Bir fikri, Düşüncenizi anlatırken ya da sohbet ederken Eğer konuşmalarınızın icinde fesatlık, kurnazlık, laf sokma, ima etme vs gibi negatif düşünceler yoksa, yani iyi niyet ve sevginizden eminseniz,
Karşı taraf ne düşünür, aman kırılmasın, aman yanlış anlamasın gibi endişelere kapılmaya ve gerilmeye gerek yoktur.
Sonuçta herkes kendinde var olanı anlar ve yansıtır bundan dolayıda zaten her zaman herkes ya anlamak istediğini anlar ya da anlatılanı doğru algılar..
Eğer konuşmaları yanlış olumsuz anlarsanız mutlaka "galiba anlayamadım ne demek istedin" diye sorun. İçin için konuşup varsayımda bulunmak ve yorumlamak Gerçeklerle yüzleşmekten korkan insanların davranış şeklidir ve hem yorucu bir süreç hem de negatif kutbu kuvvetlendirir.
Tabi en önemlisi herkes daima kendi düşündüğünü yaşar. Bazen patlayan bir lastikle, bazen ters giden işlerle, bazen surpriz bir hediye ile bazen mucizevi olaylarla. Şekil önemli degil lakin herkes yaydığı enerjini karşılığını mutlaka çeker ve yaşar..
Alev Cedimağar
Şufacı Rehber.
16 Mayıs 2016 Pazartesi
İnisiye Enerjiler !!!!!!!!!!!
Ay arkadaşlar akıl var mantık var lütfen sorun sorgulayın !
Estim yine lakin bir nedeni var tabii ki ! Hatta Tsunami bile çıkartabilirim o derece yani :))))
En basit mantık ve bir örnek :
Binlerce yıldır Meleklere inanan, bir şekilde yardım alan ya da gören insanlar uyumlama mı aldılar ? Birine gidip "Beni inisiye et neyse parası veririm yeter ki melekler bana gelsin onlara yakın olayım, duyayım, konuşayım şifa alayım mı?" dediler ? ya da gönder senin şu gezgin melekleri bana da gelip bir el atıversinler mi dediler? Ya da o zamanlar "bana şu kadar para ver seni meleklerle buluşturayım diyen yüksek ego fakat ruhen düşmüş insanlar mı vardı? "
Yani melekler sadece uyumlama alanlara mı "kanka" muamelesi yapıyor ? Diğer insanlar tü kaka ve uyumsuz mu kalmış ? :)))
Herkes inancı doğrultusunda zaten istediği enerji grubuyla iletişim kurar! Hiçbir şekilde asla aracıya şuna buna gerek yok ki! Bunlar günümüzün para tuzakları ve bazılarıda ciddi karanlık oyunlar !! Birde bunu yapan iyi niyetli inanmış, inandırılmış insanlar var tabii. Malum ruhsal yükseliş dönemi ya ! Bu kadar bilgi bombardımanından sonra herkes bir şaşkına döndü ! Yeterli bilgi ve bilinçde olmadığı için Sorgulayamadı ve seçemedi. Yani aslında yaşananlar doğal döngü...
(Gerçi Şimdi anlamıyor ya da inanmıyor olsanızda bir gün "Alev Hanım söylemişti" diye kulaklarımı çınlatacaksınız lakin benim tek amacım sadece düşünmenizi sağlayarak çıkışı hızlandırmak. Kulaklarımı bırakın çınlamasın siz bilin uyanın yeter ;) Gerçi yine herkes bilinci ölçüsünde yaşaması gerekeni de yaşayarak öğrenecek. Yani yazdıklarım ya vızıltı ya da davul gelecek..Neysee )
Velhasıl, en büyük dileğim; Tüm insanların ister melek ister enerji ister gen ister DNA ne olursa olsun içinde "uyumlama" yani "inisiye" olan hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını anlaması ve yaradılıştan gelen muhteşem gücünü farkedip kullanması! (Bakın bir deneyin inisiye olmadan da neler yapabiliyorsunuz? ;) hatta size söylenilenlerden daha fazlasını bile yaptığınızı deneyimlebilirsiniz. Yeter ki, inanın ve sevgiyle odaklanın. Herşey bizde mevcut ;) )
"Yaradanın yarattıklarına DEĞİL. Sadece direkt Yaradana bağlanmayı"
İdrak eden, Gücünü, Işığını, Muhteşem varlığını anlayan ve "uygulayan" tüm Işık ruhları sevgiyle kucaklıyorum.
