9 Haziran 2017 Cuma

Gitmesi gereken gider, kalması gereken kalır.

Bence bu sözün evrensel meali şöyle arkadaşlar :

Bazen Hayat içinde dolaşırken biriyle karşılaşırız. Elbette bu bir tesadüf değildir ;) Onun bizden, bizim de ondan öğreneceğimiz bir şeyler vardır.
Bu "bir şey" bazen bir yardım, bir destek, sevgi, hoşgörü, empati gibi Alma-Verme Dengesi dahil kendimizi farketmemizi sağlayan herşey olabilir. Yani ruhsal veya Dünyevi Bir şeye ihtiyacımız vardır ve bu bir şey karşımıza bir şekilde çıkmıştır ;)
Dolayısıyla karşılıklı görevler dersler/yardımlar/sınavlar bitince artık ayrılma vakti gelir ya da gelmez. Bu ruhsal plan dahilinde yapılan anlaşmaya bağlıdır. Lakin her ayrılık bir sonraki birlikteliğe hazırlayan önemli bir basamaktır ;) Tabii siz seçerseniz. Çünkü seçim bize aittir. Eğer gidene takılıp geleni görmezseniz zaten kendinizi otomatik olarak düğümlersiniz. Oysaki ışıl ışıl akan bir hayat var ve bizim onunla yüzmeye devam etmemiz gerek. <3
Bazen böyle ilişkileri zorladığımızda ve kendimizi kaptırıp bize içsel olarak verilen ince nüans ikazları göremediğimizde yine kendimize ekstra bir sınav yaratarak genelde şu cümleleri kurarız "Çok sevdim anlamadı, çok yardım ettim nankör çıktı, Çok verdim kazık attı .. :D " Yani gördüğünüz gibi aslında günah keçisi yok herşey kendimiz ile alakalı :D
Zaten bu ilişkiler sirkülasyonunu 2012 yılı itibariyle çok hızlı yaşıyoruz. Biri seviyor, biri gidiyor, biri geliyor, çıkarlar, kurnazlıklar, Sahte sevgiler, tutkulu aşklar vs. derken tam gaz koşturuyoruz :)))
Bu yüzden hayatımıza giren çıkan herkes doğru kişidir. Gitmesi gereken gider kalması gereken kalır ve tekamül yolu sonsuza dek devam eder ;)
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi


7 Haziran 2017 Çarşamba

Küçük bir Testcik

Küçük bir Testcik 😍😉
Hergün paylaşım yaptığınız Facebook profil sayfanıza bir bakın.
Hep ciddi paylaşımlar yapmışsanız içinde hiç esprili bir paylaşım hatta yorum dahi yoksa,
Artık daha az gülüyor ve kahkaha atmayı unuttuysanız, 
Sürekli her konuyu ciddi, sitem, acı dolu olaylara bağlıyor ve hep olumsuz yönden düşünüyorsanız,
DİKKAT !
 yaşam enerjiniz bloke olmuş yani zayıflamıştır.
Bu bedendeki en önemli merkez HAZ noktasıdır. Bizi Dünya'ya çiviler. Eğer kuvvetlenmezse önce ruhsal sonra fiziki rahatsızlıklarla "Yuva'ya" dönüş döngüsüne gireriz.😉
Çözüm :
Uzun bir süre TV'den haberlerden uzak durun,
Size her gün felaket haberciliği yapan insanlardan uzak durun,
Sizi mutsuz eden herşeyden uzak durun ve her gün kendinizi mutlu etmek için en az 2 şey yapın ve bol bol mizah dergisi okuyup komik filmler seyredin.
 Bol bol yürüyüş doğa veya sahil yürüyüşleri yapın etrafı seyredin keyfini çıkarın. (Kendinize benim içinde bir çay ısmarlayın 😉)
Bu Hayat Döngüsü içinde DENGELENMEKTİR.
Bir süre sonra normale dönersiniz ve mevcut sağlık sorunlarınızında azaldığını hatta geçtiğini görürsünüz ;)
Hayatı Dengede yaşamak Enerjiyi Dengeli kullanmayı sağlar. Bu da Farkındalığın güçlenerek Ruhsal yükseliş döngüsünün çıkışını hızlandırır.
Yani kendinize yaptığınız her olumlu dokunuş Bütüne de yansır. (Kelebek Etkisi)
👐😘
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi

6 Haziran 2017 Salı

Öğrenme Sanatı

HAYAT : Yere düştüğünde kaldıracak bir el beklemeden sadece kendi gücüne güvenerek, iki elinle yeri itip üstünü başını silkeleyerek tekrar ayağa kalkma ve dimdik DENGE'de durmayı öğrenme sanatıdır.
Neden düştüğünü anlamaya da FARKINDALIK denir. 

Farkındalık arttıkça hissettiğin uçma duygusuna da RUHSAL YÜKSELİŞ denir.


