Hem biliyorsun ki somut bir şeye ihtiyacın yok. Sen zaten onun ruhsal olarak hep yanında olduğunu biliyorsun " diyerek dengelenip hafif bir kalp sızısı ile kalktım işlerime devam ettim.
İşte bu yüzden birinin malını, enerjisini, fikrini , emeğini sahiplenmenin büyüğü küçüğü olmaz !
Kimbilir belki bir iğnesinin bile bir çanak altından daha değerli bir anlamı vardır onun için.?!.
Şimdi ben desem ki "bir kova kömür ve çıram gitmiş çok üzüldüm" bilmeyen veya anlamayan için komik bir cümle olur değil mi ?
Bir insana ait ne olursa olsun zaten alana da hiç bir hayrı olmaz ve başta Ruhsal Enerjisi OLmak üzere Evi, Huzuru,Bereketi "kirlenir" ve "kilitlenir" yani geri dönüşler çoğunlukla birbiriyle bağdaştırılıp ilgi dahi kurulamayan olaylarla OLur ve mutlaka da OLur..
Tabii evimi emanet ettiğim kişilerin "kişilik ve ruhsal" analizini yapmaya gerek bile görmüyorum zaten aleni ortada :)
Velhasıl çok duygulanarak yazdığım bu yazının kıssadan hissesini yine size sevgiyle ve Işıkla bırakıyorum ❤
AlevCe
14 Ağustos 2017 Pazartesi
BEYNİNİ Bedeninde aksesuar olarak öylesine taşımak veya Sürekli negatif (kötü) düşünceler üretmek için kullanmak yerine,
Vicdanlı, Dürüst (önce kendine), Sevgi Dolu, Çözüm Odaklı, DENGELİ, Kendisinin ve Bütünün en yüksek hayrına iyilik yolunda düşünüp kullananlar, Hayatlarında da aradığı mutluluğa ulaşır.
Hem Allah Allah diye dualar edip, hem de Yüce Yaradan'ın yarattığına ve tekamül zincirinde ki sınavlara "kahretsin" diyorsa, kahrolan yine kendisi olur.
Kim ne yaparsa kendine yapar.
Yani,
Değişmez kural:
Günah Keçisi yok !
Ne düşünürsen, Nasıl davranırsan onu mutlaka ve bir şekilde yaşatır ilahi sistem.
Ta ki farkedene kadar...
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
Vicdanlı, Dürüst (önce kendine), Sevgi Dolu, Çözüm Odaklı, DENGELİ, Kendisinin ve Bütünün en yüksek hayrına iyilik yolunda düşünüp kullananlar, Hayatlarında da aradığı mutluluğa ulaşır.
Hem Allah Allah diye dualar edip, hem de Yüce Yaradan'ın yarattığına ve tekamül zincirinde ki sınavlara "kahretsin" diyorsa, kahrolan yine kendisi olur.
Kim ne yaparsa kendine yapar.
Yani,
Değişmez kural:
Günah Keçisi yok !
Ne düşünürsen, Nasıl davranırsan onu mutlaka ve bir şekilde yaşatır ilahi sistem.
Ta ki farkedene kadar...
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
8 Ağustos 2017 Salı
ŞAKA DEĞİL GERÇEK 😂😂
Alışveriş için hazır çarşıya inmişken Anahtarcıya'da uğradım.
-Benim çelik kapının anahtarı değişecek size adres vereyim de bir gelin
Gayet doğal bir tavırla,
-Hani anahtar bloğu var ya
-Eee
-Bir yıldız tornavida ile çıkar onu getir bana ben yuvayı değiştiririm
-Sonra ben gidip tekrar takıcam mı?
-Evet çok kolay ama bir erkeğe çıkarttırma sen çıkar.
-Niye 😂😂
-Onlar merakdan içini de açıp kurcalıyor sonra dağılıyor !!
İşte burada için için koptum 😂😂😂😂
-Ya şaka yapıyorsunuz herhalde?
-Abla çok basit sen yaparsın
-Nereden biliyorsun alnımda mı yazıyor?
-Belli duruşundan sen yaparsın
Ay güleyim mi ağlayayım mı hesabı
Derken güldüm tabii :))
-ya eğer istersem o kapıyı bile söker getiririm fakat uğraşmak İSTEMİYORUM
Lütfen gel sen hallet
-Yok abla çok işim var. Sen dediğimi yap getir değistireyim.