Alev Cedimagar
Şifacı Rehber
12 Mayıs 2016 Perşembe
RÖPORTAJ
Sevgili Aydek Sultan Özdemir ile Harika bir Röportaj yaptık.
Sizlerin de keyifle okuyacağını düşünüyorum..
Aşağıdaki linke girerek bize ulaşabilirsiniz ;)
http://www.beyazyol.com/lists/korku-enerjisiyle-beslenen-varliklar-ates-olsa-curumu-kadar-yer-yakar/190
Sizlerin de keyifle okuyacağını düşünüyorum..
Aşağıdaki linke girerek bize ulaşabilirsiniz ;)
http://www.beyazyol.com/lists/korku-enerjisiyle-beslenen-varliklar-ates-olsa-curumu-kadar-yer-yakar/190
10 Mayıs 2016 Salı
Enerji Akışları
Arkadaşlar Enerji akışlarına ve etkilerine geçmeden önce hep sorulan benim de hep yazdığım fakat yine sorulan :D bu fiziksel ve ruhsal uyumlanmayı bu kez bir örnek ile açıklamak istiyorum.
Biliyorsunuz 2012 yılı itibariyel Dünya olarak RUHSAL YÜKSELİŞ dönemine girdik. Zaten Tabiri caizse “2012 yılı doğumlular” diye bahsettiğim kişiler oldu yani çok hızlı ruhsal çıkış gerçekleşti ve pek çok kişi şimdiye kadar sahip olmadığını düşündüğü ruhsal yetenekleri fark etti, yaşadı, bazılarının duru görüsü kendiliğinden açıldı , bazıları hislerinin farkına vardı bazıları o zamana kadar hiç önemsemediği spiritüel hayatın içine daldı. Hatta şu an birden bire suyu görünce okyanus zannedip kendini eğitmen ilan edenler dahi oldu.. Nitekim ilahi sistem mutlaka Denge’ye getirdiği için de bir çoğu şu an yüzdüklerinin aslında bir su damlası ve kendilerinin de aslında bir zerre olduğunu öğrenme yoluna girdiler ve geri çekildiler, Birçoğu da aynen Atlantislilere yapıldığı gibi bilgilerini yüksek ego , menfaat, hırs, maddiyat, hakimiyet vs. yönünde kullandıkları için ya ifşa oluyorlar ya yetenekleri kapatılmaya başlandı ya da temizlenmek ve şifalanmak için bana gelen bazılarından gördüğüm üzere, Bir takım obses durumlar yaşamaya yani Negatif kanallara girip negatif etkilere maruz kalmaya başladılar. .. Aslında yine herkes düşündüğünü yani kendi niyetini yaşıyor..
Bunu niye anlattım ? Çünkü Çok Bilinçli ve Farkında ilerlemek durumundayız. Gözümüzü IŞIK’dan ayırmadan, Tüm pozitif iyi niyet ve düşüncelerimizle, Sevgiyle, Şefkatle, Kendimizin farkında, Sorarak, soruşturarak yürümeliyiz. Tabii en önemlisi her şeyin DENGE’de olması çok önemli. Eğer kendini DENGE’leyemeyen olursa ilahi sistem mutlaka bir olay veya bir durum ile öğretir ve mutlaka Dengeler. Çünkü Tüm kainat DENGE üzerine kurulmuştur.
