16 Ekim 2014 Perşembe

Zaman Hızlandı mı ?

Şu an Tüm Dünya'da Herkesin Hem fikir olduğu bir tek durum var ve de DOĞRU..
Ne mi ?:)
ZAMAN HIZLANDI... Evet Hem de çok Hızlandı..
Şu an "Dünya Dış"ı farklı bir ölçüm yapıldığında tüm günü 16 saat yaşadığımızı çok rahat görebiliriz..
Bu hızlanış 2000 yılında küçük basamaklarla yükselmeye başlarken 2012 yılı itibariyle artık şüphe götürmeksizin had safhaya çıktı.. 
Zaten farkındaysanız 1 haftalık işler 1 güne sığmaya başladı.. Bazen yaşadığımız 1 ay içindeki iniş çıkışlar ve olaylar , koca bir seneye bedel oluyor. Sabah gözümüzü açıyoruz ve eskiden yaptığımız kahve molası gibi kaçamakları yapamadan bir koşturma bir telaş ile bir bakıyoruz akşam olmuş !
Yine pazartesi diyoruz sonra sanki aradan 2 gün geçmiş gibi..Yine Pazartesi diyoruz :)

Artık FOTON KUŞAĞINA GEÇİŞ YAPTIK ! Hızlı bir Uyumlanma Süreci içindeyiz. 

Foton Kuşağı Bilimsel olarak ispat edilemeyen fakat spiritüel olarak ve ruhsal plandan alınan bilgiler ışığında, Dünyanın hem manyetik ayarlarının yükseltilmesi ve bununla birlikte bilinç yükselmesine neden olan, Farklı Yetenekler ve Farkındalıklar kazandıran, Barış ve Huzur gibi eğilimlerin artmasında etkili bir "inanç farklılığı" ve Değişim olarak tanımlanan çok "Yüksek bir Enerji" Kuşağıdır.
Bizi 3. boyut'dan 5. boyuta taşıyacak olan asansör enerji sistemidir.  Özgür Yaşama giriş, Eski inanç ve yaptırımlardan kurtulma, sorgulama durumudur.  Bize öğretilen herşeyin aslında büyük kareyi görebilmek için anlatılan güzel masallar olduğunu anlayabilme yetisini kazanmaktır. Ve Foton Kuşağına giriş YEPYENİ BİR BAŞLANGIÇ'dır..
Nitekim yaşananlardan çıkan somut sonuçlarda var olduğunun yine somut bir göstergesidir.

Foton Kuşağının ve zamandaki hızlanmanın etkisini en çok düşüncelerimizin etkisi üzerinde göreceğiz.
Sevgi, insanların bildiği en kuvvetli enerjidir. Sevgi enerjisi, irade ve istekle başka birisine gönderilebilir. Alıcı olmayan birisine sevgi enerjisi gönderirseniz, o kişi bu enerjiyi alacak kapasitede ve enerji seviyesinde olmadığından, yolladığınız enerji o kişinin işine yaramaz. Enerji yoluna devam eder gider ta ki onunla birleşmesine izin verecek alıcı bir birim bulana kadar. Foton enerjisi ise sevgiden daha yüksek bir enerji seviyesinde olduğundan, yoluna çıkan her türlü birime o birim istemese de işleyebilir. Yani, daha düşük enerji titreşiminde olan birisine bile etki eden bir enerjidir. Kişi istemese de bu müthiş sevgi enerjisini içinde hisseder. Karanlık dediğimiz şey, sadece ışığın yokluğudur. Benzer biçimde, korku da sadece sevginin yokluğudur. Foton enerjisi tüm korkuların yok olduğu müthiş bir sevgi enerjisidir. Bu formulu olumsuz düşünceleriniz üzerine de uygulayabilir ve sonuç itibariyle de nasıl düşünürseniz ve davranırsanız, onu çeker, onu yaşarsınız sonucuna çok rahat ulaşırsınız :) 


Şimdi ne yapacağız ?
Yükseliş dediğimiz yani bilinçlerimizin , farkındalığımızın yükseldiği ve kendimizle ilgili keşiflerle  dolu bu dönemde , Her zaman söylediğim gibi öncelikle "Eski Enerji" ile bağımızı kesmemiz gerek. Eski Enerji ile ilgili daha önce bir yazı yazmıştım o yüzden tekrar  bahsetmeyeceğim. 