Şöyle bir durdum
-Bu tuhaf konuşmamızı Ay Tutulmasına bağlıyorum. Şu enerjinin kuvveti biraz geçsin sen de normale dön , ben seni ararım gelirsin hadi sana kolay gelsin
diyerek çıktım
Lakin bakışlarını görmeniz lazımdı😀😀 "ne ay tutulması ne enerjisi noluyorrr ? Bu kadın normal görünüyordu nasıl birden delirdi" der gibiydi. 😂😂 içimden de Dinsizin hakkından imansız gelirmiş. Öyle şaşırtılmaz böyle şaşırtılır işte diye düşünerek kahkahalarımı zor tutarak yürüdüm😂😂
Yani neymiş,
Olası tüm tuhaflıkları boşverin ya da o kişinin yüzüne "Enerjiler seni çok etkilemiş" deyin bırakın O düşünsün 😂😂😂
AlevCe
Gayet doğal bir tavırla,
-Hani anahtar bloğu var ya
-Eee
-Bir yıldız tornavida ile çıkar onu getir bana ben yuvayı değiştiririm
-Sonra ben gidip tekrar takıcam mı?
-Evet çok kolay ama bir erkeğe çıkarttırma sen çıkar.
-Niye 😂😂
-Onlar merakdan içini de açıp kurcalıyor sonra dağılıyor !!
İşte burada için için koptum 😂😂😂😂
-Ya şaka yapıyorsunuz herhalde?
-Abla çok basit sen yaparsın
-Nereden biliyorsun alnımda mı yazıyor?
-Belli duruşundan sen yaparsın
Ay güleyim mi ağlayayım mı hesabı
Derken güldüm tabii :))
-ya eğer istersem o kapıyı bile söker getiririm fakat uğraşmak İSTEMİYORUM
Lütfen gel sen hallet
-Yok abla çok işim var. Sen dediğimi yap getir değistireyim.
Şöyle bir durdum
-Bu tuhaf konuşmamızı Ay Tutulmasına bağlıyorum. Şu enerjinin kuvveti biraz geçsin sen de normale dön , ben seni ararım gelirsin hadi sana kolay gelsin
diyerek çıktım
Lakin bakışlarını görmeniz lazımdı😀😀 "ne ay tutulması ne enerjisi noluyorrr ? Bu kadın normal görünüyordu nasıl birden delirdi" der gibiydi. 😂😂 içimden de Dinsizin hakkından imansız gelirmiş. Öyle şaşırtılmaz böyle şaşırtılır işte diye düşünerek kahkahalarımı zor tutarak yürüdüm😂😂
Yani neymiş,
Olası tüm tuhaflıkları boşverin ya da o kişinin yüzüne "Enerjiler seni çok etkilemiş" deyin bırakın O düşünsün 😂😂😂
AlevCe
7 Ağustos 2017 Pazartesi
AY VE GÜNEŞ TUTULMASI
Biliyoruz ki.
Gökyüzünde meydana gelen tüm hareketler yeryüzünü,
Yeryüzünde meydana gelen herşey de gökyüzünü ve bir kelebek etkisi misali bir zincir olup tüm Kainatı etkiler.
Bu Yeryüzü ve Gökyüzünün Birbirini karşılıklı Dengelenmesidir.
Dolayısıyla Ay Tutulması elbette yeryüzünde etkilerini gösterir. Med-Cezir veya hava durumunun değişmesi, mevsim normalleri dışı hava durumları ya da yeryüzünde sıkışan enerjinin dışarı çıkmasına neden olması gibi..
O yüzden Ay Tutulmasında olağanüstü bir durum yok. Etkileri aynen OLması gerektiği gibi yaşayacağız.
Nitekim Güneş Tutulması da aynı şekilde yani olağanüstü bir durum yok.
Sadece ikisinin aynı ay içinde olması dikkat çekiyor.
Bu "Tam Grip'den kurtuldum ki, şimdi de alerji oldum" demek gibi birşey. Yani birini bitirip ötekine geçeceğiz.
İşte tam da bu yüzden ayaklarımız yere sıkı basmalı, Tedbirli, Güçlü ve Cesur durmalı, Akıl-Mantık-Kalp üçgeninde yani DENGE'de kalarak Tüm korkutan, felaket habercisi haberleri boşvermeli sadece kendimize güvenmeliyiz.
Ay ve Güneş ile Birlikte BİZ de Birbirimize tutunmayı yani BİRLİK OLmayı öğrenmeliyiz zaten Toplumsal etkileri bu yönde zorluyor.
Ayrıca benden size bir tüyo;
İçinde, korku, vahşet, dehşet, hakimiyet olan tüm bilgiler karanlıktır. Onun etki alanına girerek titreşiminizi zayıflatıp enerjinizi düşürmesine izin vermeyin uzak durun lütfen !
Kaynaktan gelen Işık bilgiler korkutmaz, cesaret verir , yön gösterir, sevgiyle açıklar, kendinizi nasıl koruyacağınızı, mevcut muhteşem Gücünüzü ve Cesaretiniz daima size yol gösterir. Okuduktan sonra içinize huzur kaplar ve biliyor olmanın farkındalığı ile kuvvet kazanırsınız.
Lütfen bunları hatırlayarak mukayese yapın ve çamurlu, batak yollarda kaybolmak yerine, yemyeşil çiçekli yollarda huzurla ve keyifle daima Işığa yürüyün...