Şimdi Bu Ruhsal Yükseliş’i bir DAĞ’a tırmanmaya benzetirsek ,
Her bir yüksekliğe geldiğimizde havanın ve basıncın değiştiğini düşünün. Mesela 100 mt’ye geldik orası kas ağrıları, mide bulantısı yapıyor. Yani diyor ki otur bekle kendini çok zorladın. Orada neyin niye olduğunu bilerek, bu durumdan kaynaklanan kendimizle ilgili yeni keşifler yaparak, düşünerek oturup dinleniyoruz. Sonra bir bakıyoruz ki o yüksekliğe adapte olmuşuz sanki hiçbir şeyimiz yok gibi bir de üstelik daha güçlü hissediyoruz kendimizi. Bu bizim yeni normal halimiz oluyor...
Sonra devam ediyoruz. Bu kez kemiklerimiz ağrıyor, başımız uğulduyor, Yine anlıyoruz ki bu yeni yüksekliğin yeni etkileri ve bu kez ona uyumlanmak için farkında olarak bekliyoruz. Fakat her çıkışımız bir öncekinden daha kuvvetli ve farkında oluyor.
Zirveye çıktığımızda ise artık BEN Olmuyoruz zaten o yolda BİZ Olmayı da öğrendiğimiz için BİR OLuyoruz ve bakıyoruz ki Işıl ışıl parlayan muhteşem Işıklarız ve HEPİMİZ AYNIYIZ..
Amacımız Işığa doğru yani Yüce Yaradanın kaynağına yürümek ve yürürken de bu geçişleri en farkında bilerek anlayarak haz ve keyifle en yüksek farkındalıkla anlayarak yaşamak.
Konuyu çok uzattım :D Yazınca yazasım ve daha çok anlatasım geliyor :D
Şimdi Yeni Enerji geçişleri ile ilgili olarak;
Kulak çınlamaları yoğun görülebilir. Çünkü cidden yoğun bir akışa girdik fakat çok güzel akışlar.. Bu kulak çınlamaları yani Boğaz ve Tepe’den giren yoğunluk ile Unutkanlık, “Ay ben şimdi ne diyecektim” durumları, bir işe bir konuya odaklanma sorunları yaşanabilir. (yaşanmayabilir de herkesin fiziki ve ruhsal titreşimi farklı) Ayrıca Bugün yazdığım AŞK ile olumlamadan da anlayabileceğiniz gibi Kalp uyumlamaları bir harika ve Muhtemelen pek çok ilişkinin temeli atılıyor. Herkesin en yüksek hayrına OLsun <3
Bu arada2016 yılına girdiğimizden beri sürekli yazdığım kalp ile ilgili bir rahatsızlığınız şüpheniz varsa lütfen bir Kardiyoloğa kontrol’e gidin tetkiklerinizi yaptırın sözümü yine hatırlatmak istiyorum. Göğsünüzde bir yoğunluk sanki taş oturmuş gibi bir ağırlık hissedebilirsiniz. Bir rahatsızlığınız yoksa SEVGİ ve SEVMEK konusunda kendinizi bir analiz etmeniz gerektiği mesajını alıyor olabilirsiniz. Acaba kendinizi sevmeye kapatıp duvarlar mı ördünüz ? ;)
Son 2 – 3 haftadır bir şekilde ara ara da olsa devam eden Bel ve Bel’den aşağı ağrılar bitti lakin bazı kişilerde devam ediyor olabilir. Eğer devam ediyorsa O zaman Yaradana Teslim ve Akışa geçme zamanınız gelmiştir. Ruhunuzu özgür bırakın diyorum nacizane..
Velhasıl benden şimdilik bu kadar. Malum unutkanlık durumları :D Aklıma bir şey gelirse yine eklerim.. :*
Hepimizin ve Bütünün en yüksek hayrına Işık ve Sevgi Olması niyetimle..
Ve de öyle Oldu çok şükür <3
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber
Dengeli bir İlişki ve de AŞK için..