"Yeni Enerji"yi ve tüm Değişimi ne kadar hızlı kabul edersek, zaman ile birlikte paralel hızlanmaya başlayacağız ve bu yüzden zamanın hızı bizi sarsmayacağı gibi farkına bile varmaz hale geleceğiz. Hayatımıza yönelik radikal tüm değişimleri direnmeden, İnancımıza sığınarak kabul edeceğiz.  Şems'in dediği gibi " Hayatım Alt üst oldu diye üzülme. Nereden biliyorsun altının üstünden daha iyi olmayacağını ?"  İşte bu dönem Yaradana Tam Teslimiyetle Her şerrin hayrına inanarak kendimizi akışa bırakma zamanı.. Direnmenin zaten zaman kaybından ve dünyevi anlamda size yaşattırdığı acı, üzüntü ve hastalık haricinde hiçbir getirisi olmayacak ve eninde sonunda bu değişim mutlaka olacak. Bu yüzden Hayatımızda her ne oluyorsa öncelikle Şükrederek kabul edecek ve sonrasında da Bütünün ve bizim hayrımıza olmasına niyet edeceğiz.. Akışdayız... Sevgiyle Akışdayız.. Tüm Değişimi Sevgiyle Kabul ediyoruz ve Evrenin Tüm pozitif Enerjisini hayatımıza çekiyoruz.

Bunun haricinde zaten en büyük farkındalığımızdan bir tanesi de, Artık kimsenin kimseye Beni niye aramadın. Bak geleceğim demiştin niye programı iptal ettin gibi sitemler edecek halde olmaması :) Herkes öncelikle kendi hayatına yönelik işlerini ve planını düzenlemek durumunda. Herkes kendi yaşadığı temponun yoğunluğundan dolayı artık iptal edilen her programın yerine zaten elinde yenisini koymaya hazır bir işi var :) 


Son Olarak, Şunu da hatırlamalıyız ki, Hepimizin zamanı kıymetli. Zaman artık paha biçilmez bir mücevher niteliğinde. Öyleyse Birbirimizin vaktini alırken bunu da göz önüne alalım. Sizin için boş diyebileceğiniz bir an,  karşınızdaki kişi için çok önemli  olabilir. Yetiştirilecek çok işi var..
Tabiri caizse "Az laf çok iş" dönemindeyiz ;) 

Hepimizin yolu Açık OLsun , Işık OLsun ve de Sevgi OLsun.. 
Birgün Yuvamıza döndüğümüzde tüm bunları hatırlayıp çok ama çok gülüp eğleneceğimize emin olabilirsiniz :)
AN'da buluşmak ve görüşmek dileğiyle..

Alev Cedimağar
Şifa ve Yaşam Terapisti


2 yorum:

  1. Zaman kavramını, bu güne kadar yaşadığımız tüm zamanın 1 güne oranı olarak algılıyoruz. Yani 10 yaşındaki bir kişiye göre zaman, 1/3650 =0.0002739 hızında algılanırken, 60 yaşındaki birisi için 1/21900 = 0.00004566 hızında algılanmaktadır.
    Yani sonuç olarak 60 yaşındaki birisinin 6 saat zaman dilimi geçişiyle, 10 yaşındaki birisinin 1 saat zaman dilimi geçişi algılaması aynıdır.10 yaşındaki birisi 1 saat zaman geçirdiyse ,60 yaşındaki kişi bu 1 saati ,10 yaşındakine göre ,10 dakika gibi hızlı geçmiş olarak algılar.
    Yani yaşımız ilerledikçe zamanı daha hızlı geçiyormuş gibi algılarız.Bu algı durumu bazı zamanlarda değişir, sıkıntılı olduğumuz anlarda,zorlu şartlarda yada kötü durumlarda bir türlü zaman geçmek bilmez.Bunun tam tersi çok keyif aldığımız anlarda ise zaman hızla akıp gider.
    Küçük çocuklara sorarsanız zamanın çok yavaş geçtiğini söyleyeceklerdir.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.