Benden size Naçizane..
Ve de öyle OLdu çok şükür 👐❤
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi
4 Ağustos 2017 Cuma
H şeklinde yaşamak 😉
Malum bu sene tadilat senem OLdu biliyorsunuz. Somut olarak da Değişmesi gerekeni değiştirip yepyeni Başlangıçlar yapıyorum kendi çapımda. Yani size hep yazdığım gibi Bu sene'ye güzel tohumlar ekip 2018'in İKİ OLan keyif ve haz enerjisine keyifle hazırlanıyorum.
Dün artık son olarak iç kapılar takıldı. Zaten yanlış kapının gelmesi, değiştirilmesi vs derken bir tek o kalmıştı.
Usta dün geldi ve kapıları monte etti. Yalnız bu kapılar takılırken yerine oturması için kasa ayarlanıp ortaya ve aşağıya kalaslar koyulup gergin durması sağlanıyor. ( H şeklinde düşünebilirsiniz) Sonra da köpük sıkılıp sabitleniyor. (Ben artık kendime çok rahat Ustabaşı diyebilirim 😀Tadilatınız olursa beni çağırabilirsiniz dermişim 😂😂😂) Dün akşam bu yapıldı bugün usta gelip çıtalarını çıkartıp pervazlarını takarak işi bitirecek 👐😀
Tabii dün bütün geceyi çıtaların altından eğilip geçerek ve aman kafama falan dikkat edeyim, şeklinde geçirdim. Malum boy da uzun olunca eğilsem bile yine normal standarda inemiyorum 😂😂 Şu an da ev halen öyle..(Umarım usta söz verdiği gibi bugün gelir 😀)
Bir anda özgür hareket edemediğim için çok sıkıldığımı farkettim ve düşündüm. Ben hayatımda geçici olduğunu beni güzele taşıdığını bildiğim bir çıta için bile bunu hissedebiliyorken, bazı insanlar hayatlarında sürekli var olan "çıtalara" nasıl dayanıyor? Neden kendilerini engel olan , özgürlüklerini, ilerlemelerini engelleyen durumları çözüm üretip temizlemek yerine, etrafından dolaşmayı ya da görmemezlikten gelerek itiraf edemedikleri gerçeklerini ona buna yükleyip mutsuz bir hayatı seçiyor ?
Her Değişim elbette zorlar ve onunda adaptasyon süreci vardır. Lakin bu sürecin geçici olduğunu bilmek, onu aşmak ne kadar sıksa da kolay olur.
Velhasıl Balkon'da kahvemi içip Usta'yı beklerken aklımdan geçenleri yine kıssadan hisse misali paylaşayım dedim 😉
AlevCe
Dün artık son olarak iç kapılar takıldı. Zaten yanlış kapının gelmesi, değiştirilmesi vs derken bir tek o kalmıştı.
Usta dün geldi ve kapıları monte etti. Yalnız bu kapılar takılırken yerine oturması için kasa ayarlanıp ortaya ve aşağıya kalaslar koyulup gergin durması sağlanıyor. ( H şeklinde düşünebilirsiniz) Sonra da köpük sıkılıp sabitleniyor. (Ben artık kendime çok rahat Ustabaşı diyebilirim 😀Tadilatınız olursa beni çağırabilirsiniz dermişim 😂😂😂) Dün akşam bu yapıldı bugün usta gelip çıtalarını çıkartıp pervazlarını takarak işi bitirecek 👐😀
Tabii dün bütün geceyi çıtaların altından eğilip geçerek ve aman kafama falan dikkat edeyim, şeklinde geçirdim. Malum boy da uzun olunca eğilsem bile yine normal standarda inemiyorum 😂😂 Şu an da ev halen öyle..(Umarım usta söz verdiği gibi bugün gelir 😀)
Bir anda özgür hareket edemediğim için çok sıkıldığımı farkettim ve düşündüm. Ben hayatımda geçici olduğunu beni güzele taşıdığını bildiğim bir çıta için bile bunu hissedebiliyorken, bazı insanlar hayatlarında sürekli var olan "çıtalara" nasıl dayanıyor? Neden kendilerini engel olan , özgürlüklerini, ilerlemelerini engelleyen durumları çözüm üretip temizlemek yerine, etrafından dolaşmayı ya da görmemezlikten gelerek itiraf edemedikleri gerçeklerini ona buna yükleyip mutsuz bir hayatı seçiyor ?
Her Değişim elbette zorlar ve onunda adaptasyon süreci vardır. Lakin bu sürecin geçici olduğunu bilmek, onu aşmak ne kadar sıksa da kolay olur.
Velhasıl Balkon'da kahvemi içip Usta'yı beklerken aklımdan geçenleri yine kıssadan hisse misali paylaşayım dedim 😉
AlevCe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