Kendi Değerimin, Kendi Gücümün farkında ve Kendimi Seviyorum.
Benim Değerimin farkında olan, Benim de onun farkında Olduğum, Bende var olan tüm pozitif duygu ve düşüncelerime denk gelen aynı titreşimde bir ilişki yaşamaya niyet ediyorum.
Karşılıklı öğrenip öğreterek, Bende OLanın karşılığı, OLmayanın ise tamamlandığı hayat arkadaşımı hayatıma sevgiyle davet ve kabul ediyorum.
Biliyorum ki ben ne yansıtırsam ya da hayatımda öğrenmem gereken ne varsa onu seçer ve onu yaşarım.
Bundan dolayı da biliyorum ki,
"Hayatıma giren her insan doğru insandır."
Daima Ne istediğimi bilerek Yüce Yaradan Teslim ve Akışdayım.
Ve de öyle OLdu, AŞK OLdu çok şükür <3
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber
6 Mayıs 2016 Cuma
Sorgulamak !!??
Yazılarımda daima yazdığım Cesurca "Sorgulayın" , "hiçbir şeye körü körüne sizi çok cezbetti, çok ilginç geldi diye inanmayın" sözünü pek çok kişinin bazı olaylara ve konulara körü körüne atladığını gözlemlediğim için açıklamak istiyorum..
Sorgulamak;
Bir olayı, bir konuyu hem olumlu hem de olumsuz (yani tez ve antitez) ile araştırmaktır.
Nitekim günümüzde bu artık çok kolay. Google açıyorsunuz konuyu farklı şekillerde veya sorularla yazıyorsunuz binlerce döküman getiriyor önünüze. Tabii bu araştırmaları Mantıklı sorularla (Mesela neden yapmış ? O aletin, sembolün, kişinin amacı nedir ? Kimlerle bağlantısı var ? Bu boyut nereye açılıyor ? Bu yol nereye çıkıyor aslında temeli nedir ?, "Acaba iyiliğe, hizmet ediyor gibi görünürken başka bir amaca mı hizmet ediyor ?" gibi farklı durumlarla ilgili farklı yüzlerce soru çıkarabilir ve kendi bilinçsel doğrumuza ulaşabiliriz. Bunun için de temel bilgi olması şarttır. Herşeyi okumalı ve analitik düşünebilmeyi yani bilgilerle bağlantı kurmayı bilmeliyiz.Gerçi iç sesini dinleyenler ne olduğunu bilmese de içsel olarak uzak durmayı da seçiyor.
Biliyoruz ki, Işığa sevgiye hizmet eder gibi görünüp 3 -5 göz boyayan iyi ve güzelmiş gibi "olağanüstü" şeyler yapıp altında farklı amaçların yattığı çok durum var. Çünkü insanları kandırmak için iyi birşeyler sunmak gerekir ki sistem işlesin. Tabii bir de "iyi bir şeyler" yaşadığına inanan insanlar olmalı ki peşinden başka insanları sürüklesin..
Tüm bu bilgileri "Akıl", "Mantık" ve "İç Sesimizle" değerlendirip karar vermeliyiz.
Eğer vardığınız sonuç içinize yatıyor ve en küçük bir huzursuzluk ve acaba dahi duymuyorsanız, o sizin Doğrunuzdur ve Herkes kendi bilinci ve bilgisi ölçüsünde yaşaması gerekeni zaten yaşar. Önemli olan olumsuz tecrübeleri minimuma indirerek bize verilen aklı kullanıp zaman kaybetmeden yürüyebilmektir.
Herkesin tekamülünde en yüksek hayrına akıl, mantık, kalp süzgeçinden geçirip iç sesiyle yani yüksek benliği ile onayladığı ışık ve sevgi dolu adımlarla yürümesi dileğimle..
Daima önce Tedbir sonra Takdir..