Alev Cedimağar

2 Haziran 2017 Cuma

YAZ gelmişken ben de yazayım ;)

Hazır YAZ deyip durmuşken Aklımdayken ben de hemen yazayım 😀
Arkadaşlar GÜNEŞ ile ilgili geçmişte bize söylenen "Ozon tabakası delindi, radyasyon yayıyor" gibi sözleri unutun lütfen. Dünya farklı bir süreç yaşadı ve yükselişe her anlamda geçti.
Yani şu meşhur Ozon Tabakası onarıldı (Nasıl diye sormayın çünkü cevap bazılarınızı kısa devre yapabilir 😀 Ya da benim kısa devre olduğumu sanabilir 😀 yine de yazayım benim için farketmez 😀Bu onarımı 2000 'li yıllarda kademeli olarak bizi koruyan pozitif Uzaylılar yaptı 😀 kaynak : KRYON ve Bilimsel yapılan ve çoğu saklanan araştırmalar. Niye saklanıyor ? Çünkü Güneş korumalı ürünler dolayısıyla ! Bu da bir ticaret oldu ve piyasa insanlara korku vererek korunuyor. Aynen kollestrol ve kanser ilaç piyasası gibi.. )
 Dolayısıyla Güneş Bizim Haz ve Yaşam enerjimizi destekleyen en önemli hatta TEK enerji kaynağımız. Güneş'den korkmayın. Günün belli saatleri hariç Aşırı sıcağından korunmak için veya bir rahatsızlığınız varsa tedbir almak haricinde rahat olun. Onun bizi kucakladığı gibi sizde onu kucaklayın. (Bunları hayatı boyunca Güneş altında saatlerce yatabilen ve asla hiçbir koruyucu madde kullanmamış biri olarak yazıyorum)
Velhasıl Eski bilgileri çöpe atın ve Güneşin , YAZ'ın keyfini özgürce rahat rahat çıkarın diyorum naçizane 😉😘
AlevCe

Hayatın içinden bir Tebessüm

Oturduğum Cafe'de tam yan masamda 2 hanım oturuyordu. Yanlarındaki çocuk arabasında da 6-7 aylık çok tatlı bir bebek vardı.
Ben de kendimle başbaşa etrafı seyrediyorum derken
"Aaa bana benziyor" diye yüksek bir ses kulağıma çarptı.
Dikkatimi onlara verdim.
Hanımlardan biri "Babasına da benziyor. Biraz da Hala galiba" diyor ısrarlı bir şekilde.
Anne olan Hanım da ciddi sinirli "Hayır canım onlarla ilgisi yok bana benziyor" dedi.
Meğerse Bebek'den konuşuyorlarmış :D
Onlara doğru gülümseyerek baktığımı görünce Anne bana dönüp bir yandan da bebeği göstererek
"Bana benziyor değil mi ?" deyince Kadının tatlılığı karşısında birden içim katıldı kahkahalarım içimde patladı :D
Ona da gülerek "Ay ikiniz de çok tatlısınız vallahi. Baba'yı bilmem lakin size çok benziyor rahat olun" dedim. :D Annenin siniri biraz Dengelendi hatta benim esprili cevabımla gülerek,
"Tabii bana benzeyecek ne zorlu bir hamilelik geçirdim" dedi bu kez hep birlikte güldük :))
Böylece onların muhabbeti normale ben de kendime geri döndüm :))
Sonra aklıma küçükken arasıra yaşadığım komik bir diyalog geldi.
Annem bana kızınca “Heh babasının kızı zaten tıpatıp da ona benziyorsun” derdi :)))
Babam kızınca da “Bana benzemişsin ama huyunu annenden almışsın” derdi ve ben bu AN’lık kızgınlıklarda pinpon topu gibi ikisinin arasında gider gelirdim :))))

Hakikaten biz insanlar bazen ne anlamsız şeyleri kafamıza takıyoruz , sinirleniyoruz ya da üzülüyoruz. Çocuğun kime benzediği, Kendi Hayatı ve Mutluluğu için neyi tercih ettiği Bizi niye bu kadar endişelendiriyor? Ben Annelik Babamı vazifemi yapıyorum lakin onun da kendine göre seçimleri ve kendine özgü bir hayatı var. Sağlıklı, Mutlu , Huzurlu OLsun ne isterse onu yapsın demeyi sanırım yeni gelen çocuklarla daha fazla öğreneceğiz :)
Herkesin evladına tüm sevdikleriyle birlikte sağlıklı, mutlu, huzurlu gönlünce bir hayat diliyorum.
Ruhunuzu özgür bırakın su gibi ışıl ışıl aksın..

Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi

BİRLİK VE BERABERLİK FORMULÜ

BİRLİK OLMAK = Kuvvet, Empati, Zafer, Barış, Huzur, Denge, Sevgi, Farkındalık, Mutluluk, Denge, Adalet ve Toplumsal Hayatı Kontrol etmek
demektir.
BİRLİK OLMAK = BİREYSEL YÜKSELİŞ
BİREYSEL YÜKSELİŞ = TOPLUMSAL YÜKSELİŞ
TOPLUMSAL YÜKSELİŞ= DÜNYA 'NIN YÜKSELİŞİ 
DÜNYA 'NIN YÜKSELİŞİ = EVRENSEL YÜKSELİŞ
demektir.
BİRLİK OLMAK = IŞIK'dır.
Alev Cedimağar
Ruhsal Denge ve Farkındalık Rehberi


1 Haziran 2017 Perşembe

Hiç kimse kazayla, boşu boşuna ya da tesadüf ölmez. Herkesin seçtiği bir Dünya'dan ayrılma tarihi ve şekli vardır ve Yaşamlarıyla olduğu gibi Vedalarıyla da hem yakın çevrelerine hem de topluma bir mesaj verirler.
Öncelikle Toplumsal Olaylarda rol alanların, Toplumsal bilinçlendirme, Güç, Barış, Huzur, BİRLİK ve Beraberlik yönündeki ikazlarını anlayıp harekete geçmezsek işte o zaman gerçekten seçtikleri veda şeklinin bir anlamı olmaz.
Ağlayıp sızlamak hiç bir şey için çözüm değildir. Çözüm sadece BİRLİK ve BERABERLİK yolunda adım atmakla mümkündür.
Dünya'dan Ayrılan ve arkalarından bıraktıkları mesajlarla Bizim "Toplum" olarak Ruhsal Yükselişimize Işık Tutan tüm Ruhların yolu ışık olsun.. Nurlarda yaşasınlar..
AlevCe