Ve de öyle OLdu çok Şükür <3
AlevCe
2 Mayıs 2016 Pazartesi
Bizi bağlayan Eski Öğretiler !!!
Sürekli, “Eski enerjiyi , Sizi mutsuz eden, enerjinizi
düşüren, aklınıza yatmayan fakat kendinizi mecbur gibi hissettiğiniz eski
öğretileri bırakın artık yeni bir dönemdeyiz. Sorma, Sorgulama öğrenme dönemi” diye yazıyorum.
Buna örnek olarak beni çocukluğumdan beri rahatsız
eden aklıma mantığıma yatmayan ve Asla’da kabul etmediğim bir sözü örnek vermek
istiyorum.
“Biri sana bir tokat atarsa öbür yanağını da dön ! “
Neden ?
Hoşgörüyü böyle mi göstereceğiz kendimizi tokatlatarak
? Yetmiyor hoşgörümüz çok yüksek biz çok iyiyiz hatta erdik diyebilmek için bir
de öbür yanağımızı çevireceğiz oraya da vursun diye ? öyle mi ?
Bu hoşgörü falan değil düpediz sorgusuz sualsiz infazı
kabul etmek ve ne olup bittiğini anlamadan dayağı ya da hareketi her ne ise
yiyip oturmaktır ! Böylece hakimiyeti karşı tarafa vererek diğer tokatların da
yolunu açmaktır. Ayrıca karşıdaki kişinin bu hareketini onaylayarak başka
insanlara yapmasının da yolunu açmaktır ! Tabiri caizse durum tamamen budur !
İlk tokatı (davranışı, hakareti, şiddeti vs. ) yedikten
sonra bir sormak lazım. “Bir dakika Kardeşim ben bu tokatı
niye yedim ? Bana bunu niye yaptın ? “ Belki karşınızdaki kişi bir şeyi yanlış
anladı tepki verdi ? Belki ruhunda saldırganlık var ? Belki konunun muhatabı
değilsiniz öyle zannediyor ? Belki gerçekten sizinle ilgili bir durum var o
zaman niye konuşmayı değil de saldırmayı seçiyor ? Bunları öğrenmek anlamak ve
uzlaşmak lazım. Böylece karşınızdaki
kişiye de bir hayat dersi verirsiniz. Sizden sonra da kimseye böyle tepkiler
vermemeyi öğrenir. Daha sonra zaten olayı anladığınız için o tokatı çoktan
unutur gidersiniz. Yine her zaman
yazdığım gibi “Affetmek” diye bir şey yoktur ! Affettim dedikçe konu ve kişi
kuvvetlenir. Durumu anlamak gerekir. Anlayınca, öğrenince tüm duyular rahatlar ve o konuyla ilgili
enerji de serbest kalır bir süre sonra size bir şey ifade etmediğini fark
edersiniz. Çünkü neyin niçin olduğunu anlamışsınızdır. Bu Ruhsal Tekamül
planında herkesin bir rolü olduğunu ve hepimizin birbirine kendi rolleriyle
hizmet ettiğini anlamak gibi..
Sonuç olarak, Kim ne kadar kendini haklı görürse
görsün bunun sonucu asla ve asla şiddet , hakaret vs. olamaz. Bunu yapan kadar
izin veren de suçludur.
Herşey konuşarak anlaşılır. O yüzden SEVGİ evrensel
dildir.
Herkesin hoşgörü çıtası farklı yüksekliktedir. Lakin
yükseklik ne olursa olsun bir sınırı vardır. Bu sınırları da çizmek bize
bağlıdır.
Velhasıl arkadaşlar akıl-mantık-duygu ve Bilgi
süzgecinden geçirerek lütfen tüm öğrendiklerinizi tüm eski öğretileri cesurca
sorgulayın. Ruhsal yükselişin yolu cesurca sormaktan ve sorgulamaktan geçer.
Daima da öyle Olmuştur..
Alev Cedimağar
Şifacı Rehber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)